Arteriyovenöz fistül gelişiminde serum osteokalsin etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of serum osteocalcin level on the development of arteriovenous fistula
- Tez No: 949049
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SÜLEYMAN KARAKÖSE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Arteriovenöz fistül, Hemodiyaliz, Renal diyaliz, Arteriovenous fistula, Renal dialysis
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Arteriyo-venöz fistül (AVF) açılması ve gelişimi önemli bir süreçtir. Arteriyovenöz fistüller yüksek komplikasyon ve damar yolu erişim kaybı oranlarına sahiptir. Bu çalışmada osteokalsinin özellikle vasküler kalsifikasyon ve arteriyel sertlik üzerine olan etkileri göz önüne alarak fistül gelişiminde bir biyokimyasal belirteç olarak kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya son dönem böbrek hastalığı nedeni ile takipli, Ocak- Haziran 2024 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniğinde arteriyovenöz fistül açılan 70 katılımcı dahil edildi. Nabız dalga hızı (Pulse wave velocity-PWV) analizi ve ortalama arter basıncı ölçümü için noninvaziv ve manşet tabanlı bir yöntem sunan Mobil-O-Graph cihazı (IEM GmbH, Stolberg, Almanya) kullanıldı. Katılımcıların rutin kontrollerinde alınan kan tetkikleri analiz edildi. Serum osteokalsin seviyeleri, elektrohemilüminesans immünolojik analiz yöntemi kullanılarak belirlendi. Fistül gelişimi hastaların fistül operasyonundan sonraki altı aylık süre sonundaki ilk kontrollerinde fizik muayene ile değerlendirildi. Fistül aracılığı ile diyaliz tedavisi olamamak primer yetmezlik olarak değerlendirildi. Bulgular: Arteriyovenöz fistül operasyonu sonrası primer yetmezlik gelişimi ile daha önceden bilinen trombüs öyküsü varlığı anlamlı düzeyde ilişkili olarak saptanmıştır (p=0,028). Primer yetmezlik gelişen grupta AVF gelişimi yeterli olan gruba göre boy uzunluğu daha kısa, vücut ağırlığı daha fazla olarak saptanmıştır (p=0,033, p=0,025). Osteokalsin düzeyleri yaş (p=0,002), boy uzunluğu (p=0,035), vücut kitle indeksi (p=0,044) ogmentasyon basıncı (p=0,007), fosfor düzeyi (p=0,021), fosfor ve kalsiyum değerleri çarpımı (p=0,026) ve parathormon düzeyi (p<0,001) ile ilişkili bulunurken primer yetmezlik gelişimini etkilememektedir. PWV; yaş (rho=0,612 p<0,001), augmentasyon indeksi (rho=0,254 p=0,034) ve radyal arter çapı (rho=0,410 p=0,047) ile pozitif korele olarak bulunurken AVF gelişimi ile ilişkisi olmadığı görülmüştür. Sonuç: Arteriyovenöz fistüllerde primer yetmezlik gelişimi; bilinen trombüs öyküsü varlığı, boy uzunluğunun kısalması ve kilo artışı ile ilişkili olarak saptanırken osteokalsin düzeyleri ile ilişkisiz bulunmuştur. Total osteokalsin düzeylerinin son dönem böbrek hastalarında AVF için primer yetmezlik gelişimini öngörmede bir prediktif belirteç olarak kullanılması bu çalışmada yararlı bulunmamıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: The creation and maturation of an arteriovenous fistula (AVF) is a critical process. Arteriovenous fistulas have high complication rates and a significant risk of vascular access loss. This study aimed to investigate the usability of osteocalcin as a biochemical marker in AVF development, considering its effects on vascular calcification and arterial stiffness. Patients and Methods: Seventy patients with end-stage renal disease who underwent arteriovenous fistula surgery at the Cardiovascular Surgery Clinic of Konya City Hospital between January and June 2024 were included in the study. Pulse wave velocity (PWV) analysis and mean arterial pressure measurements were performed using the Mobil-O-Graph device (IEM GmbH, Stolberg, Germany), which provides a non-invasive, cuff-based method. The blood tests obtained during the participants' routine check-ups were analyzed. Serum osteocalcin levels were determined using the electrochemiluminescence immunoassay (ECLIA) method. AVF maturation was assessed through physical examination at the end of the six-month postoperative period. The inability to undergo dialysis via the AVF was considered primary failure. Results: A significant relationship was found between primary AVF failure and a history of thrombosis (p=0,028). Patients in the primary failure group had shorter height and higher body weight compared to those with sufficient AVF maturation (p=0,033, p=0,025). Osteocalcin levels were found to be associated with age (p=0.002), height (p=0,035), body mass index (p=0,044), augmentation pressure (p=0.007), phosphorus level (p=0,021), calcium-phosphorus product (p=0,026), and parathyroid hormone level (p<0,001), but were not associated with primary AVF failure. PWV was positively correlated with age (rho=0.612, p<0,01), augmentation index (rho=0.254, p=0,034), and radial artery diameter (rho=0.410, p=0,047), but showed no significant relationship with AVF maturation. Conclusion: The development of primary failure in arteriovenous fistulas was found to be associated with a history of known thrombosis, shorter height, and weight gain, whereas it was not related to osteocalcin levels. In this study, total osteocalcin levels were not found to be useful as a predictive marker for primary failure in arteriovenous fistulas among end-stage renal disease patients.
Benzer Tezler
- Hemodiyaliz için yapılan damarsal girişimler
Başlık çevirisi yok
AHMET TEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUZAFFER SARIYAR
- Hemodializ tedavisindeki hastalarda polinöropati ve karpal tunel sendromu sıklığının elektrofizyolojik incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ABDURRAHMAN NEYAL
- İntraserebral arteriovenöz malformasyonlarda bilgisayarlı tomografi ve anjiografi bulgularının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ALİYE SEZGİN