Geri Dön

Adölesan ve genç erişkinlerde intiharlar: Psikolojik otopsi çalışması

Suicides in adolescents and young adults: A psychological autopsy study

  1. Tez No: 934564
  2. Yazar: ESRA TAŞALP
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SAİT ÖZSOY, PROF. DR. KAMİL NAHİT ÖZMENLER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Adli Tıp, Adli Psikiyatri, Psikolojik Otopsi, Genç İntiharları, Forensic Medicine, Forensic Psychiatry, Psychological Autopsy, Youth Suicide
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Gülhane Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İntihar, bir hastalık olmasa da intihar girişimlerini de kapsayan intihar davranışı önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre gençler arasındaki intiharlar, tüm intiharların 1/3'ünü oluşturmakta ve 15- 29 yaşlar arasındaki ölümlerin dördüncü en sık nedenidir. İntihar eylemi; biyolojik, psikolojik, kültürel, sosyoekonomik faktörlerle yakından ilişkilidir ve eylemin öncesinde bireylerin uyarı niteliğinde olabilecek işaretler verebildiği bilinmektedir. Bu çalışma; bireylerin kendisi, ailesi ve yakın çevresi için birer trajedi olan intiharı, tetikleyen risk faktörlerini, altta yatan psikososyal sorunları ve kişiler arası problemleri, intihar yöntemlerini tanımlayarak 10-24 yaş arası bireylerde intiharı önleme stratejilerinin geliştirilmesi konusunda yapılacak çalışmalara ışık tutmak amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; 2013-2022 yılları arasında Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ında otopsileri yapılmış ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ölüm sebebi intihar olarak belirlenerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, dava dosyaları kapanmış 10-24 yaş arası ardışık 239 olgunun retrospektif olarak adli tahkikat dosyaları ve ölü muayene tutanakları incelenerek“psikolojik otopsi”kavramı temelinde intihar öncesi son iki haftada yaşanmış baş edilemeyen akut tetikleyiciler, daha uzun dönemde yaşandığı ifade edilen psikososyal ve kişiler arası problemler, intiharı öngörücü faktörler (önceki intihar girişimleri, intihar olmayan kendine zarar verme davranışları, intihar düşüncesi paylaşımları), düzenlenen otopsi raporlarından elde edilen bulgular ve toksikoloji sonuçları ile birlikte değerlendirilerek“yapılandırılmış psikolojik otopsi formu”üzerinde irdelendi. Tüm parametreler cinsiyet ve yaş grupları arasında istatistiksel olarak değerlendirildi. x Bulgular: Çalışmamızda olguların ortanca yaşı 20,5 yıl, %68,6'sı erkek, %57,3'ü 20- 24 yaş grubunda, en sık tercih edilen intihar yöntemlerinin ası (%39,7), yüksekten atlama (%27,6) ve ateşli silah yaralanması (%20,9) olduğu tespit edildi. Kadınlarda yüksekten atlama, erkeklerde ise ası ve ateşli silah kullanılmasının diğer yöntemlere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi (p<0,001). Veri elde edilemeyen olgular dışlandığında; olguların %26,8'inin intihardan kısa bir süre önce (son 14 günde) intiharı tetikleyen baş edilemeyen bir olay yaşadığı, bu olgulardan %72,1'inde ise tetikleyici olayın son 24 saat içinde yaşandığı tespit edildi. En yüksek orandaki tetikleyicinin duygusal ilişki sorunları ve ayrılıklar (%55,7) olduğu saptandı. Son 24 saat içinde intiharı tetikleyici bir olay yaşayan olgularda, 24 saatten daha uzun süre önce tetikleyici bir olay yaşayan olgulara göre, yüksekten atlama yöntemi istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,005). Veri elde edilemeyen olgular dışlandığında; olguların %79,1'inde psikososyal ve kişiler arası problemler tanımlandığı saptandı. Olası psikiyatrik hastalıklar (%50,2) dışlandığında en sık problemin kişiler arası sorunlar olduğu, en sık kişiler arası sorunun ise duygusal ilişki sorunları olduğu (%24,1), bunu ailevi problemlerin takip ettiği (%23,2) belirlendi. Otopsi raporlarından elde edilen toksikoloji sonuçlarında; olguların %15,9'unda psikiyatrik ilaçlar ve bunlar arasında da en sık antidepresanlar (%79) tespit edildi. Olguların %10,5'inde etanol, %12,1'inde uyuşturucu-uyarıcı maddeler (amfetamin ve türevleri (%51,7) saptandı. Veri elde edilebilen olguların %13,3'ünün özgeçmişinde intihar girişimi öyküsü olduğu, intihar girişim öyküsü olanların %36,7'sinin birden fazla kez intihar girişiminde bulunduğu tespit edildi. Olguların %22,2'sinin intihar notu bıraktığı, veri elde edilebilen olguların %23,1'inin ise intihar düşüncesini eylemden hemen önce veya bir süre önce birisiyle paylaştığı tespit edildi. Sonuçlar: Bu çalışmanın sonucunda, adli soruşturma süreçleri ve intihar orijinli ölüm araştırmalarında faydalı olabilecek sonuçlar elde edildi. Çalışmamızda intihar yöntemlerine, intihar tetikleyicilerine, intiharda altta yatan psikososyal ve kişiler arası problemlere, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımlarına yönelik bulgular elde edilmiş; cinsiyet ve yaş dağılımlarına yönelik çarpıcı sonuçlara ulaşılmıştır. Bulgular; intiharın anlaşılmasında psikolojik otopsi çalışmalarının önemine dikkat çekmekle birlikte, antemortem psikiyatri kayıtlarının dahil edildiği bir psikolojik otopsinin adli sürecin aydınlatılmasında fayda sağlayacağı düşünülmektedir. xi

Özet (Çeviri)

Background: Suicide, while not a disease, is a significant public health issue encompassing suicidal behavior, including suicide attempts. According to data from the World Health Organization (WHO), suicides among young people account for one third of all suicides and represent the fourth leading cause of death among individuals aged 15–29. The act of suicide is closely associated with biological, psychological, cultural, and socioeconomic factors, and it is known that individuals may exhibit warning signs prior to the act. This study aims to shed light on the tragedy of suicide, which affects individuals, their families, and their close social circles, by identifying the risk factors, underlying psychosocial issues, interpersonal problems, and methods of suicide. By doing so, it seeks to contribute to the development of strategies for preventing suicide among individuals aged 10–24. Materials and Methods: In this study, the retrospective evaluation was conducted on the forensic investigation files and postmortem examination reports of 239 consecutive cases aged 10–24 years. These cases underwent autopsy at the Ankara Forensic Medicine Group Chairmanship between 2013 and 2022, where the cause of death was determined as suicide by the Ankara Chief Public Prosecutor's Office, and the cases were closed with a decision of non-prosecution. Based on the concept of“psychological autopsy,”the study analyzed acute stressors experienced in the two weeks preceding the suicide, psychosocial and interpersonal problems reported over a longer period, and predictive factors of suicide (such as prior suicide attempts, non suicidal self-injurious behaviors, and expressions of suicidal ideation). Additionally, findings from autopsy reports and toxicology results were evaluated and interpreted using a structured psychological autopsy form. All parameters were statistically analyzed across gender and age groups. Results: In our study, the median age of the cases was 20.5 years, 68.6% were male, and 57.3% belonged to the 20–24 age group. The most frequently used methods of xii suicide were hanging (39.7%), jumping from a height (27.6%), and firearm-related injuries (20.9%). It was found that jumping from a height was significantly more common among females, while hanging and firearm use were significantly more common among males (p<0.001). Excluding cases with unavailable data, 26.8% of individuals experienced an acute, unmanageable event that triggered the suicide shortly before the act (within the last 14 days), and 72.1% of these triggers occurred within the last 24 hours. The most common trigger was emotional relationship problems and breakups (55.7%). Among those who experienced a trigger event within the last 24 hours, the use of jumping from a height as a method was significantly higher compared to those who experienced a trigger event more than 24 hours prior (p<0.005). Excluding cases with unavailable data, psychosocial and interpersonal problems were identified in 79.1% of cases. When potential psychiatric disorders (50.2%) were excluded, interpersonal problems emerged as the most common issue, with emotional relationship problems (24.1%) being the most frequent, followed by familial problems (23.2%). Toxicology results from autopsy reports revealed the presence of psychiatric medications in 15.9% of cases, with antidepressants accounting for 79% of these. Additionally, ethanol was detected in 10.5% of cases, and illicit or stimulant substances (e.g., amphetamines and derivatives) in 12.1%. Among cases with available data, 13.3% had a history of prior suicide attempts, and 36.7% of those with a history of attempts had attempted suicide multiple times. It was also determined that 22.2% of cases left a suicide note, and 23.1% of individuals with available data had shared their suicidal thoughts with someone either immediately before or some time prior to the act. Conclusion: As a result of this study, findings that could be useful in forensic investigation processes and research on suicide-related deaths were obtained. Our study yielded results regarding suicide methods, triggers, underlying psychosocial and interpersonal problems, and illicit drug use. Striking findings related to gender and age distributions were also identified. These results highlight the importance of psychological autopsy studies in understanding suicide. Moreover, it is suggested that incorporating antemortem psychiatric records into psychological autopsies could contribute significantly to elucidation of the judicial process. xiii

Benzer Tezler

  1. Adölesan ve genç erişkinlerde asetabuler displazi tedavisinde uygulanan ganz osteotomisinin klinik sonuçları üzerinde etkili faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of factors affecting the clinical outcomes of ganzosteotomy in the treatment of acetabular dysplasia in adolescents and young adults

    ZİRVECAN GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Ortopedi ve TravmatolojiHacettepe Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNEY YILMAZ

  2. Adölesan ve genç erişkinlerde meme MR görüntülemenin yeri

    The role of breast MR imagng in adolescents and young adults

    RUKİYE AYSU REVANLI SAYGILI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜREYYA BURCU GÖRKEM

  3. Geç adolesan ve genç erişkinlerde mikroimplant destekli hızlı maksiller genişletmeyi takiben iskeletsel etkilerin ve alveolar kemik kaybının konik ışınlı bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of skeletal effects and alveolar bone loss following microimplant-assisted rapid maxillary expansion using cone-beam computed tomography in late adolescents and young adults

    MEHÇURE NUR ALBAYRAK ERDOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Diş HekimliğiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAZGI AY ÜNÜVAR

  4. Endometriozisli adölesan ve genç erişkinlerde santral sensitizasyon ve ilişkili risk faktörlerinin araştırılması

    Investigation of central sensitization and associated risk factors in adolescents and young adults with endometriosis

    ZÜHAL ALTINTAŞ SAKAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERYEM HOCAOĞLU

  5. 10–24 yaş arası adölesan ve genç erişkinlerde meningokok taşıyıcılığı sıklığı, serogrup dağılımı ve taşıyıcılık ile ilişkili risk faktörleri ile belirlenmesi

    Prevalence, serogroup distribution, and related risk factors for nasopharyngeal carriage of neisseria meningitidis in adolescents and young adults aged between 10 to 24 years old

    RAHMİ TUNA TEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENER ÇAĞRI DİNLEYİCİ