Geri Dön

Mekonyum boyalı doğan bebeklerin neonatal prognozu

Neonatal prognosis of babies born with meconium stained amniotic fluid

  1. Tez No: 906093
  2. Yazar: İREM DURDAĞ ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. FATMA NARTER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Mekonyum, mekonyum boyalı amniyon sıvısı, mekonyum aspirasyon sendromu, yenidoğan, morbidite, Meconium, meconium-stained amniotic fluid, meconium aspiration syndrome, newborn, morbidity
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Mekonyum boyalı doğumun sıklığını belirlemek, mekonyum boyalı doğan bebeklerin morbiditelerini saptayarak prognozlarının gösterilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 1 Ocak 2022 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesinde doğan mekonyum boyalı bebekler çalışma grubunu ve amniyon sıvısında mekonyum olmayan term yenidoğanlar kontrol grubunu oluşturmuştur. Randomizasyon, kontrol grubuna çalışma grubundaki bebekten hemen sonra doğan term bebek alınarak yapılmıştır. Her iki gruptaki bebeklerin prenatal, natal ve postnatal özellikleri, klinik seyirleri ve gelişen morbiditeleri retrospektif olarak incelenmiştir. Bu çalışmada istatistiksel analizler NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah, USA) paket programı ile yapılmıştır ve p<0,05 olması anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: 37 ve üstü gestasyon haftasında mekonyum boyalı doğan 237 bebek çalışma grubu olarak; amniyon mayide mekonyum olmadan doğan 237 bebek kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmada mekonyum boyalı doğum %7,3, mekonyum aspirasyon sendromu (MAS) %1,48 oranında görülmüştür. Çalışma grubundaki bebeklerin 172'si (%72,6) normal spontan vajinal doğumla (NSVD), 65'i (%27,4) sezaryen ile doğmuştur. Mekonyum boyalı doğan bebeklerin daha yüksek oranda NSVD ile doğdukları tespit edilmiştir (p=0,024) ve bu bebeklerin gestasyonel yaş ortalaması daha yüksek bulunmuştur (p=0,0001). Annelerin demografik özellikleri karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Akraba evliliği öyküsü olması çalışma grubundaki bebeklerde anlamlı bulunmuştur (p=0,018). Mekonyum boyalı doğan bebeklerden %8,02'sinin doğumhanede resüsitasyon ihtiyacı olmuştur ve 1. ve 5. dakika APGAR skoru ortalamaları daha düşük bulunmuştur; kontrol grubu ile karşılaştırıldığında bu veriler istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,001, p=0,004). Mekonyum boyalı doğan bebeklerden %40,35'i, amniyon mayide mekonyum olmayan bebeklerden %17,72'si yenidoğan yoğun bakım ünitemize yatırılmıştır; çalışma grubundaki bebeklerden %75,76'sına doğumhaneden, kontrol grubundaki bebeklerden ise %39,53'üne doğumhaneden yatış yapılmıştır. Yatış oranlarının çalışma grubunda daha yüksek olduğu ve yaşamın daha erken saatlerinde yatış ihtiyacı olduğu saptanmıştır (p=0,0001). Yatış tanıları arasında intrauterin büyüme kısıtlılığı (IUBK), yenidoğanın geçici takipnesi (TTN) ve MAS daha sık görülmüştür (p<0,05). Mekonyum boyalı doğan bebeklerin %4,64'ü asfiksi tanısı almıştır; asfiksi varlığı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,006). Solunum desteği mekonyum boyalı doğan bebeklerin %20,68'ine verilmiştir, bu gruptaki bebeklerde daha çok solunum sıkıntısı görüldüğü saptanmıştır (p=0,0001). Antibiyotik kullanımı mekonyum boyalı doğan bebeklerde istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,0001). Gruplar arası laboratuvar değerleri karşılaştırıldığında çalışma grubundaki bebeklerin laktat dehidrogenaz (LDH) ve kreatin kinaz (CK) değerlerinin ortalamaları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,009, p=0,0001). Kordon kan gazları incelendiğinde pH, bikarbonat (HCO3), baz açığı değerlerinin ortalaması mekonyum boyalı doğan bebeklerde anlamlı derecede düşük bulunurken, parsiyel karbondioksit basıncı (pCO2) ve laktat değerlerinin ortalaması bu grupta anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05); bu bebeklerden %20,47'sinin kordon kan gazında pH değeri 7,2 ve 7,2'nin altında saptanmıştır. Sonuç: Gestasyon haftasının artması mekonyum boyalı doğum için risk faktörü olarak saptanmıştır. Mekonyum boyalı doğan bebeklerde solunum sıkıntısı daha fazla görülmüş ve daha yüksek oranda hastane yatışı gerekmiştir; aynı zamanda doğumhanede resüsitasyon ihtiyacı ve asfiksi görülme oranı daha fazla bulunmuştur. Mekonyum boyalı doğan bebeklerin sorunlarının bilinmesi bu bebeklerin doğum sonrası izlemlerin multidisipliner bir yaklaşımla yönetilmesi, kısa ve uzun dönemde meydana gelebilecek morbidite ve mortalitenin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim is to determine the frequency of meconium-stained births, demonstrate the prognosis by identifying the morbidities of babies born with meconium-stained amniotic fluid. Material and Methods: In our study, babies born with meconium-stained amniotic fluid at Health Sciences University Hamidiye Medical Faculty Dr. Lütfi Kırdar City Hospital between January 1, 2022, and July 1, 2023, formed the study group, while term newborns without meconium in the amniotic fluid constituted the control group. The randomization was performed by selecting term infants born immediately after the birth of a baby in the study group for the control group. The prenatal, natal, and postnatal characteristics, clinical courses, and developed morbidities of infants in both groups were retrospectively examined. Statistical analyses in this study were performed using the NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software package program (Utah, USA), and p<0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 237 infants born at 37 weeks of gestation and beyond with meconium staining were included as the study group, while 237 infants born without meconium in the amniotic fluid were included as the control group. In this study, meconium-stained births occurred at a rate of 7.3%, and meconium aspiration syndrome (MAS) was observed at a rate of 1.48%. In the study group, 172 infants (72.6%) were delivered through normal spontaneous vaginal delivery (NSVD), while 65 infants (27.4%) were delivered by cesarean section. It was observed that meconium-stained infants had a higher rate of NSVD (p=0.024). The mean gestational age of meconium-stained infants was found to be higher (p=0.0001). When comparing the demographic characteristics of mothers, no statistically significant differences were found (p>0.05). A significant association was found in the study group regarding a history of consanguineous marriage (p=0.018). About 8.02% of the meconium-stained infants, required resuscitation in the delivery room, and their avarage of 1st and 5th minute APGAR scores were lower compared to the control group; these differences were statistically significant (p=0.001, p=0.004). Furthermore, 40.35% of meconium-stained infants and 17.72% of infant without meconium in the amniotic fluid were admitted to our neonatal intensive care unit. Significantly higher admission rates were observed in the study group, and the need for admission occurred earlier in the neonatal period (p=0.0001). Among the diagnosis for admission, intrauterine growth restriction (IUGR), transient tachypnea of the newborn (TTN), and MAS were more frequently observed (p<0.05). 4.64% of meconium-stained infants received a diagnosis of asphyxia, and the presence of asphyxia was statistically significantly higher (p=0.006). Respiratory support was provided to 20.68% of meconium-stained infants, and these infants experienced more respiratory distress (p=0.0001). Antibiotic use was statistically significantly higher in meconium-stained infants (p=0.0001). When comparing laboratory values between groups, the mean values of lactate dehydrogenase (LDH) and creatine kinase (CK) of infants in the study group were significantly higher (p=0.009, p=0.0001). Analysis of umbilical cord blood gases revealed significantly lower mean values of pH, bicarbonate, and base deficit in meconium-stained infants, while the mean values of pCO2 and lactate were significantly higher in this group (p<0.05); 20.47% of these infants had a pH value of 7.2 or below in umbilical cord blood gases. Conclusion: The increase in gestational weeks has been identified as a risk factor for meconium-stained birth. Meconium-stained infants experienced more respiratory distress, a higher rate of hospitalization, a greater need for resuscitation in delivery room, and a higher incidence of asphyxia compared to the control group. Being aware of the challenges faced by meconium-stained infants and managing their postnatal follow-ups with a multidisciplinary approach play a crucial role in reducing morbidity and mortality that may occur in the short and long term.

Benzer Tezler

  1. Mekonyumlu yenidoğanların klinik ve laboratuvar bulguları ile birlikte göbek kordonlarının spektrofotometrik analiz sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the newborns born through meconium associated with clinical and laboratory characteristics and spectrophotometric analysis of umblical cord of them

    OĞUZ TUNCER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    DOÇ.DR. ERCAN KIRIMİ

  2. Mekonyum boyalı amniyotik sıvıyla doğan yenidoğanlarda erken sepsis tanısında ortalama trombosit hacminin değerlendirilmesi

    Assessment of mean platelet volume in early sepsis in newborns born with meconium stained amniotik fluid

    AHMET TAŞKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRAH CAN

    UZMAN ŞAHİN HAMİLÇIKAN

  3. Mekonyumlu doğan yenidoğanların akıbetinin belirlenmesi

    Determination the aftermath of newborns with meconium

    KÜBRA KARANİS ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADEM KARBUZ

  4. 37-42 gestasyon haftası 2500 g ile 3999 g arasında doğan term bebeklerde ponderal indekse göre klinik morbidite ve mortalitenin değerlendirilmesi

    Assessment of clinical morbidity and mortality according to ponderal index in infants born between 37-42 gestational weeks weighing between 2500 g and 3999 g

    SAADET ÖLMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZGÜL SALİHOĞLU

  5. Adölesan ve ileri anne yaşının maternal ve neonatal klinik veriler üzerine etkisi

    The effect of adolescent and advanced mother age on material and neonatal clinical data

    PINAR YAVUZ TAZE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜL SALİHOĞLU