Geri Dön

Elde falanks ve metakarp kırıklarının plak ile onarım tedavisinde amniyotik membran kullanımının sonuçları

Outcomes of amniotic membrane use in the treatment of phalangeal and metacarpal fractures of the hand with plate fixation

  1. Tez No: 941135
  2. Yazar: ÖMER FARUK YIKILMAZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN MURAT ERGANİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Falanks, metakarp, fraktür, fiksasyon, fonksiyon, Phalanx, metacarpal, fracture, fixation, function
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Falanks veya metakarp içeren el kırıkları özellikle ezilme tarzı yaralanmalar sonucu acil servise başvurular arasında sık rastlanır. Tedavisinde kapalı redüksiyon ve fiksasyondan insizyon ile plak ve vida ile fiksasyon ve intramedüller fiksasyona kadar çeşitli yöntemler kullanılır. Bunlardan en sık Kirschner teli ve plak ile fiksasyon karşımıza çıkar. Ameliyat sonrası redüksiyon ve fiksasyon arzu edildiği gibi olsa da ameliyat sonrası takiplerde bu sonuç her zaman devamlılık göstermeyebilir. Sık gelişen komplikasyonların başında enfeksiyon, kanama, redüksiyonun bozulması gelebildiği gibi; el hareketlerinin kısıtlı kalması, adezyonların bulunması ve plak ekspozisyonları da bu komplikasyonların başını çeker. Bunlarla baş etmek için çeşitli yöntemler geliştirilse de her zaman önüne geçmek mümkün değildir. Bir bariyer olarak insan amniyon membranından elde edilen biyolojik greft materyali ile koyulan plak ve vidaların üstleri kapatılarak hem çevre yumuşak dokular ve tendonlara adezyonu azaltmak, hem de cilt altı doku kalınlığını arttırarak ekspozisyonu azaltmak bu çalışmanın amaçlarındandır. Gereç ve Yöntem: 60 hasta, 30 vaka ve 30 kontrol grubu olacak şekilde randomize ve tek kör olarak gruplara ayrıldı. Falanks ve/veya metakarp kırıkları nedeniyle opere edilirken fraktür fiksasyonunda plak ve vida kullanılması planlanan hastaların kırık hatları yeterli debridman ardından uygun redüksiyon sonrası plak ve vidalar kullanılarak fikse edildi. Skopi altında kontrolleri sağlanarak redüksiyonun beğenildiği hastaların, yabancı cisimlerin üzerini kapatmak için yeterli doku olmadığı izlendi. Plak ve vidaların etrafına HAM (Human Amniotic Membrane") sarılarak yabancı cisimlerin üzeri örtüldü. Tendon ve cilt altı ve cilt dokuları standart olarak onarıldıktan sonra operasyona son verildi. Cerraha bağlı farklılıkların önüne geçilmesi amacıyla bütün operasyonlar tek bir cerrah tarafından uygulandı. Hastalar operasyon sonrası 1. Gün ve ilk ay her hafta, devamında iki haftada bir olacak şekilde 3 ay takip edildi ve hepsinde aynı fizik tedavi protokolü uygulandı. Fizik muayenelerinde karşılaşılan sayısal ve nominal veriler istatistiksel olarak değerlendirilerek gruplar kıyaslandı. ix Bulgular: Çalışmada, vaka ve kontrol gruplarının haftalık VSS ve TAM skorları karşılaştırıldığında, ilk haftalarda (TAM1, TAM4, VSS1, VSS4) anlamlı bir fark bulunmazken, 10. haftada (TAM10, VSS10) gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Grupların kendi içindeki zamanla değişimleri incelendiğinde hem TAM hem de VSS skorlarında anlamlı bir iyileşme gözlenmiştir (p<0.05). QDASH skorları açısından yapılan değerlendirmede de gruplar arasında anlamlı fark bulunmuş olup (p<0.05), vaka hastalarının QDASH ortalamalarının kontrol grubuna göre neredeyse yarı yarıya daha düşük olduğu, dolayısıyla fonksiyonel iyileşmenin daha iyi olduğu belirlenmiştir. Skar değerlendirmesi sonucunda, 10. haftada tüm hastalarda skarların hafif olduğu ve ekspoze yabancı cisim (plak, vida, sütür) izlenmediği görülmüştür. Sonuç: Plak ve vida ile fiksasyon yapılan hastalarda çevre dokulara yabancı maddelerin adezyonu ve cilt ekspozisyonu sık karşılaşılan komplikasyonlardandır. Bunu engelleyerek hem hastaların daha çabuk iş ve sosyal hayata dönmelerini sağlayabilir, hem de tedavi maliyetini azaltabiliriz. Bu çalışmada amniyotik membran greftinin plak ve vidaların özellikle tendon gibi elde hareketi sağlamada elzem rol üstlenen yumuşak dokulara adezyonu azalttığı görülmüş, üstelik HAM uygulanan hiçbir hastada cilt altı doku kalınlığı arttığından plak ekspozisyonu görülmemiştir. Güncel kullanımda yerine geçebilecek sentetik maddeler bulunsa da bunlar hem maliyeti yüksek hem de komplikasyonu daha fazla olan maddelerdir. HAM, maliyetsiz olması ve komplikasyon düşüklüğü ve kullanım kolaylığı açısından bunların önüne geçmektedir. Şayet rutin kullanımda uygulanabilirse plak ve vida ile falanks ve metakarp fraktürü onarımları sonrası hızlı iyileşme ve maliyet azalması gibi yararlar izlenebilir. Bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Phalangeal and metacarpal fractures, particularly those caused by crush injuries, are commonly encountered in emergency departments. Various treatment modalities range from closed reduction and fixation to open reduction with plate and screw fixation or intramedullary fixation. Among these, Kirschner wire and plate fixation are the most frequently used methods. Despite achieving optimal reduction and fixation intraoperatively, maintaining these results throughout postoperative follow-ups is not always feasible. Common complications include infection, hemorrhage, loss of reduction, restricted hand movements, adhesions, and plate exposure. Although various methods have been developed to address these complications, complete prevention remains challenging. This study aims to reduce adhesion of plates and screws to adjacent soft tissues and tendons while increasing subcutaneous tissue thickness to minimize hardware exposure by using a biological graft material derived from the human amniotic membrane as a barrier covering the implants. Materials and Methods: Sixty patients were randomly assigned to case (n=30) and control (n=30) groups in a single-blind manner. Patients who underwent surgery for phalangeal and/or metacarpal fractures requiring plate and screw fixation were included. Following adequate debridement and reduction, fractures were fixed with plates and screws. Fluoroscopic evaluations confirmed satisfactory reduction. In cases where soft tissue coverage was insufficient, the hardware was wrapped with a human amniotic membrane (HAM) to serve as a barrier. Standard tendon repair, subcutaneous closure, and skin suturing were performed. To eliminate surgical variability, all procedures were performed by the same surgeon. Postoperatively, patients were followed on postoperative day 1, weekly for the first month, and biweekly thereafter for a total of three months. The same physical therapy protocol was applied to all patients. Numerical and categorical data obtained from physical examinations were statistically analyzed and compared between groups. xi Results: Comparison of weekly VSS and TAM scores between the case and control groups revealed no significant differences in the early weeks (TAM1, TAM4, VSS1, VSS4). However, significant differences were observed at week 10 (TAM10, VSS10) (p<0.05). Intragroup comparisons demonstrated significant improvements in both TAM and VSS scores over time (p<0.05). Analysis of QDASH scores also showed a significant difference between groups (p<0.05), with case group patients exhibiting nearly half the mean QDASH score of control patients, indicating superior functional recovery. Scar assessment at week 10 revealed that all patients had mild scarring, and no cases of hardware exposure (plate, screw, suture) were observed. Conclusion: Adhesion of foreign materials to surrounding tissues and hardware exposure are common complications in patients undergoing plate and screw fixation. Preventing these complications may facilitate earlier return to work and social activities while reducing treatment costs. This study demonstrates that the use of HAM reduces adhesion between implants and essential soft tissues, such as tendons, which play a crucial role in hand movement. Additionally, no cases of plate exposure were observed in patients treated with HAM, likely due to increased subcutaneous tissue thickness. Although alternative synthetic materials exist, they are associated with higher costs and increased complication rates. HAM offers advantages such as cost-effectiveness, low complication rates, and ease of use. If adopted in routine practice, it may contribute to faster recovery and cost reduction in phalangeal and metacarpal fracture repairs. Further studies are warranted to explore its broader applications.

Benzer Tezler

  1. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  2. Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE TÜRKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  3. 1981 Türkiye tarımsal yapısının önemli bileşenleri ve tarımsal bölgelerin elde edilmesi

    Principle components of Turkey's agricultural structure and to determine agricultural rigions in 1981

    İHSAN KARABULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İstatistikGazi Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    DR. MÜSLİM EKNİ

  4. Antakya tarihi ticaret merkezi mekansal yapı değişim ve gelişim sürecinin kent ticaret merkezi planlamasına etkinliği

    The Effectiveness of spatial structural chance and development period of the historical trade center of Antakya in the urban trade planning

    NEVİN TURGUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NURCAN UYDAŞ