Regeneration on site or rent-driven urban renewal?: An ethnographic ınquiry into the Karapınar project in Eskişehir, Turkey
Yerinde dönüşüm' mü, yoksa rant odakli kentsel dönüşüm mü? Eskişehir, Türkiye'deki Karapinar projesi üzerine etnografik bir inceleme
- Tez No: 945719
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ÇAĞLAR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Antropoloji, Urban and Regional Planning, Anthropology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Unıversıtat Wıen
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Sosyal Antropoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Sosyo-Kültürel Antropoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Gecekondu – squatter settlements – sprawls in Turkey, which started in the 1950s as a result of the internal migration from rural to urban areas, have created much public debate and political controversy from the outset, although the context of the discussions has gradually altered in parallel with the country's economic, political and social developments. In the last decade, the discourse on gecekondu has gained a new dimension which emphasizes the poor housing qualities and risky structures of these settlements against natural disasters. Today there is a broad governmental campaign to regenerate these“zones under risk”,“reintegrate them to the cities”, and“supply healthy housing conditions”to people. In this regard, the Mass Housing Administration of Turkey (TOKİ) appears as a super power in the urban regeneration activities which has been furnished with extensive authority since 2002 when the Justice and Development Party (JDP) rose to power in the government. Although the regeneration projects are claimed to carry a“win-win”character and bring benefits to local residents of the regeneration sites, districts, and cities, TOKİ gains sublime economic profits from such projects as it constructs luxury housing units, five-star hotels, or commerce centers on the regeneration area, whereas the locals are exposed to direct or indirect evictions from their neighborhoods. Direct evictions take place when the locals are proposed new flats in multi-story apartment buildings from different neighborhoods – generally from the outskirts of the cities –, while the indirect ones mostly occur in the“regeneration on site”projects. Although“on site”projects claim to give local residents new dwellings from their own neighborhood, especially the illegal land squatters are subjected to substantial monthly payments to TOKİ if they want to stay and receive a new dwelling in their own area. Concordantly, since 2011, an analogous process has occurred in the Karapınar Valley Gecekondu Regeneration Project in Eskişehir where the first squatters settlements started in the 1960s. As a result of the city expansion, the quarter targeted for regeneration has rapidly integrated with the city while becoming increasingly more central, and therefore, more valuable. The municipality's and TOKİ's Karapınar project asserts its missions as“regeneration on site”and“participation”in which the locals willingly demolish their houses under a“festive atmosphere”which, in fact, creates a contrast to the general weeping and lamenting pictures seen during gecekondu demolitions. This research, based on an ethnographic inquiry involving the residents of the neighborhood, municipal authorities, and urban experts, among others, intends to reveal the dynamics of the Karapınar regeneration project by uncovering the profits and other interests of TOKİ and its partners from the project. It argues that the alleged principles of“regeneration on site”and“participation”are not major concerns of the authorities. Instead, the residents are forced to bear the costs of a profit-driven project in the form of evictions, financial woes, and social and cultural problems.
Özet (Çeviri)
Türkiye'de 1950'lerde kırdan kente iç göçün bir sonucu olarak başlayan gecekondu yerleşimleri, başından beri kamuoyunda tartışmalara ve siyasi çekişmelere yol açmıştır; ancak tartışmaların içeriği, ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmelerine paralel olarak zamanla değişmiştir. Son on yılda, gecekondu üzerine yapılan söylemlere, bu yerleşimlerin doğal afetlere karşı yetersiz konut kalitelerini ve riskliliğini vurgulayan yeni bir boyut eklenmiştir. Günümüzde,“risk altındaki bölgeleri”yeniden canlandırmak, onları“şehirlere yeniden entegre etmek”ve insanlara“sağlıklı yaşam koşulları sağlamak”için geniş kapsamlı bir hükümet kampanyası bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) iktidara geldiği 2002'den bu yana kendisine verilen geniş yetkilerle kentsel dönüşüm faaliyetlerinde süper güç olarak ortaya çıkmaktadır. Dönüşüm projelerinin“kazan-kazan”niteliği taşıdığı ve dönüşüm alanlarının, ilçelerin ve şehirlerin yerel sakinlerine fayda sağladığı iddia edilse de, TOKİ bu tür projelerden muazzam ekonomik karlar da elde etmektedir; çünkü dönüşüm alanlaında lüks konutlar, beş yıldızlı oteller veya ticaret merkezleri inşa ederken, yerel halk doğrudan veya dolaylı olarak mahallelerinden tahliye edilmektedir. Doğrudan tahliyeler, yerel halka çok katlı apartman binalarında, genellikle şehirlerin dış bölgelerinden farklı mahallelerde yeni dairelere yerleştirilerek gerçekleşirken dolaylı tahliyeler çoğunlukla“yerinde dönüşüm”projeleriyle meydana gelmektedir.“Yerinde”projelerde, yerel sakinlere kendi mahallelerinden yeni konutlar verileceğini iddia etse de, özellikle kaçak yapılaşma sakinleri kendi bölgelerinde kalmak ve yeni bir konut almak istiyorlarsa TOKİ'ye önemli aylık ödemeler yapmak zorunda kalmaktadır. Buna paralel olarak, 2011'den bu yana, ilk gecekondu yerleşimlerinin 1960'larda başladığı Eskişehir'deki Karapınar Vadisi Gecekondu Dönüşüm Projesi'nde de benzer bir süreç yaşanmaktadır. Kentin genişlemesi sonucunda, dönüşüm için hedeflenen mahalle hızla kentle bütünleşirken giderek daha merkezi ve dolayısıyla daha değerli hale gelmiştir. Belediyenin ve TOKİ'nin Karapınar projesi, misyonlarını“yerinde dönüşüm”ve“katılım”olarak belirtmekte ve yerel halkın evlerini“şenlik havasında”gönüllü olarak yıktığı iddia edilmektedir. Bu durum aslında gecekondu yıkımları sırasında görülen tipik dramatik tablolarla da tezat oluşturmaktadır. Bu araştırma, mahalle sakinleri, belediye yetkilileri ve şehircilik uzmanları gibi kişileri içeren etnografik bir araştırmaya dayanarak, TOKİ'nin ve ortaklarının projeden elde ettiği karları ve diğer çıkarları ortaya çıkararak Karapınar projesinin dinamiklerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.“Yerinde dönüşüm”ve“katılım”ilkelerinin projenin temel kaygıları olmadığını savunulmaktadır. Bunun yerine, bölge sakinleri tahliyeler, mali sıkıntılar ve sosyal ve kültürel sorunlar üzerinden kar odaklı bir projenin maliyetlerini karşılamak zorunda kalmaktadır.
Benzer Tezler
- Alloxan'ın sıçan pankreası üzerine etkilerinin ışık ve elektron mikroskobu seviyelerinde araştırılması
Investigation about the effect of alloxan on the rat at light and electronmicroscopical levels
SAİM ÖZDAMAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
BiyokimyaCumhuriyet ÜniversitesiMorfoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY
- Üst ekstremite periferik sinirlerinin travmatik yaralanmalarında cihaz ve atellemeler
Başlık çevirisi yok
SERAP ALSANCAK
- Liorhyssus hyalinus (F.) (heteropterar haopalidae)'ta anten rejenerasyon kapasitesinin saptanması üzerinde araştırmalar
Investigations on the Antennal regenerative capasity of Lrorhyssus hyalinus (F.) (heteroptera: rhappalidea)
SACİDE BÜLBÜL
- Toros Göknarı (Abies cilicica carr.)nın Türkiye'deki doğal yayılış ve silvikültürel özellikleri
Başlık çevirisi yok
H. FERHAT BOZKUŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiSilvikültür Ana Bilim Dalı
PROF.DR. İBRAHİM ATAY
- Proses modellendirme, optimizasyon ve kontrolün bir petrol rafineri ünitesine (FCC) uygulanması
Başlık çevirisi yok
HARUN TAŞKIN
Doktora
Türkçe
1983
Endüstri ve Endüstri Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiDOÇ. DR. AYHAN TORAMAN