BRAF V600E mutasyonunun larinks kanseri prognozundaki rolü
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 925344
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DOĞUKAN ÖZDEMİR, DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE ÇEÇEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Laringeal neoplazmlar, Laryngeal neoplasms
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Samsun Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Larinks kanseri genel insidansı azalmakla birlikte, son 40 yılda 5 yıllık sağkalım oranının %66'dan %63'e düştüğü nadir onkolojik hastalıktan biridir. Aynı klinik evrede ve aynı tedavi protokolü uygulanan iki hastanın tedaviye cevabı ve genel prognozu farklı olabilmektedir. Son yıllarda onkoloji alanında immünoterapi tedavileri gelişmekte ve FDA onayı alarak bir çok kanserde umut verici olabilmektedir, baş boyun kanserlerinde de bu tedavi yöntemleri denenmekte ve mutasyon analizleri yapılmaktadır. Rekürren, rezeke edilemeyen veya metastatik larinks kanserinde Anti PD-1 immünoterapisi, EGFR'ye yönelik monoklonal antikor tedavileri uygulanabilmektedir. Anti-BRAF tedavisi ise malign melanom, papiller tiroid karsinomu gibi birçok kanserde tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Literatürde baş boyun kanserlerinde BRAF-V600E mutasyonu ile ilgili mevcut çalışmalar bulunmaktadır, fakat yalnızca larinks kanserinde BRAF mutasyonunun araştırıldığı çalışma sayısı sınırlıdır. Çalışmamızda BRAFV600E mutasyonunun larinks kanserinde rastlanma oranı ve bunun hastalığın prognozundaki öneminin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız etik kurul onayının ardından Samsun Üniversitesi, Samsun Eğitim Aratırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Anabilim Dalında gerçekleştirildi. Çalışmaya Ocak 2015- Ocak 2023 tarihleri arasında larinks kanseri tanısı alan, multidisipliner tümör konseyinde total larenjektomi ve unilateral/bilateral boyun diseksiyonu kararı alınarak, ameliyat edilen 62 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, tümörün evresi, yerleşim yeri, çapı, diferansiyasyonu, tümörde tiroid kartilaj invazyonu, subglottik uzanım varlığı, lenfatik-perinöral-vasküler invazyon durumu, boyunda metastatik lenf nodu durumu, metastatik lenf nodunda ekstrakapsüler yayılım, lokorejyonel nüks, ikinci primer tümör varlığı, uzak organ metastazı, hastalıklı ve hastalıksız sağ kalım süresi değerlendirildi. Larinks spesmenine ait patoloji preparatları Anti-BRAFV600E immünohistokimya boyama ile değerlendirilerek BRAF mutasyonunun larinks kanserinde bilinen prognostik parametreler üzerine etkisi incelendi. Sürekli değişkenler ortalama ± standart sapma (minumum-maksimum), kategorik değişkenler ise sayı(n) ve yüzde(%) olarak verildi. Kategorik değişkenler karşılaştırılırken Ki-Kare testi ile analiz edildi. Çalışmada veri analizi için IBM SPSS 26.0 paket programı kullanıldı. Tüm karşılaştırmalarda p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 5'i(%6,9) kadın, 57'si(%93,1) erkek olmak üzere toplam 62 hasta dahil edilmiştir. Hastaların tanı anındaki yaşları 42 ile 95 arasında olup ortalaması 63,7 (±9,3) yıl idi. 65 yaş altı hastalarda genel sağkalım süresi 65 yaş üzeri olanlara göre istatistiksel düzeyde anlamlı olarak yüksek izlendi(p=0,023). Boyun diseksiyonu patoloji spesmeninde, boyunda metastatik lenfadenopati olan hastalarda sistemik metastaz, istatistiksel olarak daha fazla görüldü(p=0,018). Metastatik lenf nodu olan grupta lenfatik invazyon, perinöral invazyon ve vasküler istatistiksel olarak anlamlı olarak daha yüksek bulundu(sırasıyla, p<0,001; p=0,013, p<0,001). Larinks patoloji spesmeninde diferansiyasyon derecesi ile boyunda lenf nodu metastazı varlığı değerlendirildiğinde, kötü diferansiye olan vakalarda boyunda lenf nodu metastazı istatistiksel olarak daha fazla görüldü(p= 0,024). Larinks patoloji spesmeninde diferansiyasyon derecesi ile invazyon parametreleri değerlendirildiğinde, kötü diferansiye olan vakalarda lenfatik invazyon istatistiksel olarak daha fazla görüldü(p=0,01). Klinik takipte sistemik metastaz gelişimi ile boyunda metastatik lenf nodu varlığı ve klinik takipte lokorejyonel nüks gelişme durumu ilişkili görüldü(sırasıyla, p=0,018; p=0,002). Çalışmaya dahil edilen 57 erkek hastanın 3'ünde(%5,3) Anti-BRAF V600E pozitif, 5 kadın hastanın 1'inde(%20) Anti- BRAF V600E pozitif, olarak bulundu. 65 yaş ve altı 36 hastanın 3'ünde(%8,3) Anti-BRAFV600E pozitif, 66 yaş ve üzeri 26 hastanın 1'inde(%3,8) Anti-BRAF V600E pozitif, olarak bulundu. Cinsiyet ve yaş açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlenmedi(sırasıyla, p=0,292; p=0,0633). Anti-BRAF V600E pozitifiliği, tümörün yeri, subglottik uzanım varlığı, tiroid kartilaj tutulum varlığı, tümörün diferansiyasyonu, tümörün çapı, boyunda metastatik lenf nodu varlığı, metastatik lenf nodunda ekstrakapsüler yayılım varlığı, postoperatif radyoterapi endikasyonu, postoperatif kemoterapi endikasyonu, malignite dışı hastalığı, postoperatif faringokutanöz fistül gelişimi açısından yapılan değerlendirmede istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlenmedi(sırasıyla, p=1,0; p=0,599; p=0,290; p=1,0; p=1,0; p=0,059; p=1,0; p=0,151; p=0,116; p=1,0; p=0,292). Ancak larinks patoloji spesmeninde lenfatik invazyon, perinöral invazyon, vasküler invazyon olan vakalarda Anti-BRAF V600E pozitifliği istatistiksel düzeyde anlamlı olarak yüksek izlendi(sırasıyla, p=0,011; p=0,01; p=0,033). BRAF V600E pozitif ve negatif boyananlar arasında genel sağkalım açısından istatistiksel düzeyde anlamlı fark olmadığı belirlendi(p=0,680). Hastalıksız sağ kalımları karşılaştırıldığında, istatistiksel düzeyde anlamlı fark olmadığı belirlendi(p=0,595). Çalışmamızda genel sağkalımı etkileyen faktörler yaş, diferansiasyon, boyunda lenf nodu metastazı, lokorejyonel nüks varlığı iken hastalıksız sağkalımı etkileyen faktörler boyunda lenf nodu metastazı, lenf nodunda ektrakapsüler yayılım varlığı, diferansiasyon, lokorejyonel nüks, sistemik metastaz olarak belirlendi. Sonuç: Larinks karsinomu ile BRAFV600E ilişkisi ve bunun hastalığın prognozu üzerine etkisi üzerine çalışma sayısı sınırlıdır. Çalışmamızda larinks karsinomlu hastaların %6,2'sine BRAFV600E pozitifliği saptandı. BRAFV600E pozitif vakalarda bakılan birçok parametreden yalnızca lenfatik, perinöral, vasküler invazyon istatistiksel olarak anlamlı olarak daha fazla görüldü. Çalışmamızda elde edilen sonuçların doğruluğunun farklı tekniklerle desteklendiği, daha geniş popülasyonlu kinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Elde edilecek veriler, BRAFV600E mutasyonuna sahip olduğu bilinen vakalar için gelecekte laringeal yassı hücreli karsinomdan korunmada, BRAFV600E'ye yönelik hedefe yönelik tedavilerin ileri evre larinks kanserlerinde uygulanmasını sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: Although the general incidence of laryngeal cancer has decreased, it is one of the rare oncological diseases where the 5-year survival rate has decreased from 66% to 63% in the last 40 years. The response to treatment and general prognosis of two patients with the same clinical stage and the same treatment protocol may be different. In recent years, immunotherapy treatments have been developing in the field of oncology and have been promising in many cancers with FDA approval, and these treatment methods are also being tried in head and neck cancers and mutation analyses are being performed. Anti PD-1 immunotherapy and monoclonal antibody treatments directed at EGFR can be applied in recurrent or ametastatic laryngeal cancer. Anti-BRAF therapy is used for the treatment of many cancers such as malignant melanoma and papillary thyroid carcinoma. There are current studies in the literature on BRAF V600E mutation in head and neck cancers, but the number of studies investigating BRAF mutation in laryngeal cancer is limited. Our study aimed to investigate the incidence of BRAFV600E mutation in larynx cancer and its importance in the prognosis of the disease. Materials and Methods: Our study was conducted between October 2022 and October 2024 after the approval of the ethics committee. The study included 62 patients who were diagnosed with larynx cancer between January 2015 and January 2023 and who underwent surgery after a decision was made by the multidisciplinary tumor council for total laryngectomy and unilateral/bilateral neck dissection. The patients' age, gender, tumor stage, location, diameter, differentiation, thyroid cartilage invasion in the tumor, presence of subglottic extension, lymphatic-perineural-vascular invasion status, metastatic lymph node status in the neck, extracapsular extension in the metastatic lymph node, locoregional recurrence, presence of a second primary tumor, distant organ metastasis, diseased and disease-free survival time were evaluated. Pathology preparations of larynx specimens were evaluated with immunohistochemistry staining with Anti-BRAFV600E to examine the effect of BRAF mutation on known prognostic parameters in larynx cancer. Categorical variables were compared using the Chi-Square test. IBM SPSS 26.0 package program was used for data analysis in the study. p<0,05 was considered statistically significant. Results: A total of 62 patients were included in the study, 5 (6.9%) female and 57 (93.1%) male. The patients' ages at diagnosis ranged from 42 to 95, with a mean of 63.7 (±9.3) years. In patients under 65 years of age, overall survival was observed to be statistically significantly higher than in patients over 65 years of age (long rank=5,16; p=0,023). In neck dissection pathology specimen, systemic metastasis was statistically significantly more common in patients with metastatic lymphadenopathy in the neck (p=0.018). In the group with metastatic lymph nodes, lymphatic invasion, perineural invasion and vascular were found to be statistically significantly higher (p<0.001; p=0.013, p<0.001, respectively). In the evaluation made in terms of differentiation degree and neck lymph node metastasis in larynx pathology specimen, neck lymph node metastasis and lymphatic invasion in larynx specimen were statistically significantly more common in poorly differentiated patients (p=0.024; p=0.01, respectively). Development of systemic metastasis during clinical follow-up, presence of metastatic lymph node in the neck and development of locoregional recurrence during clinical follow-up were associated (p=0.018; p=0.002, respectively). BRAF-V600E was found to be positive in 3 of 57 male patients (5.3%) and BRAF-V600E was found to be positive in 1 of 5 female patients (20%) included in the study. BRAF-V600E was found to be positive in 3 of 36 patients (8.3%) aged 65 and under and BRAF-V600E was found to be positive in 1 of 26 patients (3.8%) aged 66 and over. No statistically significant difference was observed in terms of gender and age (p=0.292; p=0.0633, respectively). No statistically significant difference was observed in the evaluation made in terms of BRAFV600E positivity, tumor location, presence of subglottic extension, presence of thyroid cartilage involvement, tumor differentiation, tumor diameter, presence of metastatic lymph node in the neck, presence of extracapsular extension in metastatic lymph node, postoperative radiotherapy indication, postoperative chemotherapy indication, non-malignant disease, and postoperative pharyngocutaneous fistula development (respectively, p=1.0; p=0.599; p=0.290; p=1.0; p=1.0; p=0.059; p=1.0; p=0.151; p=0.116; p=1.0; p=0.292). However, in cases with lymphatic invasion, perineural invasion, and vascular invasion in the larynx pathology specimen, BRAF-V600E positivity was observed to be statistically significantly higher (p = 0.014; p = 0.01; p = 0.047, respectively). It was determined that there was no statistically significant difference in overall survival between those with BRAF V600E positive and negative staining (long rank = 0.170; p = 0.680). When progression-free survival was compared, it was determined that there was no statistically significant difference (long rank = 0.28; p = 0.595). In our study, The factors affecting overall survival were determined as age, N stage, differentiation, locoregional recurrence, while the factors affecting progression-free survival were determined as N stage, presence of extracapsular spread in the lymph node, differentiation, locoregional recurrence, and systemic metastasis. Conclusion: The number of studies on the relationship between laryngeal carcinoma and BRAFV600E and its effect on the prognosis of patients is limited. In our study, BRAFV600e positivity was detected in 6.2% of the patients with laryngeal carcinoma. Among the many parameters examined in BRAFV600E positive cases, only lymphatic, perineural, and vascular were found to be statistically significantly higher. Clinical studies with larger populations are needed on this subject, where the accuracy of the obtained results is supported by different techniques. The data to be obtained may lead to the application of targeted therapies targeting BRAFV600E in advanced stage laryngeal cancers in the prevention of laryngeal cancers in cases known to have the BRAFV600E mutation.
Benzer Tezler
- Diferansiye tiroid kanserlerinin klinikopatolojik ve moleküler risk sınıflamasında BRAF V600E mutasyonunun rolü
The role of BRAF V600E mutation in clinicopathologic and molecular risk stratification of differentiated thyroid cancers
AYŞENUR EROL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMRA İNCE
- Tüylü hücreli lösemide BRAF V600E mutasyonunun araştırılması
Detection of BRAF V600E mutation in hairy cell leukemia
DENİZ ÖZMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELİH AKTAN
- Papiller tiroid karsinomlarında braf V600E mutasyonunun realtime PZR analizi
Realtime PCR analysis of braf V600E mutation in papillary thyroid carcinomas
SERPİL ÇAKIR
- Papiller tiroid kanserlerinde BRAF V600E mutasyonu Ve CYP2D6 polimorfizminin araştırılması ve histopatolojik ilişkilerinin değerlendirilmesi
Investigation of BRAF V600E mutation and CYP2D6 polymorphism in papillary thyroid cancer and evaluation of their histopathological associations
AYNUR DAĞLAR ADAY
- Çocukluk çağı papiller tiroid kanserinde BRAF V600E mutasyonu ile klinikopatolojik özellikler arasındaki ilişki ve nüks oranı üzerine etkisi
The impact of BRAF V600E mutation on clinicopathological features, response to treatment and outcome of papillary thyroid cancer in pediatric patients
ECEM MEMİŞOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Genel Cerrahiİstanbul ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN ŞENYÜREK