Determination of clinical characteristics of patient diagnosed with“MINOCA”following coronary angiography due to acute coronary syndrome and the role of strain echocardiography in diagnosis and follow up
Akut koroner sendrom sebebiyle koroner anjiyografi yapılan ve“MINOCA”tanısı konulmuş hastaların klinik özelliklerinin belirlenmesi ve“Strain”ekokardiyografinin tanı ve takipteki yeri
- Tez No: 920398
- Danışmanlar: PROF. DR. FEHMİ MERCANOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akut koroner sendrom (AKS), kardiyovasküler mortalitenin önde gelen sebeplerinden biridir. AKS'ye yol açan başlıca fizyopatolojik mekanizma ateroskleroz zemininde bir plağın rüptürü ile koroner arterde tam veya tama yakın tıkanma olmakla birlikte, bazı hastalarda koroner arterlerde anlamlı darlık olmaksızın da miyokard enfarktüsü gelişebildiği bilinmektedir. Tıkayıcı olmayan koroner arter ilişkili miyokard enfarktüsü (MINOCA:“Myocardial Infarction with Non-Obstructive Coronary Arteries”) olarak isimlendirilen söz konusu tablonun gerek fizyopatolojisi, gerekse klinik yaklaşım, klasik AKS'den farklılık göstermektedir. Bu çalışmada, MINOCA hastalarının klinik özellikleri ve laboratuvar parametreleri incelenmiş,“strain”ekokardiyografinin subklinik miyokardiyal disfonksiyonu belirlemedeki etkinliği ve uzun dönem klinik sonuçlar üzerindeki rolü değerlendirilmiştir. Bu şekilde, MINOCA'nın teşhisi ve klinik yaklaşımının iyileştirilmesine katkı sunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2024 Ocak ile 2024 Haziran arasında kliniğimize AKS tanısıyla başvuran ve koroner anjiyografi uygulanan 287 hastayı kapsamaktadır. Hastalar, koroner arter darlığına göre iki gruba ayrılmıştır; %50 ve üzeri darlığı olan 237 hasta tıkayıcı koroner arter ilişkili miyokard enfarktüsü (MIOCA“Myocardial Infarction with Obstructive Coronary Arteries”), %50'nin altında darlığı olan 50 hasta ise tıkayıcı olmayan koroner arter ilişkili miyokard enfarktüsü (MINOCA) olarak sınıflandırılmıştır. Kontrol grubu olarak, tıkayıcı olmayan koroner arterlerle seyreden iskemi (INOCA“Ischemia with Non-Obstructive Coronary Arteries”) grubuna 50 hasta dahil edilmiştir. Hastaların başvuru anındaki kan parametreleri analiz edilmiş ve konvansiyonel ekokardiyografiye ek olarak sol ventrikül“global longitudinal strain”(LV-GLS) ölçümleri yapılmıştır. Üçüncü ay kontrollerinde yapılan konvansiyonel ekokardiyografi ve“strain”ölçümleri değerlendirilerek, laboratuvar parametreleri ile kardiyak fonksiyonlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastalar arasında MIOCA grubunda yaş ortalaması MINOCA ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek idi (sırasıyla 60,2+11'a karşılık 49,9+19, 48,7+13; p<0,001). MIOCA grubunda, MINOCA ve kontrol grubuna kıyasla erkek cinsiyet oranı anlamlı olarak daha fazla idi (sırasıyla %79,7'ye karşılık %54 ve %48; p<0,001). Laboratuvar parametreleri arasında nötrofil/lenfosit oranı (NLR) ve nötrofil/platelet oranı(NPR), MINOCA ve MIOCA hastalarında, kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek izlenirken (sırasıyla p<0,001ve p<0,001) MINOCA ve MIOCA arasında anlamlı fark görülmedi (p=0,44; p=0,09). Başvuru anında ölçülen glukoz ve Hba1c seviyeleri MIOCA grubunda MINOCA'ya göre anlamlı olarak yüksek (sırasıyla p<0,001 ve p<0,006) iken başvuru sırasındaki LDL ve HDL kolesterol seviyeleri bakımından iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı. MIOCA grubunun başvuru sırasında ölçülen sol ventrikül EF ve LV-GLS değerleri MINOCA grubuna göre anlamlı olarak düşük (sırasıyla p<0,001 ve p=0,007) iken 3. ay ölçümlerde MIOCA grubunun sol ventrikül EF değeri MINOCA grubuna göre yine anlamlı derecede düşüklüğünü (p<0,001) sürdürmekle beraber LV-GLS ölçümleri iki grup arasında anlamlı farklılık göstermemekte idi (p=0,29). MINOCA grubu hastalarında yapılan korelasyon analizinde, başvuru anındaki LV-GLS değeri ile NLR ve NPR arasında hem başvuru sırasındaki hem de 3. aydaki ölçümlerde anlamlı korelasyon izlendi. Glukoz seviyesi ise sadece başvuru sırasındaki LV-GLS ile anlamlı korelasyon gösteriyordu. Ayrıca, MINOCA hastalarında başvuru anında ölçülen LV-GLS değerinin -16'nın altında olmasını öngörmede NPR ve başvuru anındaki glukoz seviyeleri bağımsız ön gördürücüler olarak tespit edildi. NPR'nin 0,02'den büyük olması, %85 sensitivite ve %81 spesifisite ile GLS'nin -16'nın altında olmasını öngörürken, başvuru anındaki glukoz seviyesinin 108 mg/dL üzerinde olması %61 sensitivite ve %75 spesifisite ile LV-GLS'nin -16'nın altında olmasını ön gördürdü. Sonuç: Çalışmamızda, MINOCA ve MIOCA gruplarının yaş ve cinsiyet dışında benzer klinik özellikler ve risk profiline sahip oldukları tespit edilmiştir. Her iki MI grubunun enflamasyon parametrelerinin ve müracaat sırasındaki glukoz değerlerinin kontrol grubuna göre yüksek olduğu belirlenmiştir. MINOCA ve MIOCA gruplarının müracaat sırasındaki sol ventrikül EF ve GLS değerlerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük olduğu tespit edilmiştir. 3. ay ölçümlerinde MINOCA grubunun LV-GLS parametresindeki bozulmanın (MIOCA ya göre daha yüksek ve normal sınırlardaki EF değerine rağmen) MIOCA grubunda tespit edilenlerle benzer seviyelerde olması LV-GLS ölçümlerinin akut koroner sendromlu hastalarda subklinik sol ventrikül disfonksiyonunu belirlemede konvansiyonel ekokardiyografik EF ölçümüne göre muhtemelen daha faydalı olduğunu göstermektedir. MINOCA hastalarında –MIOCA hastalarına benzer şekilde- LV-GLS ile enflamasyon göstergeleri (NLR, NPR) ve başvuru anındaki glukoz seviyeleri arasında anlamlı korelasyonların görülmesi, enflamasyon ve glisemik parametrelerin MINOCA fizyopatolojisinde önemli rolüne işaret etmekte; dolayısıyla enflamasyon ve glisemi kontrolüne yönelik tedavilerin potansiyel değerine işaret etmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Acute coronary syndrome (ACS) is one of the leading causes of cardiovascular mortality. While the primary pathophysiological mechanism underlying ACS involves plaque rupture on an atherosclerotic basis leading to complete or near-complete occlusion of a coronary artery, it is known that myocardial infarction can also occur in some patients without significant coronary artery stenosis. This condition, termed myocardial infarction with non-obstructive coronary arteries (MINOCA), differs from classical ACS in terms of both pathophysiology and clinical approach. In this study, the clinical characteristics and laboratory parameters of MINOCA patients were examined, and the effectiveness of strain echocardiography in detecting subclinical myocardial dysfunction and its role in long-term clinical outcomes were evaluated. This study aims to contribute to the improvement of the diagnosis and clinical management of MINOCA. Materials and Methods: This study included 287 patients who presented to our clinic with a diagnosis of acute coronary syndrome (ACS) and underwent coronary angiography between January 2024 and June 2024. The patients were divided into two groups based on the degree of coronary artery stenosis: 237 patients with ≥50% stenosis were classified as having myocardial infarction with obstructive coronary arteries (MIOCA), while 50 patients with <50% stenosis were classified as having myocardial infarction with non-obstructive coronary arteries (MINOCA). As a control group, 50 patients with ischemia and non-obstructive coronary arteries (INOCA) were included. Blood parameters at the time of admission were analyzed, and in addition to conventional echocardiography, left ventricular global longitudinal strain (LV- GLS) measurements were performed. At the third-month follow-up, conventional echocardiography and strain measurements were evaluated, and the relationships between laboratory parameters and cardiac functions were analyzed. Results: Among the patients included in the study, the mean age in the MIOCA group was significantly higher compared to the MINOCA and control groups (60.2±11 vs. 49.9±19 and 48.7±13, respectively; p<0.001). The proportion of male patients was also significantly higher in the MIOCA group compared to the MINOCA and control groups (79.7% vs. 54% and 48%, respectively; p<0.001). Among laboratory parameters, the neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR) and neutrophil-to-platelet ratio (NPR) were significantly higher in both MINOCA and MIOCA patients compared to the control group (p<0.001 and p<0.001, respectively), with no significant differences observed between the MINOCA and MIOCA groups (p=0.44 and p=0.09). Glucose and HbA1c levels measured at admission were significantly higher in the MIOCA group compared to the MINOCA group (p<0.001 and p<0.006, respectively), while no significant differences were observed in LDL and HDL cholesterol levels between the two groups. The left ventricular EF and LV-GLS values measured at admission were significantly lower in the MIOCA group compared to the MINOCA group (p<0.001 and p=0.007, respectively). At the 3-month follow-up, EF values in the MIOCA group remained significantly lower than those in the MINOCA group (p<0.001), while LV-GLS measurements showed no significant differences between the two groups (p=0.29). In correlation analysis among MINOCA patients, LV-GLS values at admission showed significant correlations with NLR and NPR at both admission and 3-month follow-up measurements. Glucose levels, however, were significantly correlated with LV-GLS only at admission. Furthermore, NPR and glucose levels at admission were identified as independent predictors of LV-GLS values below -16 in MINOCA patients. An NPR greater than 0.02 predicted an LV-GLS below -16 with 85% sensitivity and 81% specificity, while glucose levels above 108 mg/dL predicted an LV-GLS below -16 with 61% sensitivity and 75% specificity. Conclusion: In our study, it was determined that the MINOCA and MIOCA groups had similar clinical characteristics and risk profiles, apart from differences in age and gender. Both myocardial infarction groups were found to have higher levels of inflammation parameters and glucose values at admission compared to the control group. The left ventricular EF and GLS values at admission were significantly lower in the MINOCA and MIOCA groups compared to the control group. At the 3-month follow-up, the similarity in LV-GLS deterioration levels between the MINOCA group (despite higher EF values within normal limits compared to the MIOCA group) and the MIOCA group suggests that LV-GLS measurements may be more useful than conventional echocardiographic EF measurements in detecting subclinical left ventricular dysfunction in patients with acute coronary syndrome. The significant correlations observed between LV-GLS and inflammation markers (NLR, NPR), as well as glucose levels at admission in MINOCA patients -similar to those in MIOCA patients- highlight the critical role of inflammation and glycemic parameters in the pathophysiology of MINOCA. These findings underscore the potential value of therapeutic strategies targeting inflammation and glycemic control in this patient population.
Benzer Tezler
- Pik demiri ve karbon çeliğinin sulu çözeltiler içindeki korozyon hızının tayini
Determination of the rate of corrosion of the cast iran and carbon steel in the aqueous solutions
EMİNE NAZAN ÜNAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Kimya MühendisliğiGazi ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAYRİ YALÇIN
- Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi
Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters
İBRAHİM TAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CEBE
- Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu
Başlık çevirisi yok
İRFAN KARAGÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BORAT
- Güneş enerjisi ile çalışan R21-DMF li soğurmalı soğutma çevrimin analizi ve bazı tersinmezliklerin çevrimin performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Analysis of R21-DMF solar powered absorpption refrigeration system and effect of someirreversbilities on the Performance of the cycle
SEYİT ARİF TÜR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Makine MühendisliğiGazi ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERCAN ATAER
- Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
NECDET ŞÜKRÜ ALTUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU