Geri Dön

Sıçan epistaksis modelinde heparine bağlı hemostatik anomalilerde mikrogözenekli polisakkarit hemosferlerin etkinliği

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 905815
  2. Yazar: MEHMET BURAK VELİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ASLI ŞAHİN YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Epistaksis nazal kaviteden kaynaklanan sistematik veya lokal sebeplere bağlı gelişen kanama anlamına gelir ve hastada minör kanamalardan, hayatı tehdit edecek ciddi kanamalara kadar farklı klinik tablolara yol açabilir. Bu yüzden mevcut tedavi yöntemlerine alternatif olarak yeni hemostatik ajanlar epistaksiste denenmiştir. Mikrogözenekli polisakkarit hemosferler (MPH) yeni nesil hemostatik ajan olup nişasta özlüdür ve koagülasyon faktörlerine etki etmeden osmotik gücüyle kan hücre elemenlarının yoğunluğunu arttırarak etki gösterir. Heparin ve türevleri ajanlar günümüzde hastalar tarafından yaygın kullanılmaktadır. MPH'ın heparinize hastalardaki etkinliğinin rat epistaksis modeli oluşturularak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada ağırlıkları 210-250 gram arasında 28 adet erkek Winstar rat modeli kullanıldı. Sıçanlar, rastgele sayı tablosu kullanılarak, her biri 7 hayvandan oluşan 4 gruba randomize edilmiştir. Grup 1, kontrol grubu heparinize edilmeyen, epistaksis sonrası kanama salinle irrige edilen; grup 2, heparinize edilmeyen, epistaksis sonrası, MPH uygulanan; grup 3, kontrol heparinize edilen, epistaksis sonrası kanama salinle irrige edilen; ve grup 4, heparinize edilen, epistaksis sonrası MPH uygulanan grup olarak belirlendi. Grup 3 ve 4'e eşit hacimde standart heparin sodyum (640 IU/kg) intraperitoneal olarak günde 3 kez 3 gün süreyle verildi. 3. günde tüm sıçanlara 30 mg/kg ketamin hidroklorür (Ketasol) ve 5 mg/kg ksilazin (Rompun) intraperitoneal enjeksiyonu ile anestezi uygulandı. Tüm gruplarda, ön nazal septal mukoza tek taraflı olarak kesilerek standart bir sıçan burun kanaması modeli oluşturuldu. Nazal septumun ön kısmı 22G siyah enjektör ucu kıvrılarak septumda kartilaj hasarı oluşturmadan lineer bir mukozal hasar oluşturulması sağlandı. Kanamanın başlangıcı (yani anterior nazal septal mukozanın kesilmesi) ile hemostazın sağlanması arasındaki süre, hemostaz süresi (kanama zamanı) olarak tanımlandı ve bir kronometre kullanılarak ölçüldü. Deneyde kullanılan her karegaz tampon random bir şekilde numaralandırılarak işlemden önce ve sonra, hassas bir laboratuvar terazisi kullanılarak tartıldı ve ağırlık farkı, kanama miktarının bir ölçüsü olarak kullanıldı. Grup 2 ve 4 teki sıçanlarda oluşturulan epistaksis sonrası MPH uygulaması için aplikatör ucuna mavi intraket (22G) yerleştirildi ve kanama başlangıcı sonrası kanama odağına her sıçanda 1 puff olmak üzere eşit miktarda uygulandı. Grup 1 ve 3'te oluşturulan epistaksis sonrası kanama odaklarına ise her sıçana 1 cc olmak üzere eşit miktarda salin solüsyonu uygulandı ve kanama zamanları, kanama miktarları not edildi. iii Bulgular: Çalışmamızda heparin tedavisi almayan salin uygulanan grupta epistaksis kanama zamanı heparinize salin uygulanan grupta ortalama 89,6 saniyeden 164,6 saniyeye yükselmiş (p<0,005) kanama miktarı ise ortalama 0,119 gr. dan 0,348 grama (p<0,005) çıkmıştır. Heparinize salin uygulanan grupta epistaksis kanama zamanı heparinize MPH uygulanan grupta ortalama 164,6 saniyeden 34,4 saniyeye düşmüş (p<0,005), kanama miktarı ise ortalama 0,348 gr. dan 0,134 gr grama (p<0,005) düşmüştür. Sonuç: Heparinli salin uygulanan sıçan grubunda kanama zamanı; heparinsiz salin, heparinsiz MPH, heparinli MPH uygulanan gruplardan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Heparinsiz salin uygulan sıçan grubunda kanama zamanı; heparinsiz MPH, heparinli MPH gruplarından anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Heparinli salin uygulanan sıçan grubunda kanama miktarı heparinsiz salin, heparinsiz MPH, heparinli MPH uygulanan gruplardan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Heparinsiz salin uygulanan sıçan grubunda kanama miktarı heparinsiz MPH uygulanan sıçan grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Heparinli MPH grubunda kanama miktarı heparinsiz MPH grubundan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Mevcut in vivo çalışmamız MPH'ın normal ve heparinle önceden tedavi edilmiş sıçanlarda, belirgin ve etkin hemostatik bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: Epistaxis means bleeding due to systematic or local reasons originating from the nasal cavity and can lead to different clinical presentations in the patient, from minor bleeding to serious, life-threatening bleeding. Therefore, new hemostatic agents have been tried in epistaxis as an alternative to existing treatment methods. Microporous polysaccharide hemospheres (MPH) are a new generation hemostatic agent, are starch- based and act by increasing the density of blood cell elements with their osmotic power without affecting coagulation factors. Heparin and its derivative agents are widely used by patients today. It was aimed to evaluate the effectiveness of MPH in heparinized patients by creating a rat epistaxis model. Materials and Methods: In this study, 28 male Winstar rat models weighing between 210 and 250 grams were used. Rats were randomized into 4 groups, each consisting of 7 animals, using a random number table. Group 1, control group, non-heparinized, post- epistaxis bleeding irrigated with saline; group 2, non-heparinized, post-epistaxis, MPH applied; group 3, control heparinized, post-epistaxis bleeding irrigated with saline; and group 4 was determined as the group that was heparinized and MPH was applied after epistaxis. An equal volume of standard heparin sodium (640 IU/kg) was given intraperitoneally 3 times a day for 3 days to groups 3 and 4. On day 3, all rats were anesthetized with intraperitoneal injection of 30 mg/kg ketamine hydrochloride (Ketasol) and 5 mg/kg xylazine (Rompun). In all groups, the anterior nasal septal mucosa was cut unilaterally to create a standard rat epistaxis model. The 22G black syringe tip was bent in the front part of the nasal septum, creating a linear mucosal damage without causing cartilage damage in the septum. The time between the onset of bleeding (i.e., incision of the anterior nasal septal mucosa) and the achievement of hemostasis was defined as hemostasis time (bleeding time) and was measured using a stopwatch. Each square gas buffer used in the experiment was randomly numbered and weighed using a precision laboratory balance before and after the procedure, and the weight difference was used as a measure of the amount of bleeding. For MPH application after epistaxis in the rats in groups 2 and 4, a blue intraket (22G) was placed on the applicator tip and an equal amount of 1 puff was applied to the bleeding focus in each rat after the beginning of bleeding. An equal amount of saline solution, 1 cc to each rat, was applied to the bleeding foci after epistaxis in Groups 1 and 3, and bleeding times and bleeding amounts were noted. iii Results: In our study, in the saline group without heparin treatment, epistaxis bleeding time increased from 89.6 seconds to 164.6 seconds in the heparinized saline group (p<0.005), and the average amount of bleeding was 0.119 g. Epistaxis bleeding time in the heparinized saline applied group decreased from 164.6 seconds to 34.4 seconds on average in the heparinized MPH applied group (p<0.005), and the average amount of bleeding decreased to 0.348 grams. It decreased from 0.348 grams to 0.134 grams (p<0.005). Conclusion:. Our present in vivo study showed that MPH had a significant and effective hemostatic effect in normal and heparin-pretreated rats.

Benzer Tezler

  1. Sıçanda oluşturulan kritik boyutlu kalvaryal kemik defekti modelinde sistemik traneksamik asit kullanımının yeni kemik oluşumu üzerindeki etkilerinin deneysel incelenmesi

    Experimental investigation of the effects of systemic tranexamicacid on new bone formation in a model of critical sized calvarialbone defect created in rat

    MEHMET SOLMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RİFAT ATİLLA ARINCI

  2. Design and fabrication of strained light emitting germanium microstructures by liquid phase epitaxy

    Sıvı faz epitaksi yöntemiyle geliştirilmiş çekme gerinimli ışık saçan germanyum microyapılarının tasarımı ve üretimi

    BUSE ÜNLÜ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mikro ve Nanoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. SELÇUK YERCİ

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇİÇEK HATİCE BOZTUĞ YERCİ

  3. Sıcak elektron tabanlı optik sensörler

    Hot electron based optical sensors

    FEYZA SÖNMEZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Fizik ve Fizik MühendisliğiEskişehir Teknik Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENGİN TIRAŞ

  4. Düşük boyutlu yarıiletken yapılarda sıcak elektronların enerji kayıp mekanizmalarının incelenmesi

    An investigation of energy loss mechanism of hot electrons in low dimensional semiconductor structures

    GÖKHAN ALGÜN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇETİN ARIKAN

  5. Investigation of structural, optical and electrical properties of MBE grown Si-Ge thin films

    MBE ile büyütülmüş Si-Ge ince filmlerin yapısal, optik ve elektriksel özelliklerinin incelenmesi

    İSA ŞEKER

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Fizik ve Fizik MühendisliğiFatih Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAYRAM ÜNAL