Geri Dön

Yerel yöneticilerin kent hakkı çerçevesindeki sorumlulukları ve sakin şehir ilkelerinin sunduğu olanaklar

Responsibilities of local administrators within the framework of the right to the city and the opportunities offered by the principles of the slow city

  1. Tez No: 930830
  2. Yazar: FURKAN ÇAPOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAKAN REYHAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hitit Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, kent hakkı ilkelerinin kentlerde uygulanabilmesi doğrultusunda belediyelerin görev ve sorumluluklarının yeniden değerlendirilmesini sakin şehir ilkeleri ekseninde tanımlanmasını amaçlamaktadır. Dünya genelinde hızla artan şehirleşme oranları, kentsel alanları hem fırsatlar hem de eşitsizlikler açısından önemli merkezler haline getirmiştir. Ancak, yoksul ülkelerdeki kalkınma modelleri, gelir ve güç yoğunlaşmasına, yoksulluk ve dışlanmanın artmasına, çevresel bozulmaya ve sosyal ayrışmaya yol açmaktadır. Bu bağlamda, kent hakkı kavramı, sosyal adalet, eşitlik, demokrasi ve sürdürülebilirlik ilkeleri temelinde şehirleri yeniden düşünmek için alternatif bir çerçeve sunmaktadır. Kent hakkı, tüm sakinlerin adil, kapsayıcı, güvenli ve sürdürülebilir şehirleri kullanma, işgal etme, üretme, yönetme ve bu şehirlerden yararlanma hakkını içermektedir. Bu hak, klasik insan haklarının ele almadığı mekânsal dışlanmayı da dikkate alarak, kentin sosyal işlevi, kamusal alanların kalitesi, kırsal-kentsel bağlantılar, ekonomiler, vatandaşlık ve siyasi katılım gibi talepleri kapsar. Çalışmada, belediyelerin kent hakkı ilkelerini uygulayabilmek için nasıl bir rol üstlenmesi gerektiği ve sakin şehir ilkerinden nasıl bir ek olanak elde edilebileceği incelenmiştir. Bu kapsamda, beldiyelerin görev ve sorumluluklarının, kentlerin sosyal bağlarını güçlendirmek, doğayla ilişkileri korumak, yaşam tarzlarını desteklemek ve teknolojik yenilikleri entegre etmek gibi sorumlulukları içerecek şekilde yeniden sakin şehir ilkelerince şekillendirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Yerel yöneticilerin bu rollerini nasıl yerine getireceği, bireysel ve kolektif hakların korunması açısından kritik öneme sahiptir.

Özet (Çeviri)

This study aims to re-evaluate the duties and responsibilities of municipalities in line with the implementation of the principles of the right to the city in cities and to define them in the context of the principles of the slow city. Rapidly increasing urbanization rates around the world have made urban areas important centers in terms of both opportunities and inequalities. However, development models in poor countries lead to concentration of income and power, increased poverty and exclusion, environmental degradation and social segregation. In this context, the concept of the right to the city offers an alternative framework for rethinking cities based on the principles of social justice, equality, democracy and sustainability. The right to the city includes the right of all residents to use, occupy, produce, manage and benefit from fair, inclusive, safe and sustainable cities. This right includes demands such as the social function of the city, the quality of public spaces, rural-urban connections, economies, citizenship and political participation, taking into account spatial exclusion that classical human rights do not address. The study examines the role that municipalities should undertake in order to implement the principles of the right to the city and what additional opportunities can be obtained from the principles of the slow city. In this context, it is argued that the duties and responsibilities of municipalities should be reshaped according to the principles of the quiet city, including responsibilities such as strengthening the social ties of cities, protecting relations with nature, supporting lifestyles and integrating technological innovations. How local administrators will fulfill these roles is of critical importance in terms of protecting individual and collective rights.

Benzer Tezler

  1. Kentsel dönüşümün insan hakları boyutu

    The human ri̇ghts di̇mensi̇on of urban regenerati̇on

    GÜL İSMAHAN BABA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Siyasal Bilimlerİstanbul Aydın Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENVER BOZKURT

  2. Dokuma Park Antalya Müzik Müzesi konsept önerisi

    Dokuma Park Antalya Music Museum concept proposal

    DENİZ TANRIVERDİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    MüzecilikAkdeniz Üniversitesi

    Müzecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVZAT ÇEVİK

  3. Yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi bağlamında kent konseyleri Beyoğlu Kent Konseyi

    City councils in the context of participative democracy in local governments Beyoğlu City Council

    ZÜBEYT TUGAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Siyasal BilimlerAltınbaş Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EYLEM AKDENİZ GÖKER

  4. Doğu Avrupa gelişmeleri -Türkiye'ye etkileri-

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Uluslararası İlişkilerİstanbul Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BENER KARAKARTAL

  5. Türkiye'de su hakkı

    The right to water in Turkey

    YILDIZ AKEL ÜNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDOĞAN BÜLBÜL