Geri Dön

Striktüran Crohn hastalığında cerrahi gereksinimi olan hastaların risk faktörlerinin araştırılması

Investigation of risk factors in patients requiring surgery in stricturing Crohn's disease

  1. Tez No: 939169
  2. Yazar: EMIL YUNUSOV
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HALUK TARIK KANİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Crohn hastalığı (CH), gastrointestinal sistemin tamamını etkileyebilen kronik inflamatuvar bir hastalık olup, striktür, fistül ve abse gibi komplikasyonlara yol açabilir. Striktür önemli komplikasyonlardan biri olup hastaların yaklaşık yarısında yaşamları boyunca darlık gelişmektedir. Striktüran CH yönetimi medikal, endoskopik ve cerrahi tedaviyi içermektedir. Ancak ne yazık ki hastaların büyük kısmı hastalığın seyri sırasında bir noktada cerrahi rezeksiyona ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada, striktüran CH' da CH ile ilişkili cerrahi risk faktörlerini ve ameliyat sonrası komplikasyonları araştırdık. Yöntem: Çalışmaya, 1989-2024 yılları arasında tanı alan, inflamatuvar bağırsak hastalıkları (İBH) polikliniğimizde takip edilen CH tanılı hastalar dahil edildi. Demografik ve klinik veriler, hastane elektronik kayıt sistemi ve hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edildi. Kohortumuz, CH ile ilişkili cerrahi geçiren ve geçirmeyen hastalar olmak üzere iki gruba ayrıldı ve bu gruplar ameliyat gereksinimini etkileyen faktörler açısından karşılaştırıldı. Cerrahi uygulanan hastalar ayrıca ameliyattan sonraki 90 gün içinde gelişen komplikasyonlar açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 128 hasta dahil edilmiştir. Ortalama yaş 40,28 ± 14,18 yıl olup hastaların 58'i (%45,3) kadındı. 66 (%51,5) hastada tütün maruziyeti vardı veya halen sigara içmekteydi. 10 (%7,8) hastada birden fazla darlık vardı. Cerrahi grupta 36 (%50,0) hastada intestinal fistül mevcut olup bu oran cerrahi olmayan gruba göre anlamlı derecede yüksekti. (p=0,02). Cerrahi gruptaki 63 (%87,5) hastada biyolojik kullanım öyküsü varken, cerrahi olmayan gruptaki 36 (%64,3) hastada biyolojik maruziyet vardı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,003). Ayrıca, hastalığın intestinal tutulum yerleri karşılaştırıldığında ileokolonik tutulumlu hastalarda ileum tutulumlu hastalara kıyasla istatistiksel olarak hastalık nedenli intestinal cerrahi daha fazla görülmüştür (p = 0,008). Medyan hastalık süresi ise cerrahi grubunda 9 yıl (1 – 43), cerrahi uygulanmayan grupta ise 6 yıl (0 – 17) olarak saptandı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,0001). Çok değişkenli regresyon analizinde hastalık süresi (p = 0,005, OR: 1,112) ve biyolojik kullanımı (p = 0,043, OR: 2,749) cerrahi açısından risk faktörü olarak saptandı. Ameliyat edilen hastaların 26'sında (%36,1) ameliyattan sonraki ilk 90 gün içinde komplikasyon gelişti (17 enfeksiyöz, 9 enfeksiyöz olmayan). Operasyon sonrası komplikasyon gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında ortalama yaş, ortalama tanı yaşı, medyan hastalık süresi, intestinal fistül varlığı, biyolojik tedavi kullanımı, cinsiyet, sigara, fistül varlığı, perianal fistül, abse, darlık sayısı, tutulum yerleri arasında komplikasyon açısından anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Daha uzun hastalık süresi ve ileri tedavi ihtiyacını cerrahi için risk faktörleri olarak belirledik. İleri tedavi gereksinimi genellikle şiddetli hastalık ile ilişkilidir ve bulgularımızın temel nedeni olabilir. Ayrıca, hastalık süresinin uzaması CH'da darlık oluşumu ve komplikasyonlara yol açarak özellikle şiddetli hastalığı olan hastalarda cerrahi müdahale gereksinimini artırabilir.

Özet (Çeviri)

Amaç: Crohn hastalığı (CH), gastrointestinal sistemin tamamını etkileyebilen kronik inflamatuvar bir hastalık olup, striktür, fistül ve abse gibi komplikasyonlara yol açabilir. Striktür önemli komplikasyonlardan biri olup hastaların yaklaşık yarısında yaşamları boyunca darlık gelişmektedir. Striktüran CH yönetimi medikal, endoskopik ve cerrahi tedaviyi içermektedir. Ancak ne yazık ki hastaların büyük kısmı hastalığın seyri sırasında bir noktada cerrahi rezeksiyona ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada, striktüran CH' da CH ile ilişkili cerrahi risk faktörlerini ve ameliyat sonrası komplikasyonları araştırdık. Yöntem: Çalışmaya, 1989-2024 yılları arasında tanı alan, inflamatuvar bağırsak hastalıkları (İBH) polikliniğimizde takip edilen CH tanılı hastalar dahil edildi. Demografik ve klinik veriler, hastane elektronik kayıt sistemi ve hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edildi. Kohortumuz, CH ile ilişkili cerrahi geçiren ve geçirmeyen hastalar olmak üzere iki gruba ayrıldı ve bu gruplar ameliyat gereksinimini etkileyen faktörler açısından karşılaştırıldı. Cerrahi uygulanan hastalar ayrıca ameliyattan sonraki 90 gün içinde gelişen komplikasyonlar açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 128 hasta dahil edilmiştir. Ortalama yaş 40,28 ± 14,18 yıl olup hastaların 58'i (%45,3) kadındı. 66 (%51,5) hastada tütün maruziyeti vardı veya halen sigara içmekteydi. 10 (%7,8) hastada birden fazla darlık vardı. Cerrahi grupta 36 (%50,0) hastada intestinal fistül mevcut olup bu oran cerrahi olmayan gruba göre anlamlı derecede yüksekti. (p=0,02). Cerrahi gruptaki 63 (%87,5) hastada biyolojik kullanım öyküsü varken, cerrahi olmayan gruptaki 36 (%64,3) hastada biyolojik maruziyet vardı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,003). Ayrıca, hastalığın intestinal tutulum yerleri karşılaştırıldığında ileokolonik tutulumlu hastalarda ileum tutulumlu hastalara kıyasla istatistiksel olarak hastalık nedenli intestinal cerrahi daha fazla görülmüştür (p = 0,008). Medyan hastalık süresi ise cerrahi grubunda 9 yıl (1 – 43), cerrahi uygulanmayan grupta ise 6 yıl (0 – 17) olarak saptandı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,0001). Çok değişkenli regresyon analizinde hastalık süresi (p = 0,005, OR: 1,112) ve biyolojik kullanımı (p = 0,043, OR: 2,749) cerrahi açısından risk faktörü olarak saptandı. Ameliyat edilen hastaların 26'sında (%36,1) ameliyattan sonraki ilk 90 gün içinde komplikasyon gelişti (17 enfeksiyöz, 9 enfeksiyöz olmayan). Operasyon sonrası komplikasyon gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında ortalama yaş, ortalama tanı yaşı, medyan hastalık süresi, intestinal fistül varlığı, biyolojik tedavi kullanımı, cinsiyet, sigara, fistül varlığı, perianal fistül, abse, darlık sayısı, tutulum yerleri arasında komplikasyon açısından anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Daha uzun hastalık süresi ve ileri tedavi ihtiyacını cerrahi için risk faktörleri olarak belirledik. İleri tedavi gereksinimi genellikle şiddetli hastalık ile ilişkilidir ve bulgularımızın temel nedeni olabilir. Ayrıca, hastalık süresinin uzaması CH'da darlık oluşumu ve komplikasyonlara yol açarak özellikle şiddetli hastalığı olan hastalarda cerrahi müdahale gereksinimini artırabilir.

Benzer Tezler

  1. Batı tesirine kadar Osmanlı mimarisinde estetik kriterler

    Başlık çevirisi yok

    LEYLA BAYDAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK KARAMAĞARALI

  2. 4-benzoil-5-fenil 2,3-furandionun üre ve bazı üre türevleriyle reaksiyonları

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KimyaErciyes Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUNUS AKÇAMUR

  3. Lexikalische interferenzfehler

    Başlık çevirisi yok

    TAHİR BALCI

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1987

    Eğitim ve ÖğretimAnadolu Üniversitesi

    PROF. DR. NEVİN SELEN

  4. Çeşitli dikiş tekniklerinin geç dönemde oluşan vasküler striktürle ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    KADİR KARAHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı