Böbrek nakli hastalarında pretransplant dönemde ölçülen frontal düzlem QRS-T açısının posttransplant süreçte bakılan sol ventrikül hipertrofisi ile ilişkisi
The relationship between pretransplant frontal plane QRS-T angle and posttransplant left ventricular hypertrophy in kidney transplant recipients
- Tez No: 939600
- Danışmanlar: PROF. DR. AYDIN ÜNAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Nefroloji, Kardiyoloji, Internal diseases, Nephrology, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, frontal düzlem QRST açısı, sol ventrikül hipertrofisi, Kidney transplantation, frontal plane QRS-T angle, left ventricular hypertrophy
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, böbrek nakli hastalarında pretransplant dönemde ölçülen frontal düzlem QRS-T açısı ile posttransplant sol ventrikül hipertrofisi (SVH) arasındaki ilişkiyi incelemek ve QRS-T açısının böbrek nakli adaylarının kardiyak değerlendirmesinde prognostik bir belirteç olarak kullanılma potansiyelini araştırmaktır. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışmaya 80 tane böbrek nakli yapılmış olan hasta dahil edildi. Hastaların pretransplant ve posttransplant demografik, klinik ve laboratuvar verileri kaydedildi. Pretransplant dönemdeki elektrokardiyografiden (EKG) elde edilen frontal düzlem QRS-T açıları ile pretransplant ve posttransplant ekokardiyografi ile elde edilen sol ventrikül kitle indeksi (SVKİ) ve ejeksiyon fraksiyonları (EF) da kaydedildi. Bulgular: Çalışmada böbrek nakli yapılmış olan 80 hastanın ortalama yaşı 48,8 ± 13,1 yıldır. Hastaların 58'i (%72,5) erkek, 22'si (%27,5) kadındı. Pretransplant diyaliz süresi 6 (0-132) aydı. Son dönem böbrek yetmezliğinin (SDBY) bilinen en sık nedenleri sırasıyla DM (%23,8) ve HT (%20) idi. Pretransplant dönemde 52 (%65,0) hastada, posttransplant dönemde 30 (%37,5) hastada HT mevcuttu. Posttransplant takip süresi 18,5 (1-120) aydı. Ortalama serum kreatinin 1,2 ± 0,5 mg/dl ve tahmini glomerüler filtrasyon hızı (tGFH) 76,5 ± 24,8 ml/dk/1,73 m 2 saptandı. Pretransplant dönemde 59 hastada frontal düzlem QRS-T açısı normal iken, 21 hastada artmış olarak saptandı. Pretransplant EF ile posttransplant dönemdeki EF değerleri karşılaştırıldığında, posttransplant dönemde EF'de istatistiksel olarak anlamlı bir artış söz konusuydu (sırasıyla 57,2 ± 8,5'e karşın 59,6 ± 6,8, p: <0,001). Pretransplant SVKI ortalaması 118,2 ± 31,2 g/m² iken, posttransplant dönemde bu değerin 102,3 ± 29,8 g/m²'ye gerilediği görüldü. Bu düşüş istatistiksel olarak oldukça anlamlıydı (p: ix <0,001). SVH sıklığı pretransplant dönemde %51,3 iken, posttransplant dönemde SVH sıklığının %27,5'e düştüğü görüldü. SVKİ'deki azalmaya benzer olarak, SVH sıklığındaki bu azalma da istatistiksel olarak oldukça anlamlıydı (p: <0,001). Artmış QRS-T açısına sahip hastalar ile normal QRS-T açısına sahip hastalar arasında yaş, cinsiyet, donör kaynağı, pretransplant diyaliz ve posttransplant takip süreleri, SDBY nedeni, pretransplant ve posttransplant vücut kitle indeksleri ile sistolik ve diyastolik kan basınçları, pretransplant ve posttransplant hemoglobin konsantrasyonları, serum kreatinin ve tGFH düzeyleri, albümin ve C-reaktif protein düzeyleri ve albüminüri miktarı açısından anlamlı fark saptanmadı (p: >0,05). Artmış QRS-T açısına sahip hastalarda normal açılı hastalara kıyasla, posttransplant SVKİ anlamlı şekilde daha yüksek bulundu. (Sırasıyla 119 ± 34 g/m 2 'ye karşın 96 ± 26 g/m 2 , p: 0,002). Posttransplant SVH varlığı açısından her iki grup arasında her ne kadar istatistiksel olarak anlamlı fark olmasa da SVH sıklığı artmış QRS-T açısına sahip hastalarda, normal açılı hastalara kıyasla daha fazlaydı (%38,1'e karşın %25,4, p: 0,277). Posttransplant dönemde SVKİ'de gerileme (düzelme) normal açılı grupta azalma %20'leri bulurken, artmış açılı grupta bu azalmanın %3,4 gibi çok düşük oranda kaldığı saptandı. Normal ve artmış açılı gruplar arasında SVKİ'deki bu azalmalar (ΔSVKİ) açısından istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu [sırasıyla 20,0 (-7,6 ̶ 57,1)'e karşın 3,4 (-2,7 ̶ 32,5); p: <0,001]. Pretransplant dönemde SVH saptanan 41 hastanın 19'inde (%46,3) posttransplant dönemde SVH düzelirken, 22 (%53,7) hastada SVH sebat ettiği görüldü. Sadece 1 hastada pretransplant dönemde SVH yokken, posttransplant dönemde SVH gelişti. Pretransplant frontal düzlem QRS-T açısı açısından bakıldığında, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlılık sınırında olsa da posttransplant SVH sebat eden hastalarda, SVH düzelen hastalara kıyasla bu açı değeri daha yüksekti [sırasıyla 57º (15º-163º)'ye karşın 35º (13º-138º), p: 0,091]. SVH sebat eden hastalarda, SVH düzelen hastalara kıyasla, pretransplant SVKİ değeri anlamlı bir şekilde daha yüksek bulundu (152,1 ± 25,2 g/m 2 'ye karşın 128,9 ± 14,9 g/m 2 , p: 0,001). x Beklenildiği üzere, posttransplant SVKİ değeri de SVH sebat eden hastalarda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (136,4 ± 27,7 g/m2'ye karşın 102,1 ± 10,5 g/m2, p: <0,001). Enteresan bir şekilde, posttransplant sistolik kan basıcı (SKB) ve diyastolik kan basıncı (DKB) SVH düzelen hastalarda, sebat eden hastalara kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti [sırasıyla 140(110-155) mmHg'ye karşın 125 (100-150) mmHg, p: 0,035 ve 80 (65-100) mmHg'ye karşın 77,5 (60-100) mmHg, p: 0,018)]. Sonuç: Böbrek nakli yapılan hastalarda pretransplant dönemde bakılan frontal düzlem QRST açısı, posttransplant dönemde bakılan sol ventrikül fonksiyonlarını öngörmekte kullanışlı bir parametre gibi görünmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to investigate the relationship between the pretransplant frontal plane QRS-T angle and posttransplant left ventricular hypertrophy (LVH) in kidney transplant recipients and to evaluate the potential of the QRS-T angle as a prognostic marker in the cardiac assessment of kidney transplant candidates. Patients and Methods: This study included 80 kidney transplant recipients. Pretransplant and posttransplant demographic, clinical, and laboratory data were recorded. The frontal plane QRS-T angle was measured from pretransplant electrocardiograms (ECG), while left ventricular mass index (LVMI) and ejection fraction (EF) were assessed by echocardiography before and after transplantation. Results: The mean age of the 80 kidney transplant recipients was 48.8 ± 13.1 years, and 58 (72.5%) were male, while 22 (27.5%) were female. The median pretransplant dialysis duration was 6 (0–132) months. The most common known causes of end- stage renal disease (ESRD) were diabetes mellitus (DM) (23.8%) and hypertension (HT) (20%). Pretransplant HT was present in 52 (65.0%) patients, whereas posttransplant HT was detected in 30 (37.5%) patients. The median posttransplant follow-up period was 18.5 (1–120) months. The mean posttransplant serum creatinine was 1.2 ± 0.5 mg/dL, and the estimated glomerular filtration rate (eGFR) was 76.5 ± 24.8 mL/min/1.73 m². A normal frontal plane QRS-T angle was observed in 59 patients, whereas 21 patients had an increased QRS-T angle pretransplant. A statistically significant increase in EF was noted posttransplant compared to pretransplant values (57.2 ± 8.5% vs. 59.6 ± 6.8%, p <0.001). The mean pretransplant LVMI was 118.2 ± 31.2 g/m², which significantly decreased to 102.3 ± 29.8 g/m² posttransplant (p <0.001). The prevalence of LVH declined from 51.3% pretransplant to 27.5% posttransplant, demonstrating a statistically significant regression (p <0.001). There were no significant differences between patients with an increased QRS-T angle and those with a normal QRS-T angle in terms of age, sex, donor type, pretransplant dialysis and posttransplant follow-up duration, ESRD etiology, pretransplant and posttransplant body mass index (BMI), systolic and diastolic blood pressure (BP), hemoglobin concentration, serum creatinine, eGFR, albumin, C- reactive protein, or albuminuria (p> 0.05). xii However, posttransplant LVMI was significantly higher in patients with an increased QRS-T angle compared to those with a normal angle (119 ± 34 g/m² vs. 96 ± 26 g/m², p = 0.002). Although the difference was not statistically significant, posttransplant LVH was more prevalent in patients with an increased QRS-T angle compared to those with a normal angle (38.1% vs. 25.4%, p = 0.277). The degree of LVMI regression posttransplant was significantly different between the groups. While LVMI reduction reached approximately 20% in the normal-angle group, the reduction in the increased-angle group was limited to 3.4%, which was significantly lower (p <0.001). Among the 41 patients with pretransplant LVH, 19 (46.3%) showed regression, whereas 22 (53.7%) had persistent LVH posttransplant. Only one patient developed new-onset LVH posttransplant. Although borderline significant, patients with persistent LVH had a higher pretransplant frontal plane QRS-T angle than those whose LVH regressed (57° (15°– 163°) vs. 35° (13°–138°), p = 0.091). Furthermore, pretransplant LVMI was significantly higher in patients with persistent LVH compared to those with LVH regression (152.1 ± 25.2 g/m² vs. 128.9 ± 14.9 g/m², p = 0.001). Similarly, posttransplant LVMI remained significantly higher in patients with persistent LVH (136.4 ± 27.7 g/m² vs. 102.1 ± 10.5 g/m², p <0.001). Interestingly, posttransplant systolic and diastolic BP was significantly higher in patients with LVH regression than in those with persistent LVH (140 (110–155) mmHg vs. 125 (100–150) mmHg, p = 0.035 and 80 (65–100) mmHg vs. 77.5 (60–100) mmHg, p = 0.018, respectively). Conclusion: The pretransplant frontal plane QRS-T angle appears to be a useful parameter for predicting left ventricular function in kidney transplant recipients.
Benzer Tezler
- Böbrek nakli hastalarında karotis intima media kalınlığı ile kardiyovasküler mortalite, morbidite ve greft kaybı arasındaki ilişki
Böbrek nakli hastalarinda karotis i̇ntima media kalinliği i̇le kardiyovasküler mortalite, morbidite ve greft kaybi arasindaki i̇lişki
DUYGU ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ARZU VELİOĞLU
- Renal transplant alıcılarında greft fonksiyon belirteci olarak serum ve idrarda ıl-18 (ınterleukın-18), scd30 (soluble cd30), ngal (neutrophıl gelatınase-assocıated lıpocalın), sistatin c ve kreatinin düzeylerinin karşılaştırılması
Renal transplant recipients as a predictor of graft function serum and urine il-18 (interleukin-18), scd30 (soluble cd30), ngal (neutrophil gelatinase-associated lipocalin) comparison of cystatin c and creatinine levels
HAVVA UÇAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
BiyokimyaAkdeniz ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. S. GÜLTEKİN YÜCEL
- Hemodiyaliz hastalarında prediyaliz ve postdiyaliz sodyum değerleri ile interdiyalitik kilo alımının değerlendirilmesi
Relationship between dialysis input-output sodium valueswith interdialytic weight gain in hemodialysis patients
DUYGU KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NefrolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OKTAY OYMAK
- Renal transplantlı hastalarda graft fonksiyonu üzerine etki eden faktörler
Factors affecting the graft function in renal transplant patients
ÇİĞDEM ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Nefrolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALAATTİN YILDIZ
- Karaciğer nakli sonrasında gelişen kronik böbrek hastalığının metabolik sendrom ve perirenal yağ dokusu ile ilişkisi
The relationship between chronic kidney disease developed after liver transplantation and metabolic syndrome and perirenal fat tissue
SEDA NUR BEYATLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALE GÖKCAN