Geri Dön

Akromegali hastalarında CGRP (kalsitonin ilişkili gen peptid) pozitifliğinin tedaviye yanıtının ve hastalık progresyonuna etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of CGRP (calcitonin-related gene peptide) positivity's response to treatment and its effect on disease progression in acromegaly patients

  1. Tez No: 917464
  2. Yazar: SANEM ÇİL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ESRA ŞÜHEDA HATİPOĞLU, DR. FATİH MERT DOĞUKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Internal diseases, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: hipofiz adenomu, akromegali, nonfonksiyonel hipofiz adenomu, CGRP, baş ağrısı, Pituitary adenoma, acromegaly, nonfunctional pituitary adenoma, CGRP, headach
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Hipofiz adenomları, endokrin sistem üzerinde önemli etkileri olan benign tümörlerdir. Akromegali, hipofizden otonom büyüme hormonu salgılanmasıyla karakterize olup, sistemik komplikasyonların yanı sıra baş ağrısı gibi nörolojik semptomlarla da sıkça ilişkilidir. Güçlü bir vazodilatör ve lokal etkili bir nöropeptid olan CGRP, nörojenik inflamasyon, vasküler regülasyon ve özellikle baş ağrısı olmak üzere ağrı mekanizmalarında rol oynar. Bu çalışmada, akromegali hastalarından elde edilen hipofiz adenom dokularında CGRP varlığı araştırılarak, bu nöropeptidin akromegali hastalarında demografik özellikleri, tümör patogenezi, klinik seyir ve tedavi yanıtı üzerindeki olası etkileri araştırılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, hipofiz cerrahisi geçirmiş 30 akromegali ve 19 NFHA hastasına ait tümör dokularında immünohistokimyasal yöntemlerle CGRP varlığı değerlendirildi. Klinik parametreler arasında yaş, cinsiyet, semptom başladığı andan tanı alana kadar geçen süre, tümör boyutu, tümörün infiltrasyon ve invazyon derecesi, postoperatif rezidü tümör varlığı, remisyon durumu ve başvurudaki ve kronik baş ağrısı öyküsü prevalansı incelendi. CGRP pozitifliği ile klinik ve patolojik özellikler arasındaki ilişkileri belirlemek için istatistiksel analizler yapıldı. Çalışmanın istatistiksel analizleri SPSS 26.00 programı ile yapıldı. Bir bağımlı değişkenin birden fazla bağımsız değişken tarafından nasıl etkilendiğini analiz etmek gerektiğinde multiple regresyon analizi kullanılmıştır. P değeri 0,05'in altında olan bulgular istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Akromegali hastalarının yaş ortalaması 43.0 ± 10.8 yıl iken, NFHA hastalarının yaş ortalaması 53.1 ± 11.5 yıl idi. NFHA hastaları semptomları başladıktan tanı alana kadar geçen süre 3 [IQR: 2-7] ay iken, akromegali hastalarında 24.5 [IQR: 21-60] ay idi (p<0.01). Tümör en büyük çapları ise, NFHA grubunda 25 [IQR: 20-39] mm iken, akromegali grubunda 16 [IQR: 12-20.25] mm ölçülmüştür (p<0.01). HARDY sınıflamasına göre NFHA hastalarının %68.4'ünde tümörlerin ileri evrede olduğu saptanmış ve bu oran akromegali grubuna kıyasla oldukça yüksek bulunmuştur (p=0.008). Patolojik incelemelerde, akromegali hastalarının adenom dokularının %73.3'ünde GH ve prolaktin (PRL) pozitifliği gözlenmişken, NFHA hastalarının hiçbirinde bu hormonların ekspresyonu saptanmamıştır. Akromegali grubunda Pit1 transkripsiyon faktörleri ekspresyonu %100 oranında gözlenirken, NFHA grubunda hiç bulunmamıştır. NFHA hastalarında ise SF-1 ekspresyonu oldukça yaygındır (%73.7). Cerrahi xi sonuçlar değerlendirildiğinde, her iki hasta grubunda da benzer oranlarda cerrahi sonrası rezidü tümör saptanmıştır (p=0.3). Akromegali hastalarında bu oran %27.6 iken, NFHA hastalarında %42.1 olarak belirlenmiştir. Ki-67 proliferasyon indeksi açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0.1). Akromegali hastalarının %50'sinde CGRP pozitifliği saptanırken, NFHA hastalarında CGRP boyanması gözlenmemiştir (p<0.001). CGRP pozitif hastalarda kronik baş ağrısı oranı %40 iken, CGRP negatif hastalarda bu oran %13 idi (p=0.09). Buna karşın, CGRP pozitifliği ile tümör büyüklüğü, tümör infiltrasyonu ve invazyonu, cerrahi sonrası tümör rezidüsü, medikal tedaviye direnç arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. CGRP pozitif grupta bulunan Ki-67 medyan değeri 1,5 [IQR: 1-2,25], CGRP negatif hasta grubunda 3 [IQR: 1-4] olarak ölçülmüştür (p=0.1). Ancak, CGRP negatif hastaların cerrahi sonrası remisyon oranı %86.7 saptanmıştır (p= 0.09). Sonuç: Bu çalışma, CGRP'nin varlığı yalnızca akromegali hastalarına ait tümörlerde bulundu. CGRP varlığının, akromegali hastalarında yaş, cinsiyet, semptom başlangıcından tanıya kadar geçen süre, GH veya IGF-1 sekresyonu, postoperatif remisyon durumu, tümör büyüklüğü, invazyon ve infiltrasyon özellikleri, patolojik boyanma paternleri, postoperatif rezidü tümör varlığı ve somatostatin analoglarına direnç ile anlamlı bir ilişki göstermediği belirlenmiştir. Bununla birlikte, CGRP negatif dokularda Ki-67 proliferasyon indeksi daha yüksek olma eğiliminde idi. Ancak CGRP negatif grupta postoperatif remisyonun daha fazla olduğu yönünde bir eğilim saptanmıştır. Akromegali grubunda CGRP pozitifliği ile kronik baş ağrısı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamakla birlikte, CGRP pozitif hastalarda kronik baş ağrısı oranı yüksek saptanmıştır. CGRP pozitifliğinin baş ağrısının devam etmesiyle ilişkili olabileceği yönünde bir eğilim gözlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Pituitary adenomas are benign tumors that significantly impact the endocrine system. Acromegaly is characterized by autonomous growth hormone secretion from the pituitary and is frequently associated with systemic complications as well as neurological symptoms such as headaches. CGRP, a potent vasodilator and locally acting neuropeptide, plays a role in neurogenic inflammation, vascular regulation, and pain mechanisms, particularly in headaches. This study investigates the presence of CGRP in pituitary adenoma tissues obtained from acromegaly patients and examines its potential effects on demographic characteristics, tumor pathogenesis, clinical course, and treatment response in these patients. Materials and Methods: In this study, CGRP presence was evaluated using immunohistochemical methods in tumor tissues of 30 acromegaly and 19 NFHA patients who had undergone pituitary surgery. Clinical parameters including age, sex, duration from symptom onset to diagnosis, tumor size, tumor infiltration and invasion grade, postoperative residual tumor presence, remission status, and the prevalence of headache at initial presentation and chronic headache history were analyzed. Statistical analyses were conducted to determine the relationships between CGRP positivity and clinical and pathological characteristics. The statistical analyses were performed using SPSS 26.00. Multiple regression analysis was used to evaluate how a dependent variable was influenced by multiple independent variables. A p-value of less than 0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of acromegaly patients was 43.0 ± 10.8 years, whereas the mean age of NFHA patients was 53.1 ± 11.5 years. The median time from symptom onset to diagnosis was 3 months [IQR: 2-7] in NFHA patients and 24.5 months [IQR: 21-60] in acromegaly patients (p<0.01). The largest tumor diameters were measured as 25 mm [IQR: 20-39] in the NFHA group and 16 mm [IQR: 12-20.25] in the acromegaly group (p<0.01). According to the HARDY classification, 68.4% of NFHA patients had advanced-stage tumors, which was significantly higher compared to the acromegaly group (p=0.008). Pathological examination revealed GH and prolactin (PRL) positivity in 73.3% of acromegaly adenoma tissues, whereas no expression of these hormones was detected in NFHA patients. Pit-1 transcription factor expression was xiii observed in 100% of acromegaly cases, whereas it was absent in the NFHA group. Conversely, SF-1 expression was highly prevalent in 73.7% of NFHA patients. Postoperative residual tumor rates were similar between the two groups (p=0.3), with 27.6% in acromegaly and 42.1% in NFHA patients. No significant difference was found between the groups regarding the Ki-67 proliferation index (p=0.1). CGRP positivity was detected in 50% of acromegaly patients, while no CGRP staining was observed in NFHA patients (p<0.001). The chronic headache rate was 40% in CGRP-positive patients, compared to 13% in CGRP-negative patients (p=0.09). However, CGRP positivity was not found to be significantly associated with tumor size, tumor infiltration and invasion, postoperative residual tumor, or resistance to medical treatment. The median Ki-67 value was 1.5 [IQR: 1-2.25] in the CGRP-positive group and 3 [IQR: 1-4] in the CGRP-negative group (p=0.1). Nevertheless, the postoperative remission rate was 86.7% in CGRP-negative patients (p=0.09). Conclusion: This study found that CGRP presence was exclusive to tumors in acromegaly patients. CGRP positivity did not show a significant relationship with age, sex, duration from symptom onset to diagnosis, GH or IGF-1 secretion, postoperative remission status, tumor size, invasion and infiltration characteristics, pathological staining patterns, postoperative residual tumor presence, or resistance to somatostatin analogs in acromegaly patients. However, Ki-67 proliferation index tended to be higher in CGRP-negative tissues. Additionally, there was a trend toward higher postoperative remission rates in CGRP-negative patients. Although no significant association was found between CGRP positivity and chronic headache in acromegaly patients, a higher chronic headache rate was observed in CGRP-positive individuals, suggesting a potential relationship between CGRP expression and headache persistence.

Benzer Tezler

  1. Akromegali hastalarında işitmenin fonksiyonel ve yapısal olarak değerlendirilmesi

    Functional and structural evaluation of hearing in acromegalic patients

    KADRİYE AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TOMRİS ERBAŞ

  2. Akromegali hastalarında gamma knife radyocerrahinin uzun dönem sonuçları

    Long-term results of gamma knife radiosurgery in patients with acromegaly

    FATİH MEHMET ERDUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PINAR KADIOĞLU

  3. Akromegali hastalarında IGF-1 ile glukoz sonrası büyüme hormonu düzeyleri arasındaki diskordans ve acroqol anketinin biyokimyasal remisyon durumu ile ilişkisinin araştırılması

    Discordance of IGF-1 and growth hormone levels after glucose load and evaluation of the corralation between AcroQoL score with biochemical status ın acromegalic patients

    ETHEM TURGAY CERİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DEMET ÇORAPÇIOĞLU

  4. Akromegali hastalarında serum adiponektin, leptin ve resistin düzeylerinin kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmesi

    An evaluation of serum adiponectin, leptin and resistin levels in acromegaly patients in terms of cardiovascular risk

    SABRİYE GURBULAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FULYA AKIN

  5. Akromegali hastalarında kan lenfosit kültüründe mikronükleus testi ve nükleer bölünme indeksi yardımı ile genotoksik etkilerin araştırılması

    Investigation of the genotoxic effects in acromegalic patients in their peripheral blood lymphocytes cultures using micronucleus assay and nuclear division index

    OĞUZ KAAN ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERCAN TUNCEL