Geri Dön

İntrauterin inseminasyon (IUI) uygulanan açıklanamayan infertilite olgularında gelişen folikül sayısının tedavi başarısına etkisi

The effect of follicle number on treatment success in cases of unexplained infertility treated with intrauterine insemination (IUI)

  1. Tez No: 907464
  2. Yazar: BÜŞRA BUCAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HABİBE AYVACI TAŞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda amaç Ocak 2020-Ocak 2023 yılları arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Polikliniğine başvuran ve ovulasyon indüksiyonu ile birlikte intrauterin inseminasyon (IUI) uygulanan açıklanamayan infertilite olgularında, hCG uygulanan gün bakılan folikül sayısının (çap>14mm) klinik gebelik oranına olan etkisini araştırmaktır. Hormon profili, antral follikül sayısı, sperm analizi ve diğer klinik ve laboratuar faktörlerin IUI sonuçlarına etkisi de incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma SBÜ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri (YÜT) kliniğinde yürütülmüştür. Araştırmaya, Ocak 2020-Ocak 2023 tarihleri arasında açıklanamayan infertilite teşhisi ile dosya oluşturulan ve IUI tedavisi uygulanmış hastalar dahil edilmiştir. Hastaların tamamı en az bir yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edemeyen açıklanamayan infertilite tanılı olgulardır ve ovulasyon indüksiyonu gonadotropin ile yapılmıştır. Açıklanamayan infertilite tanısı alıp IUI yapılmış 498 hastaya ait 726 siklus incelenmiştir. Menstrüasyonun 2. veya 3. günü normal hormonal değerlere sahip olan ve normal uterin kavite görüntüleri bulunan hastalar araştırmaya dahil edilmiştir. Hipogonadotropik hipogonadizm tanısı alan kadınlar, endometriozis veya endometrioma tanısı olan kadınlar, uterusta intrakaviter lezyon veya geçirilmiş uterus ya da over cerrahisi öyküsü bulunan, romatolojik hastalık tanısı olanlar ve düşük over rezervli hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir; polikistik over sendromu tanı kriterlerini karşılayan hastalar da çalışmaya dahil edilmemiştir. Eşlere ait sperm analizinde toplam ileri hareketli sperm sayısı (TPMSS) > 5 milyon olan olgular dahil edilmiştir. Çalışma kapsamında, 726 siklus için hasta kayıtları incelenmiş, demografik veriler (yaş, boy, kilo, vücut kütle indeksi) ile evlilik süresi ve infertilite durumu bilgileri kaydedilmiştir. Menstrüasyonun 2. veya 3. günü değerlendirilmiş Hormonal değerler (FSH, LH, Estradiol, Prolaktin, TSH, AMH) ve transvajinal vii ultrason ile değerlendirilmiş foliküler gelişim bilgileri kaydedilmiştir. İntrauterin inseminasyon işlemi sonrasında hastalara 2. hafta yapılan β-hCG testi sonucu ile gebelik durumları belirlenmiştir. Çalışma sonuçları, açıklanamayan infertilite tanısı olan hastalarda IUI uygulamalarının etkinliğini değerlendirmek amacıyla dikkatlice analiz edilmiştir. Bulgular: Toplam 726 IUI siklusu incelenmiş olup, hastaların yaş ortalaması 29.6 ± 4.9 yıl, vücut kitle indeksi (BMI) 26.3 ± 5.03 kg/m² olarak bulunmuştur. IUI sonrası β-hCG pozitifliğinin %17.8 (n=129), fetal kalp atımının %14.3 (n=104) ve canlı doğum oranının %12.1 (n=88) olduğu tespit edilmiştir. Tek folikül gelişimi %63.9, çift folikül gelişimi %25.8 olarak bulunmuştur. Tek folikül gelişen grup ile çift folikül gelişen grup karşılaştırıldığında gebelik oranları açısından istatistiksel olarak bir fark saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamız İntrauterin inseminasyon uygulanan hastalar arasında tek folikül ve çift folikül geliştiren gruplar arasında gebelik ve canlı doğum oranlarının benzer olduğunu göstermektedir. Menstrüasyonun 2. 3. günü bakılan toplam antral folikül sayısının dominant folikül gelişimine olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, açıklanamayan infertilitesi olan kadınlarda IUI'nın etkin bir tedavi yöntemi olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, çoğul gebelik riski nedeniyle dikkatli bir yaklaşım benimsenmesi ve bireyselleştirilmiş danışmanlık sunulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of our study is to investigate the effect of the number of follicles (diameter >14mm) observed on the day of hCG administration on the clinical pregnancy rate in unexplained infertility cases who underwent intrauterine insemination (IUI) together with ovulation induction at Zeynep Kamil Women and Children's Diseases Training and Research Hospital Infertility Clinic between January 2020 and January 2023. The effects of hormone profile, antral follicle number, sperm analysis and other clinical and laboratory factors on IUI results were also investigated. Materials and Methods: The study was conducted at the Assisted Reproductive Techniques (ART) clinic of the SBÜ Zeynep Kamil Women and Childrens Diseases Education and Research Hospital. Patients who were diagnosed with unexplained infertility and had IUI treatment between January 2020 and January 2023 were included in the study. Unexplained infertile patients who underwent IUI after ovulation induction with gonadotropin were included in the study. Seven hundred twenty six cycles of 498 patients were examined. Patients who had normal hormonal values on the 2nd or 3rd day of menstruation and had normal uterine cavity images were included in the study. Women diagnosed with hypogonadotrophic hypogonadism, women diagnosed with endometriosis or endometrioma, those with intracavitary lesion in the uterus or a history of previous uterine or ovarian surgery, those diagnosed with rheumatological diseases and patients with low ovarian reserve were not included in the study; patients who met the diagnostic criteria for polycystic ovary syndrome were also not included in the study. Cases with a total progressive motile sperm count (TPMSS) of > 5 million in sperm analysis were included. Within the scope of the study, patient records were examined for 726 cycles, demographic data (age, height, weight, body mass index) and duration of marriage and infertility status information were recorded. Hormonal values (FSH, LH, Estradiol, Prolactin, TSH, AMH) assessed on the 2nd or 3rd day of menstruation and follicular development information assessed with transvaginal ultrasound were recorded. ix Pregnancy status was determined with the β-hCG test results performed on the 2nd week after the intrauterine insemination procedure. Study results were carefully analyzed to evaluate the effectiveness of IUI procedures in patients diagnosed with unexplained infertility. Results: A total of 726 IUI cycles were analyzed. The mean patient age was 29.6 ± 4.9 years, and the mean body mass index (BMI) was 26.3 ± 5.03 kg/m². It was determined that β-hCG positivity after IUI was 17.8% (n=129), cases in which fetal heart beat was detected were 14.3% (n=104), and the live birth rate was 12.1% (n=88). Single follicle development occurred in 63.9% of cycles, and double follicle development in 25.8%. No statistically significant difference in pregnancy rates was found between these two groups. Conclusion: The study demonstrates similar pregnancy and live birth rates between groups with single and double follicle development following intrauterine insemination. Furthermore, an increase in antral follicle count was found to positively influence dominant follicle development. These findings suggest that IUI is an effective treatment option for women with unexplained infertility. However, the study emphasizes the need for a cautious approach and individualized counseling due to the risk of multiple pregnancies.

Benzer Tezler

  1. Mus musculus türü farelerde gözün gelişimi

    The Development of eve of the albino mus musculus species of mice

    EMEL YOLAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    MorfolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji (histoloji ve Embriyoloji) Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY

  2. Kayseri bölgesinde doğan bebeklerde intrauterin büyüme

    Başlık çevirisi yok

    HİLMİ TARIK KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Boy kısalığı gösteren 13-17 yaş arası çocuklarda benlik kavramı

    Başlık çevirisi yok

    AYSIN TURPOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURÇİN SAKA

  4. Miyadında doğmuş yenidoğanda bazı antropometrik veriler

    Başlık çevirisi yok

    MEFARET CENGİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. HÜLYA GÜNÖZ