Lenfoma ve solid tümör tanılı pediatrik onkoloji hastalarında antrasikline bağlı akut ve kronik kardiyotoksisitenin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of anthracycline-induced acute and chronic cardiotoxicity in pediatric oncology patients with lymphoma and solitary tumors
- Tez No: 942206
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DENİZ KIZMAZOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Onkoloji, Child Health and Diseases, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Antrasiklin, Radyoterapi, Cerrahi, Kardiyotoksisite, Anthracycline, Radiotherapy, Surgery, Cardiotoxicity
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Kemoterapi protokollerinin gelişmesi ve multidisipliner yaklaşımların yaygınlaşması sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde uzun dönem sağ kalım oranları artmıştır. Ancak, yaşam süresinin uzaması ve sağ kalım oranlarının yükselmesi, tedaviye bağlı yan etkilerin daha ayrıntılı incelenmesini gerektirmiştir. Antrasiklinler, modern kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olmakla birlikte kardiyotoksik etkileri tedavi etkinliğini sınırlayabilmektedir. Bu çalışmada son 10 yılda merkezimizde antrasiklin tedavisi gören hastalarda kardiyotoksisitenin değerlendirilmesi amaçlandı. Hastalar ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji Bilim Dalı'nda 2013-2023 yılları arasında lenfoma ve solid tümör tanısıyla takip edilen ve antrasiklin tedavisi alan 18 yaşından küçük hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların Çocuk Onkoloji Bilim Dalı bölüm dosyaları ve Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı'na ait kardiyolojik inceleme kayıtları değerlendirilerek hasta verileri elde edildi. Bulgular: Son on yılda merkezimizde takip edilen 721 hastanın bölüm dosyaları retrospektif olarak incelendi. Bu hastalar arasından yeterli dosya bilgisine ulaşılan 287 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmamızdaki hastaların ortanca yaşı 80,7 (1,8-327,9) ay olarak saptandı. Hastaları 133'ü (%46,3) kız, 154'ü (%53,7) erkekti. Dokuz hastada (%3) tanıda kalp hastalığı, 35 hastada (%12) aile öyküsünde kalp hastalığı vardı. Hastaların %31,7'si (n:91) lenfoma, %68,2'si (n:196) solid tümör tanısı almıştı. Hastaların %29,3'ünde mediasten tutulumu ve %9,4'ünde mediastene radyoterapi öyküsü vardı. Hastaların %98,2'si antrasiklin türevlerinden sadece doksorubisin almıştı. Kardiyotoksisite gelişme oranı %14,6 (n:42) iken, bu hastaların %69'unda akut; %12'sinde erken başlangıçlı kronik ve %19'unda geç başlangıçlı kronik toksisite olarak geliştiği belirlendi. Kardiyotoksisite gelişen hastaların ortanca yaşı 96,5 (6,10 208,6) ay, kız/erkek oranı ise 0,9 idi. Akut kardiyotoksisite bulguları arasında en yaygın olanı taşikardi idi; EKG'de en sık sinüs taşikardisi saptandı. On hastada kardiyak marker pozitifliği vardı. Erken başlangıçlı kronik toksisite gelişen beş hasta mevcuttu ve bir hastada kümülatif doz 450 mg/m2'ye ulaşmıştı. Geç başlangıçlı kardiyotoksisite gelişen xi sekiz hasta mevcuttu ve bir hastanın kümülatif dozu 480 mg/m2'ye ulaşmıştı. Kardiyotoksisite gelişiminde yaş, cinsiyet, lenfoma veya solid tümör tanıları arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Mediastinal radyoterapi alan Hodgkin lenfoma iki hastada kardiyotoksisite gelişti fakat tüm hastalar değerlendirildiğinde radyoterapi istatiksel olarak anlamlı saptanmadı. Antrasiklin öncesi ve sonrası ekokardiyografileri karşılaştırıldığında kardiyotoksisite grubunda ejeksiyon fraksiyonunda ve fraksiyonel kısalmada azalma olduğu tespit edildi (p=0,003 ve p=0,011). Mitral yetmezlik kardiyotoksisite grubunda daha yüksek bulundu (p=0,028). İnfüzyon süresiyle ilişkili anlamlı istatistiksel fark bulunmadı. Kür sayısı ve kümülatif doz arttıkça kardiyotoksisite riskinin arttığı belirlendi (p=0,009 ve p=0,002). Metotreksat, VEGF inhibitörleri, gemsitabin ve mifamurtid kullanımının kardiyotoksisite ile ilişkili olduğu saptandı (p=0,01; p=0,012; p=0,038; p=<0,001). Sağkalımlar incelendiğinde bir hastanın kalp yetmezliği nedeniyle kaybedildiği görüldü. Sonuçlar: Antrasiklinler çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranlarını iyileştiren başlıca ajanlardan biridir. Ancak kardiyotoksik yan etkileri terapötik indeksin daralmasına ve tedavinin güvenliğinin azalmasına yol açmaktadır. Çalışmamız kümülatif antrasiklin dozunun 200 mg/m2'nin altında tutulmasının kardiyotoksisite riskini azaltmada önemli bir faktör olabileceğini düşündürmektedir. Kardiyotoksisiteyi erken bir aşamada tespit etmek ve önleyici yaklaşımlar geliştirmek hastaların uzun dönem sağ kalım süresince yaşam kalitesini iyileştirmek için kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Aim: Long-term survival rates in childhood cancers have increased significantly with the development in chemotherapy protocols and the widespread use of multidisciplinary approaches. However, increased survival rates have necessitated a more detailed examination of treatment-related late side effects. Although anthracyclines have an important place in modern cancer treatment, they may limit the efficacy of treatment due to serious side effects such as cardiotoxicity. In this study, we aimed to retrospectively evaluate acute and chronic cardiotoxicity in patients treated with anthracyclines in our center in the last 10 years. Materials and Methods: This retrospective study included patients under the age of 18 years who were diagnosed with lymphoma or solid tumor and treated with anthracycline between 2013 and 2023 in the Department of Pediatric Oncology, Dokuz Eylul University Faculty of Medicine. Patient files of the Pediatric Oncology and Pediatric Cardiology departments were reviewed and data related to cardiotoxicity were analyzed. Results: The departmental files of 721 patients who were followed up in our center in the last ten years were retrospectively reviewed. Among these patients, 287 patients with sufficient file information were included in the study. The median age of the patients in our study was 80,7 (1,8-327,9) months. Of the patients, 133 (46,3%) were female and 154 (53,7%) were male. Nine patients (3%) had heart disease at diagnosis and 35 patients (12%) had a family history of heart disease. Lymphoma was diagnosed in 31,7% (n:91) and solid tumor in 68.2% (n:196) of the patients. 29.3% of patients had mediastinal involvement and 9.4% had a history of radiotherapy to the mediastinum. Cardiotoxicity rate was 14,6% (n:42). Cardiotoxicity was acute in 69,0%, early onset chronic in 11,9% and late onset chronic toxicity in 19,1%. The median age of patients with cardiotoxicity was 96,5 (6,10 to 208,6) months and the female to male ratio 0,9. The most common sign of acute cardiotoxicity was tachycardia and the most common ECG finding was sinus tachycardia. Ten patients had positive cardiac markers. There were five patients with early-onset chronic toxicity and the cumulative dose reached 450 mg/m2 one patient. xiii There were eight patients with late-onset cardiotoxicity and the cumulative dose reached 480 mg/m2 one patient. There was no significant difference between age, gender, lymphoma or solid tumor diagnoses in the development of cardiotoxicity. Cardiotoxicity developed in two patients with Hodgkin's lymphoma who received mediastinal radiotherapy, but radiotherapy was not statistically significant when all patients were evaluated. When echocardiograms before and after anthracycline were compared, there was a decrease in ejection fraction and fractional shortening in the cardiotoxicity group (p=0,003 and p=0,011). Mitral regurgitation was higher in the cardiotoxicity group (p=0,028). No significant statistical difference was found in relation to infusion duration. The risk of cardiotoxicity increased as the number of courses and cumulative dose increased (p=0,009 and p=0,002). Methotrexate, VEGF inhibitors, gemcitabine and mifamurtide use were associated with cardiotoxicity (p=0,01; p=0,012; p=0,038; p=<0,001). When the survival rates were analyzed, it was observed that one patient died due to heart failure. Conclusions: Anthracyclines are one of the main agents to improve survival rates in childhood cancers. However, their cardiotoxic side effects lead to a narrowing of the therapeutic index and a decrease in the safety of treatment. Our study suggests that keeping the cumulative anthracycline dose below 200 mg/m2 may be an important factor in reducing the risk of cardiotoxicity. Detecting cardiotoxicity at an early stage and developing preventive approaches are critical to improve patients quality of life during long-term survival.
Benzer Tezler
- Tıkanma sarılığının ayırıcı tanısında ultrasonografi ve perkütan transhepatik kolanjiografi
Başlık çevirisi yok
SIDDIK TUNA
- Karaciğer ve pankreas hastalıklarında 5' nükleotidaz ve diğer bazı enzimlerin serumdaki aktivite seviyelerinin tayini
Başlık çevirisi yok
VELİYE GÜRSEL
- Lenfoproliferatif hastalıklarda lenfositlerdeki nonspesifik esteraz aktivitesinin gösterilmesi
Başlık çevirisi yok
ATEŞ ÜLKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNÇAĞ DİNÇOL
- Kanserli hastalarda nötrofil adesivitesi, nötrofil fagositozu ve trombositlerin lökositlere adheransı fenomeni
Başlık çevirisi yok
ERHAN ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
OnkolojiCumhuriyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. LEVENT ÜNDAR