Lokal ileri rektum kanseri tanısı alan hastalarda standart neoadjuvan tedavi ile total neoadjuvan tedavinin etkinlik açısından karşılaştırılması
Comparison of standard neoadjuvan therapy withtotal neoadjuvant therapy in terms of efficacy inpatients diagnosed locally advanced rectumcancer
- Tez No: 903672
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET BİLİCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kolorektal kanserler (KRK) yaygın, sıklığı artan ve ölümcül olarak seyreden bir hastalıktır. Dünya genelinde KRK erkeklerde en sık teşhis edilen üçüncü, kadınlarda ise ikinci kanserdir. Lokal ileri rektum kanserinde son yıllarda neoadjuvan tedavilerin etkin bir şekilde kullanılmasıyla birlikte pCR oranları artmış, HSK ve GSK süreleri uzamış olup, nüks oranları oldukça azalmıştır. Ayrıca pCR elde edilen hastalarda daha iyi HSK, GSK süreleri elde edilmiş olup, lokal nüks ve metastaz oranları da daha az görülmüştür. Çalışmamızda 2016 ve 2022 yılları arasında Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı'nda takip ve tedavi edilen, standart veya total neoadjuvan tedavi almış, sonrasında cerrahi uygulanan ya da cerrahisiz takip edilen 239 hasta retrospektif olarak incelendi. Bu çalışmayla klinikopatolojik özelliklerin prognoz açısından önemini belirlemek, HSK ve GSK için bağımsız prognostik faktörleri bulmak, pCR varlığı ile klinikopatolojik faktörlerin ve tedavi tercihlerinin arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. 239 hastanın 70'inde (%29.2) pCR elde edilmiştir. Neoadjuvan KRT sonrası cerrahiye kadar bekleme süresinde KT alan, diğer bir ifadeyle total neoadjuvan tedavi uygulunan 112 hastanın 51'inde (%45.5) pCR elde edilirken, beklemede KT almayan 127 hastanın 19'unda (%14.9) pCR saptanmıştır (p<0.001). KRT sonrası bekleme süresinde KT uygulanması ve neoadjuvan KT ile başlamak pCR açısından bağımsız prediktif faktörler olarak görüldü. Sırasıyla 4.40 ve 2.02 kat daha fazla pCR elde etmeyi öngördürmektelerdi. Ayrıca pCR olan hastalarda 2.34 kat daha iyi HSK süresi ve 1.16 kat daha iyi GSK süresi olduğu saptandı. Çalışmamızda da diğer çalışmalarla uyumlu olarak preoperatif KT uygulanması (KRT sonrası) ve RT ile cerrahi arasındaki bekleme süresinin uzatılması pCR oranlarını arttırmıştır. Öte yandan pCR elde edilen hastalarda beklenildiği gibi nüks ya da progresyon da daha az gelişmişti. pCR elde edilen 70 hastanın 8'inde progresyon saptanırken, pCR olmayan 169 hastanın 128'inde progresyon saptanmıştır (p=0.034). LAR yapılan hastalardaki HSK süresi, APR'ye göre 3 kattan daha fazla uzundu. Çok değişkenli analiz ile de incelendiğinde, LAR yapılan hastalar, APR uygulananlara göre 8.12 kat daha iyi HSK'ya sahipti. Çalışmamızda total neoadjuvan tedavi alan 112 (%46.9) hastanın 31'inde (%13) cCR saptanmış olup NOM olarak izlenmiştir. Sonuç olarak, çalışmamızda neoadjuvan KRT, neoadjuvan KT ve sonrası cerrahi ve adjuvan KT şeklinde total neoadjuvan tedavi yaklaşımının, standart KRT ve cerrahi yaklaşımına göre pCR ve LAR oranlarını arttırdığı, böylece de sfinkter koruma ile hastaların yaşam kalitelerini dolaylı olarak arttırarak sağkalım sürelerini uzattığı gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Colorectal cancer (CRC) is a common, increasing, and fatal disease. Worldwide, CRC is the third most common cancer diagnosed in men and the second most common in women. In recent years, with the effective use of neoadjuvant therapies in locally advanced rectal cancer, pCR rates have increased, disease-free survival (DFS) and overall survival (OS) have been prolonged, and recurrence rates have decreased considerably. In addition, better OS and DFS were obtained in patients with pCR, and local recurrence and metastasis rates were less. In our study, 239 patients who were followed up and treated in Medipol University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Department of Medical Oncology, received standard or total neoadjuvant therapy, then underwent surgery or were followed up without surgery, were retrospectively analyzed. The aim of this study was to determine the importance of clinicopathological features in terms of prognosis, to find independent prognostic factors for DFS and OS, to reveal the relationship between the presence of pCR and clinicopathological factors and treatment options. pCR was obtained in 70 (29.2%) of 239 patients. pCR was obtained in 51 (45.5%) of 112 patients who received CT in the waiting period until surgery after neoadjuvant chemoradiotherapy (CRT). pCR was found in 19 (14.9%) of 127 patients who did not receive chemotherapy (CT) in the waiting period (p<0.001). CT administration in the waiting period after CRT and starting with neoadjuvant chemotherapy were seen as independent predictive factors for pCR. It predicted achieving 4.40 and 2.02 times pCR, respectively. In addition, patients with pCR were found to have 2.34 times better DFS and 1.16 times better OS. In our study, in accordance with other studies, the administration of preoperative chemotherapy (after CRT) and the prolongation of the waiting period between RT and surgery increased pCR rates. On the other hand, patients with pCR had less recurrence or progression as expected. Progression was detected in 8 of 70 patients with pCR, while 128 of 169 patients without pCR had progression. DFS in patients who underwent LAR was more than 3 times longer than APR. When examined by multivariate analysis, patients who underwent LAR had 8.12 times better DFS than those who underwent APR. In our study, pCR was detected in 31 (13%) of 112 (46.9%) patients who received total neoadjuvant therapy, and they were followed as NOM. In conclusion, it has been shown in our study that the total neoadjuvant treatment approach, such as neoadjuvant CRT, neoadjuvant CT, surgery, and adjuvant CT, increases the pCR and LAR rates compared to standard CRT and surgical approach, thus indirectly increasing the quality of life of patients with sphincter protection and prolonging their survival.
Benzer Tezler
- Rektum kanseri nedeniyle küratif amaçlı aşağı anterior rezeksiyon ve abdominoperineal rezeksiyon yapılan hastaların lokal nüks, uzak metastaz ve sağ kalım açısından karşılaştırılması
Locoregional reccurence, distant metastasis and survey of the rectum cancer patients that curative operation performed as low anterıor resection or abdominoperineal resection
MEHLİKA BİLGİ KIRMACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Genel CerrahiDokuz Eylül ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM TERZİ
- Neoadjuvan kemoradyoterapi verilen lokal ileri rektum kanserli hastalarda tümör tomurcuklanmasının prognostik önemi
The prognostic value of tumor ?budding? in patients with locally advanced rectal cancer after neoadjuvant chemoradiotherapy
ABDULLAH HALUK ŞİRİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Genel CerrahiDokuz Eylül ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELMAN SÖKMEN
- Lokal ileri rektum kanserinde neoadjuvan tedavi sonrasında tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde görüntüleme yöntemlerinin duyarlılıkları ve postoperatif sonuçlarımız
Sensitivity of imaging methods in treatment response after neoadjuvant treatment in locally advanced rectal cancer and our postoperative results
AHMET ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Genel CerrahiSakarya ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEHMİ ÇELEBİ
- Neoadjuvant tedavi alan rektum kanserli hastalarda kapesitabin ilişkili hiperbilirubinemi ve tedavi yanıtı üzerine etkileri
Capecitabine-associated hyperbilirubinemia and its effects on treatment response in rectum cancer patients receiving neoadjuvant therapy
MEHMET ÖZER
- Eksternal etmoidektomiler
Başlık çevirisi yok
ERCÜMENT AKMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kulak Burun ve BoğazGazi ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NECMETTİN AKYILDIZ