Geri Dön

Preterm ve term preeklampsili gebelerde biyokimyasal parametrelerin ve doğum sonuçlarının karşılaştırılması

Comparison of biochemical parameters and birth outcomes in preterm and term preeclamptic pregnancies

  1. Tez No: 900662
  2. Yazar: MERVE VAY BEDİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLSÜM UYSAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, preterm preeklampsi, term preeklampsi, ALBI skoru, APRI skoru, ürik asit/kreatinin oranı, Preeclampsia, preterm preeclampsia, term preeclampsia, ALBI score, APRI score, uric acid/creatinine ratio
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, hipertansiyon ve proteinüri veya end-organ hasarı ile karakterize, gebeliğe özgü multisistemik bir hastalık olan preeklampsi dünya genelinde maternal ve fetal morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biridir. Bu çalışmada, preterm ve term preeklampsili hastalarda biyokimyasal parametrelerin ve bunlardan elde edilen skorlama belirteçleri ile doğum sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 30 Eylül 2019 ve 30 Eylül 2022 tarihleri arasında preeklampsi tanısı ile takip edilen ve doğumu gerçekleştirilen 184 hasta dahil edildi. Hastalar preterm preeklampsi (<37 hafta doğum) ve term preeklampsi (≥37 hafta doğum) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Preterm preeklampsi tanılı 100 hasta kriterlere göre şiddetli özellikler göstermeyen (32 hasta) ve şiddetli özellikler gösteren (68 hasta) preterm preeklampsi şeklinde, term preeklampsi tanılı 84 hasta şiddetli özellikler göstermeyen (26 hasta) ve şiddetli özellikler gösteren (58 hasta) term preeklampsi şeklinde sınıflandırıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri, laboratuvar parametreleri, laboratuvar parametreleriyle hesaplanan skorlama belirteçleri (ALBI, APRI, ürik asit/kreatinin oranı) ve doğum sonuçları karşılaştırıldı. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics for Windows (Version 25.0, Armonk, NY: IBM Corp.) programı kullanılarak analiz edildi. Alıcı işletim karakteristiği (orijinal adıyla; Receiver Operating Characteristic- ROC) analizi MedCalc®v22.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Preterm ve term preeklampsiyi öngörmek için en uygun kesme değeri maksimum Youden indeksi grafikleri kullanılarak belirlendi. p < 0,05 değeri iki yönlü anlamlı olarak değerlendirildi. Bulgular: Preterm preeklampsi grubunda şiddetli özellikler gösteren hastalarda, şiddetli özellikler göstermeyen preeklampsili hastalara göre ortalama sistolik ve diyastolik kan basıncı ölçümlerinin anlamlı olarak daha yüksek, doğum kilosunun anlamlı olarak daha düşük ve hospitalizasyon süresinin daha uzun olduğu görüldü (p<0,05). Her iki grubun 20. gebelik haftası öncesinde bakılan laboratuvar parametrelerine göre, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda ürik asit, ALT, AST, total bilirubin ve hemoglobin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, trombosit sayısı anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Her iki grubun doğum öncesi son 24 saat içinde çalışılan laboratuvar parametrelerine göre ise, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda ALT, LDH ve total bilirubin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, trombosit sayısı ile albümin düzeyleri anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Skorlama sistemleri değerlendirildiğinde, şiddetli özellikler gösteren preterm preeklampsi grubunda pre APRI, pre ALBI, post ALBI ve ürik asit/kreatinin oranı istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulundu (p<0,05). ROC analizine göre, ürik asit/kreatinin oranı>7,02, pre APRI skoru>0,19 ve post ALBI skoru>-1,76 sınır değerleriyle preterm preeklampsinin şiddetini öngörmede belirleyici bulundu (p<0,001). Term preeklampsi grubunda da benzer şekilde, şiddetli özellikler gösteren hastalarda sistolik ve diyastolik kan basıncı anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Her iki grubun 20. gebelik haftası öncesinde bakılan laboratuvar parametrelerine göre, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda ürik asit ve total bilirubin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Her iki grubun doğum öncesi son 24 saat içinde çalışılan laboratuvar parametrelerine göre ise, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda ALT, AST ve total bilirubin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, albümin düzeyi ise anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Skorlama sistemleri değerlendirildiğinde, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda post ALBI (p=0,006) ve ürik asit/kreatinin oranı (p<0,001) anlamlı olarak daha yüksek bulundu. ROC analizine göre; post albümin değeri ≤26,5 g/L, ürik asit değeri >3,89 mg/dL, post ALBI skoru> -1,58 ve ürik asit/kreatinin oranı>8,73 sınır değerleriyle şiddetli özellikler gösteren term preeklampsi için belirleyici bulundu (p<0,05). Gruplar preterm ve term şeklinde karşılaştırıldığında preterm preeklampsi hastalarında önceden preeklampsi öyküsü term preeklampsi grubuna göre anlamlı şekilde (% 21'e % 7,1, p=0,011) daha fazlaydı. Preterm grupta kalsiyum ve magnezyum düzeyleri daha düşüktü (p<0,05). Doğum sonrası ALT ve AST düzeyleri preterm grupta anlamlı derecede yüksekti (p<0,05). Sonuç: Bu çalışma preterm ve term preeklampsili hastalarda biyokimyasal parametrelerin ve doğum sonuçlarının farklılıklarını ortaya koymuş, ayrıca ALBI skoru, APRI ve ürik asit/kreatinin oranının preeklampsi şiddetini öngörmedeki potansiyel rolünü göstermiştir. Preterm preeklampsi grubunda, şiddetli özellikler gösteren hastalarda hem pre ALBI hem de post ALBI skorunun anlamlı şekilde yüksek saptanması ALBI skorunun preterm preeklampsinin şiddetini öngörmede potansiyel bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir. Preterm preeklampsi grubunda pre APRI değerinin, şiddetli özellikler gösteren preeklampsi grubunda şiddetli özellikler göstermeyen gruba göre anlamlı olarak daha yüksek bulunması APRI'nin erken dönemde preeklampsi şiddetini öngörmede potansiyel bir rolü olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte ürik asit/kreatinin oranı hem preterm hem de term preeklampsi gruplarında şiddetli özellikler gösteren preeklampsiyi öngörmede en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip parametre olup preeklampsi şiddetini öngörmede umut verici bir belirteç olarak öne çıkmıştır. Bu bulgular preeklampsi patogenezinin daha iyi anlaşılmasına, risk sınıflandırmasının yapılmasına, erken tanı konulmasına ve bireyselleştirilmiş yönetim stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, bu belirteçlerin etkinliğinin doğrulanması ve klinik kullanıma girmeden önce sınır değerlerinin belirlenmesi için daha geniş ölçekli, çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Preeclampsia, a pregnancy-specific multisystemic disorder characterized by hypertension and proteinuria or end-organ damage occurring after the 20th week of gestation, is a leading cause of maternal and fetal morbidity and mortality worldwide. This study aimed to compare biochemical parameters, scoring markers derived from these parameters, and birth outcomes in patients with preterm and term preeclampsia. Methods: The study included 184 patients diagnosed with preeclampsia and delivered between September 30, 2019, and September 30, 2022, at the Obstetrics and Gynecology Clinic of Adana City Training and Research Hospital, Health Sciences University. Patients were divided into two groups: preterm preeclampsia (delivery <37 weeks) and term preeclampsia (delivery ≥37 weeks). The preterm preeclampsia group (100 patients) was further classified as preterm preeclampsia without severe features (32 patients) and with severe features (68 patients). Similarly, the term preeclampsia group (84 patients) was classified as term preeclampsia without severe features (26 patients) and with severe features (58 patients). Demographic data, laboratory parameters, scoring markers calculated from laboratory parameters (ALBI, APRI, uric acid/creatinine ratio), and birth outcomes were compared between the groups. Data were analyzed using IBM SPSS Statistics for Windows (Version 25.0, Armonk, NY: IBM Corp.). Receiver Operating Characteristic (ROC) analysis was performed using MedCalc®v22.0 software. The optimal cut-off value for predicting preterm and term preeclampsia was determined using maximum Youden index graphs. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: In the preterm preeclampsia group, patients with severe features had significantly higher mean systolic and diastolic blood pressure measurements, lower birth weight, and longer hospitalization duration compared to those without severe features (p<0.05). Based on laboratory parameters measured before the 20th week of gestation, the severe preeclampsia group had significantly higher levels of uric acid, ALT, AST, total bilirubin, and hemoglobin, and significantly lower platelet counts (p<0.05). Laboratory parameters measured within 24 hours before delivery showed that the severe preeclampsia group had significantly higher levels of ALT, LDH, and total bilirubin, and significantly lower platelet counts and albumin levels (p<0.05). Evaluation of scoring systems revealed that the severe preterm preeclampsia group had statistically significantly higher pre APRI, pre ALBI, post ALBI, and uric acid/creatinine ratio (p<0.05). ROC analysis determined that uric acid/creatinine ratio >7.02, pre APRI score >0.19, and post ALBI score >-1.76 were predictive of preterm preeclampsia severity (p<0.001). In the term preeclampsia group, patients with severe features also had significantly higher systolic and diastolic blood pressure (p<0.05). Laboratory parameters measured before the 20th week of gestation showed significantly higher uric acid and total bilirubin levels in the severe preeclampsia group (p<0.05). Laboratory parameters measured within 24 hours before delivery revealed significantly higher ALT, AST, and total bilirubin levels, and significantly lower albumin levels in the severe preeclampsia group (p<0.05). Evaluation of scoring systems showed that the severe preeclampsia group had significantly higher post ALBI (p=0.006) and uric acid/creatinine ratio (p<0.001). ROC analysis determined that post albumin ≤26.5 g/L, uric acid >3.89 mg/dL, post ALBI score >-1.58, and uric acid/creatinine ratio >8.73 were predictive of severe term preeclampsia (p<0.05). When comparing preterm and term groups, preterm preeclampsia patients had a significantly higher history of previous preeclampsia (21% vs. 7.1%, p=0.011). The preterm group had lower calcium and magnesium levels (p<0.05). Postpartum ALT and AST levels were significantly higher in the preterm group (p<0.05). Conclusion: This study has demonstrated differences in biochemical parameters and birth outcomes between preterm and term preeclamptic patients, and highlighted the potential role of ALBI score, APRI, and uric acid/creatinine ratio in predicting preeclampsia severity. The significantly higher pre ALBI and post ALBI scores in patients with severe features in the preterm preeclampsia group suggest that the ALBI score could be a potential marker for predicting preterm preeclampsia severity. The significantly higher pre-APRI value in the severe preterm preeclampsia group compared to the non-severe group suggests that APRI may have a potential role in early prediction of preeclampsia severity. Moreover, the uric acid/creatinine ratio emerged as the parameter with the highest sensitivity and specificity for predicting severe preeclampsia in both preterm and term groups, making it a promising marker for predicting preeclampsia severity. These findings may contribute to a better understanding of preeclampsia pathogenesis, risk stratification, early diagnosis, and development of individualized management strategies. However, larger-scale, multicenter, prospective studies are needed to validate the effectiveness of these markers and establish cut-off values before their implementation in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Sezaryen operasyonlarında genel ve rejyonel anestezi uygulamalarımızın maternal ve neonatal etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the maternal and neonatal effects of OUR general and regional anesthesia practices in cesarean section operations

    DERYA KAPLAN TOSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURTEN KAYACAN

  2. Preeklampsi ile komplike gebeliklerde plasental netrin-1, netrin-4 ve UNC5B ekspresyonunun immunohistokimyasal değerlendirilmesi

    Immunohistochemical evaluation of placental netrin-1, netrin-4 and UNC5B expression in pregnancy complicated with preeclampsia

    DENİZ AYDIN CEYLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumPamukkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CİHAN KABUKÇU

    DOÇ. DR. YELİZ ARMAN KARAKAYA

  3. Plazma corin ve laktat dehidrojenaz seviyelerinin preeklampsi tanılı hastalarda değerinin araştırılması ve doğum öngörüsündeki yerinin değerlendirilmesi

    Investigation of the value of serum corin and lactate dehydrogenase levels in patients diagnosed with preeclampsy and evaluation of their in prediction of birth

    SİBEL AKKOYUN KILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ ŞİMŞEK

  4. 75 gram oral glukoz tolerans testinin makrozomi ve olumsuz perinatal sonuçları öngörmedeki rolü

    75 gram oral glukoz tolerans testinin makrozomi ve olumsuz perinatal sonuçlari öngörmedeki rolü

    İBRAHİM UĞRAŞ TOKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERVET ÖZDEN HACIVELİOĞLU

  5. Preeklampsili gebeler ve sağlıklı gebeler arasında serum nötrofil yüzdesi-albumin oranı ve inflamatuar belirteçlerin karşılaştırılması

    Comparison of serum neutrophil percentage-albumin ratio and inflammatory markers between pregnant women with preeclampsia and healthy pregnant women

    ELİF CEYDA SERİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVCAN SARIKAYA