Geri Dön

Erken membran rüptürü tanılı olguların klinik özellikleri, tedavi süreçleri ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 911006
  2. Yazar: YASEMİN AYDIN VELİPAŞAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SÜLEYMAN CANSUN DEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Erken Membran Rüptürü, Antibiyoterapi, APGAR, İdrar kültürü, Vajinal Kültür, Premature Rupture of Membranes, Antibiotherapy, APGAR, Urine culture, Vaginal Culture
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada 2017-2019 yılları arasında kliniğimize başvuran erken membran rüptürü (EMR) tanısı almış olgular incelendi. Olguların tanı aldıkları gebelik haftalarının, doğum haftalarının bu süreçteki latent periyodlarının, başvuru sırasında alınan vajinal kültür ve idrar kültürü tetkiklerindeki üremelerin ve kullanılan antibiyotik rejimlerinin, yeni doğan APGAR skorları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Erken Membran Rüptürü (EMR) tanısı almış 2017-2019 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim dalına başvuran, gebeliğin 24/0 ve 37/0 haftaları arasında olan 325 hastanın; yaş, parite, spontan veya yardımcı üreme tekniği ile olmuş gebelik, bebek cinsiyeti gibi demografik verileri ve doğum şekli, doğum haftası, latent periyod, başvuru anında alınan örneklerdeki mikrobiyal üreme, antibiyotik rejimleri, yeni doğan kilo ve APGAR verilerinin birbiri ile ilişkisi retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya 325 adet gebe ve bu gebelerin 348 adet yeni doğanı dahil edildi. EMR haftası ve doğum haftası arasında anlamlı pozitif korelasyon (p<0,001) mevcutken, EMR haftası ve latent periyod arasında anlamlı ve negatif korelasyon (p<0,001) bulundu. Doğum haftası ilerledikçe APGAR skorlarının 1. Ve 5. Dakikalar için anlamlı artmış olduğu görüldü (p<0,001). 34/0 ve üzerindeki gebelik haftalarında maternal ve fetal endikasyonlarla hastalara doğum planlandı. Daha küçük haftalarda ise hastalardan idrar kültürü ve vajinal kültür örnekleri alınarak ampirik antibiyoterapileri başlandı. Antibiyoterapi alan grubun latent periyodu anlamlı olarak uzun görüldü (p<0,001). Antibiyotik alan 210 gebe arasında ise kültür sonuçlarında anlamlı üreme olan ve uygun antibiyoterapi altında takibini sürdüren gebelerin latent periyodu, kültür sonuçlarında üreme olmayan sadece ampirik tedaviyi tamamlayan hastaların latent periyodlarından anlamlı olarak uzun bulundu (p<0,001). Latent periyottaki bu anlamlı uzamanın yeni doğanların APGAR skorlarına etkisine bakıldığında ise anlamlı etki bulunamadı. Fakat iki grup arasındaki değerlendirmede antibiyoterapi alan, üremesi olan ve latent periyodu anlamlı olarak uzun bulunan gruptaki minimum APGAR değerlerinin daha az olduğu görüldü. Sonuçlar: Erken membran rüptürü, preterm doğum nedenleri arasında büyük bir orana sahiptir. Prematürite ise ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde oranı artış gösteren, maternal ve fetal mortalite ve morbiditeye neden olan önemli bir faktördür. Neonatal dönemde gebelerin etkin takip ve tedavisinin yeni doğan sonuçlarını olumlu etkilendiği görülmektedir. Bu olumlu sonuçlar, gebe ve yeni doğanlara sosyal anlamda katkı sağlamakla birlikte sağlık giderlerinde de ciddi azalmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte erken membran rüptürü gelişmeden önce önlenebilecek nedenlerin tespiti ve ortadan kaldırılması da çok önemli bir basamaktır. Bu çalışmada komplikasyon gelişmiş gebelerin takip ve tedavilerinin yeni doğan sonuçlarına olumlu etkisi gösterilmiş olsa da bunların geliştirilmesi için randomize ve kontrollü prospektif çalışmalara ihtiyaç devam etmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: In this study, cases diagnosed with premature rupture of membranes (PROM) admitted to our clinic between 2017 and 2019 were analyzed. We aimed to examine the relationship between the gestational weeks at the time of diagnosis, the latent periods during this period, the growths in vaginal culture and urine culture examinations taken at the time of admission, and the antibiotic regimens used with the newborn APGAR scores. Materials and Methods: Demographic data such as age, parity, spontaneous or assisted reproductive technique pregnancy, infant gender, mode of delivery, gestational week, latent period, microbial growth in samples taken at the time of admission, antibiotic regimens, newborn weight and APGAR data of 325 patients between 24/0 and 37/0 weeks of gestation who were admitted to Çukurova University Balcalı Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology between 2017 and 2019 with a diagnosis of Early Membrane Rupture (PROM) were retrospectively analyzed. Results: The study included 325 pregnant women and 348 newborns of these pregnant women. There was a significant positive correlation between PROM week and labor week (p<0.001), while there was a significant and negative correlation between PROM week and latent period (p<0.001). As the gestational week progressed, APGAR scores increased significantly for the 1st and 5th minutes (p<0.001). Delivery was planned for patients with maternal and fetal indications at 34/0 and above gestational weeks. At smaller gestational weeks, urine culture and vaginal culture samples were obtained from the patients and empirical antibiotherapy was initiated. The latent period of the group receiving antibiotherapy was significantly longer (p<0.001). Among the 210 pregnant women who received antibiotics, the latent period of pregnant women who had significant growth in the culture results and continued their follow-up under appropriate antibiotherapy was found to be significantly longer than the latent periods of patients who did not have growth in the culture results and only completed empirical treatment (p<0.001). When the effect of this significant prolongation in the latent period on the APGAR scores of newborns was analyzed, no significant effect was found. However, in the evaluation between the two groups, it was observed that the minimum APGAR values were lower in the group that received antibiotherapy, had growth and had a significantly longer latent period. Conclusions: Premature rupture of membranes is a major cause of preterm labor. Prematurity is an important factor that causes maternal and fetal mortality and morbidity in developing countries such as Türkiye. Effective follow-up and treatment of pregnant women in the neonatal period has a positive effect on newborn outcomes. These favorable outcomes contribute socially to pregnant women and newborns and lead to a significant reduction in health care costs. However, identification and elimination of preventable causes before the development of premature rupture of membranes is also a very important step. Although this study demonstrated the positive effect of follow-up and treatment of pregnant women with complications on newborn outcomes, randomized and controlled prospective studies are still needed to improve these results.

Benzer Tezler

  1. Menenjit tanısı alan yenidoğan olguların laboratuvar ve görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi ve ilk 12 ay izlem sonuçları

    Evaluation of laboratory and imaging findings of newborn patients with the diagnosis of meningitis and the first 12 months' results

    GÜLŞAH PARLAKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NİRGÜL KÖKSAL

  2. Hastanemiz neonatal sepsis olgularının risk faktörlerinin, klinik ve mikrobiyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of risk factors, clinical and microbiological properties of neonatal sepsis cases in our hospital

    HAYRUNNİSA BEKİS BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSakarya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHRİ ERMİŞ

  3. Terapötik hipotermi (TH) uygulanan hipoksik iskemik ensefalopati (HİE) tanılı yenidoğanlarda nöbet gelişiminde rol oynayan perinatal risk faktörlerinin belirlenmesi

    Identification of perinatal risk factors contributing to seizure development in newborns diagnosed with hypoxic-ischemic encephalopathy (HİE) undergoing therapeutic hypothermia (TH)

    BEKİR FURKAN YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. FATMA NUR SARI

  4. Preterm yenidoğanlarda geç başlangıçlı sepsisin erken tanısında öngörü modeli

    Prediction model for early diagnosis of late-onsetsepsis in preterm newborns

    DAMLA SEYHANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÜLİN GÖKMEN YILDIRIM

  5. Bronkopulmoner displazi tanısını öngörmede respiratuar severity skor, saturasyon oksijen basınç indeksi ve oksijen saturasyonun inspire edilen oksijen fraksiyonuna oranı değeri nedir?

    What is the value of respiratory severity score, saturation oxygenation pressure index and oxygen saturation inspired oxygen fraction ratio in predicting the diagnosis of bronchopulmonary dysplasia?

    AHMET DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA ÖZDEMİR