Geri Dön

Kendine zarar verme davranışı olan kız ergenlerde stresle başa çıkma becerilerinin yeme tutumları ile ilişkisinin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 941076
  2. Yazar: ZEYNEP UÇAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BURCU KARDAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Kendine zarar verme davranışı, yeme tutumu, stres, başa çıkma, ergen, Non-suicidal self injury, eating attitudes, stress, coping, adolescent
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Araştırmamızda kendine zarar verme davranışı olan kız ergenlerin stresle başa çıkma yollarının yeme tutumları ile olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya bir üniversite bünyesindeki çocuk psikiyatri polikliniklerinde kendine zarar verme davranışı (KZVD) nedeniyle takipli olan 14-18 yaş aralığındaki kız ergenler alınmıştır. Klinik görüşmeler ve uygulanan Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T) sonrasında KZVD ve içe yönelim bozukluğu (majör depresif bozukluk, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu) tanısı alan 30 ergen olgu grubuna dahil edilmiştir. Klinik kontrol grubuna, herhangi bir nedenle başvuran, 14-18 yaş aralığında olan, kendine zarar verme davranışı olmayan, klinik görüşmeler ve uygulanan ÇDŞG-ŞY-T sonrasında içe yönelim bozukluğu tanısı alan, yaş, cinsiyet ve tanı olarak olgu grubuyla eşleştirilmiş 30 kız ergen; sağlıklı kontrol grubuna, 14-18 yaş aralığında olan, daha önce çocuk psikiyatri başvurusu olmayan, klinik değerlendirme ve uygulanan ÇDŞG-ŞY-T sonrasında herhangi bir psikopatoloji saptanmayan 30 kız ergen dahil edilmiştir. Çalışmamıza katılan ergenlere sosyodemografik veri formu, Ergenler için Başa Çıkma Ölçeği (EBÇÖ) ve Hollanda Yeme Davranışları Anketi (HYDA) verilmiş, kendine zarar verme davranışı olan ergenlere ayrıca Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Ölçeği (KZVDDE) verilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılan 91 ergenin tamamı kız cinsiyette idi. Olgu grubunun yaş ortalaması 16,32±1,18; klinik kontrol grubunun 16,39±1,23 ve sağlıklı kontrol grubunun 16,38±1,06 olup yaş ortalaması benzer bulunmuştur. KZVD olan ergenler, kontrol gruplarıyla karşılaştırıldığında; algılanan okul başarısının daha düşük, okul devamsızlığının, vücut ağırlığı ve Beden Kitle İndeksi (BKİ) ölçümlerinin, sigara ve alkol kullanımının, günlük öğün sayısının, intihar girişiminin, sosyal medya kullanım süresinin, geceyi izinsiz dışarıda geçirme durumunun, adli olay yaşama durumunun, yaşadığı yeri tehlikeli algılamasının, parçalanmış aile yapısına sahip olma durumunun, kurum bakımında yaşama durumunun, düşük aile gelirinin olmasının, aile içi fiziksel şiddetin, aile ile ilişkisini mesafeli algılamasının, ailede intihar girişiminin olmasının ve arkadaş çevresinde KZVD'nin anlamlı oranda daha fazla olduğu görülmüştür. Kendine zarar verme davranışı olarak en sık kesme davranışının kullanıldığı, KZVD'nin çoğunlukla duygu düzenleme işlevi nedeniyle yapıldığı tespit edilmiştir. Katılımcılar arasında yeme tutumları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiş olup, olgu grubu için duygusal yeme puanları daha yüksektir. Katılımcılar arasında başa çıkma stratejileri gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiş olup, olgu grubu için kaçınan başa çıkma alt ölçek puanları daha yüksektir. KZVD gösteren ergenlerde kısıtlayıcı yeme davranışları ile KZVD alt faktörlerinden kendini cezalandırma işlevinin arttığı gözlemlenmiştir. KZVD olan ergenlerin kontrol gruplarındaki ergenlere göre duygusal yeme puanlarının ve kaçınan başa çıkma puanlarının daha fazla olduğu saptanmıştır. Kaçınan başa çıkma davranışı tüm yeme tutumlarında daha fazla kullanıldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Olumsuz duygularla başa çıkamama, KZVD'nin önemli nedenlerinden biridir ve ergenlerde dikkate alınmalıdır. Yetersiz başa çıkma becerileri, intihar riski açısından dikkat gerektirir. Bu riskler göz önünde bulundurulmalı, hastalar izlenmeli ve ailelerle iş birliği yapılmalıdır. Ayrıca, KZVD'si olan ergenlerde olumsuz yeme tutumları zamanla yeme bozukluklarına yol açabileceğinden, bu durum değerlendirilmelidir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: The aim of this study is to examine the relationship between coping strategies with stress and eating attitudes in adolescent girls who engage in self-harming behavior. Method: The study included adolescent girls aged 14–18 who were being followed for non-suicidal self injury (NSSI) at child psychiatry outpatient clinics within a university. Following clinical interviews and administration of the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children - Present and Lifetime Version - Turkish Adaptation (K-SADS-PL-T), 30 adolescents diagnosed with SHB and an internalizing disorder (major depressive disorder, anxiety disorders, post-traumatic stress disorder) were included in the case group. The clinical control group consisted of 30 adolescent girls aged 14–18 who applied for various reasons, had no history of self-harming behavior, and were diagnosed with internalizing disorders after clinical interviews and K-SADS-PL-T. They were matched with the case group in terms of age, gender, and diagnosis. The healthy control group included 30 adolescent girls aged 14–18 who had never applied to child psychiatry services before and were found to have no psychopathology after clinical assessment and K-SADS-PL-T. Participants were administered a sociodemographic data form, the Coping Strategies Inventory for Adolescents (CSIA), and the Dutch Eating Behavior Questionnaire (DEBQ). Additionally, adolescents with SHB were given the Self-Harming Behavior Assessment Scale (SHBAS). Results: All 91 adolescents participating in the study were female. The mean age was 16.32±1.18 for the case group, 16.39±1.23 for the clinical control group, and 16.38±1.06 for the healthy control group, with no significant age difference between groups. Compared to the control groups, adolescents with SHB had significantly lower perceived academic performance, higher school absenteeism, body weight and Body Mass Index (BMI), increased use of cigarettes and alcohol, greater number of daily meals, higher rates of suicide attempts, longer social media usage time, more frequent overnight outings without permission, greater involvement in judicial events, higher perception of living in a dangerous environment, more fragmented family structures, increased rates of institutional care, lower family income, higher rates of domestic physical violence, distant perceived relationships with family, family history of suicide attempts, and higher prevalence of SHB in peer groups. Cutting was found to be the most common method of self-harming behavior, and SHB was primarily carried out for emotional regulation purposes. There were no statistically significant differences in eating attitudes among the groups; however, emotional eating scores were higher in the case group. Similarly, no significant differences were found in overall coping strategies, but avoidant coping subscale scores were higher in the case group. Among adolescents with SHB, restrictive eating behaviors were positively associated with the self-punishment function, a sub-factor of SHB. Emotional eating and avoidant coping scores were higher in adolescents with SHB compared to those in control groups. Avoidant coping strategies were more commonly used across all eating attitudes. Conclusion: Inability to cope with negative emotions is one of the major causes of SHB and should be taken seriously in adolescents. Poor coping skills require attention in terms of suicide risk. These risks must be considered, patients should be monitored, and collaboration with families is essential. Furthermore, as negative eating attitudes in adolescents with SHB may lead to eating disorders over time, this issue should be evaluated closely.

Benzer Tezler

  1. 1985-1986 yıllarında Polatlı Devlet Hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    FERHAN ŞENOL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İlk ve Acil YardımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN

  2. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  3. Hastanelerde acil servis hizmetleri

    Başlık çevirisi yok

    CİHAN SEVİM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    HastanelerGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN

  4. Mammografi ve ultrasonografinin meme kanseri tanısında yeri

    Başlık çevirisi yok

    CEBBAR ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Genel CerrahiGata

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı