Geri Dön

Umblikal arterde persistan ve intermittan diyastol sonu akım kaybının klinik sonuçlarının kıyaslanması

Comparison of clinical outcomes of persistent and intermittent diastolic flow reversal in umbilical artery

  1. Tez No: 927685
  2. Yazar: ALPEREN İNCE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERNA ASLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: persistan diyastol sonu akım kaybı, intermittan diyastol sonu akım kaybı, perinatal sonuçlar, maternal sonuçlar, doppler ultrasonografi, Persistent end-diastolic flow loss, intermittent end-diastolic flow loss, perinatal outcomes, maternal outcomes, doppler ultrasonography
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma, umblikal arter doppler ultrasonografisinde persistan ve intermittan diyastol sonu akım kaybı tespit edilen gebeliklerde maternal ve fetal sonuçların karşılaştırılması ile bu durumların klinik yönetim stratejileri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca diyastol sonu akım kaybının advers perinatal sonuçlarla ilişkisini ortaya koyarak klinik yaklaşımlara yönelik veriler sunulması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 1 Haziran 2020 - 15 Mart 2024 tarihleri arasında başvurmuş, 18-45 yaş arasındaki, 20. gebelik haftasından itibaren umblikal arter doppler ultrasonografisi yapılan ve persistan veya intermittan diyastol sonu akım kaybı tanısı konmuş gebeler dahil edilmiştir. Major fetal anomali gebeler, çoğul gebelikler dışlanmıştır. Toplamda 273 vaka retrospektif olarak incelenmiş ve gruplar persistan (n=169) ve intermittan (n=104) diyastol sonu akım kaybı olan gebeler olarak ayrılmıştır. Bulgular: Persistan diyastol kaybı grubunda doğum kilosunun (p=0.004) ve Apgar skorlarının (1. dakika p<0.001, 5. dakika p<0.001) düşük olduğu belirlenmiştir. İntermittan diyastol kaybı grubunda doğum haftasının daha yüksek olduğu (p<0.001) ve neonatal sonuçların daha olumlu olduğu görülmüştür. Maternal sonuçlar açısından preeklampsi (p=0.803) ve intrauterin büyüme kısıtlılığı (p=0.06) gibi komplikasyonlar persistan grupta daha sık gözlenmiş ancak bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç: Persistan diyastol sonu akım kaybı, kötü perinatal sonuçlarla ilişkilendirilmiş olup bu grubun sıkı fetal monitorizasyon ve gerektiğinde erken doğum planlaması ile yönetilmesi önerilmektedir. İntermittan diyastol kaybı ise genel olarak daha olumlu sonuçlarla ilişkilendirilmiş olmakla birlikte bu durumdaki gebeliklerin de bireyselleştirilmiş takip stratejilerine ihtiyaç duyduğu vurgulanmıştır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aims to compare maternal and fetal outcomes in pregnancies diagnosed with persistent and intermittent end-diastolic flow loss in umbilical artery doppler ultrasonography and to evaluate the impact of these conditions on clinical management strategies. Additionally, it seeks to highlight the association between end-diastolic flow loss and adverse perinatal outcomes, providing valuable insights for clinical practice. Materials and Methods: Pregnant women aged 18-45 years who underwent umbilical artery Doppler ultrasonography from the 20th gestational week onwards and were diagnosed with persistent or intermittent end-diastolic flow loss between June 1, 2020, and March 15, 2024, were included in this retrospective study. Pregnancies with major fetal anomalies and multiple gestations were excluded. A total of 273 cases were analyzed and categorized into two groups: persistent end-diastolic flow loss (n=169) and intermittent end-diastolic flow loss (n=104). Results: In the persistent end-diastolic flow loss group, birth weight (p=0.004) and Apgar scores (1st minute p<0.001, 5th minute p<0.001) were lower. The intermittent end-diastolic flow loss group had a higher gestational age at birth (p<0.001) and more favorable neonatal outcomes. Regarding maternal outcomes, complications such as preeclampsia (p=0.803) and intrauterine growth restriction (p=0.06) were more frequently observed in the persistent group, although these differences were not statistically significant. Conclusion: Persistent end-diastolic flow loss is associated with poor perinatal outcomes, necessitating close fetal monitoring and timely delivery planning. While intermittent end-diastolic flow loss is generally linked to better neonatal outcomes, individualized follow-up strategies remain essential for these pregnancies.

Benzer Tezler

  1. Adsorptif sıyırma voltametrisi yöntemi ile Seftriakson'un biyolojik materyalden tayini

    Başlık çevirisi yok

    SACİDE ALTINÖZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    BiyokimyaHacettepe Üniversitesi

    Analitik Kimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AYTEKİN TEMİZER

  2. Orta derecede yüksek bir rakımda (1869 m Erzurum) yeni doğanlarda polisitemi insidansı ve bunu etkileyen faktörler

    The Incidence of polycythemia in a moderate altitude of 1869 m, Erzurum-Turkey, and the factors effecting on this condition

    EMEL EVREN

  3. Hipertansif gebeliklerde doppler ultrasonografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER KANDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    PROF.DR. Ö. KUTAY BİBEROĞLU