Labor Shares, Income Differences, Current Accounts and Convergence from aNeoclassical Perspective
Neoklasik perspektifen işgücü payı, gelir farklılıkları, cari hesaplar ve yakınsama
- Tez No: 913440
- Danışmanlar: PROF. DR. MICHAEL C. BURDA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ekonomi, Economics
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Humboldt-Unıversıtat Zu Berlın
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: İktisadi ve İdari Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İktisat Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırma, ilk olarak, küresel finansal kriz sonrasında iş gücü payındaki 30 yıllık düşüş eğilimindeki değişimi belgelemektedir. Bu durum, ülkelerin çoğunluğu için geçerli olup farklı yöntemler, ölçümler ve toplulaştırma prosedürlerine karşı dayanıklıdır. Gelişmişlik seviyelerine göre gruplandırıldığında, 2008'den bu yana iş gücü paylarının gelişmiş ekonomilerde yatay seyrettiği, gelişmekte olan ekonomilerde ise yükseldiği görülmektedir. Solow büyüme modelinin yenilikçi bir uygulaması, bu farklılaşan eğilimi gelişmekte olan ekonomilerde sermaye–üretim oranlarının büyümesindeki daha güçlü artışlara bağlamaktadır. İkinci olarak, bu tezde iki ülke grubu -Güney ve Kuzey- içeren Ramsey modeli kullanılarak serbest ticaret ve borçlanma kısıtları altinda her grubun farklı yakınsama hızlarıyla uzun vadede farklı kişi başı gelir ve cari dengeye ulaşacağı gösterilmektedir. Otarşi ile karşılaştırıldığında, uzun vadede ticaret kişi başına düşen gelir ve semaryede artışa neden olmakta, bu artışın Kuzey için nispeten daha yüksek olduğu tartışılmaktadır. Bununla birlikte, dünya ortalama geliri en yüksek seviyesine borçlanma kısıtlaması kaldırıldığında ulaşmaktadır. Üçüncü olarak, bu çalışma, son dönem deneyimleri ışığında koşullu yakınsama kanıtlarını yeniden değerlendirmektedir. 1960-2017 dönemini kapsayan ve 130'dan fazla ülkeyi içeren bir panelde, gelişmekte olan ülkelerin, koşullu denge durumlarına gelişmiş ülkelere kıyasla daha hızlı bir oranda yakınsadığı gösterilmektedir. Ülkeler arasındaki bu heterojenlik, istatistiksel olarak anlamlı olup farklı tahmin yöntemlerine, veri aralıklarına ve bağımlı değişken ölçümlerine karşı da dayanıklıdır. Ayrıca, bu çalışma koşulsuz yakınsamayı üç açıdan incelemektedir: 1) ülke sabit etkilerinin önemi, 2) koşulsuz yakınsamanın yaygınlığı, ve 3) başlangıç seviyelerindeki büyüme değişkenleri ile ortalama büyüme oranları arasında negatif eğim katsayılarının ilişkisi. İlk iki açı, koşullu yakınsama hipotezini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
This research, first, documents a sustained break in the 30 years of decline in the labor share following the global financial crisis. This holds for a majority of countries and is robust to different methods, measurements and aggregation procedures. When grouped by level of development, labor shares have stabilized in advanced and risen in developing economies since 2008. A novel application of the Solow growth model links this differential evolution to stronger increases in the growth of capital–output ratios in developing relative to advanced economies. Second, using the Ramsey model with two blocks of countries -South and North- this dissertation suggests that trade and borrowing constraints lead to a long-run equilibrium where each block converges to a different per capita income at a different rate while running a permanently unbalanced current account. Compared with autarky, trade causes long-run increases in per capita income and capital, with relatively higher gains for the North. World average income is highest, however, when the borrowing constraint is eliminated. Third, this work reassesses the evidence on conditional convergence in light of recent experience. In a panel spanning the period 1960-2017 and covering over 130 countries, it shows that developing countries converge at a faster rate to their conditional steady-states than advanced ones. This heterogeneity across countries is statistically significant and robust to different estimation methodologies, data intervals, and measurements of the dependent variable. Additionally, it explores three aspects of unconditional convergence: 1) the relevance of country fixed effects, 2) the commonality of unconditional convergence, and 3) the relationship between catch-up and negative slope coefficients from regressing average growth rates on initial levels of growth covariates. The first two aspects support the conditional convergence hypothesis.
Benzer Tezler
- Avrupa Merkez Bankası'nın oluşumu, para politikası, uygulama sorunları ve Türkiye etkileri
Formation of European Central Bank, its monetary policy, application problems and its effects on Turkey
ALİ POLAT
- Yatırımların finansmanı açısından özel finans kurumları ve Türkiye uygulaması
Başlık çevirisi yok
AYDIN GÜNDOĞDU
- Üretim planlama ve kontrol
The Production planning and control
HÜLYA AKIN
Yüksek Lisans
Türkçe
1993
Endüstri ve Endüstri Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiDOÇ.DR. MEHMET TANYAŞ
- Avrupa Para Birliği, Avrupa para biriminin hayata geçişi ve işleyişi, Türkiye üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
DİNA İŞLER
- Gümrük Birliği sürecinin Türk sermaye piyasasına etkileri
The Effects of Customer Union course on Turkish capital market
ÖNDER HALİSDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1997
EkonomiMarmara ÜniversitesiSermaye Piyasası ve Borsa Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN ULUDAĞ