65 yaş üstü bireylerde kırılganlık ve geriatrik depresyonun aile fonksiyonelliği ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between frailty and geriatric depression with family functionality in individuals over the age of 65
- Tez No: 949183
- Danışmanlar: PROF. DR. YASEMİN ÇAYIR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Dünya ile birlikte Türkiye nüfusunun da yaşlanması, yaşlılara ait sağlık sorunlarını beraberinde getirmektedir. Artan sağlık sorunları yaşlı bireylerin yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütü sağlığın ve refahın sağlanmasında aileyi birincil sosyal etmen olarak tanımlamıştır. Aile fonksiyonelliği ise yaşlı bireylerin sağlık sorunlarıyla başa çıkmasında belirleyici bir role sahiptir. Yaşlılıkla beraber organ sistemlerindeki fizyolojik gerilemenin bir sonucu olarak stres kaynaklarına karşı artan duyarlılık kırılganlık kavramıyla ifade edilmekte olup, artmış mortalite ve morbidite oranları ile kendini göstermektedir. Depresyon yaşlılık dönemi duygu-durum bozukluklarından en sık görülenidir. Aile hekimliği bakış açısıyla ele alındığında, kırılganlık ve geriatrik depresyonun aile dinamikleriyle birlikte değerlendirilmesi, yaşlı bireylere yönelik sağlık hizmetlerinin kişiselleştirilmesini ve etkinliğinin artırılmasını sağlayabilir. Çalışmamızda 65 üstü bireylerde kırılganlık ve geriatrik depresyonun aile fonksiyonelliği ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma kesitsel ve tanımlayıcı tipte tasarlanmıştır. Araştırma Mayıs-Aralık 2024 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı'na bağlı hizmet veren Aile Sağlığı Merkezi'nde yapılmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 203 katılmıştır. Çalışmaya alınma kriterlerini karşılayan katılımcılara yüz yüze anket uygulama tekniği kullanılarak sosyodemografik verileri (yaş, eğitim, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, gelir algısı, kronik hastalık varlığı, sigara gibi) alındıktan sonra, Aile APGAR Ölçeği, 65 Yaş Üzeri Bireylerde Uluslararası Kırılganlık Ölçeği (FRAİL Ölçeği) ve Geriatrik Kısa Depresyon Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 27 istatistik yazılımıyla gerçekleştirildi ve tüm değerlendirmelerde %95 güven aralığı ile p<0,05 anlamlılık düzeyi esas alındı. Aile işlevselliği, kırılganlık ve geriatrik depresyon skorlarının farklı gruplara göre incelenmesinde bağımsız 2 grup için bağımsız gruplar t-Testi kullanıldı. Gruplar ikiden fazla olduğunda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) tercih edildi. ANOVA sonuçlarında anlamlı bir fark bulunduğunda, bu farkın hangi gruplar arasında yer aldığını belirlemek için Hochberg GT2 çoklu karşılaştırma (post-hoc) testi uygulandı. Bu test, grup büyüklüklerindeki belirgin farklılıklar ve varyansların homojen dağılım göstermesi nedeniyle uygun görüldü. Elde edilen farklılıkların büyüklüğünü değerlendirmek için ise Cohen d ve Eta kare (η²) hesaplandı. Cohen d için 0,2 küçük, 0,5 orta düzey etki büyüklüğünü; Eta kare için 0,01 küçük, 0,06 ise orta düzey etki büyüklüğünü ifade etti. Bulgular: Çalışmamız, toplam 203 bireyin katılımı ile gerçekleştirildi. Katılımcıların yaşları 65 ile 91 arasında, yaş ortalaması ise 70,98±4,82 idi. Çalışmaya katılanların APGAR skor ortalaması 7,62±1,94 olarak bulundu. Aile işlevselliği düzeyine göre dağılımlar incelendiğinde, katılımcıların %1'inin (n=2) şiddetli disfonksiyonel, %26,6'sının (n=54) orta derece disfonksiyonel, %72,4'ünün (n=147) ise yüksek fonksiyonel düzeyde olduğu belirlendi. Kırılganlık düzeyleri incelendiğinde, katılımcıların %33'ünün (n=67) kırılganlık göstermediği, %50,7'sinin (n=103) ön kırılganlık düzeyinde olduğu ve %16,3'ünün (n=33) kırılgan düzeyde olduğu belirlendi. Geriatrik depresyon düzeyleri değerlendirildiğinde ise katılımcıların %58,6'sının (n=119) normal düzeyde olduğu, %34,5'inin (n=70) hafif depresyon, %4,9'unun (n=10) orta derece depresyon ve %2'sinin (n=4) şiddetli depresyon düzeyinde olduğu belirlendi. Aile işlevselliği (APGAR) skoru ile kırılganlık skoru arasında negatif yönde ve düşük düzeyde ancak anlamlı bir ilişki bulundu. Aile işlevselliği (APGAR) skoru ile geriatrik depresyon skoru arasında ise negatif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlendi. Ayrıca kırılganlık skoru ile geriatrik depresyon skoru arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edildi. Sonuç: Sonuçlar aile işlevselliği arttıkça bireylerin kırılganlık düzeylerinin azalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, aile işlevselliği ile aile içi desteğin güçlü olduğu bireylerde depresyon seviyelerinin daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Kırılganlık düzeyinin artması depresyon seviyelerinin de arttığını göstermektedir. Sonuç olarak, yüksek aile işlevselliği hem kırılganlık hem de depresyon düzeylerini iyileştirici bir faktör olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: The aging of Türkiye's population, along with the rest of the world, brings with it health problems for the elderly. Increasing health problems negatively affect the quality of life of elderly individuals. The World Health Organization has defined the family as the primary social factor in ensuring health and well-being. Family functionality has a decisive role in helping older individuals cope with health problems. Increased sensitivity to stress sources as a result of physiological decline in organ systems with aging is expressed by the concept of fragility and manifests itself with increased mortality and morbidity rates. Depression is the most common mood disorder in old age. When considered from a family medicine perspective, evaluating frailty and geriatric depression together with family dynamics can help personalize and increase the effectiveness of health services for elderly individuals. Our study aimed to evaluate the relationship between frailty and geriatric depression and family functionality in individuals over 65. Method: The research was designed as cross-sectional and descriptive. The research was conducted between May and December 2024 at the Family Health Center, which operates under the Department of Family Medicine at Atatürk University Faculty of Medicine. 203 people who met the inclusion criteria participated in the study. After collecting sociodemographic data (such as age, education, marital status, educational status, employment status, income perception, presence of chronic disease, smoking) using a face-to-face survey technique, the Family APGAR Scale, International Frailty in Individuals Over 65 Years of Age were collected from the participants who met the inclusion criteria. Scale (FRAIL Scale) and Geriatric Brief Depression Scale were administered. Data analysis was performed with SPSS 27 statistical software, and all evaluations were based on a 95% confidence interval and a significance level of p<0.05. Independent samples t-Test was used for 2 independent groups to examine family functionality, frailty and geriatric depression scores according to different groups. When there were more than two groups, one-way analysis of variance (ANOVA) was preferred. When a significant difference was found in the ANOVA results, the Hochberg GT2 multiple comparison (post-hoc) test was applied to determine which groups this difference was located between. This test was deemed appropriate due to the significant differences in group sizes and the homogeneous distribution of variances. To evaluate the magnitude of the differences obtained, Cohen's d and Eta square (η²) were calculated. For Cohen's d, 0.2 is a small effect size and 0.5 is a medium effect size; For eta squared, 0.01 indicated a small effect size and 0.06 indicated a medium effect size. Findings: Our study was carried out with the participation of a total of 203 individuals. The ages of the participants were between 65 and 91, and the average age was 70.98±4.82. The average APGAR score of the study participants was found to be 7.62±1.94. When the distributions according to family functionality level were examined, 1% (n=2) of the participants had severe dysfunction, 26.6% (n=54) had moderate dysfunction, and 72.4% (n=147) had high functional level. It was determined that . When frailty levels were examined, it was determined that 33% (n = 67) of the participants did not show frailty, 50.7% (n = 103) were at the pre-frail level, and 16.3% (n = 33) were at the frail level. When geriatric depression levels were evaluated, 58.6% (n=119) of the participants were at a normal level, 34.5% (n=70) had mild depression, 4.9% (n=10) had moderate depression and depression. It was determined that 2% (n=4) was at the level of severe depression. A negative and low-level but significant relationship was found between the family functioning (APGAR) score and the frailty score. It was determined that there was a negative, moderate and significant relationship between the family functionality (APGAR) score and the geriatric depression score. Additionally, a positive, moderate and significant relationship was detected between the frailty score and the geriatric depression score. Conclusion: Results It shows that as family functionality increases, individuals fragility levels tend to decrease. Additionally, it has been revealed that depression levels are lower in individuals with strong family functionality and family support. The increase in the level of fragility indicates that the levels of depression also increase. As a result, high family functionality stands out as a factor that improves both fragility and depression levels.
Benzer Tezler
- Geriatrik popülasyonda günlük yaşam aktivitelerinin ve kırılganlığın depresif belirtiler üzerindeki rolü
The role of activities of daily living and frailty on depressive symptoms in geriatric population
ELİF ELMAS ERYÜRÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiGiresun ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NESLİŞAH GÜREL KÖKSAL
- Geriatri servisinde yatan hastalardaki kırılganlık durumunun enfeksiyon sıklığı ile ilişkisinin incelenmesi
Investigation of the relationship between frailty and the frequency of infection in patients hospitalized in the geriatric service
SEDA DÜZGÜN KİBAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNEŞ ARIK
- Toplumda düşme yaşayan 65 yaş üstü bireylerde düşme özellikleri ile kırılganlık ve depresyon düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between fall characteristics, fraility and depression level in individuals over 65 years old with fall in community
HİLAL ÇAĞALOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Halk Sağlığıİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiHalk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEDİNE YILMAZ
- 65 yaş üstü pre-frail bireylerde tüm vücut vibrasyon uygulaması ile kas gücü ve kalınlığı, vücut kompozisyonu, fiziksel performans, denge, kinezyofobi, duygu durum, yorgunluk, hayat ve uyku kalitesi ilişkisi: randomize klinik çalışma
Relationship between whole body vibration application and muscle strength and thickness, body composition, physical performance, balance, kinesiophobia, emotional state, fatigue, quality of life and sleep in pre-frail individuals over 65 years of age: randomized clinical trial
FUNDA KARAALİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonTrakya ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİLİZ TUNA
- Yaşlılarda günün farklı zaman dilimlerindeki telerehabilitasyon uygulamasının; uyku, yaşam kalitesi, depresyon düzeyi ve fiziksel parametreler üzerine etkileri
The effects of telerehabilitation application with elderly on sleep quality, life quality, level of depression and physical parameters in different time periods of the day
TOLUNAY KESKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Fizyoterapi ve RehabilitasyonDokuz Eylül ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURSEN İLÇİN