Geri Dön

Korakoakromial ligament morfolojisinin skapula morfolojisi ve sık görülen omuz patolojileri ile ilişkilerinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship of coracoacromial ligament morphology with scapula morphology and common shoulder pathologies

  1. Tez No: 903830
  2. Yazar: AYHAN ÖZDEMİRCİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA ÖZER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Literatüre bakıldığında omuz patolojilerinde kritik omuz açısı (CSA), glenoid versiyon (GV), glenoid inklinasyon (Gİ), korakoakromial ligament (KAL) kalınlık, korakoakromial ark açısı gibi parametreler ve omuz patolojileri ilişkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı KAL uzunluğunu ve bilinen bu ölçümlere ek olarak kendi tanımladığımız radyolojik ölçümlerden de yararlanarak KAL ve skapula morfolojisinin omuz patolojileri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Bu çalışmada Aralık 2016- Aralık 2023 tarihleri arasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi ortopedi ve travmatoloji polikliniğine omuz ağrısı ile başvuran 950 hasta içerisinden dışlama kriterleri kullanarak (ileri derece artroz olması,birden çok omuz patolojisinin bir arada olması ) rastgele seçilen 213 hasta dahil edildi. Çalışma grubunda anterior omuz instabilitesi, subakromiyal sıkışma sendromu, rotator manşet yırtığı grupları olarak hepsinden 50 şer hasta rastgele seçildi. Kontrol grubu manyetik rezonans (MR) görüntülemede (herhangi bir omuz patolojisi olmayan) normal grup 63 hasta rastgele seçildi. Çalışma ve kontrol grubu hastalarının MR ve röntgen kesitlerinde; daha önceden tanımlanmış olan CSA, GV, Gİ, korakoakromiyal ark açısı, bunlara ek olarak KAL uzunluğu ve bizim yeni tanımladığımız akromiyon kapsama açısı (AKA), korakoakromiyal kapsama açısı (KKA), akromion-glenoid aks arası açı farkı (AGAF) ölçümleri kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 213 hastanın 90'ı kadın (%42,2), 123'ü erkekti (%57,8). Çalışmaya dahil edilen bireylerin kontrol grubu, rotator manşet yırtığı, izole subakromiyal sıkışma, anterior omuz instabilitesi olanların 118'inde (%55,5) sağ kolda iken, 95'inde (%44,5) sol koldaydı. Korakoakromiyal ark açısı, KAL total uzunluğu, KAL yükseklik ve aksiyel uzunluk AGAF, KKA, GV, CSA gruplar arası (p<0,001) bu parametreler ile patolojiler arasında anlamlı farklılıklar olduğunu tespit edildi. Ölçümlerde gruplar arasında subakromial sıkışma sendromu için CSA, GV, AGAF, KKA parametrelerinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlendi.(p<0,001) Rotator manşet yırtığı grubunda ise; AGAF, KKA, KAL aksiyel uzunluk, KAL yükseklik, KAL total uzunluk, KAA parametrelerinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlendi.(p<0,001) Anterior omuz instabilite grubunda ise; AGAF, KKA, KAL aksiyel uzunluk, KAL total uzunluk, KAA parametrelerinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlendi.(p<0,001) KAL aksiyel uzunluk, yükseklik ve total uzunluğu (sırasıyla 44,2 mm,14 mm,47 mm eşik değer ve üzerinde), rotator manşet yırtığı tanısında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edildi.(sırasıyla p değerleri; p=0,005, <0,001, <0,001) KAL aksiyel uzunluk, KAL total uzunluk(sırasıyla 43,8 mm, 47,6 mm ve eşik değer ve üzerinde ) ve korakoakromial ark açısının ise (123,8 derece eşik değer ve üzeri açılarda) instabilite tanısında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edildi.(sırasıyla p değerleri ; <0,001 , <0,001, 0,001)Bizim tanımladığımız açılardan korakoakromial kapsama açısının (53,1 derece eşik değer ve üzerinde) instabilite tanısında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edildi.(p=0,011) CSA'nın ve GV'nin (sırasıyla 30,1 ve 2 derece eşik değer) subakromiyal sıkışma sendromu tanısında anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edildi.(sırasıyla p<0,03, p<0,001) Sonuç: Sonuç olarak radyolojik ölçümlerle bilgi sahibi olunan skapula morfolojisi; KAL aksiyel ve total uzunluğunun artması ile instabilite ve rotator manşet yırtığı riskinin arttığı gözlendi. Korakoakromiyal ark açısı ve bizim tanımladığımız korakoakromial kapsama açısının artması ile instabilite riskinin arttığı gözlendi. Bunlara ek olarak CSA ve GV'nin subakromial sıkışma sendromu ile ilişkili parametreler olabileceği tespit edildi. KAL ve skapula morfolojilerinin sık görülen omuz patolojilerinin etyopatogenezinin aydınlatılmasına yardımcı parametreler olduğu gözlendi.

Özet (Çeviri)

Purpose: Taking a look at the literature, parameters such as CSA, GV, GI, CAL thickness, coracoacromial arc angle and their relationships with radiological measurements have been investigated in shoulder pathologies. The purpose of this study is to reveal the effect of radiological measurements on the etiopathogenesis of shoulder pathologies by adding our own defined radiological measurements in addition to these known measurements. Method: Included in this study are 213 patients who were randomly selected from 950 patients who presented to the relevant departments of Necmettin Erbakan University Meram Medical Faculty with shoulder pain between December 2010 and December 2023, using exclusion criteria (advanced arthrosis, coexistence of more than one shoulder pathology). In the study group, 50 patients each with instability, isolated subacromial impingement, and isolated Bankart lesion were randomly selected. In the control group, 63 patients with normal MRI (without any shoulder pathology) were randomly selected. In the x ray and MRI scans of the patients in the study and control groups, we made use of the previously defined CSA, GV, GI, coracoacromial arc angle and CAL length, as well as the measurements we defined, namely the ac coverage angle, CAL coverage angle and angle difference between the acromion-glenoid axis. Findings: Of the total 213 patients included in the study, 90 were females (42.2%) and 123 were males (57.8%). In the control group, 118 (55.5%) of those with rotator cuff pathology, isolated subacromial impingement, and Bankart lesion were on the right arm, while 95 (44.5%) of patients had them on the left arm. In between the groups a significant difference was found between the parameters coracoacromial arch angle, CAL total length, CAL height and axial length AGAF, CCA, GV, CSA and the pathologies (p<0.001). In the measurements, it was observed that there were significant differences in the CSA, GV, AGAF, KKA parameters for subacromial impingement syndrome between the groups (p <0.001). In the rotator cuff tear group, it was observed that there was significant difference between the parameters AGAF, CCA, CAL axial length, CAL height, CAL total length and CAL (p<0.001). In the anterior shoulder instability group, it was observed that there was significant difference between the parameters AGAF, CCA, CAL axial length, CAL total length and CAL (p<0.001). It was discovered that CAL axial length, height and total length showed significant difference in the diagnosis of rotator cuff tears (threshold value of 44.2 mm, 14 mm, 47 mm and above, respectively) (p values; p=0.005, <0.001, <0.001, respectively). It was determined that CAL axial length, CAL total length (threshold value of 43.8 mm, 47.6 mm and above, respectively) and the coracoacromial arch angle (at threshold angles of 123.8 degrees and above) showed significant differences in the diagnosis of instability (p values; <0.001, <0.001, 0.001, respectively). From the angles we defined, the coracoacromial coverage angle (threshold value of 53.1 degrees and above) showed significant difference in the diagnosis of instability (p=0.011). It was determined that CSA and GV (threshold value of 30.1 and 2 degrees, respectively) showed significant differences in the diagnosis of subacromial impingement syndrome. (p<0.03, p<0.001, respectively) Conclusion: Consequently, it was determined that the risk of instability and rotator cuff tear increased with increasing CAL axial and total length, which are related to scapular morphology and whose information are obtained via radiological measurements, which is informed by radiological measurements; it was observed that the risk of instability increased as the coracoacromial arch angle and the coracoacromial coverage angle we defined increased. In addition, it was determined that CSA and GV could be useful parameters in subacromial impingement syndrome. It was observed that CAL and scapular morphologies were useful parameters that helped elucidate the etiopathogenesis of common shoulder pathologies.

Benzer Tezler

  1. İzole subakromial sıkışması olan hastalarda artroskopik akromioplastinin gerekliliğinin korakoakromial ligament dejenerasyon derecesi ve akromion tipi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the necessity of arthroscopic acromioplasty in patients with isolated subacromial impingement by the degree of coracoacromial ligament degeneration and acromion type

    RESUL BİRCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ULUNAY KANATLI

  2. Omuz eklemindeki mekanoreseptör yoğunluk ve dağılımının rotator manşet yırtıkları ile ilişkisi

    The relationship between mechanoreceptor density and distribution in the shoulder joint and rotator cuff tears

    MEHMET FATİH SAVAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARAN SARIKAYA

  3. Korakoakromial ligaman dejenerasyonunun manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi

    Evaluation of coracoacromial ligament degeneration with magnetic resonance imaging

    FARUK ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE DAĞISTAN

  4. Rotator manşet yırtık onarımına ek olarak yapılan distalklavikula rezeksiyonunun klinik sonuçlara etkisi

    In addition to rotator cuff tear repair, effect of distalclavicle resection on clinical outcomes

    SÜLEYMAN AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH DUYGUN

  5. Subakromiyal sıkışma sendromunun kombine tedavisinde darbeli manyetik alanın etkisi

    The Effect of Pulse Magnetic Fields (PMF) in the combined treatment of subacromial impingement syndrome

    NÜGET İLGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonTrakya Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ARAL HAKGÜDER