Jinekoloji hastalarında HPV DNA sonuçları ile serum HPV ıgH düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of HPV DNA results and serum HPV igg levels in gynecology patients
- Tez No: 914777
- Danışmanlar: PROF. DR. KENAN DEĞERLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Moleküler Tıp, Molecular Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
HPV dünyada en sık görülen CYBH'lardan olup, servikal kanserin major etyolojik ajanıdır. Bu çalışmada bölgemizde cinsel aktif dönemdeki kadınlarda HPV enfeksiyonu prevalansının ve serum HPV IgG yanıtlarının saptanarak karşılaştırılması amaçlanmıştır. Manisa'da Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine başvuran ve servikal smear örneği alınan 18-65 yaş arasındaki 401 kadın hastada real time PCR yöntemiyle HPVDNA araştırılmış ve %11,2'sinde yüksek riskli HPVDNA pozitif bulunmuştur. En sık görülen HPV tipi %66,6 diğer hr-HPV iken, HPV16 ve 18 %16,6 sıklıkta, birden fazla HPV tipi pozitifliği %6,6 saptanmıştır. Yaş gruplarına göre en sık HPVDNA pozitifliği 24 yaş altında görülürken (%16,7), ikinci sıklıkta 55 yaş ve üzerinde (%13,9) izlenmiştir. Sitopatolojik incelemelerde tüm hastaların %10,7'sinde herhangi bir epitel hücre displazisi saptanırken, HPV DNA pozitif olan grupta sitopatolojik anormallik oranı %40 bulunmuştur. HPV enfeksiyonu varlığında seropozitivite gelişme oranı yaklaşık %50 olarak bildirilirken, çalışmamızda bu oran %4,2 bulunmuştur. Düşük seropozitivitenin çalışma grubunun rastgele seçilmiş olmasından kaynaklanabileceği düşünülmüştür. Serumda HPV IgG saptanan hastalarda hr-HPV DNA pozitifliği %47 iken, bu hasta grubunda sitopatolojik anormallik görülme oranı %23,5'tur. Sonuç olarak; serviks kanserinde uzun preinvaziv sürecin varlığı, tarama programlarının önemini göstermektedir. Özellikle seksüel aktif yaştaki hastalarda HPV'nin taranması ve korunma stratejilerinin belirlenebilmesinde PCR yöntemleri hızlı, kolay ve güvenilir yöntemlerdir. Ancak özellikle yüksek riskli hasta gruplarında moleküler yöntemlere ek olarak serolojik testlerin uygulanması korunma ve aşılama stratejilerinin ve prekanseröz süreçte hasta takip programlarının etkin olarak planlanabilmesi açısından yol gösterici olacağı düşünülmektedir. HPV prevalansı ve tiplerinin dağılımı ile serolojik profilleri belirlemeye yönelik daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır
Özet (Çeviri)
HPV is one of the most common STDs in the world and is the major etiological agent of cervical cancer. This study aimed to determine and compare the prevalence of HPV infection and serum HPV IgG responses in sexually active women in our region. HPVDNA was investigated using real-time PCR in 401 female patients aged 18-65 who applied to the Gynecology and Obstetrics clinic in Manisa and had cervical smear samples taken, and high-risk HPVDNA was found to be positive in 11.2%. The most common HPV type was 66.6% other hr-HPV, while HPV16 and 18 were detected at 16.6%, and more than one HPV type was detected at 6.6%. According to age groups, the most common HPVDNA positivity was observed under the age of 24 (16.7%), and the second most common was observed in those aged 55 and over (13.9%). In cytopathological examinations, 10.7% of all patients were found to have any epithelial cell dysplasia, while the rate of cytopathological abnormalities in the HPV DNA positive group was found to be 40%. While the rate of seropositivity development in the presence of HPV infection was reported to be approximately 50%, this rate was found to be 4.2% in our study. It was thought that the low seropositivity may be due to the random selection of the study group. While hr-HPV DNA positivity was 47% in patients with HPV IgG detected in the serum, the rate of cytopathological abnormalities in this patient group was 23.5%. In conclusion; the existence of a long preinvasive process in cervical cancer shows the importance of screening programs. PCR methods are fast, easy and reliable methods in screening HPV and determining protection strategies, especially in sexually active patients. However, it is thought that the application of serological tests in addition to molecular methods, especially in high-risk patient groups, will be guiding in terms of effective planning of protection and vaccination strategies and patient follow-up programs in the precancerous process. More comprehensive studies are needed to determine the prevalence and distribution of HPV types and serological profiles.
Benzer Tezler
- Servikal premalign lezyonların serum A vitamini düzeyleri ile ilişkisi
Correlation of cervical premalignant lesions with serum vitamin A levels
LEYLA DUNYAMALIYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumKütahya Sağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NADİ KESKİN
- Ameliyat öncesi hastaların ameliyata ilişkin duyguları, düşünceleri ve bilgi istekleri
The Pre-operative patiensts feelings throughts and information requirements concerning their surgical operations
KADRİYE BULDUKOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HemşirelikCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY
- Sivas ili C.Ü. hastanesinde yatmakta olan hastaların servislerine kabul edilişlerindeki uygulamalarla bu uygulamalara ilişkin duygu ve beklentilerinin saptanması
Determination of the formalities in admitting the patients hospitalized at the Cumhuriyet University of Sivas to the services and their feelings and expeetations relating to these formalities
FADİME KESKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HastanelerCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY
- Kronik ağrının kontrolünde TENS'in etkinliğinin diadinamik akımlara ve plasebo'ya farklılığının low back pain"li hastalar üzerinde araştırılması
Başlık çevirisi yok
NEVZAT KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonTrakya ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı