Geri Dön

Pulmoner emboli ile yatan hastalarda prognostik nutrisyonel indeksin (PNİ) klinik sonuçlara ve sağkalıma etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 896628
  2. Yazar: KEVSER KİRAZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR ÇİMEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Pulmoner Tromboembolizm, Prognostik Nutrisyonel İndeks, Sağkalım, Pulmonary thromboembolism, Prognostic Nutritional Index, survival
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Pulmoner tromboembolizm (PTE), en sık hastaneye yatış nedenlerinden biri olup, kardiyovasküler mortalite açısından üçüncü sıradadır. Hastaneye yatan bireylerde malnütrisyon oldukça yaygın bir durumdur. Ancak, beslenme durumunun PTE hastalarında klinik sonuçlar ve sağkalım üzerindeki etkileri yeterince anlaşılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, serum albümin konsantrasyonu ve lenfosit sayısına dayalı bir beslenme indeksi olan prognostik nutrisyonel indeksin (PNİ) PTE hastalarındaki klinik sonuçlar ve bir yıllık sağkalım üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Ocak 2017- Aralık 2022 tarihleri arasında pulmoner tromboembolizm tanısı alan ve/veya tanı sonrası takip edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. ROC analizi sonucunda, 1 yıllık mortalite riskini tahmin etmek için prognostik nutrisyonel indeksin kesim değeri 39,5 olarak belirlendi. Hasta popülasyonundan PNİ ≤ 39,5 olan 71 hasta Grup 1, PNİ> 39,5 olan 79 hasta ise Grup 2 olarak sınıflandırıldı. İki grup arasında hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), laboratuvar parametreleri, PNİ, hastanede yattığı gün sayısı, hastane içi komplikasyonlar, hastane içi sağkalım ve 1 yıllık sağkalım oranları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen toplam 150 olgunun %43,3'ü (n=65) erkek, %57,7'si (n=85) kadındı. Yaş ortalaması 62,5±16,5 olarak bulundu. Hastalık varlığı incelendiğinde, %67,3 (n=101) hastada ek hastalık bulunurken; %32,7 (n=49) hastada ek hastalık yoktu. En sık görülen ek hastalık, %35,3 (n=53) oranıyla hipertansiyondur (HT). Hastanede yattığı sürede hastaların %3,3'ü (n=5) exitus olmuştur. 1 yıl içinde ise hastaların %24'ü (n=36) exitus olmuştur. Grup 1'deki hastaların %43,7'si (n=31), Grup 2'deki hastaların %6,3'ü (n=5) 1 yıl içinde exitus olmuştur. Hastane içinde exitus olan hastaların tamamı Grup 1'deydi. Hastane içi mortalite ve 1 yıllık mortalite açısından gruplar arasında anlamlı fark saptandı. Grup 1'deki hastalar için tahmini ortalama yaşam süresi 8,6 ay; Grup 2'deki hastalar için tahmini ortalama yaşam süresi ise 11,6 ay olarak bulundu (HR=6,3, p<0,001, 95% CI 3,24 – 12,26). 2 Hastaneden taburcu edilen 145 hasta hastanede yattığı gün açısından karşılaştırıldığında, gruplar arasında anlamlı fark saptandı (p<0,001). Sonuç: Pulmoner tromboembolizm hastalarında düşük prognostik nutrisyonel indeks, hastane yatış süresinin uzaması, hastane içi mortalite ve 1 yıllık mortalitede artışla ilişkilidir (p<0,005). Sonuç olarak, PNİ, PTE hastalarının klinik seyrini ve uzun dönem sağkalımını öngörmede kolayca hesaplanabilen anlamlı bir belirteçtir. Düşük PNİ'nin yanı sıra, düşük vücut kitle indeksi (VKİ), yüksek kreatinin seviyeleri, yüksek D-dimer düzeyleri, ek hastalık varlığı ve hastane içinde tedaviye ara vermeyi gerektiren kanama olması, 1 yıllık yaşam süresini öngörmede kullanılabilecek diğer parametrelerdir. Bu parametreleri içeren yeni skorlamalar geliştirilebilir. Bu hastaların uzun dönem takibinde, sistemik fizik muayene yapılması, albümin dahil standart laboratuvar tetkiklerinin düzenli olarak bakılması, ek hastalık varsa ilgili branş tarafından tedavi ve takip edilmesi, beslenme yetersizliği olan hastalarda diyetisyen görüşü alınması ve hastanın bu konuda bilgilendirilmesi klinik açıdan fayda sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Pulmonary thromboembolism (PTE) is one of the most common reasons for hospitalization and ranks third in terms of cardiovascular mortality. Malnutrition is a prevalent issue among hospitalized individuals. However, the effects of nutritional status on clinical outcomes and survival in PTE patients are not well understood. The aim of this study is to investigate the impact of the prognostic nutritional index (PNI), based on serum albumin concentration and lymphocyte count, on clinical outcomes and one-year survival in PTE patients. Materials and Methods: Between January 2017 and December 2022, patients diagnosed with pulmonary thromboembolism (PTE) and/or followed up after diagnosis were retrospectively analyzed at İzmir Dr. Suat Seren Chest Diseases and Surgery Training and Research Hospital. ROC analysis determined the cutoff value of the prognostic nutritional index (PNI) to predict one-year mortality risk as 39.5. From the patient population, 71 patients with PNI ≤ 39.5 were classified as Group 1, while 79 patients with PNI> 39.5 were classified as Group 2. The two groups were compared regarding patients' age, sex, body mass index (BMI), laboratory parameters, PNI, length of hospital stay, in-hospital complications, in hospital survival, and one-year survival rates. Results: A total of 150 patients included in our study were comprised of 43.3% (n=65) males and 57.7% (n=85) females, with a mean age of 62.5±16.5 years. When examining comorbidities, 67.3% (n=101) of the patients had additional diseases, while 32.7% (n=49) did not. The most common comorbidity was hypertension (HT), present in 35.3% (n=53) of the cases. During their hospital stay, 3.3% (n=5) of the patients experienced in-hospital mortality. Within one year, 24% (n=36) of the patients had died. In Group 1, 43.7% (n=31) of the patients and 6.3% (n=5) of the patients in Group 2 died within one year. All patients who experienced in-hospital mortality were from Group 1. A significant difference was found between the groups regarding in-hospital mortality and one-year mortality. The estimated mean survival time for patients in Group 1 was 8.6 months, while it was 11.6 months for 4 patients in Group 2 (HR=6.3, p<0.001, 95% CI 3.24 – 12.26). When comparing the 145 patients discharged from the hospital in terms of length of stay, a significant difference was observed between the groups (p<0.001). Conclusion: A low prognostic nutritional index (PNI) in patients with pulmonary thromboembolism is associated with prolonged hospital stay, increased in-hospital mortality, and higher one-year mortality (p<0.005). Consequently, PNI is a significant marker that can be easily calculated to predict the clinical course and long-term survival of PTE patients. In addition to low PNI, other parameters that can be used to predict one-year survival include low body mass index (BMI), elevated creatinine levels, high D dimer levels, presence of comorbidities, and bleeding that necessitates interruption of hospital treatment. New scoring systems incorporating these parameters could be developed. For the long-term follow-up of these patients, conducting a systematic physical examination, regularly checking standard laboratory tests including albumin, treating and monitoring comorbidities by relevant specialties, consulting with a dietitian for patients with nutritional deficiencies, and providing patient education on these issues will be clinically beneficial.

Benzer Tezler

  1. COVİD-19 hastalarında pulmoner arter çapının ve pulmoner arter çapının asendan aorta çapına oranının prognozu göstermedeki değerliliğinin araştırılması

    Investigation of the valuation of the value of the pulmonary artery diameter and the ratio of the pulmonary artery diameter to the diameter of the asceding aorta in demonstrating the prognosis in COVİD-19 patients

    MUSTAFA ÖCAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpUfuk Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOGAY EVRİN

  2. Acil servise senkop ile başvuran hastalarda yatak başı ultrasonografi uygulamalarının ve risk sınıflamalarının prognostik değeri

    The prognostic value of bedside ultrasonography applications and risk classifications in patients presenting to the emergency department with syncope

    TARIK SEKRETER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ALİ ALTUNCI

  3. Pulmoner emboli tanılı hastalarda trombosit sayısı ve ortalama trombosit hacmi düzeylerinin tanısal değerininn ve mortalite ile ilişkisinin incelenmesi

    Pulmoner emboli tanılı hastalarda trombosit sayısı ve ortalama trombosit hacmi düzeylerinin tanısal değerininn ve mortalite ile ilişkisinin incelenmesi

    MELİKE GÜNAY OKÇU

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA MÜŞERREF TÜRKMEN

  4. Pulmoner emboli ile obstrüktif uyku apne sendromu arasındaki ilişki

    Relationship between pulmonary emboly and obstructive sleep apnea syndrome

    ÖZLEM KAHYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİNEM NEDİME SÖKÜCÜ

  5. COVİD-19 pandemisi döneminde nefes darlığı ile acil servise başvuran hastalarda opera / mews skorlamaları ve görüntüleme bulgularının karşılaştırılması

    Comparison of opera / mews scorings and imaging findings in patients applying to the emergency department with dyspnea during the COVİD-19 pandemic period

    YASİN UĞUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İlk ve Acil YardımBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BAHADIR TAŞLIDERE