Geri Dön

1000 gram altı prematürelerde birden fazla sürfaktan kullanım risk faktörleri ve morbidite üzerine etkisi

Risk factors and the impact on morbidity of multiple surfactant doses in preterm infants under 1000 grams

  1. Tez No: 949138
  2. Yazar: MERVE KÜSKÜ POLAT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF ÖZALKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Respiratuar Distres Sendromu (RDS), sürfaktan eksikliği nedeniyle özellikle 34.gestasyon haftasından küçük prematürelerde görülen ciddi bir solunum yetmezliği nedenidir. Sürfaktan tedavisi ve antenatal steroidler ile RDS yönetiminde önemli başarılar elde edilse de ileri derecede prematüre bebeklerde morbidite halen azımsanmayacak düzeydedir. RDS'nin tanısı postnatal ilk saatlerde konur ve erken müdahaleyle sürfaktan uygulaması prognozu olumlu etkiler. Tek doz replasman aşırı düşük doğum ağırlıklı (ADDA) bebeklerde yetersiz kalabilir, sürfaktanın inaktivasyonu veya yetersiz dağılımı nedeniyle tekrarlayan dozlara ihtiyaç duyulabilir. Literatürde tekrarlayan dozun mortalite ve pnömotoraksı azalttığı gösterilmekle birlikte, bazı çalışmalarda artan bronkopulmoner displazi (BPD) ve diğer morbidite oranları bildirilmiştir. Amaç: Çalışmamızda RDS tanısı alan 1000 gram altı ileri derece immatür prematürelerde sürfaktanın birden fazla kullanımının risk faktörleri ve morbidite üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İstanbul Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi (YDYBÜ)'nde 01.01.2020-01.01.2023 tarihleri arasında 1000 gram ve altında doğan ve RDS tanısı alan prematüreler çalışmaya dahil edildi. Hastalar aldıkları sürfaktan doz sayısına göre tedavi almayanlar, tek doz ve tekrarlayan dozda alanlar olarak gruplandırıldı. Hasta dosyaları retrospektif olarak tarandı ve demografik veriler, prenatal, natal ve postnatal özellikler kaydedildi. Hastalar risk faktörleri, morbidite ve mortalite oranları açısından karşılaştırıldı. 1000 gram üstü yenidoğanlar, term yenidoğanlar, majör kongenital anomalili bebekler, hidrops fetalis bebekler çalışmaya dahil edilmedi. İstatistiksel analizler NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah, USA) paket programı ile yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotların (ortalama, standart sapma, median, interquartil range) yanı sıra Shapiro-Wilk normallik testi ile değişkenlerin dağılımına bakılmış, normal dağılım gösteren değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi, alt grup karşılaştırmalarında Tukey çoklu karşılaştırma testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi, alt grup karşılaştırmalarında Dunn's çoklu karşılaştırma testi, nitel verilerin karşılaştırmalarında ki-kare testi kullanılmıştır. Sonuçlar, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Üç yıllık dönemde incelenen 212 ADDA prematürenin %9,4'ü sürfaktan tedavisi almazken %33,9'u tek doz, %56,6'sı ise tekrarlayan dozda tedavi almıştır. Sürfaktan doz sayısı arttıkça doğum haftası (p=0,0001) ve doğum ağırlığında (p<0,001) anlamlı azalma saptanmış, düşük gestasyon haftası (OD; 0,84, %95 CI; 0,76-0,94, p=0,0014) tekrarlayan doz sürfaktan kullanımında bağımsız risk faktörü olarak belirlenmiştir. Gestasyon haftasındaki her 1 haftalık düşüşte tekrarlayan doz sürfaktan kullanımı %16 artmıştır. Tekrarlayan doz sürfaktan kullanımı prematüre morbiditelerinden IVK [evre 1; (OD; 2,51, %95 CI; 1,07-5,91, p=0,0035), parakimal; (OD; 2,73, %95 CI; 1,17-6,37, p=0,02)], pulmoner kanama (OD; 4,73, %95 CI; 2,07-10,78, p=0,0002) ve pulmoner hipertansiyon (OD; 5,59, %95 CI; 2,62-11,93, p<0,001) riskini belirgin arttırırken; PDA kapatma tedavisi ihtiyacı (OD; 1,88, %95 CI; 1,03-3,45, p=0,041) ve inotrop tedavi gereksinimini (OD; 2,51, %95 CI; 1,29-4,86, p=0,006) de anlamlı düzeyde artırmıştır. Tekrarlayan doz grubunda non-invaziv ventilatör ihtiyacı %44 daha azken (OD; 0,56, %95 CI; 0,31-1,01, p=0,0031) invaziv ventilatörde kalış süresi daha uzun saptandı (OD; 1,02, %95 CI; 1,00-1,04, p=0,0012). Ayrıca sağkalım oranı bu grupta %49 oranında azalmıştır (OD; 0,51, %95 CI; 0,28-0,94, p=0,031). Sonuç: Sonuç olarak, sürfaktan tedavisi alan bebeklerde doz sayısındaki artış; daha prematür, düşük doğum ağırlıklı ve yoğun bakım destek ihtiyacı yüksek profili yansıtmakta, invaziv ventilatör ihtiyacında ve ciddi neonatal morbiditelerde artışla seyretmektedir. Tek doz uygulama, birçok açıdan daha stabil bir klinik seyirle ilişkili bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Introduction: Respiratory Distress Syndrome (RDS) is a major cause of respiratory failure in premature infants, particularly those born before 34 weeks of gestation, due to surfactant deficiency. Despite significant advancements in the management of RDS through surfactant therapy and antenatal corticosteroids, morbidity remains considerable in extremely premature infants. RDS is typically diagnosed within the first postnatal hours, and early surfactant administration positively affects prognosis. A single replacement dose may be insufficient in extremely low birth weight (ELBW) infants, and multiple doses may be required due to surfactant inactivation or inadequate distribution. Although repeated dosing has been associated with reduced mortality and pneumothorax in the literature, increased rates of bronchopulmonary dysplasia (BPD) and other morbidities have also been reported. Objective: This study aimed to evaluate the risk factors and clinical outcomes associated with repeated surfactant administration in premature infants diagnosed with RDS and born with a birth weight below 1000 grams. Materials and Methods: This retrospective study included premature infants born at ≤1000 grams and diagnosed with RDS in the Neonatal Intensive Care Unit (NICU) of University of Health Sciences, Istanbul Zeynep Kamil Women and Children's Training and Research Hospital between 01.01.2020 and 01.01.2023. Infants were categorized into three groups according to the number of surfactant doses received: no treatment, single dose, and repeated doses. Demographic data, prenatal, natal, and postnatal characteristics were collected. Infants were compared in terms of risk factors, morbidity, and mortality. Exclusion criteria included term infants, those with birth weight >1000 grams, major congenital anomalies, and hydrops fetalis. Statistical analysis was performed using NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 (Utah, USA). Normality was assessed via the Shapiro-Wilk test. One-way ANOVA and Tukey's post hoc tests were used for normally distributed variables; Kruskal-Wallis and Dunn's tests were used for non-parametric comparisons. Chi-square test was used for categorical variables. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: During the three-year study period, among 212 extremely low birth weight (ELBW) premature infants, 9.4% did not receive surfactant therapy, 33.9% received a single dose, and 56.6% received repeated doses. As the number of surfactant doses increased, gestational age (p=0.0001) and birth weight (p<0.001) significantly decreased. A lower gestational age was identified as an independent risk factor for repeated surfactant use (OR: 0.84, 95% CI: 0.76–0.94, p=0.0014), with each one-week decrease in gestational age increasing the likelihood of repeated surfactant use by 16%. Repeated surfactant use significantly increased the risk of several prematurity-related morbidities, including intraventricular hemorrhage (IVH) [Grade 1: OR: 2.51, 95% CI: 1.07–5.91, p=0.0035; parenchymal: OR: 2.73, 95% CI: 1.17–6.37, p=0.02], pulmonary hemorrhage (OR: 4.73, 95% CI: 2.07–10.78, p=0.0002), and pulmonary hypertension (OR: 5.59, 95% CI: 2.62–11.93, p<0.001). Additionally, the need for PDA closure treatment (OR: 1.88, 95% CI: 1.03–3.45, p=0.041) and inotropic support (OR: 2.51, 95% CI: 1.29–4.86, p=0.006) was significantly higher in the repeated dose group. Although the need for non-invasive ventilation was 44% lower in this group (OR: 0.56, 95% CI: 0.31–1.01, p=0.0031), the duration of invasive ventilation was significantly longer (OR: 1.02, 95% CI: 1.00–1.04, p=0.0012). Moreover, the survival rate was 49% lower in the repeated dose group (OR: 0.51, 95% CI: 0.28–0.94, p=0.031). Conclusion: Increased surfactant dosing in ELBW infants reflects a profile of more premature neonates with lower birth weight and greater intensive care needs, and is associated with higher rates of severe neonatal morbidities. In contrast, single-dose surfactant administration is linked with a more stable clinical course across multiple parameters.

Benzer Tezler

  1. Ege bölgesi keçi liflerinin bazı önemli fiziksel, kimyasal özellikleri ve değerlendirme imkanları

    Başlık çevirisi yok

    NİLÜFER ERDEM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEREN YAZICIOĞLU

  2. Purification of bacteriorhodopsin from halobacterium halobium and reconstitution studies in liposomes

    Başlık çevirisi yok

    M.BAKER ZABUT

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    BiyokimyaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL YÜCEL

  3. Barajların hacim-verim ilişkisi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KILIÇARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İnşaat MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TEFARUK HAKTANIR