Özgül öğrenme güçlüğü eş tanılı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan ergenlerde okul reddi ile damgalanma, sosyal dışlanma ve algılanan sosyal desteğin ilişkisi
The relationship between school refusal, stigmatization, social exclusion, and perceived social support in adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder and comorbid specific learning disorder
- Tez No: 949441
- Danışmanlar: DR. İPEK SÜZER GAMLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat sürekliliğinde bozulma, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile karakterize, çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur. Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) ise, bireyin zekâ düzeyine ve eğitim yaşantısına rağmen okuma, yazma ya da matematik alanlarında beklenen performansı gösterememesiyle tanımlanan bir bozukluktur. Çocuk ve ergenlerde her iki bozukluk sıklıkla birlikte görülmekte; eş tanı varlığında bireylerin akademik, sosyal ve duygusal işlevsellikleri daha fazla olumsuz etkilenebilmektedir. Okul reddi davranışı; çocuğun ya da ergenin okula gitmeyi reddetmesi, okula karşı yoğun kaygı yaşaması ya da okulda kalmakta güçlük çekmesiyle kendini gösteren önemli bir klinik durumdur. Özellikle DEHB ve ÖÖG gibi nörogelişimsel bozukluklara sahip bireylerde, okul reddinin daha sık gözlenebileceği belirtilmektedir. Buna ek olarak, bu bireylerin akran ilişkilerinde yaşadığı güçlükler ve etiketlenme deneyimleri, sosyal dışlanma ve damgalanma algılarını artırabilmekte; bu durum da algılanan sosyal desteği olumsuz yönde etkileyerek okul reddini pekiştirebilmektedir. Bu çalışma, ÖÖG eş tanılı DEHB tanısı almış ergen bireylerde, okul reddi ile damgalanma, sosyal dışlanma ve algılanan sosyal destek arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Söz konusu değişkenler arasındaki etkileşimin ortaya konması, klinik uygulamalara ve bütüncül müdahale yaklaşımlarına ışık tutabilecek nitelikte önemli bilgiler sağlayacaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran, klinisyen tarafından DSM-5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) tanı kriterlerine göre DEHB+ÖÖB (n=49) ve yalnızca DEHB (n=53) tanısı alan ve sağlıklı (n=50) toplam 152 çocuk ve ergen dahil edilmiştir. Bu tanılar dışında DSM tanı kriterlerine göre tanısı olan veya herhangi bir kronik genetik, endokrinolojik, nörolojik hastalığı olan hastalar çalışmaya alınmamıştır. Çocuklar, ergenler ve ailelerinden ayrı ayrı onam alınmıştır. Klinisyen tarafından tanısal değerlendirme ve psikiyatrik komorbiditelerin saptanabilmesi için çalışmaya katılan ergenlerle, 'Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T)' adlı yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, sonrasında sosyodemografik ve klinik veri toplama formu doldurulmuştur. Takiben tüm katılımcıların ailelerine SNAP-IV Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu için Belirti Değerlendirme Anketi, Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları için DSM-IV'e dayalı Tarama ve Değerlendirme Ölçeği, ek olarak Matematik Okuma Yazma Değerlendirme Ölçeği – Anne Baba formu verilmiştir. Katılımcılara Okul Reddi Değerlendirme Ölçeği-Çocuk formu, Çocuk Öz Damgalanma Ölçeği, Sosyal Dışlanma (Ostrasizm) Ölçeği ve Çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği (ÇBASDÖ) verilmiştir. Veriler, Sosyal Bilimler için İstatistik Paket Programı (Statistical Package for the Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 21.0 sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde; ki kare testi, t testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, tek yönlü varyans analizi (one-way analysis of variance- ANOVA), Pearson ve Spearman korelasyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlılık değeri p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 152 ergenden, 49'u özgül öğrenme güçlüğü (ÖÖG) eş tanılı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı almış, 53'ü yalnızca DEHB tanılı ve 50'si sağlıklı kontrol grubunda yer almıştır. Üç grup arasında okul reddi, öz-damgalanma, sosyal dışlanma ve algılanan sosyal destek düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. DEHB+ÖÖG grubunda, okul reddi puanları yalnızca DEHB grubuna ve sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Özellikle okul reddi ölçeğinin sosyal kaçınma alt boyutlarında belirgin farklar gözlemlenmiştir. Aynı gruptaki bireylerde öz-damgalanma ve sosyal dışlanma (ostrasizm) düzeyleri de anlamlı biçimde daha yüksektir. Bu durum, ÖÖG eş tanısı alan ergenlerin daha yoğun bir biçimde etiketlenme, dışlanma ve benlik saygılarında azalma yaşadıklarını düşündürmektedir. Buna karşılık, DEHB+ÖÖG grubunun algılanan sosyal destek düzeyleri, diğer iki gruba kıyasla anlamlı biçimde daha düşüktür. Yalnızca DEHB tanılı bireylerin de okul reddi ve sosyal dışlanma düzeyleri sağlıklı gruba göre daha yüksek, ancak DEHB+ÖÖG grubuna göre daha düşüktür. Korelasyon analizleri, özgül öğrenme güçlüğü şiddeti ile okul reddi, öz-damgalanma ve sosyal dışlanma arasında pozitif yönde; algılanan sosyal destek ile ise negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Çoklu aracılık analizlerinde, hem öz-damgalanma hem de sosyal dışlanmanın, ÖÖG şiddeti ile okul reddi arasındaki ilişkide anlamlı pozitif aracılar olduğu görülmüştür. Öz-damgalanmanın okul reddi üzerindeki dolaylı etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş; bu ilişki sosyal dışlanma üzerinden değerlendirildiğinde aracı etkisi daha da güçlenmiştir. Algılanan sosyal destek, okul reddi üzerinde tek başına anlamlı bir aracı rol oynamamış olsa da sosyal dışlanma ile birlikte ele alındığında dolaylı bir koruyucu etkisi olduğu anlaşılmıştır. Sonuç: Elde edilen bulgular, ÖÖG eş tanılı DEHB'li ergenlerde okul reddi davranışının hem DEHB tanısına hem de sağlıklı kontrollere kıyasla daha sık görüldüğünü ve bu davranışın öz damgalanma ile sosyal dışlanma gibi psikososyal etkenlerle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Okul reddinin önlenmesi ve müdahale sürecinde yalnızca akademik değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal bileşenlerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu bağlamda, öz-damgalanmayı azaltmaya ve sosyal destek sistemlerini güçlendirmeye yönelik bütüncül yaklaşımlar, klinik uygulamalarda önemli katkılar sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD) is a neurodevelopmental disorder of childhood and is characterized by impaired sustained attention, hyperactivity, and impulsivity. Specific Learning Disorder (SLD) is a learning disorder defined by a significant discrepancy between an individual's intellectual ability and academic performance in areas such as reading, writing, or mathematics, despite adequate educational exposure. These two disorders frequently co-occur in children and adolescents, and comorbidity is associated with greater impairments in academic, social, and emotional functioning. School refusal is a significant clinical condition characterized by a child's or adolescent's refusal to attend school, intense anxiety about school, or difficulty remaining in the school environment. It has been indicated that school refusal may be more frequently observed in individuals with comorbid neurodevelopmental disorders, particularly ADHD and SLD. Additionally, difficulties in peer relationships and experiences of labeling among these individuals may increase perceptions of stigmatization and social exclusion, negatively affecting perceived social support and reinforcing school refusal behaviors. This study aims to examine the relationships between school refusal, stigmatization, social exclusion, and perceived social support in adolescents diagnosed with ADHD and comorbid SLD. Understanding the interaction among these variables may provide valuable insights for clinical practice and the development of holistic intervention approaches. Materials and Methods: A total of 152 children and adolescents who presented to a child and adolescent psychiatry outpatient clinic were included in the study. These participants were divided into three groups: those diagnosed with ADHD+SLD (n=49), those diagnosed with only ADHD (n=53), and healthy controls (n=50), according to DSM-5 criteria. Individuals with other psychiatric diagnoses or any chronic genetic, endocrinological, or neurological disorders were excluded. Informed consent was obtained separately from the adolescents and their parents. A semi-structured interview, the Kiddie Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children - Present and Lifetime Version - Turkish Version (K-SADS-PL-T), was administered to assess psychiatric comorbidities and diagnostic evaluation. Subsequently, parents were asked to complete the SNAP-IV Rating Scale, the DSM-IV-Based Screening and Assessment Scale for Attention Deficit and Disruptive Behavior Disorders, and the Mathematics, Reading, and Writing Assessment Scale (Parent Form). The adolescents completed the School Refusal Assessment Scale, the Child Self-Stigmatization Scale, the Social Exclusion (Ostracism) Scale, and the Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS). Data were analyzed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) version 21.0. Statistical analyses included chi-square test, t-test, Mann-Whitney U test, Kruskal-Wallis test, one-way analysis of variance (ANOVA), and Pearson and Spearman correlation analyses. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Findings: Among the 152 adolescents who participated in the study, 49 were diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) comorbid with specific learning disorder (SLD), 53 were diagnosed with ADHD only, and 50 were included in the healthy control group. Statistically significant differences were found among the three groups in terms of school refusal, self-stigmatization, social exclusion, and perceived social support levels. In the ADHD+SLD group, school refusal scores were significantly higher than those in both the ADHD-only and healthy control groups. Notably, the social avoidance subscale of the school refusal measure showed prominent differences. Individuals in this group also demonstrated significantly higher levels of self-stigmatization and social exclusion (ostracism). These findings suggest that adolescents with comorbid SLD may experience more intense labeling, social exclusion, and reductions in self-esteem. In contrast, perceived social support levels in the ADHD+SLD group were significantly lower compared to the other two groups. While individuals diagnosed with ADHD only also had higher school refusal and social exclusion scores than the healthy controls, their scores remained lower than those in the ADHD+SLD group. Correlation analyses revealed significant positive associations between the severity of SLD and school refusal, self-stigmatization, and social exclusion, while perceived social support was negatively associated with these outcomes. Multiple mediation analyses demonstrated that both self-stigmatization and social exclusion significantly mediated the relationship between SLD severity and school refusal. The indirect effect of self-stigmatization on school refusal was statistically significant, and its mediating effect was further strengthened when assessed through social exclusion. Although perceived social support did not independently serve as a significant mediator, it appeared to have an indirect protective effect on school refusal when considered together with social exclusion. Results: Significant differences were found among the groups in terms of school refusal, self-stigmatization, social exclusion, and perceived social support. The ADHD+SLD group had significantly higher scores on school refusal, self-stigmatization, and social exclusion, and significantly lower scores on perceived social support. Multiple mediation analyses revealed that self-stigmatization and ostracism had significant positive mediating effects on the relationship between the severity of SLD and school refusal. While perceived social support alone did not show a significant mediating effect, it had an indirect protective effect on school refusal when assessed in combination with ostracism. Conclusion: Findings suggest that school refusal is more prevalent among adolescents diagnosed with ADHD and comorbid SLD, and associated with psychosocial factors such as self-stigmatization and social exclusion. Not only academic, but also socio-emotional factors should be considered in the prevention and intervention of school refusal. In clinical practice, integrative methods that focus on reducing self-stigmatization and strengthening support systems may offer considerable advantages.
Benzer Tezler
- Pediatrik Endokrinoloji Polikliniğine başvuran obez hastalarda psikiyatrik eş tanıların görülme sıklığı ve klinik özelliklerin değerlendirilmesi: Retrospektif bir çalışma
Evaluation of the frequency of psychiatric comorbidities and clinical characteristics in obese patients presenting to a Pediatric Endocrinology Outpatient Clinic: A retrospective study
ŞEVVAL KONUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EDA ÇELEBİ BİTKİN
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, özgül öğrenme bozukluğu veya otizm spektrum bozukluğu tanısı almış çocuklarda sosyal biliş: Klinik belirtilerle ilişkisi
Social cognition in children with attention deficit hyperactivity disorder, specific learning disorder or autism spectrum disorder: Relations between clinical signs
BERKAN ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriOndokuz Mayıs ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KORAY MEHMET ZEYNEL KARABEKİROĞLU
- Özgül öğrenme bozukluğunun dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğundaki sosyal beceriye etkisi
The effect of speci̇fi̇c learni̇ng di̇sorders on soci̇al abi̇li̇ty at the attenti̇on defi̇ci̇t hyperacti̇vi̇ty di̇sorders
NURCAN EREN ŞİMŞEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriKocaeli ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURSU ÇAKIN MEMİK
- Bir üniversite hastanesi çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğinde özgül öğrenme bozukluğu tanısı konan çocuk ve ergenlerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların araştırılması
The investigation of psychiatric comorbidities of children and adolescents who diagnosed with spesific learning disorder in child and adolescent psychiatry department in A university Hospital
MENGÜHAN ARAZ ALTAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PsikiyatriTrakya ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. IŞIK GÖRKER
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı almış ve almamış çocukların yönetici işlevler, benlik saygısı ve depresyon düzeylerinin incelenmesi
Investigation executive functions, self esteem and depression levels in adhd and non adhd groups
KORAY ÇEBEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
PsikolojiBeykent ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NESLİM GÜVENDEĞER DOKSAT