Skar gelişimi kanıtlanmış hastalarda skar eksizyonu sonrasında allium cepae ekstresi, aliantoin ve heparinin profılaktik kullanımının etkinliğinindeğerlendirilmesi
Evaluation of the effectiveness of prophylactic use of allium cepae extract, allantoin and heparin after scar excision in patients with documented scar formation
- Tez No: 946127
- Danışmanlar: DR. EMRE SİNAN GÜNGÖR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Skar gelişimi kanıtlanmış, ikinci sezaryen için başvuran hastalarda; cerrahi skar revizyonu sonrasında topikal skar jel (Contractubex® jel; Merz, Frankfurt, Almanya) tedavisinin profilaktik kullanımının etkinliğini değerlendirmek Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel prospektif vaka kontrol çalışması için hastanemiz kadın hastalıkları ve doğum ile acil gebe polikliniğine başvuran hastalarda, daha önce suprapubik transvers kesi ile sezaryen ameliyatı öyküsü bulunan 120 hasta seçilmiştir. Hastalar rastgele 60 hasta ve 60 kontrol olmak üzere iki gruba ayrılmış olup; her iki grupta da elektif sezaryen ameliyatı ile aynı seansta cerrahi skar revizyonu işlemi uygulanmıştır. Hasta (ilaç) grubunun postop 10. günden itibaren aktif olarak topikal skar jeli (Contractubex® jel; Merz, Frankfurt, Almanya) kullanması sağlanmıştır. Kontrol grubuna ise cerrahi skar revizyonu dışında, ek tedavi verilmemiştir. Her iki grup da, postoperatif 6, 12 ve 24. haftalarda Vancouver Skar Skalası kullanılarak tek araştırmacı tarafından değerlendirilmiş, elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Tüm istatistiksel karşılaştırmalar için p<0.05 kriteri kullanılmıştır. Bulgular: Demografik özellikleri arasında fark olmayan tedavi ve kontrol grubunda zaman skor değişimi değerlendirildiğinde tedavi grubunda 6, 12 ve 24. haftalar arasında sürekli artan bir iyileşme izlenirken, kontrol grubundaki iyileşme hızı 12 ve 24. haftalar arasında duraksamıştır. Sonrasında yapılan çoklu karşılaştırma analizinde ise ilk olarak, gruplardan bağımsız olarak haftalar karşılaştırılmış; 6-12, 6-24 ve 12-24. haftalar arasında tüm dönemlerde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Daha sonra grup değişkeni eklenerek kontrol ve tedavi grubu arasında fark bulunup bulunmadığını araştırmak hedeflenmiştir. Sonuçta 6, 12 ve 24. Haftalarda iki grup arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Tedavi ajanımızın etkinliğini değerlendirebilmek için; son olarak grupları hafta hafta değerlendirdiğimizde ise, kontrol grubunda haftalar arasında anlamlı bir değişiklik saptanmazken, tedavi grubunda 6-12, 12-24 ve 6-24 haftalar arasında anlamlı bir farklılık izlenilmiştir. (p <0.001) Sonuç: Tedavi ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark saptanmamış olup, tedavi grubundaki skorların haftalar arasındaki değişimindeki anlamlılık dikkate değer bulunmuştur. Kullandığımız tedavi ajanımızın cerrahi skar eksizyonu ile birlikte kullanıldığında yara iyileşmesini hızlandırdığı görülmüştür. Kontrol grubunda da sonuçların başarılı olması cerrahi skar eksizyonunun, keloid tedavisinde kullanımının yararlı olduğunu göstermiştir. Allium capae ekstresi ile cerrahi skar eksizyonunun kombine kullanımının iyileşme süreci üzerindeki etkinliği, kullanılan topikal skar jelin faydalı olduğunu düşündürmüştür.
Özet (Çeviri)
Aim: We aimed to evaluate the effectiveness of prophylactic use of topical scar gel (Contractubex® jel; Merz, Frankfurt, Germany) treatment on the patients after surgical scar revision, whose scar development was proved before and those applied for the second cesarian. Materials & Methods: This cross-sectional prospective case-control study was performed on 120 patients who applied to our hospital's gynaecological diseases and obstetrics and emergency pregnant policlinic, had cesarian operation including suprapubic transversal cut, had elective cesarian operation together with surgical scar revision in last 5-10 days. The patients were separated to 60 case and 60 control randomly and surgical scar revision was performed on both groups. It was suggested to the patients in the case (drug) group to use topical scar gel (Contractubex® jel; Merz, Frankfurt, Germany) actively after postoperative 10th day. No treatment was given to the control group. Both groups were evaluated by one researcher by utilizing Vancouver Scar Scale on the postoperative 6th, 12th and 24th weeks. p<0,05 criteria was used for the entire statistical comparisons. Results: When the time-score change assessment of treatment and control groups that do not differ between demographical features, continuously increasing recovery was observed in treatment group among 6th, 12th and 24th weeks whereas the recovery ratio was decelerated in control group between 12th and 24th weeks. On subsequent multiple comparison analysis firstly the weeks were compared independently from groups and significant differences were found between 6-12th, 6-24th and 12-24th weeks. Afterwards it was aimed to observe if there is a difference between control and treatment groups with joining group variable. Eventually no significant difference was found between two groups on 6th, 12th and 24th weeks. To evaluate the effectiveness of our treatment agent, no significant difference was found in control group whereas significant differences were found among 6-12th, 12-24th and 6-24th weeks when we evaluate the groups based on week. Conclusion: In conclusion, no significant difference was found between treatment and control groups and the significant difference of scores in treatment groups between weeks were found notable. It was seen that the usage of our treatment agent along with surgical scar excision expedites the recovery of scar tissue. Also, the success of the results in control group shows that surgical scar excision is useful on keloid treatment. The effectivity of the combined usage of Allium capae extract with surgical scar excision made think that the topical scar gel is useful.
Benzer Tezler
- Yanık yaralanmaları sonrası hipertrofik skar gelişimi ile serum immünglobulin E düzeyleri arasındaki ilişki
The interrelation between postburn hypertophic scar and levels of serum immunoglobulin E
MEHMET KARAKÜLAH
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiCumhuriyet ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SARPER YILMAZ
- Farklı uterus kapatma tekniklerinin sezaryen skar defekti gelişimi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of different uterine closure techniques on the development of cesarean scar defect
LEYLA MERDA EKMEN AYKUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumVan Yüzüncü Yıl ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ONUR KARAASLAN
- Tavşanlarda uygulanan glokom filtran cerrahisinde tirozin kinaz inhibitörü nintedanib kullanımının skar ve fibrozis gelişimi üzerine etkisinin mitomisin-C ile karşılaştırılmalı olarak incelenmesi
Comparative investigation of the effect of tyrosine kinase inhibitor nintedanib application on scar and fibrosis formation with mitomycin-C after experimental glaucoma filtran surgery in rabbits
REFREF YÜKSEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Göz HastalıklarıKocaeli ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURŞEN YÜKSEL
- Pentoksifilin'in ratlarda deneysel olarak oluşturulan intraabdominal adezyonların gelişimi üzerine etkisi
Pentoxifilin activity on the experimental formation of intra-abdominal adhesions in rats
ÖMER LÜTFİ AKGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Genel CerrahiDicle ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MESUT GÜL
- Primer vezikoüreteral reflüde renal skar ve osteopontin gen C/T polimorfizmi
Başlık çevirisi yok
HAKAN ERDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ MİR