Geri Dön

Solunum sıkıntısında kapnografi ve integre pulmoner indeks: Çocuk acil serviste klinik uygulamalara etkisi

Capnography and integrated pulmonary index in respiratory distress: Impact on clinical practices in pediatric emergency department

  1. Tez No: 905754
  2. Yazar: ALİYE KIDI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİ LEVENT YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Acil Pediatri Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Çocuk acil servis başvurularının önemli bir bölümünü oluşturan solunum sıkıntısı, erken müdahale edilmediğinde solunum yetmezliği ve buna bağlı hipoksiye yol açabilmektedir. Bu durum, çocuklarda kardiyopulmoner arrestin önde gelen nedenlerindendir. Bu çalışma, geleneksel nabız oksimetresi ile karşılaştırıldığında, kapnografi ve integre pulmoner indeks (IPI) monitorizasyonunun, çocuk hastalarda solunum durumunu ve klinik tabloyu değerlendirmede etkinliğini ve güvenilirliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu ileriye yönelik, gözlemsel klinik çalışma, 1 Eylül 2023 – 31 Mart 2024 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Acil Servisi'ne solunum sıkıntısı ile başvuran, yakın takip gerektiren pnömoni, bronşiyolit, krup ve astım ön tanılı çocuk hastalarda gerçekleştirildi. Katılımcıların kapnografi parametreleri (ETCO2 ve IPI) başlangıçta, 1., 2., 3., 4. saatlerde ve taburculuk veya yatış öncesinde ölçüldü. Hastaların demografik verileri, komorbiditeleri, ilaç kullanımları, semptomları, fizik muayene bulguları, görüntüleme sonuçları, laboratuvar ve yaşamsal bulguları, hastane içi takip süreçleri ve klinik sonlanımları kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza, solunum yolu hastalıkları ön tanısı alan 100 çocuk hasta dahil edildi. Bu hastaların kesin tanıları şöyle dağıldı: %70 pnömoni, %19 bronşiyolit, %7 krup ve %4 astım. Katılımcıların yaş ortalaması 61,8±56,3 ay olup, %57'si erkek idi. Hastaların klinik parametreleri (ateş, solunum sayısı, kalp atım hızı) ve laboratuvar değerleri (pH, PaCO2, ETCO2, IPI) takip süresince başlangıç değerlerine kıyasla iyileşme eğilimi gösterdi. Başvuru anında hastaların %26'sında asidoz (pH<7.35), %33'ünde hiperkapni (pCO2>45 mmHg) ve %64'ünde hipoksemi (pO2<60 mmHg) saptandı. Analizlerimiz, ETCO2 ile PaCO2 arasında anlamlı bir doğrusal ilişki ortaya koydu (p<0,001). IPI değerlerinin prognostik gücünü değerlendirmek amacıyla oluşturulan gruplarda, iyi prognozlu hastalarda başlangıç IPI değerlerindeki artışın, kötü prognozlu hastalara kıyasla daha belirgin olduğu gözlendi. Özellikle, kötü prognoz grubundaki 11 hastanın, nabız oksimetresi ile ölçülen oksijen satürasyonu %93 ve üzerinde olmasına rağmen, IPI-0 değerleri 7 veya daha düşük saptandı. Tek değişkenli lojistik regresyon analizleri, başlangıç oksijen satürasyonu ve Pediatrik Erken Uyarı Skoru'nun (PEUS) IPI için önemli risk faktörleri olduğunu gösterdi. Ayrıca, yüksek akışlı nazal kanül oksijen tedavisi uygulanan hastalarda, IPI değerlerindeki artış, bu tedaviyi almayan hastalara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,014). ROC eğrisi analizi ile IPI'nin prognostik değeri incelendi. Buna göre, 6,5'in üzerindeki bir başlangıç IPI değeri, %75 AUC (Eğri Altındaki Alan), %55,1 duyarlılık ve %91 özgüllük ile iyi prognozu öngörmekteydi. Bu cut-off değeri istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,001). Sonuç: Çalışmamız, akut solunum sıkıntısı olan pediatrik hastalarda ETCO2 ve IPI değerlerinin klinik önemini ortaya koymaktadır. Pnömoni, bronşiyolit, krup ve astım ön tanılı vakalarda, başlangıçta düşük seyreden ETCO2 ve IPI değerleri, klinik tablonun olası kötüleşmesini öngörmede erken uyarı işareti olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, bu parametrelerin geleneksel yaşamsal bulgulara göre daha duyarlı olabileceğini düşündürmektedir. Kapnografi ile sağlanan sürekli monitörizasyon, solunum fonksiyonlarındaki değişiklikleri hızlı bir şekilde tespit etme potansiyeli taşımaktadır. Bu özellik, tedavi sürecinde gelişebilecek komplikasyonların erken fark edilmesine ve zamanında müdahale edilmesine olanak sağlayabilir. Sonuç olarak, ETCO2 ve IPI'nin rutin klinik uygulamada kullanımının yaygınlaştırılması, akut solunum yetmezliği olan çocuk hastaların yönetiminde yararlı olabilir. Bu bulguların daha geniş ölçekli çalışmalarla doğrulanması, çocuk acil tıp ve yoğun bakım protokollerinin geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Respiratory distress is a significant factor in the admissions to pediatric emergency departments and may progress to respiratory failure and consequent hypoxia without timely intervention. It is one of the primary causes of cardiopulmonary arrest in pediatric populations. This study seeks to assess the efficacy and reliability of capnography and the Integrated Pulmonary Index (IPI) monitoring relative to conventional pulse oximetry in evaluating the respiratory status and clinical presentation in pediatric patients. Materials and Methods: This prospective observational clinical study was conducted from September 1, 2023, to March 31, 2024, involving pediatric patients who were admitted to the Pediatric Emergency Department at Balcalı Hospital, Çukurova University Faculty of Medicine. These patients presented with respiratory distress and were prediagnosed with conditions such as pneumonia, bronchiolitis, croup, and asthma, necessitating close monitoring. Capnography parameters, including ETCO2 and IPI, were measured at baseline and at 1, 2, 3, and 4 hours, as well as prior to either discharge or hospital admission. Recorded data encompassed demographic information, comorbidities, medication usage, symptoms, findings from physical examinations, imaging outcomes, laboratory assessments, vital signs, in-hospital monitoring processes, and clinical outcomes. Results: In the present study, we included 100 pediatric patients with a pre-diagnosis of respiratory diseases. The distribution of final diagnoses among these patients was as follows: 70% pneumonia, 19% bronchiolitis, 7% croup, and 4% asthma. The mean age of the participants was 61.8±56.3 months, with a male predominance of 57%. Clinical parameters, including fever, respiratory rate, respiratory frequency, and heart rate, as well as laboratory values such as pH, PaCO2, ETCO2, and IPI, demonstrated improvement during the follow-up period in comparison to baseline measurements. Upon admission, 26% of the patients exhibited acidosis (pH<7.35), 33% exhibited hypercapnia (pCO2>45 mmHg), and 64% exhibited hypoxemia (pO2<60 mmHg). Our analyses revealed a significant linear correlation between ETCO2 and PaCO2 (p<0.001). Within the groups stratified for assessing the prognostic utility of IPI, it was noted that the elevation in baseline IPI values was more pronounced in patients with a favorable prognosis compared to those with an unfavorable prognosis. Notably, 11 patients in the poor prognosis cohort exhibited IPI-0 values of 7 or below, despite oxygen saturation levels measured by pulse oximetry being 93% or greater. Univariate logistic regression analyses identified baseline oxygen saturation and the pediatric early warning score (PEUS) as significant risk factors for IPI. Additionally, the increase in IPI values was statistically significantly greater in patients who received high-flow nasal cannula oxygen therapy compared to those who did not undergo this treatment (p=0.014). The prognostic capability of IPI was evaluated using ROC curve analysis. An initial IPI value exceeding 6.5 was found to predict a favorable prognosis with an area under the curve (AUC) of 75%, a sensitivity of 55.1%, and a specificity of 91%. This threshold value exhibited statistical significance (p<0.001). Conclusion: This study elucidates the clinical importance of ETCO2 and IPI metrics in pediatric patients experiencing acute respiratory distress. For cases preliminarily diagnosed with pneumonia, bronchiolitis, croup, and asthma, low initial ETCO2 and IPI values were regarded as early indicators of potential deterioration in the clinical condition. These findings imply that these parameters may exhibit greater sensitivity compared to conventional vital signs. The continuous surveillance afforded by capnography presents the capability to swiftly identify alterations in respiratory function. This feature may facilitate early detection and prompt intervention of complications that may emerge during the treatment process. In summary, the comprehensive integration of ETCO2 and IPI in routine clinical practices may prove beneficial in managing pediatric patients with acute respiratory failure. Validation of these findings through larger studies will contribute significantly to the refinement of pediatric emergency medicine and intensive care protocols.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan yoğun bakım ünitesi'nde yenidoğan sepsisi tanısı alan hastalar ile enfeksiyon kaynaklı olmayan solunum sıkıntısı ile izlenen hastaların prokalsitonin ve diğer enfeksiyon belirteçlerinin karşılaştırmalı incelemesi

    Comparative study of procalcitonin and other infection markers in patients diagnosed with neonatal sepsis and patients with non-infectious respiratory distress followed in the neonatal intensive care unit

    ERDİNÇ TÜRKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE YİĞİT

  2. Toplum kaynaklı viral alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hospitalize edilen süt çocuklarında hastalığın seyrine COVİD-19 pandemisinin etkisi

    Effect of the COVID-19 pandemic on the course of community-acquired viral lower respiratory tract infection in hospitalized infants

    FEYZA GÜLAĞIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKER GÜNAY

  3. Yenidoğan bebeklerin postnatal adaptasyonunda D vitamini ve hormonların solunuma etkisi

    The affect of vitamin-D and hormones on the respiratory at the neonatal's postnatal adaptation

    NUREFŞAN PAŞA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEMA TANRIVERDİ

  4. Gebelikte görülen olağan rahatsızlıklar ve gebelerin uyguladıkları başetme yöntemleri

    Common discomforts during pregnancy and the methods practiced by pregnants' to cope with

    EVŞEN NAZİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    HemşirelikAtatürk Üniversitesi

    Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÜLŞEN ERYILMAZ

  5. Patent duktus arteriozuslu olgularda serum BNP düzeyleri

    Serum BNP levels in patent ductus arteriosus cases

    DEFNE ENGÜR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAdnan Menderes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜNEVVER KAYNAK TÜRKMEN