Sabit ortodontik tedavide kanin retraksiyonu safhasında kanin dişe uygulanan kortikotominin diş hareketi üzerine etkisinin incelenmesi
Evaluating the effect of corticotomy in tooth movement applied to canine during canine retraction phase of fixed orthodontic treatment
- Tez No: 91946
- Danışmanlar: DOÇ.DR. EMEL EROĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
148 ÖZET Bu araştırmanın amacı kanin retraksiyonu safhasında kanin dişe kortikotomi ve kortikoektomi cerrahi girişimleri ile beraber uygulanacak sabit mekaniklerin diş hareketi üzerine etkisini incelemek; diğer bir deyişle, kortikal kemik direncinin retraksiyon safhasında diş hareketlerini ne ölçüde etkilediğini araştırmaktır. Bu amaçla, üst 1. premolar diş çekimli sabit ortodontik tedavi endikasyonu konulan, ankraj isteminin maksimum olmadığı, iskeletsel yönden herhangi bir anomalinin olmadığı ve posterior bölgede fazla bir seviyeleme gereksinimi olmayan yaş ortalaması 17 yıl 8 ay (±1yıl 10 ay) olan postpuberal dönemdeki 3 erkek, 10 kız olmak üzere toplam 13 hasta araştırma kapsamına alındı. Araştırmanın amacı gereği, kanin retraksiyonu safhasında üst dental arkın bir yarısı sadece PG zembereğinin uygulanacağı kontrol tarafı ve diğer yarısı ise kortikotomik-kortikoektomik cerrahi yaklaşım ile PG zembereğinin beraber uygulanacağı cerrahi tarafı olarak seçildi. Cerrahi tarafında infıltratif anesteziyi takiben bukkal ve palatinalden lateral ve birinci molar diş arasından mukoperiosteal flep kaldırıldı. Hızlı devirli turlar ile keşi derinliği kortikal seviyede sınırlı tutulacak, süngerimsi kemik bütünlüğü korunacak şekilde; bukkal ve palatinalde, kanin dişin distal ve meziyalindeki interproksimal alveoler kemiğin kret tepesinin 1.5-2 mm üstünden başlayacak ve kanin dişin 2 mm apikalinde sonlanacak şekilde iki adet vertikal keşi ve vertikal kesilen birleştirecek şekilde bir horizontal keşi yapılarak kortikotomi uygulandı. Ayrıca, 1. premolar diş çekimini takiben çekim soketinin bukkal ve palatinalindeki kortikal tabakaya da traşlama yapılarak kortikoektomi yapıldı.149 Kontrol bölgesinde birinci premolar diş çekiminden ve cerrahi bölgesinde cerrahi uygulamalardan bir hafta sonra PG kanin retraksiyon zembereği takıldı. Uygulama, her iki bölge için de kanin retraksiyonu tamamlandığında sona erdirildi. Her iki bölgede de kanin retraksiyonu için 100 gr kuvvet uygulandı. PG aktivasyonu kontrol bölgesinde ayda, cerrahi bölgesinde ise 15 günde bir yapıldı. Yapılan uygulamaların her iki bölgede diş hareketleri ve iskelet yapı üzerine etkisinin karşılaştırılabilmesi amacıyla; tüm bireylerden retraksiyon başlangıcında ve sonunda çalışma modelleri, lateral sefalometrik ve posteroanterior filmler ile periapikal filmler elde edildi ve ayrıca klinik ölçümler yapıldı. Yapılan klinik ölçümler ve model fotokopileri, lateral sefalometrik ile posteroanterior filmler üzerinde yapılan ölçümler biyometrik olarak eşleştirilmiş t-testi ile değerlendirildi. Hastalar, cerrahi esnasında ve sonrasında yaşadıkları rahatsızlığın sandıklarından daha az olduğunu belirtmişlerdir. Yapılan cerrahi uygulamanın diş ve çevre dokulara zarar vermediği saptandı. Cerrahi uygulamayla beraber yapılan sabit ortodontik tedavi ile retraksiyon süresinin kısaldığı (p<0.05) ve retraksiyon hızında (mm/ay) artış olduğu (p<0.05) saptandı. Ancak bu bulguların, klinik düzeyde önemlilik kazanacak kadar fazla bir değerde olmadığı kanaatine vanldı. Dolayısıyla, kortikal kemik direncinin kanin retraksiyonu safhasında, kanin diş hareketinde çok fazla bir etkinliğinin olmadığı düşünülebilir. Gruplar arasında kanin dişin kronunun sagital yöndeki hareket miktarı bakımından önemli bir fark bulunmazken, kök hareketleri bakımından fark önemli (p<0.05) bulundu. Buna bağlı olarak birim retraksiyonda oluşan eğilme miktan bakımından, gruplar arasındaki fark önemli (p<0.05) bulundu. Diğer bir deyişle, cerrahi grubunda kanin dişte kısa sürede daha paralele yakın hareket elde edildi. Buna karşılık ankraj kaybı miktan bakımından ise gruplar arasında önemli bir fark bulunmadı. Ayrıca, kanin dişin cerrahi grubunda palatinal, kontrol grubunda bukkal kök torku yaptığı ve kök torku bakımından gruplar arasındaki farkın önemli (p<0.01) olduğu bulundu.
Özet (Çeviri)
150 SUMMARY The aim of this study was to evaluate the effect of corticotomic- corticoectomic surgery combined with fixed appliances in tooth movements applied to canine during canine retraction phase; in other words to find out the extent to which cortical bone resistance affects the tooth movement during the retraction phase. For this purpose, 13 patients including 3 boys and 11 girls in postpubertal period with a mean age of 17 years 8 month (±1 year 10 month), whose upper 1. premolars were indicated to be extracted, requiring no maximum anchorage, not having severe alignment need in posterior region and having no skeletal anomaly were included in this study. To serve the aim of the study, one half of the upper dental arch was selected as control side at which only PG spring was applied and the other half was selected as surgery side at which the combined corticotomic-corticoectomic surgery and the PG spring was applied. After infiltratif anesthesia a mucoperiosteal flap was reflected buccally and palatinally between lateral incisors and 1. molar teeth at surgery side. With high speed burs, corticotomy was applied buccally and palatinally to canine tooth by applying two vertical cuts beginning 2-3 mm below the crest of mesial and distal interproksimal alveoler bone and extending 2 mm beyond the apex and a horizontal cut connecting the vertical cuts. Depth of the cuts were limited by cortical layer so the spongios bone entirement was protected. In addition, after the extraction of 1. premolar tooth corticoectomy was applied to the cortical layer of extraction socket buccally and palatinally.151 One week after 1. premolar extraction in the control side and surgical applications in surgery side, PG canine retraction spring was applied. The study was terminated when canines were completely retracted in both side. 100 gr force was used for canine retraction at both side. Activation interval of PG was applied montly in the control side and once every 15 days in the surgery side. So as to compare the effects of applications to the skeletal structures and to tooth movement in both sides model casts, lateral cephalometric and posteroanterior radyograms and periapical radyograms were obtained before and after retraction. In addition some clinical measurements were done. Clinical measurements and the other measurements which were done on lateral cephalometric, posteroanterior radyograms and model photocopies were evaluated biostatistically by the paired t-test. In this study patients reported that discomfort levels during and after surgery were much less than they had expected. It turned out to be that surgical procedure did not damage the surrounding tissues and the tooth. It was found that surgical procedure combined with fixed orthodontic treatment application reduced the treatment time (p<0.05) and increased the speed of retraction (p<0.05) (mm/month). But it was thought that these findings are not clinically significant. Therefore, it can be concluded that cortical resistance doesn't have much effect on canine tooth movement in canine retraction phase. Although no significant difference was found between the groups for the sagftal movement of canine crown, the difference for sagital movement of canine apex was found to be significant (p<0.05). Tipping per milimetre of retraction was also found to be significant between the groups. In other words; in surgery side relatively more bodily, rapid tooth movement was achieved. However no difference was found between the groups as to the anchroge loss. Also, the torque of the canine root was found to be significant (p<0.01) between the groups which were palatinally in the surgery side and buccally in the control side.
Benzer Tezler
- Sabit ortodontik tedavide kullanılan seramik braketlerin yapı özelliklerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
OĞUZ AKGÜNDÜZ
- Cephalometric analysis of a new method for the treatment of anterior open bite cases
Anterior open bite olguların tedavisi için geliştirilen yeni bir tedavi yönteminin sefalometrik analizi
HUSAM ABDULLATİF
- Edgewise ve Begg teknik yöntemleri ile tedavi edilen vakalarda yüzün dik yön boyutlarında görülen değişiklikler
Başlık çevirisi yok
HAKAN GÖGEN
- Sınıf II, BI.I maloklüzyonların tedavisinde fonksiyonel aparey ve sınıf II elastik uygulamasının stomatognatik sisteme etkilerinin karşılaştırılması
The Comparison of the effects of functional appliance and class 2 elastics for the treatment of CI II, div.1 malocclusions on stomatognathic system
OYTUN MANAV
- Semirapid üst çene genişletmesinin dentofasiyal yapılar üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Evaluation of the effects of semirapid maxillary expansion on dentofacial structures
FAİK SERHAT ÖZSOY