Geri Dön

Canlı böbrek vericilerinin uzun dönem klinik ve laboratuvar sonuçları

Long term clinical outcomes of living kidney donors

  1. Tez No: 935705
  2. Yazar: MUSTAFA EYMEN KONTAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜLENT TOKGÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: canlı böbrek bağışı, böbrek nakli, kronik böbrek hastalığı, unilateral nefrektomi, böbrek bağışı, hipertansiyon, diyabetes mellitus, living kidney donation, kidney transplantation, chronic kidney disease, unilateral nephrectomy, kidney donation, hypertension, diabetes mellitus
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Canlı böbrek vericisi olan bireylerin bağış sonrası proteinüri, hipertansiyon, diyabet gibi klinik durumlar açısından sonuçlarının ortaya konulması Hastalar ve Yöntem: Erciyes Üniversitesi Nefroloji Polikliniğinde takip edilmekte olan 87 böbrek vericisi birey ve bu bireylere demografik olarak benzer 100 kontrol grubu birey çalışmaya alınmıştır. Canlı böbrek vericileri ve kontrol grubu bireylerin bağış öncesi ve bağış sonrası glomerül filtrasyon hızları, kronik hastalık durumları, anamnez ve fizik muayene bulguları, sistolik ve diyastolik kan basınçları, boy, kilo ölçümleri, spot idrar proteinüri düzeyleri kayıt altına alındı. Elde edilen veriler canlı börek vericilerinin bağış öncesi ve bağış sonrası durumları aynı zamanda vericiler ile kontrol grubu bireyeler kendi aralarında karşılaştırıldı. Bulgular: Yapılan çoklu regresyon analizleri ile, bireyin bağış için nefrektomi olmasının hipertansiyon insidansını artıran bağımsız bir risk faktörü olduğu tespit edildi (p=0.002). Bağış esnasında vericinin yaşının yüksek olmasının bağış sonrası hipertansiyon insidansını artıran bağımsız bir risk faktörü olduğu tespit edildi. (p=0.025). Yine bu hastalarda bağış sonrası takiplerde vücut kitle indeksindeki artışın hipertansiyon insidansında artışa sebep olan bağımsız bir risk faktörü olduğu tespit edildi (p=0.006). Yine yapılan çoklu regresyon analizleri ile bağış için yapılan nefrektominin bireyin GFH'sinde kalıcı ve %20'nin üzerindeki düşüşler açısından bir risk faktörü olduğu saptandı (p<0.001). Bağış sonrasında bireyin vücut kitle indeksinin her bir birim artışının diyabet gelişimi açısından bağımsız bir risk faktörü olduğu, yine bağış esnasında bireyin yaşının ileri olmasının (her bir yıl için) diyabet gelişimi için bir risk doğurduğu tespit edildi (p=0.0014, p=0.010). Böbrek vericisi bireylerin bağıştan sonra kalan böbreklerinin uzun ve kısa aks ölçümlerinde anlamlı derecede artış saptandı (p<0.001,p<0.001). Böbrek vericisi bireylerin bağıştan önceki ve sonraki proteinüri düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir fark saptanmadı (p=0.663). Sonuç: Canlı böbrek vericisi bireyler, hipertansiyon ve GFH'de kalıcı azalma yönünden genel popülasyona göre artmış riske sahiptir. Bağış sonrası diyabet ve hipertansiyon gelişimi üzerinde bireyin bağış esnasındaki yaşı ve bağış sonrası vücut kitle indeksinin öngörücü değeri vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: To evaluate the clinical outcomes such as development of hypertension and diabetes, proteinuria also the change on kidney function and kidney volume in the living kidney donors after donation. Patients and methods: At Erciyes University, 87 living kidney donors and 100 healty people as control group were included in the study. Each individual's history, physical examination findings, demographic information, systolic and diastolic blood pressures, height, weight measurements, spot urine protein/creatinine ratio and biochemistry examinations were recorded during an outpatient check. Also renal ultrasonographic imaging of donors were recorded before and after the donation. After all datas obtained; both donor and the control group and the donors pre-donation and post-donation data were compared among themselves. Results: Multiple regression analyzes determined that having nephrectomy for donation was an independent risk factor for increasing the incidence of hypertension (p=0.002). It was determined that the advanced age of the donor at the time of donation was an independent risk factor that increased the incidence of post-donation hypertension (p=0.025). In these patients, it was determined that the increase in body mass index in the follow-ups after donation was an independent risk factor causing an increase in the incidence of hypertension (p=0.006). Again, with multiple regression analyzes, it was determined that nephrectomy for donation is a risk factor in terms of permanent and over 20% decreases in the GFR of the individual (p<0.001). It was determined that each unit increase in the body mass index of the individual after donation is an independent risk factor for the development of diabetes, and that the individual's advanced age (for each year) at the time of donation poses a risk for the development of diabetes (p=0.0014, p=0.010). When proteinuria levels of kidney donors before and after donation were compared, no significant difference was found (p=0.663). Conclusion: Living kidney donors have an increased risk of hypertension and permanent reduction in GFR compared to the general population. Age at the time of donation and body mass index after donation are predictive on the development of diabetes and hypertension after donation.

Benzer Tezler

  1. Pediyatrik böbrek transplantasyonlarında akut ve kronik rejeksiyonlarda ICAM-1 gen polimorfizminin rolü

    Başlık çevirisi yok

    SERAP NUR ERGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANER KABASAKAL

  2. Canlı donör değerlendirme aracının geçerlilik çalışması, karaciğer ve böbrek donörlerinin psikososyal izlemi

    Başlık çevirisi yok

    SALİH MERT BALKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriEge Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYRİYE ELBİ

    DOÇ. DR. ÖZLEM KUMAN TUNÇEL

  3. Renal transplantasyon ile izlenen pediatrik hastalarda nötrofil lenfosit oranı ve trombosit lenfosit oranının akut rejeksiyonla ilişkisinin ve kronik allogreft nefropatisini belirlemedeki rolünün değerlerlendirilmesi

    The value of the relationship of neutrophil lymphocyte rate and platelet lymphocyte ratio with acute rejection and their role in determination of chronic alllogreft nephropathy in pediatric patients followed after renal transplantation

    HÜLYA ERCAN EMREOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAHAR BÜYÜKKARAGÖZ

  4. Böbrek vericilerinin uzun dönem sonuçları

    Long term results of kidney donors

    ALPARSLAN GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN KEVEN

  5. Böbrek nakli vericilerinde uzun süreli takip sonucunda kronik böbrek hastalığı gelişme riski ve etkili faktörler

    Risk of developing chronic kidney disease for kidney transplant donors and related factors in LONG-TERM follow-up period

    GÜLDEHAN HABERAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NefrolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ARICI