Geri Dön

Genital siğili olan erkeklerde psikososyal etkilerinin ve cinsel fonksiyon bozukluğunun araştırılması

Investigation of psychosocial effects and sexual dysfunction disorder in men with genital warts

  1. Tez No: 936629
  2. Yazar: FURKAN AYDIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. LEYLA BAYKAL SELÇUK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Genital siğil, psikososyal etkiler, cinsel fonksiyon bozukluğu, yaşam kalitesi, HPV aşısı, Genital warts, psychosocial impact, sexual dysfunction, quality of life, HPV vaccine
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kadınlardaki HPV enfeksiyonları üzerine yapılan önceki çalışmalardan farklı olarak, bu araştırmada erkeklerde görülen genital siğillerin hastalığın yayılımı, mortalite ve morbidite oranları üzerindeki etkisini ele almak hedeflenmiştir. Ayrıca, bu hastalarda psikososyal etkilenim ve cinsel fonksiyon bozuklukları başta olmak üzere, hastalığın genel yaşam kalitesine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, HPV ve HPV aşısına yönelik bilgi düzeyi ve tutumların kapsamlı bir şekilde incelenmesi de çalışmanın temel hedefleri arasındadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Kasım 2022 ile Kasım 2024 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı polikliniğine başvuran, 18 ila 70 yaş aralığında olan ve daha önce anksiyete veya depresyon tanısı almamış 80 erkek hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan bireylerin demografik özellikleri, lezyonların lokalizasyonu ve süresi, uygulanan tedavi yöntemleri ve tedaviye yanıtları, eşlik eden hastalıkları, eş öyküsü, cinsel partner sayısı, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara yönelik serolojik değerlendirmeleri, HPV aşı durumu ve aşının yanı sıra HPV hakkındaki bilgi ve tutumları veri toplama formu aracılığıyla kaydedilmiştir. Hastaların yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla Dermatoloji Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ), psikososyal etkilenimi belirlemek için Beck Depresyon Envanteri ve cinsel fonksiyon bozukluklarını saptamak için Golombok-Rust Cinsel Doyum Ölçeği uygulanmıştır. Kontrol grubu olarak, bilinen herhangi bir psikiyatrik hastalığı bulunmayan ve 18 ila 70 yaş aralığında olan 80 erkek birey çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Vaka ve kontrol gruplarının demografik özellikleri (yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, boy ve kilo) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Tedavi yöntemleri ve yanıtları açısından; vaka grubunda yer alan hastaların %56,3'üne kriyoterapi uygulanmış olup, genel tedavi yanıtları değerlendirildiğinde, hastaların %55,2'sinde“iyi”, %39,7'sinde“kısmi”ve %5,2'sinde“yetersiz/kötü”yanıt elde edilmiştir. Kriyoterapi ile topikal tedavi kombinasyonu uygulanan hastalarda %88,9 oranında iyi yanıt gözlenirken, tedavi almayan hastalarda %100 oranında kısmi yanıt kaydedilmiştir. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla uygulanan Dermatoloji Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ) puanı vaka grubunda 2,4±2,6, kontrol grubunda ise 1,2±2,2 olarak ölçülmüş olup, bu fark p<0,001 düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, yaşam kalitesinde olumsuz etki bildiren bireylerin oranı vaka grubunda %41,3, kontrol grubunda ise %77,5 olarak belirlenmiştir. Depresyon değerlendirmesinde; her iki grupta da en yaygın depresyon düzeyi minimal depresyon olarak tespit edilmiştir. Bununla birlikte, orta düzey depresyon vaka grubunda %11,3, kontrol grubunda %3,8 olup (p=0,025), şiddetli depresyon vaka grubunda %2,5 oranında gözlenirken, kontrol grubunda hiç tespit edilmemiştir (p=0,025). Orta ve şiddetli depresyon oranlarının toplamı vaka grubunda %13,8, kontrol grubunda ise %3,8 olarak bulunmuş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Genel olarak, vaka grubundaki bireylerin %86,3'ü minimal-hafif depresyon düzeyinde iken, kontrol grubunda bu oran %96,3 olarak kaydedilmiştir. Cinsel fonksiyon bozuklukları açısından yapılan değerlendirmelerde, cinsel doyum sorunu vaka grubunda %30, kontrol grubunda ise %13,8 olarak belirlenmiş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,022). Ayrıca, dokunma problemi (p=0,035) ve erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) vaka grubunda sırasıyla %27,5 ve %11,3 olarak tespit edilmiş olup, kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Diğer cinsel işlev parametreleri (cinsel kaçınma, iletişim, erken boşalma, cinsel ilişki sıklığı ve niteliği) açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. HPV aşısı, bilgi ve tutum değerlendirmesinde; HPV aşısını duyma oranları her iki grup arasında benzer bulunmuş olmakla birlikte, doktor tarafından önerilme oranı vaka grubunda %78,8, kontrol grubunda ise %12,5 olarak tespit edilmiş ve bu fark p<0,001 düzeyinde anlamlı bulunmuştur. HPV aşısı yaptırma oranı vaka grubunda %13,8, kontrol grubunda ise %3,8 olup (p=0,025), aşı yaptırmayı düşünme oranı vaka grubunda %50, kontrol grubunda %15 olarak belirlenmiştir (p<0,001). HPV hakkındaki bilgi düzeyi değerlendirildiğinde, genital siğillerin yalnızca genital bölgede görüleceğini düşünen bireylerin oranı vaka grubunda %51,2, kontrol grubunda ise %32,5 olarak saptanmış (p=0,016); cinsel aktif bireylerin %50'den fazlasının HPV ile enfekte olduğuna dair bilgi sahibi olma oranı ise vaka grubunda %78,8, kontrol grubunda %50 olup (p<0,001) anlamlı bir fark gözlenmiştir. Sonuçlar: Bu çalışma, genital siğil tanısı alan erkek bireylerde yaşam kalitesinin belirgin şekilde azaldığını ve uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinlik açısından değişkenlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, orta ve şiddetli depresyon oranlarının kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu, cinsel fonksiyon bozukluklarının – özellikle cinsel doyum eksikliği, dokunma ile ilgili problemler ve erektil disfonksiyon – vaka grubunda daha yaygın görüldüğü belirlenmiştir. HPV aşısına yönelik bilgi düzeyi ve tutum açısından da vaka grubunun kontrol grubundan anlamlı şekilde farklılaştığı gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular, genital siğilin yalnızca fiziksel sağlık üzerinde değil, aynı zamanda psikososyal iyi oluş ve cinsel yaşam kalitesi üzerinde de önemli olumsuz etkiler yarattığını göstermektedir. Bu doğrultuda, HPV enfeksiyonlarının yalnızca klinik tedavi süreçleriyle değil, aynı zamanda psikososyal destek ve farkındalığı artırmaya yönelik multidisipliner yaklaşımlarla ele alınması gerektiği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Unlike previous studies focusing on HPV infections in women, this research aims to examine the impact of genital warts in men on disease transmission, mortality, and morbidity rates. Additionally, this study seeks to assess the effects of the disease on overall quality of life, particularly in terms of psychosocial impact and sexual dysfunction. Furthermore, a comprehensive evaluation of knowledge and attitudes toward HPV and HPV vaccination is among the primary objectives of this study. Materials and Methods: This study was conducted between November 2022 and November 2024 at the Department of Dermatology and Venereology, Karadeniz Technical University, with 80 male patients aged between 18 and 70 years who had not been previously diagnosed with anxiety or depression. The demographic characteristics of the participants, the location and duration of lesions, treatment methods and responses, comorbidities, partner history, number of sexual partners, serological evaluations for other sexually transmitted infections, HPV vaccination status, and knowledge and attitudes toward HPV and the HPV vaccine were recorded using a data collection form. To assess patients' quality of life, the Dermatology Life Quality Index (DLQI) was applied, while the Beck Depression Inventory (BDI) was used to evaluate psychosocial impact, and the Golombok-Rust Inventory of Sexual Satisfaction (GRISS) was administered to detect sexual dysfunctions. The control group consisted of 80 males aged between 18 and 70 years with no known psychiatric disorders. Results: There were no statistically significant differences between the case and control groups in terms of demographic characteristics (age, education level, marital status, height, and weight). Regarding treatment methods and responses, 56.3% of patients in the case group received cryotherapy. The overall treatment responses were classified as“good”in 55.2%,“partial”in 39.7%, and“inadequate/poor”in 5.2% of patients. In the combination treatment of cryotherapy and topical therapy, an 88.9% good response rate was observed, whereas patients who did not receive treatment exhibited a 100% partial response rate. Regarding quality of life assessment, the DLQI score was 2.4±2.6 in the case group and 1.2±2.2 in the control group, with this difference being statistically significant (p<0.001). Additionally, the proportion of individuals reporting a negative impact on quality of life was 41.3% in the case group and 77.5% in the control group. In terms of depression levels, minimal depression was the most common level observed in both groups. However, moderate depression was detected in 11.3% of the case group and 3.8% of the control group (p=0.025), whereas severe depression was observed in 2.5% of the case group but was not detected in the control group (p=0.025). The combined prevalence of moderate and severe depression was 13.8% in the case group and 3.8% in the control group, indicating a statistically significant difference. Overall, 86.3% of individuals in the case group had minimal-mild depression, compared to 96.3% in the control group. In sexual function assessments, sexual dissatisfaction was reported in 30% of the case group and 13.8% of the control group, with this difference being statistically significant (p=0.022). Furthermore, problems related to physical contact (p=0.035) and erectile dysfunction were significantly more prevalent in the case group (27.5%) compared to the control group (11.3%). However, no statistically significant differences were found between the groups in other sexual function parameters, including avoidance, communication, premature ejaculation, and frequency and quality of sexual intercourse. Regarding knowledge and attitudes toward HPV vaccination, awareness of the HPV vaccine was similar between the groups. However, the rate of receiving a doctor's recommendation for vaccination was significantly higher in the case group (78.8%) compared to the control group (12.5%) (p<0.001). The HPV vaccination rate was 13.8% in the case group and 3.8% in the control group (p=0.025). Additionally, willingness to receive the HPV vaccine was reported at 50% in the case group and 15% in the control group (p<0.001). Regarding HPV knowledge, 51.2% of the case group and 32.5% of the control group believed that genital warts occur only in the genital area (p=0.016). Furthermore, awareness that more than 50% of sexually active individuals are infected with HPV was significantly higher in the case group (78.8%) than in the control group (50%) (p<0.001). Conclusion: This study revealed that men diagnosed with genital warts experience a significant decline in quality of life and that treatment responses vary in effectiveness. Additionally, moderate to severe depression rates were found to be significantly higher in the case group compared to the control group. Sexual dysfunctions, particularly sexual dissatisfaction, problems with physical contact, and erectile dysfunction, were also more prevalent among individuals with genital warts. Knowledge and attitudes toward HPV vaccination differed significantly between the case and control groups. These findings indicate that genital warts not only affect physical health but also have substantial negative consequences on psychosocial well-being and sexual quality of life. Therefore, HPV infections should be addressed not only through clinical treatment strategies but also through multidisciplinary approaches incorporating psychosocial support and awareness programs.

Benzer Tezler

  1. Geçmişte, günümüzde syphilis (frengi)

    Syphilis today and in the past

    BELKIS ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    DermatolojiUludağ Üniversitesi

    Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL DEMİRHAN ERDEMİR

  2. Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı

    The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent

    NİHAL YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. GÜVEN URAZ

  3. Behçet hastalığında levamisole ve colchicine tedavisi ile elde edilen sonuçlar

    Başlık çevirisi yok

    KIYMET MENGÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    DermatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

  4. Genital organ anomalisi gösteren olgularda kromozom ve x kromatini analizi

    Chromosom and x chromatin analysis in the cases have genital organ anomalies

    MUSTAFA SOLAK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tıbbi BiyolojiAnadolu Üniversitesi

    DOÇ. DR. NURETTİN BAŞARAN