Akciğer kanserli vakalarda faz I ve faz II enzimlerinden sitokrom p450 1A1 gen polimorfizminin ve glutatyon S-Transferaz enziminin düzeyi ve gen polimorfizminin saptanması
Investigation of cytochrome p450 1A1 and glutathione S-Transferase gene polymorphism and glutathione S-Transferase enzyme levels in patient with lung cancer
- Tez No: 91669
- Danışmanlar: PROF.DR. TURGAY İSBİR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Moleküler Tıp, Molecular Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
6.0ZET Sigara içimi ile meydana gelen veya çevresel kirlilikle vücuda giren benzopirenler gibi kimyasal kanserojenler bir seri oksidasyon ve konjugasyon reaksiyonları ile detoksifıye edilmekte veya yeni aktif kanserojen olarak üretilmektedir. Genetik çeşitlilik sebebiyle artan Faz I sitokrom P450 1A1 (CYP1A1) enzimleri veya azalmış Faz II Glutatyon S-transferaz(GST) enzimleri ile kanser riskinde artma olduğu gösterilmiştir. Çalışmamızda Türk toplumundaki GST mu null genotip sıklığı ve CYP 1A1 mutant varyantların sıklığı hem akciğer kanserli hem de kontrol vakalarında tespit edilmesi amaçlandı. Kanserli ve normal akciğer dokusunda yapılan GST enziminin kinetik analizinde kanserli dokuda enzimin daha düşük aktiviteye sahip olduğu gözlenmiştir. Her iki dokudan elde edilen sitozolik örneklerde benzer Km değerleri elde eilmiştir. GST enziminin saklama koşulları incelendiğinde oda sıcaklığında bir ay bekleme sonrasında hala başlangıç değerinin yaklaşık %30'u kadar enzim aktivitesi tespit edilmiştir, +4 C'de bir ay sonrasınd enzim aktivitesi normalin yaklaşık %70-80'ı kadar bulunmuş bunun yanında -20C'de aktivite değişimi gözlenmemiştir. Her iki gen polimorfizmi sıklığı açısından hasta ve kontroller arasında farklılık saptanmadı. CYP 1A1 mutant varyant (ileA/al) sıklığının hem hasta hemde kontrol grubunda (sırasıyla %36.1, %44.4) diğer beyaz ırka dahil olan topluluklardan yüksek olduğu saptandı. Hasta ve konrol gruplarında GST mu null genotipi sıklığı ise diğer topluluklarla uyumlu olarak saptandı (sırasıyla %51.5, %51.7). Oran olarak her iki grup birbirlerine benzemelerine rağmen hasta grubu içinde yapılan incelemede geçmişinde sigaradan hariç diğer bir olası kanserojenle temas GST mu null genotipi taşıyanlarda anlamlı bir şekilde yüksek saptandı (p<0.01). Yine null genotipi taşıyanlarda CYP 1A1'in mutant formları varlığında adenokarsinom anlamlı bir şekilde yüksek olarak bulunmuştur(p<0.05, k2=4.507). fakat bu haplotip kontrol grubunda daha da yüksektir (p<0.05). GST null ve CYP 1A1 homozigot normal varyantı beraber taşıyanlarda ise epidermoid kanser yüksek olup istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Diğer taraftan meyva tüketimi az olan hastalarda epidermoid kanser gelişimi anlamlı şekilde yüksek olarak bulunmuştur.(p<0.05). 64
Özet (Çeviri)
7. SUMMARY Environmental factors, such as tobacco smoke, diet and occupational exposures produce the electrophilic chemical carcinogens like benzo(a)pyrens in body. In general, the metabolism of carcinogens to electrophiles involves at least one oxidative (phase I) step than those are conjugated with (phase II) a series of materials, such as glutathione to achive detoxification. Because of the genetic diversity, It was suggested that an increased phase I enzyme activity (CYP1A1) and meanwhile a decreased ability of phase II enzyme (Glutathione S-transferase) can incerease cancer risk individually. In present study we planned to expose genetic polymorphism of CYP 1A1 and GST mu in Turkish patients with lung cancer and controls. Kinetic analysis of GST activity in normal lung tissue and lung tissue with cancer showed that cancer tissue had decreased activity than normal one. Both cytosolic fraction had similar Km for GSH nearly 100nM levels. Storage of cytosols in room temperature for one month caused the decrease of GST activity to 30% levels of initial activity. In +4 °C, Storage of cytosols caused the decrease only 20 to 30% of initial values and showed no changes for activity in -20 °C for one month. this study showed that no differences between patient and control groups for genetic polymorphism of genes. We found CYP 1A1 mutant variant (NeA/al) higher than the other Caucasian populations. Our findings is similar Far East populations in both groups (36,1% for patients group, 44,4% for controls). In spite of similarity between both groups for GST mu polymorphism, in paitents group, patients with GST mu null genotype had statistically significant positive history for exposure of carcinogens other than smoking, such as asbest, petrochemicals, and other chemicals exposure(p<0.01). In addition the patiens who had both GST mu null and CYP 1A1 mutant variant together, had increased risk for adenocarcinoma of lung (p<0.05) and also the patients who consumed fruits lesser amount daily had greater risk for epidermoid carcinoma of lung(p<0.05). 65
Benzer Tezler
- Primer akciğer kanserli vakalarda Tc-99m MIBI ve Tc-99m (V) DMSA'ın bilgisayarlı tomografi ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
F. GÜL GÜMÜŞER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya ÜniversitesiNükleer Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞAKİR BERKARDA
- Poliaminler karbohidrat antijenleri ve sialik asitin kanser vakalarında tedavi takip parametresi olarak değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
CAFER GAREAYAGHİ
- Akciğer kanserinde serum ferritin düzeylerinin tanı ve tedavinin takibindeki yeri hücresel immünite ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
OKTAY SANCAKTAR
- Vena kava superior sendromlu 78 bronş kanserli vakanın klinik ve laboratuvar değerlendirilmesi
Clinic and laboratory evaluation of 78 lung cancer cases with superior vena cava syndrome
ESİN ŞENAY AYDOĞDU