Geri Dön

Kronik böbrek yetmezliği olan hipertansif hastalarda tuz alımıyla kan basıncı ilişkisinin yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon düzeyleri ile ilişkisi

The relationship between salt intake and blood pressure in hypertensive patients with chronic renal failure with quality of life, anxiety and depression levels

  1. Tez No: 905768
  2. Yazar: İLKER IŞIKLIGİL
  3. Danışmanlar: PROF. SEYHUN KÜRŞAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik Böbrek Yetmezliği, Hipertansiyon, Tuz, Anksiyete, Depresyon, Yaşam Kalitesi, HAD, SF-36, Chronic Renal Failure, Hypertension, Salt, Anxiety, Depression, Quality of Life, HAD, SF-36
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Kronik böbrek yetmezliği için diyette sodyum kısıtlamaları yaygın bir uygulama haline gelmiş, ancak sınırlamanın önemi çoğu zaman gözden kaçabilmektedir. Kronik böbrek yetmezlikli hastalarda böbreklerin sodyum atamaması hipertansiyonun ana nedeni olup, hastalığın ilerlemesine yol açabilmektedir. Hipertansiyon, hedef organlardan biri olan böbreğe artan derecede hasar veren sinsi bir hastalık olup; tedavideki önemli bir komponent de tuz alımının azaltılmasıdır. Çalışmamızda kronik böbrek yetmezliği olan hipertansif hastalarda tuz alımı ile kan basıncı değerleri arasındaki ilişki ve kişinin yaşam kalitesini (QOL), anksiyete ve duygudurumunun nasıl etkilediğini araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Nefroloji polikliniğine tedavi veya kontrol için başvuran kronik böbrek yetmezliği olan ve hipertansiyon tanısı almış olan 140 hasta araştırmaya dahil edildi. Rutin kontroller esnasında, hastanın 24 saatlik idrardaki sodyum atılımı ve muayene esnasındaki tansiyonu ölçülerek, yaşam kalitesinin ve anksiyeteyle depresyon düzeylerinin belirlenmesi için sırasıyla Kısa Form-36 (SF-36) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) kullanıldı. Bulgular: HAD ölçeğiyle hastaların %40,7'sinde depresyon, %16,4'ünde anksiyete saptandı. Kan basıncı kontrolü ile SF-36 fiziksel fonksiyon puanı (p:0,025), SF-36 sosyal fonksiyon puanı (p:0,007) ve SF-36 ağrı puanı (p:0,012) arasında anlamlı ilişki saptandı. Tuz tüketimiyle, kan basıncı arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Kan basıncı kontrol altında olmayan hastalarda tuz alım miktarının yüksek ya da düşük olması durumlarına göre depresyon riski artışında anlamlı fark saptanmıştır (p:0,08). Kan basıncı kontrol altında olmayan grupta tuz alım miktarıyla SF-36 sosyal fonksiyon puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark Giriş ve Amaç: Kronik böbrek yetmezliği için diyette sodyum kısıtlamaları yaygın bir uygulama haline gelmiş, ancak sınırlamanın önemi çoğu zaman gözden kaçabilmektedir. Kronik böbrek yetmezlikli hastalarda böbreklerin sodyum atamaması hipertansiyonun ana nedeni olup, hastalığın ilerlemesine yol açabilmektedir. Hipertansiyon, hedef organlardan biri olan böbreğe artan derecede hasar veren sinsi bir hastalık olup; tedavideki önemli bir komponent de tuz alımının azaltılmasıdır. Çalışmamızda kronik böbrek yetmezliği olan hipertansif hastalarda tuz alımı ile kan basıncı değerleri arasındaki ilişki ve kişinin yaşam kalitesini (QOL), anksiyete ve duygudurumunun nasıl etkilediğini araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Nefroloji polikliniğine tedavi veya kontrol için başvuran kronik böbrek yetmezliği olan ve hipertansiyon tanısı almış olan 140 hasta araştırmaya dahil edildi. Rutin kontroller esnasında, hastanın 24 saatlik idrardaki sodyum atılımı ve muayene esnasındaki tansiyonu ölçülerek, yaşam kalitesinin ve anksiyeteyle depresyon düzeylerinin belirlenmesi için sırasıyla Kısa Form-36 (SF-36) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) kullanıldı. Bulgular: HAD ölçeğiyle hastaların %40,7'sinde depresyon, %16,4'ünde anksiyete saptandı. Kan basıncı kontrolü ile SF-36 fiziksel fonksiyon puanı (p:0,025), SF-36 sosyal fonksiyon puanı (p:0,007) ve SF-36 ağrı puanı (p:0,012) arasında anlamlı ilişki saptandı. Tuz tüketimiyle, kan basıncı arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Kan basıncı kontrol altında olmayan hastalarda tuz alım miktarının yüksek ya da düşük olması durumlarına göre depresyon riski artışında anlamlı fark saptanmıştır (p:0,08). Kan basıncı kontrol altında olmayan grupta tuz alım miktarıyla SF-36 sosyal fonksiyon puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark Giriş ve Amaç: Kronik böbrek yetmezliği için diyette sodyum kısıtlamaları yaygın bir uygulama haline gelmiş, ancak sınırlamanın önemi çoğu zaman gözden kaçabilmektedir. Kronik böbrek yetmezlikli hastalarda böbreklerin sodyum atamaması hipertansiyonun ana nedeni olup, hastalığın ilerlemesine yol açabilmektedir. Hipertansiyon, hedef organlardan biri olan böbreğe artan derecede hasar veren sinsi bir hastalık olup; tedavideki önemli bir komponent de tuz alımının azaltılmasıdır. Çalışmamızda kronik böbrek yetmezliği olan hipertansif hastalarda tuz alımı ile kan basıncı değerleri arasındaki ilişki ve kişinin yaşam kalitesini (QOL), anksiyete ve duygudurumunun nasıl etkilediğini araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Nefroloji polikliniğine tedavi veya kontrol için başvuran kronik böbrek yetmezliği olan ve hipertansiyon tanısı almış olan 140 hasta araştırmaya dahil edildi. Rutin kontroller esnasında, hastanın 24 saatlik idrardaki sodyum atılımı ve muayene esnasındaki tansiyonu ölçülerek, yaşam kalitesinin ve anksiyeteyle depresyon düzeylerinin belirlenmesi için sırasıyla Kısa Form-36 (SF-36) ve Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) kullanıldı. Bulgular: HAD ölçeğiyle hastaların %40,7'sinde depresyon, %16,4'ünde anksiyete saptandı. Kan basıncı kontrolü ile SF-36 fiziksel fonksiyon puanı (p:0,025), SF-36 sosyal fonksiyon puanı (p:0,007) ve SF-36 ağrı puanı (p:0,012) arasında anlamlı ilişki saptandı. Tuz tüketimiyle, kan basıncı arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p<0,01). Kan basıncı kontrol altında olmayan hastalarda tuz alım miktarının yüksek ya da düşük olması durumlarına göre depresyon riski artışında anlamlı fark saptanmıştır (p:0,08). Kan basıncı kontrol altında olmayan grupta tuz alım miktarıyla SF-36 sosyal fonksiyon puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p:0,03). Diyalize giren hastalarda SF-36 sosyal fonksiyon puanı anlamlı derecede (p:0,032) düşük saptanmıştır. Aynı şekilde SF-36 rol güçlüğü fiziksel puanı (p:0,002) ve SF-36 rol güçlüğü emosyonel puanı (p:0,012) da istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. Sonuç: KBH'ın gerek nedeni gerekse sonucu olan hipertansiyonun tedavisindeki en önemli adım tuzun kısıtlanmasıdır. Kan basıncı kontrol altında olan hastalarda yaşam kalitesi puanları daha yüksek olmasına karşın, aynı durum anksiyete ve depresyon için geçerli değildir. Literatür taramamızda KBH ve hipertansiyon tanılı hastalarda tuz alım miktarıyla eş zamanlı olarak kan basıncının hangi yönde ve nasıl etkileneceği ve bu etkilenmenin yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon ile nasıl bir ilişki içinde olduğunu gösteren benzer bir çalışma olmaması itibariyle bu alanda ilk çalışma özelliği gösterildiği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Dietary sodium restriction has become common practice for chronic renal failure, but the importance of restriction is often overlooked. In patients with chronic renal failure, the inability of the kidneys to excrete sodium is the main cause of hypertension and can lead to progression of the disease. Hypertension is a slowly progressing and insidious disease that progressively damages the kidney, one of the target organs; an important component of treatment is the reduction of salt intake. In our study, we investigated the relationship between salt intake and blood pressure values of hypertensive patients with chronic renal failure and how it affects the person's quality of life (QoL), anxiety and mood. Materials and Methods: 140 patients with chronic renal failure and hypertension who applied to the nephrology clinic for treatment or control were included in the study. During routine check-ups, the patient's 24-hour urinary sodium excretion and blood pressure at the time of examination were measured, and the SF-36 and HAD scales were used to determine quality of life and anxiety and depression levels, respectively. Results: Depression was detected in 40.7% of the patients and anxiety in 16.4% of the patients with the HAD scale. There was a significant correlation between blood pressure control and SF-36 physical function score (p:0.025), SF-36 social function score (p:0.007) and SF-36 pain score (p:0.012). A statistically significant correlation was found between salt consumption and blood pressure (p<0.01). In patients whose blood pressure was not under control, a significant difference was found in the increase in the risk of depression compared to the high or low salt intake (p:0.08). A statistically significant difference was found between the amount of salt intake and the SF-36 social function score in the group whose blood pressure was not under control (p:0.03). SF-36 social function score was found to be significantly lower (p:0.032) in patients undergoing dialysis. Likewise, SF-36 role difficulty physical score (p:0.002) and SF-36 role difficulty emotional score (p:0.012) were also statistically significant. Conclusion: The most important step in the treatment of hypertension, which is both the cause and the result of CKD, is the restriction of salt. Although quality of life scores are higher in patients with controlled blood pressure, the same is not true for anxiety and depression. In our literature review, it is thought that it is the first study in this field, as there is no similar study showing in which direction and how blood pressure will be affected simultaneously with the amount of salt intake in patients diagnosed with CKD and hypertension, and how this effect is related to quality of life, anxiety and depression.

Benzer Tezler

  1. Primer hipertansif hastalarda serum magnezyum düzeyi ile kardiyovasküler risk faktörlerinin ilişkisinin incelenmesi

    The assessment of the relationship between serum magnesium levels and cardiovascular risk factors in primary hypertensive patients

    BÜŞRA BETÜL ÇAĞIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HADİM AKOĞLU

  2. Böbrek transplant hastalarında diyette sodyumkısıtlamasının kan basıncı üzerine etkisi

    The effect of dietary sodium restriction on blood pressure inrenal transplant patients

    ZEKİ SOYPAÇACI

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    Nefroloji Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞULE ŞENGÜL

  3. Hemodiyaliz yapılan hastalarda düşük sodyum içerikli diyalizat kullanımının uzun dönem sonuçları

    Long-term results of using dialysate of low sodium concentrations in haemodialysed patients

    ALİ DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    NefrolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEDİM YILMAZ SELÇUK

  4. Kronik böbrek yetmezliği olan hipertansif hastalarda, hospitalizasyonun kan basıncına etkileri

    Başlık çevirisi yok

    İZZET HAKKI ARIKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    NefrolojiSağlık Bakanlığı

    PROF.DR. AYDOĞAN ÖBEK

  5. Son dönem böbrek yetmezliği olan hastalarda hemodiyalizin kardiyak morfoloji ve fonksiyonlar ile nabız dalga hızı ve karotis intima media kalınlığına etkisi

    Effect of hemodialysis on cardiac morphology and function, pulse wave velocity and carotid intima media thickness in patients with end stage renal disease

    ERHAN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ SELİM YALÇINKAYA