Geri Dön

Acil serviste diyaliz alan hastalarda sıvı yükünü öngörmede ultrasonografik B-line ,vena cava inferior kollabilisite indexi ve stroke volüm ölçümlerinin değerlendirilmesi

Evaluation of ultrasonographic B-line, vena cava inferior collapsibility index and stroke volume measurements in predicting fluid load in patients receiving dialysis in emergency department

  1. Tez No: 895982
  2. Yazar: ÖZGE KARA KARAGÖZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FUNDA KARBEK AKARCA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Acil Tıp, Hemodiyaliz, Sıvı yanıtlılığı, Ultrasonografi, Emergency medicine, Hemodialysis, Fluid responsive, Ultrasonography
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Acil serviste diyaliz kararı verilen hastalarda ultrasonografik B çizgisi, VKİKİ ve Stroke volüm ölçümlerindeki değişikliklerin sıvı yükünü öngörmedeki uygulanabilirliği ve başarılarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Prospektif, metodolojik ve gözlemsel nitelikteki çalışma Temmuz 2023 - Temmuz 2024 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisinde gerçekleştirildi. Nefroloji uzman hekimi görüşüyle acil diyaliz endikasyonu konulan 98 hasta çalışma için seçildi. Seçilen hastaların 10'u diyaliz esnasında arrest olması ve hastaların 5'inde de yeterli ultrasonografik ekojenite elde edilememesinden dolayı çalışmadan çıkarıldı. Hastaların diyaliz öncesi ve sonrası eş zamanlı USG ile B çizgisi, VKİ çapı, VKİKİ, LVOT VTI ve stroke volüm ölçümleri değerlendirildi. Bulgular: Bir yıllık dönem içinde çalışmamıza dâhil edilen hastaların ortanca yaşı 68'di ve %53,0'ı kadındı. Hastaların %86,7'sinde ek hastalık vardı. En sık rastlanan ek hastalık %65,1 ile KBY' idi. En sık başvuru şikâyeti %75,9'u ile nefes darlığı idi. Acil servis tanılarının %74,8'i dekompanze kalp yetmezliği hastaları oluşturmaktadır. Diyaliz öncesi ve sonrası vital bulgulara bakıldığında; ortalama sistolik ve diyastolik arter basıncı ile nabızda istatistiksel olarak anlamlı düşüş saptandı. Satürasyonda ise istatiksel olarak anlamlı yükseliş saptandı (p<0,001). Hastaların diyaliz öncesi ve sonrası yapılan ultrasonografik ölçümlerinde; VKİ çapı, B Çizgisi, Stroke Volüm ve LVOT VTI öölçümlerinin diyaliz öncesi ve sonrası değişimine bakıldığında istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. VKİKİ değerine bakıldığında ise artma saptanmış olup yine istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Diyaliz sonrası ultrasonografik ölçümlerin birbirlerine göre üstünlüklerine bakıldığında sıvı yükünü ön görmede en duyarlı ölçüm Stroke volüm, sonrasında LVOT-VTI ve B çizgi sayısı gelmektedir (p<0,001). Sağ kalp yetmezliği olanlarda VKİKİ değerlendirme istatistiksel olarak anlamlı saptanırken (p<0,001) VKİ çapının değerlendirmesi istatistiksel olarak anlamlılık saptanmadı. Sonuç: Acil serviste acil diyaliz endikasyonu konulan hastalarda, UF öncesi ve sonrası yapılan ultrasonografik B Çizgisi, Stroke Volüm ve LVOT VTI, VKİKİ değerlerindeki değişimler istatistiksel olarak anlamlı saptanmış olup hipervolemik hastalarda bu ultrasonografik ölçümlerin sıvı yanıtlılığını ön görmede kullanılması hasta yönetimine katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Objectives: The aim of this study was to compare the applicability and success of changes in ultrasonographic B line, VCII and stroke volume measurements in predicting fluid load in patients who were decided to dialysis in the emergency department. Materials and Methods: The prospective, methodological and observational study was conducted between July 2023 and July 2024 in Ege University Faculty of Medicine Emergency Department. A total of 98 patients with an emergency dialysis indication based on the opinion of a nephrology specialist were selected for the study. Ten of the selected patients were excluded from the study due to arrest during dialysis and 5 patients were excluded due to insufficient ultrasonographic echogenicity. B-line, VCI diameter, VCICI, LVOT VTI and stroke volume measurements were evaluated by simultaneous ultrasound before and after dialysis. Results: The median age of the patients included in our study within a one-year period was 68 years and 53.0% were female. Comorbidity was present in 86.7% of the patients. The most common comorbidity was CRF with 65.1%. The most common presenting complaint was dyspnoea with 75.9%. Decompensated heart failure patients accounted for 74.8% of the emergency department diagnoses. Pre- and post-dialysis vital signs showed statistically significant decreases in mean systolic and diastolic arterial pressure and pulse rate. A statistically significant increase was found in saturation (p<0.001). In the ultrasonographic measurements of the patients before and after dialysis, statistically significant changes were found in VCI diameter, B Line, Stroke Volume and LVOT VTI measurements before and after dialysis. When the VCI value was analysed, an increase was found and it was also statistically significant (p<0.001). When the superiority of post-dialysis ultrasonography measurements over each other is examined, the most sensitive measurement in predicting fluid load is Stroke volume, followed by LVOT-VTI and B line number (p<0.001). In patients with right heart failure, the evaluation of VCI was statistically significant (p<0.001), while the evaluation of VCI diameter was not statistically significant (p<0.001). Conclusions: Changes in ultrasonographic B Line, Stroke Volume and LVOT VTI, VCICI values before and after UF were found to be statistically significant in patients with emergency dialysis indication in the emergency department. The use of these ultrasonographic measurements to predict fluid responsiveness in hypervolemic patients will contribute to patient management.

Benzer Tezler

  1. Rutin hemodiyaliz alan hastaların acil servise başvuru şikayetlerinin ve hastaneye yatış tanılarının sosyodemografik verilerle ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the complaints of patients receiving routine haemodialysis admitted to the emergency department and hospitalisation diagnoses with sociodemographic data

    FURKAN AKPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN DELİCE

  2. Akut böbrek hasarı olan hastalarda C-Reaktif protein, ferritin ve ürik asitin diyaliz gereksinimini öngörmedeki rolü: Prospektif bir çalışma

    The role of C-Reactive protein, ferritin, and uric acid in predicting dialysis requirement in patients with acute kidney injury: A prospective study

    SERTAÇ ALEVEKİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NefrolojiEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜÇLÜ SELAHATTİN KIYAN

  3. Akut böbrek hasarı nedeniylehemodiyalize alınan hastalarda mortalite ve kronikleşmeye etki eden risk faktörlerinin analizi

    Başlık çevirisi yok

    SÜLEYMAN TÜRKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLTEKİN SÜLEYMANLAR

  4. Acil serviste akut böbrek yetmezliği tanısı alan hastalarda prognostik belirteçlerin analizi

    Analysis of prognostic markers in patients diagnosed with acute renal failure in the emergency department

    ASİYE MÜMİNAT GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLIHAN ÜNAL

  5. Acil serviste akut böbrek hasarı tanısı alan hastalarda renal replasman tedavi ihtiyacı öngörülebilir mi?

    Can the need for renal replacement therapy be predicted in patients diagnosed with acute kidney injury in the emergency department?

    ALİ İLKER AKDOĞANLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİM SATAR