Geri Dön

COVID-19 pandemisinin 1-3 ay arası odağı olmayan ateşli çocuklarda görülen ciddi bakteriyel enfeksiyon sıklığı, klinik ve laboratuvar özellikleri üzerine etkileri

The effects of the COVID-19 pandemic on the frequency of serious bacterial infections, clinical, and laboratory characteristics in febrile children aged 1-3 months without a focus

  1. Tez No: 922504
  2. Yazar: BARIŞ DİNÇER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TUĞÇE TURAL KARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: ciddi bakteriyel enfeksiyon, febril infant, COVID-19, pandemi, IG%, NLR, MLR, Rochester kriterleri, serious bacterial infection, febrile infant, COVID-19, pandemic, IG%, NLR, MLR, Rochester criteria
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ: Ateş, çocuk sağlığı ve hastalıkları birimlerine en sık başvuru sebebidir. Yaşı üç ayın altında olan ateşli infantların değerlendirilmesi oldukça güçtür. Enfeksiyon odağına yönelik bulgusu ya da şikayeti olmayan ve fizik muayenesinde de pozitif bulgu saptanmayan hastaların değerlendirilmesinde daha da zorlanılmaktadır. Çalışmamızda 1-3 ay arası ateşli infantlarda altta yatan ciddi bakteriyel enfeksiyon sıklığını belirlemeyi, COVID-19 pandemisinin ciddi bakteriyel enfeksiyon sıklığı üzerine olan etkilerini araştırmayı, Rochester kriterlerinin ciddi bakteriyel enfeksiyon sıklığının belirlenmesindeki güvenilirliğini değerlendirmeyi ve COVID-19 pandemisinin immünitesi henüz tamamlanmamış olan bu grup üzerindeki etkilerini gözden geçirmeyi amaçladık. Çalışmamız özellikle pandemi öncesi ve sonrası döneme ilişkin bu popülasyonun birçok veri ve laboratuvar parametresi yönünden ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı ilk çalışmadır. YÖNTEM: Çalışmamızda 01.01.2017 ile 31.05.2023 tarihleri arasında başvuran 31-90 günlük ateşli infantlara ilişkin veriler retrospektif olarak incelenmiştir. İyi görünüme sahip olmayan, fokal enfeksiyon bulgusu bulunan, ateş yüksekliği dışında enfeksiyon odağı olabilecek herhangi bir şikayeti bulunan ve tam kan sayımı için numune alınmamış olan tüm hastalar çalışma dışında bırakılmıştır. Bu kriterlere uyan 248 hastaya ait tanımlayıcı tanımlayıcı veriler ve laboratuvar parametreleri üzerinden istatistiksel analiz yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hastaların %45.2'si kız, %55.8'i ise erkekti. Hastaların %23'ünde CBE saptanmıştır. CBE saptanma oranı açısından COVID-19 öncesi ve sonrası dönemde bulgular benzerdir. WBC>15000/mm³ olan hastalarda CBE saptanma oranı daha yüksektir (p=0.005). WBC 5000-15000/mm³ arası ve WBC<5000/mm³ olan hastalarda CBE saptanma oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Rochester kriterlerine göre yüksek riskli olarak değerlendirilen hastalarda düşük risk grubuna göre CBE belirgin olarak daha sık görülmüştür (p<0.001). COVID-19 pandemisi sonrasında WBC>15000/mm³ olma durumu anlamlılığını yitirmiştir (p=0.244). Rochester kriterlerinin CBE'yi saptama gücü COVID-19 pandemisi sonrasında azalsa da istatistiksel açıdan anlamlılığını korumaktadır (p<0.001'e karşılık p = 0.014). Rochester kriterlerinin duyarlılığı düşük (%33.8), ancak özgüllüğü oldukça yüksektir (%89.0). Pozitif prediktif değer %77.2 ve negatif prediktif değer %52.0 olarak bulunmuştur. Rochester kriterleri açısından birden fazla risk faktörü barındıran hastalarda CBE saptanma oranı daha yüksektir (p=0.026). WBC ve ANS, CBE saptanan grupta daha yüksektir (p<0.001 ve p=0.002). ALS, AMS, MLR, ESR, laktat düzeyi, IG ve IG% ile CBE arasında ilişki saptanmamıştır. COVID-19 pandemisi sonrası dönemde ANS ile CBE ilişkisi gücünü kaybedip marjinal anlamlılık düzeyine gerilemiştir (p=0.052). NLR, CBE saptanan grupta daha yüksektir (p=0.021, 1.027±0.87'ye karşılık 1.549±1.42). COVID-19 pandemisi sonrası dönemde NLR ile CBE arasındaki ilişki anlamını yitirmiştir (p=0.061). CRP ve prokalsitonin düzeyi arttıkça CBE saptanma oranı da artmaktadır (p<0.001). COVID-19 pandemisi sonrası prokalsitonin ile CBE saptanma arasındaki ilişkinin gücünü yitirdiği saptanmıştır (p=0.176). ROC analizinde kesme noktaları WBC için 10335/mm³, ANS için 8840/mm³, NLR için 1.73, CRP için 13.69 mg/L, prokalsitonin için 0.195 μg/L olarak saptanmıştır. ROC analizinde CRP en yüksek ayırt edici güce sahiptir (AUC = 0.712). Bunu sırasıyla prokalsitonin (AUC = 0.665), WBC (AUC = 0.643), ANS (AUC = 0.614) izlemektedir. NLR ise anlamlı bir ayrıştırma gücüne sahip değildir. TİT'te 10 veya daha fazla lökosit saptanan hastalarda CBE saptanma oranı daha yüksektir (p < 0.001). İdrar kültüründe üreme saptanan hastalar CBE saptanan grubun %75.7'sini oluşturmaktadır. İdrar kültüründe üreyen etkenler arasında %38 ile E. coli ilk sıradadır. SONUÇ: 1-3 ay arası ateşli infantlarda WBC, ANS, CRP, NLR arttıkça CBE sıklığı artmaktadır. COVID-19 pandemisi sonrasında ise WBC>15000/mm³ olması, ANS, NLR ve prokalsitonin yüksekliği anlamını yitirmektedir. ESR, IG, IG%, laktat, ALS, AMS, MLR ile CBE arasında ilişki bulunmamaktadır. 1-3 ay arası ateşli infantlarda CBE saptanma oranı ile COVID-19 pandemisi arasında ilişki yoktur. CRP en yüksek ayırt edici güce sahiptir (AUC = 0.712). Bunu sırasıyla prokalsitonin (AUC = 0.665), WBC (AUC = 0.643), ANS (AUC = 0.614) izlemektedir. CBE saptananların %75.1'inde İYE mevcuttur. İdrar kx'de en sık olarak E. coli üremesi saptanmıştır. ROC analizinde CRP en yüksek ayırt edici güce sahiptir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION AND OBJECTIVE: Fever is the most common reason for presentation to pediatric outpatient clinics and pediatric emergency departments. Evaluating febrile infants under 3 months of age is particularly challenging due to difficulties in obtaining an accurate medical history and the similarity of physical examination findings across different clinical conditions. The evaluation becomes even more complicated in patients without any symptoms or signs indicative of a specific focus of infection and with no positive findings on physical examination. In this study, we aimed to determine the frequency of underlying serious bacterial infections (SBI) in febrile infants aged 1-3 months, investigate the impact of the COVID-19 pandemic on the frequency of SBI, assess the reliability of the Rochester criteria in detecting SBIs, and examine the effects of the COVID-19 pandemic on this age group with incomplete immunity. To the best of our knowledge, this is the first study to comprehensively compare this population before and after the pandemic in terms of various data and laboratory parameters. METHODS: Data from febrile infants aged 31-90 days who presented between January 1, 2017, and May 31, 2023, were retrospectively analyzed. Infants with poor general appearance, signs of focal infection, complaints suggestive of an infection focus other than fever, or those without a complete blood count sample were excluded. Statistical analysis was performed on descriptive data and laboratory parameters of 248 infants meeting these criteria. RESULTS: Of the included patients, 45.2% were female, and 55.8% were male. SBIs were detected in 23% of the patients. The prevalence of SBI was similar between the pre-pandemic and post-pandemic periods. Patients with WBC >15,000/mm³ had a higher frequency of SBI (p = 0.005). No statistically significant difference in SBI detection rates was observed in patients with WBC levels of 5,000-15,000/mm³ or <5,000/mm³. Patients classified as high risk based on Rochester criteria had a significantly higher frequency of SBI compared to the low-risk group (p < 0.001). After the COVID-19 pandemic, the association between WBC >15,000/mm³ and SBI lost its significance (p = 0.244). Although the ability of the Rochester criteria to detect SBI decreased after the pandemic, it remained statistically significant (p < 0.001 vs p = 0.014). The sensitivity of the Rochester criteria was low (33.8%), but its specificity was high (89.0%). The positive predictive value was 77.2%, and the negative predictive value was 52.0%. Patients with multiple risk factors based on the Rochester criteria had a significantly higher frequency of SBI compared to those with a single risk factor (p = 0.026). WBC and ANC were higher in the SBI group (p < 0.001 and p = 0.002, respectively). No association was found between SBI and IG, IG%, MLR, ESR, lactate levels, ALS, or AMS. After the COVID-19 pandemic, the association between ANC and SBI weakened to marginal significance (p = 0.052). NLR was higher in the SBI group (p = 0.021). However, the relationship between NLR and SBI lost its significance in the post-pandemic period (p = 0.061). Higher CRP and procalcitonin levels were associated with an increased frequency of SBI (p < 0.001). In the ROC analysis, the cutoff points were determined as follows: WBC at 10,335/mm³, ANS at 8,840/mm³, NLR at 1.73, CRP at 13.69 mg/L, and procalcitonin at 0.195 μg/L. Among these, CRP demonstrated the highest discriminative power in the ROC analysis (AUC = 0.712), followed by procalcitonin (AUC = 0.665), WBC (AUC = 0.643), and ANS (AUC = 0.614). NLR, however, did not exhibit a significant discriminative power. Patients with 10 or more leukocytes detected in the urinalysis had a higher rate of CBE detection (p < 0.001).After the COVID-19 pandemic, the strength of the association between procalcitonin levels and SBI decreased (p = 0.176). Patients with positive urine cultures constituted 75.7% of the SBI group, with Escherichia coli being the most frequently isolated pathogen (38%). CONCLUSION: In febrile infants aged 1-3 months, higher levels of WBC, ANC, CRP, and NLR are associated with an increased frequency of SBI. After the COVID-19 pandemic, the significance of WBC >15,000/mm³, ANC, NLR, and procalcitonin levels decreased. No relationship was found between SBI and ESR, IG, IG%, lactate, ALS, or AMS. There was no significant association between the frequency of SBI and the COVID-19 pandemic. Among infants with SBI, 75.1% had urinary tract infections, with E. coli being the most frequently isolated pathogen.

Benzer Tezler

  1. COVID-19 pandemisi döneminde 3-18 yaş arası çocuklarda internet bağımlılığı düzeyi ve çocukların günlük aktiviteleri üzerine etkileri

    Evaluation of internet addiction and it's negative effects on children's daily habits in children between 3-18 years during COVID-19 pandemic period

    ESRA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞANLIAY ŞAHİN

  2. COVID-19 pandemi dönemi öncesi ve sonrasında tip 1 diyabetli çocuk olguların izlemi

    Surveillance of type 1 diabetic children:pre and post COVID-19 pandemic periods

    ÖZGE MARANGOZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELTEM EROL

    UZMAN FERİDE FÜSUN TAHMİSCİOĞLU BUCAK

  3. KTÜ Farabi Hastanesine başvuran çocuk hastalarda COVID-19 seroprevalansının belirlenmesi

    Determination of COID-19 seroprevalence in pediatric patients admitted to KTÜ Farabi Hospital

    AYDIN BOZKIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP GÖKÇE GAYRETLİ AYDIN

  4. COVID-19 salgını geriatri servisine yatan hastaların klinik profilinde değişikliğe sebep oldu mu? kapsamlı geriatrik değerlendirme perspektifinde geriatri kliniği servisi tecrübelerimiz

    Did the COVID-19 pandemic cause changes in the clinical profile of patients admitted to the geriatric service? experiences of geriatric clinic service in the perspective of comprehensive geriatric assessment.

    ALİ BARIŞ İNAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDE SELVİ ÖZTORUN

    DOÇ. DR. ENES SEYDA ŞAHİNER

  5. Çocuk acil servise başvuran invajinasyon tanısı konulan hastaların COVID-19 pandemi öncesi ve COVID-19 pandemi dönemindeki laboratuvar ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the laboratory and demographic features of patients with invagination diagnosed who applied to the children's emergency department, before the COVID-19 pandemic and during the COVID-19 pandemic period

    HARUN AKMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVGİ AKOVA