Geri Dön

Yeni tanı ve relaps kronik ıtp hastalarında serotonin düzeylerinin halsizlik ve hayat kalitesi üzerine etkisi

The effect of serotonin levels on fatigue and quality of life in newly diagnosed and relapsed chronic itp patients

  1. Tez No: 913028
  2. Yazar: ABDULLAH AĞAÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERDAL KORKMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: ITP, Serotonin, WHOQoL-BREF, ITP, Serotonin, WHOQoL-BREF
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kronik İTP hastalarında tanı veya relaps anında ciddi halsizlik ve hayat kalitesinde bozulma olduğu ve bu durumun tedavi sonrasında düzeldiği gözlemimiz mevcuttur. Bu durum bizi altta yatan mekanizma nedir? Tedavi öncesi ve sonrası serotonin düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulabilir miyiz? sorularına yöneltti. Tüm vücutta üretilen serotoninin büyük bir kısmı (%95) bağırsakta, sadece küçük bir kısmı (%5) beyinde oluşturulmaktadır. Bağırsak mikrobiyotasının beyin üzerindeki etkisi oldukça derindir; bu etkiler davranışları, kan-beyin bariyerinin bütünlüğünü, mikroglial aktiviteyi, nörogenezis süreçlerini ve nörotransmitterlerin üretimini etkilediği düşünülmektedir. (10). Trombositler önemli veziküler serotonin depolarına (dens granüller) sahiptir ancak serotonin sentezleyecek enzimlerden yoksundur. Bunun yerine plazmadan serotonin alırlar. Serotonin daha sonra trombosit aktivasyonu sırasında trombosit dens granüller tarafından salgılanır ve trombosit agregasyonunu ve kan damarlarının vazokonstriksiyonunu teşvik etmede rol oynar, hemostazı kolaylaştırır (10-12). Biz de bu durumu gözönüne alarak tedavi öncesi ve sonrası serotonin düzeyi bakmaya karar verdik. Hem yeni tanı hem de relaps vakalarda sadece steroid tedavisi (prednizolon 1mg/ kg/gün IV) kullanılacağından grubun homojenitesinin bozulmayacağı düşüncesindeyiz (5). Hipotezlerimiz gözönüne alındığında yeni tanı ve relaps vakalar hastanemize trombositopeni ile başvurduğundan, bu hastalarda tedavi öncesi serotonin düzeylerinin düşük olduğunu ve tedavi sonrasında serotonin düzeylerinin trombosit sayıları ile birlikte normal aralığa geldiğini ve sonuç olarak bu hastalarda sık karşılaştığımız halsizlik ve hayat kalitesinde bozulma şikeyetlerinin serotonin düzeyi ile ilişkili olduğunu kanıtlamak amacıyla bu çalışmayı yapmayı planladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 1 Şubat 2023 ve 1 Haziran 2024 tarihleri arasında Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Polikliniğine başvuran 25 yeni tanı ve relaps kronik İTP hastası dahil edildi. Çalışma için hastaların kan örnekleri alındı. Rutin tetkikler amacıyla alınan serum örneklerinden elde edilen veriler kullanıldı. Serotonin için de hastalardan ayrıca bir kan örneği alındı. Tüm hastalara çalışmaya katılmaları açısından bilgilendirme yapıldı ve hastalardan yazılı onamları alındı. Araştırma dahilindeki veriler, Hastane Bilgi Yönetim Sisteminden elde edilmiştir. Bulgular: Bu araştırmada, hematoloji kliniğine başvuran hastaların tedavi öncesi ve sonrası yaşam kaliteleri ve bazı biyokimyasal parametreleri değerlendirildi. Araştırmamız kapsamında elde edilen verilerin analizi yapılmıştır. Normallik varsayımlarını test etmek için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, çarpıklık ve basıklık değerleri, histogramlar, Q-Q ve P-P grafikler incelendi. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edildiği için nonparametrik Wilcoxon İşaretli Sıralar Testleri kullanıldı. Araştırmaya 25 hastanın %76'sı kadın ve %24'ü erkek olup, yaş ortalaması 50,84 (min=25, max=80) olarak belirlendi. Tedavi öncesi ve sonrası platelet değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-4,372; p<0,001). Platelet değeri ortalaması tedavi öncesinde 8,88 x 103/mm3 iken tedavi sonrasında 205 x 103/mm3olarak elde edilmiştir. Tedavi öncesi ve sonrası serotonin değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (z=-0,371; p>0,05). Ancak serotonin değeri ortalaması tedavi öncesinde 202,57 ng/ml iken tedavi sonrasında 260,47 ng/ml 'ye yükselmiştir. Tedavi öncesi ve sonrası genel sağlık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-3,035; p<0,05). Genel sağlık puanı ortalaması tedavi öncesinde 46,00 iken tedavi sonrasında 59,00 olarak elde edilmiştir. Fiziksel sağlık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-2,878; p<0,05). Fiziksel sağlık puanı ortalaması tedavi öncesinde 51,52 iken tedavi sonrasında 62,30 olmuştur. Psikolojik sağlık puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-2,666; p<0,05). Psikolojik sağlık puanı ortalaması tedavi öncesinde 56,79 iken tedavi sonrasında 65,95 olmuştur. Sosyal ilişkiler puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-3,438; p<0,05). Sosyal ilişkiler puanı ortalaması tedavi öncesinde 52,64 iken tedavi sonrasında 64,30 olmuştur. Çevre puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (z=-1,548; p>0,05). Ancak çevre puanı ortalaması tedavi öncesinde 59,84 iken tedavi sonrasında 64,59 olmuştur. WHOQoL-BREF toplam puanı arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (z=-2,657; p<0,05). Toplam puan ortalaması tedavi öncesinde 55,00 iken tedavi sonrasında 63,15 olarak elde edilmiştir. Sonuç: Bu araştırma, tedavi sürecinin hastaların biyokimyasal ve psikososyal parametreleri üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Platelet düzeylerindeki anlamlı artış, tedavinin biyokimyasal etkilerini ortaya koyarken, WHOQoL-BREF ölçeği alt boyutlarındaki iyileşmeler, tedavinin hastaların yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerini vurgulamaktadır. Ancak, serotonin düzeylerindeki değişikliklerin istatistiksel olarak anlamlı olmaması ve çevre boyutunda anlamlı bir farklılık bulunamaması, tedavinin bu alanlardaki etkilerinin daha fazla araştırılmasını gerektirmektedir. Gelecekteki araştırmalar, daha geniş örneklemler ve uzun vadeli takiplerle bu bulguları destekleyebilir ve tedavi sürecinin etkinliğini daha kapsamlı bir şekilde ortaya koyabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: We have observed that chronic ITP patients experience significant fatigue and deterioration in quality of life at the time of diagnosis or relapse, which improves following treatment. This observation led us to question the underlying mechanism. Can we find a significant difference in serotonin levels before and after treatment? The majority of serotonin produced in the body (95%) is generated in the gut, with a very small amount (5%) produced in the brain. The gut microbiota has a profound impact on the brain, affecting behaviors, blood-brain barrier integrity, microglial activity, neurogenesis, and neurotransmitter production. Platelets contain significant vesicular serotonin stores (dense granules) but lack the enzymes to synthesize serotonin. Instead, they uptake serotonin from plasma. Serotonin is then released by platelet dense granules during platelet activation, playing a role in promoting platelet aggregation and vasoconstriction of blood vessels, facilitating hemostasis. Considering this, we decided to measure serotonin levels before and after treatment. Since only steroid therapy (prednisolone 1 mg/kg/day IV) will be used in both newly diagnosed and relapsed cases, we believe the group's homogeneity will be maintained. Given our hypotheses and the fact that newly diagnosed and relapsed cases present to our hospital with thrombocytopenia, we planned this study to prove that serotonin levels are low in these patients before treatment and return to normal range along with platelet counts after treatment. As a result, we aim to demonstrate that the fatigue and deterioration in quality of life frequently encountered in these patients are related to serotonin levels. Materials and Methods: Twenty-five newly diagnosed and relapsed chronic ITP patients who presented to the Hematology Clinic of Kayseri City Training and Research Hospital between February 1, 2023, and June 1, 2024, were included in our study. Blood samples were taken from the patients for routine tests, and additional samples were taken for serotonin measurement. All patients were informed about the study and provided written consent. Data for the study were obtained from the Hospital Information Management System. Results: In this study, the quality of life and some biochemical parameters of patients presenting to the hematology clinic were evaluated before and after treatment. Data analysis showed that the data did not follow a normal distribution, so nonparametric Wilcoxon Signed Rank Tests were used. Of the 25 patients, 76% were female and 24% male, with an average age of 50.84 years (min=25, max=80). A statistically significant difference was found between pre-treatment and post-treatment platelet values (z=-4.372; p<0.001). The average platelet count increased from 8.88 x 103/mm3 before treatment to 205 x 103/mm3 after treatment. No statistically significant difference was found between pre-treatment and post-treatment serotonin values (z=-0.371; p>0.05). However, the average serotonin value increased from 202.57 ng/ml before treatment to 260.47 ng/ml after treatment. A significant difference was found between pre-treatment and post-treatment general health scores (z=-3.035; p<0.05). The average general health score increased from 46.00 before treatment to 59.00 after treatment. Significant differences were found in physical health scores (z=-2.878; p<0.05), psychological health scores (z=-2.666; p<0.05), and social relationship scores (z=-3.438; p<0.05), with average scores increasing from 51.52 to 62.30, 56.79 to 65.95, and 52.64 to 64.30, respectively. No significant difference was found in environmental scores (z=-1.548; p>0.05), although the average score increased from 59.84 to 64.59. A significant difference was found in the total WHOQoL-BREF score (z=-2.657; p<0.05), with the average total score increasing from 55.00 to 63.15. Conclusion: This study demonstrates that the treatment process has significant effects on the biochemical and psychosocial parameters of patients. The significant increase in platelet levels reveals the biochemical effects of treatment, while improvements in WHOQoL-BREF subscales highlight the positive impact of treatment on patients' quality of life. However, the lack of statistically significant changes in serotonin levels and environmental dimensions suggests that the effects of treatment in these areas require further investigation. Future studies with larger samples and long-term follow-ups can support these findings and more comprehensively reveal the effectiveness of the treatment process.

Benzer Tezler

  1. İnflamatuvar barsak hastalarında mukokutanöz bulguların paterji pozitifliği ve hastalık şiddeti ile ilişkisi

    Mucocutaneous manifestations in patients with inflammatory bowel diseases and association with pathergy positivity and disease severity

    SERAP SERTKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DermatolojiBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ HAYDAR PARLAK

  2. Kardiyoversiyon sonrası sinüs ritmi sağlanan atriyal fibrilasyon hastalarında atriyal fibrilasyon relapsının ekokardiyografik prediktörlerinin prospektif analizi

    Prospective analysis of echocardiographic predictors related with atrial fibrillation relapse in atrial fibrillation patients with sinus rhythm after cardioversion

    OĞUZHAN TURĞUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    KardiyolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAHİN KAPLAN

  3. Behçet hastalığında immünsüpresif kullanımının yeni majör organ tutulumu gelişimine etkisi

    The effect of immunosuppressive use on the development new major organ involvement in behcet's disease

    TUĞÇE BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    RomatolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA ALİBAZ ÖNER

  4. İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında aktivasyonun fenotipinin moleküler düzeyde belirlenmesi

    Determination of the activation phenotype at the molecular level in inflammatory bowel diseases

    ESENGÜL GİRGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENDER BERAT ELLİDOKUZ

  5. Kronik idiyopatik trombositopenik purpuralı hastaların retrospektif analizi.

    Retrospective evaluation of chronic idiopathic thrombocytopenic purpura patients

    ŞENGÜL AKSAKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    HematolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DÜZGÜN ÖZATLI