65 yaş üstü akut miyeloid lösemi hastalarında uygulanan tedavi algoritmalarının prognoz ve sağ kalım üzerine etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 890355
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ASU FERGÜN YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Akut miyeloid lösemi, 65 yaş ve üstü, yoğun tedavi, düşük yoğunluklu tedavi, genel sağ kalım, Acute myeloid leukemia, 65 years and older, intensive therapy, low-intensity therapy, overall survival
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Hematoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Akut miyeloid lösemi, hematopoetik öncül hücrelerin periferik kan, kemik iliği ve/veya diğer dokularda klonal çoğalması ile karakterize hematolojik bir malignitedir. Yoğun tedavi protokolleri ardından yapılan allojenik kök hücre nakli genç lösemi hastalarının tedavisinde önemli bir yapıtaşıdır. İleri yaş hastalar ise sahip oldukları komorbidite yükü ve düşük performans skorları sebebiyle bu tedavi modalitelerine çoğunlukla aday olamamaktadır. Bu olgularda düşük yoğunluklu tedavi protokolleri ile yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. Biz bu çalışmamızda Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Polikliniğinde tanı konulan ve takibi yapılan 65 yaş üstü akut miyeloid lösemi hastalarında, demografik verilerin, laboratuvar değerlerinin, sitogenetik profilin ve uygulanan tedavi modalitelerinin prognoz ve sağ kalım üzerine etkisini incelemeyi amaçladık. Yöntem: 2012-2022 yılları arasında polikliniğimize başvurarak akut miyeloid lösemi tanısı alan 65 yaş ve üstü hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Dahil edilen hastaların yaş, cinsiyet, komorbiditeleri, performans skorları, tanı anındaki laboratuvar değerleri, kemik iliği biyopsi bulguları ve sitogenetik profili, aldığı tedaviler ve yan etkileri, tedavilere yanıt durumu ve sağ kalımı etkileyen faktörleri araştırdık. Bulgular: Hastaların 31'i (%44,9) kadın ve 38'i (%55,1) erkek, tanı anındaki ortalama yaş 72,21±5,44 yıl idi. ELN 2022 Risk sınıflamasına göre hastaların %73,1'i orta risk profilinde yer almaktaydı. Hastaların %21,8'i yoğun tedavi %68,1'i düşük yoğunluklu tedavi aldı. İntensif tedavi alanlar ile almayan gruplar incelendiğinde; 70 yaş üstü hastalarda daha çok intensif olmayan tedavilerin tercih edildiği gözlemlendi (p=0,005). Benzer şekilde, CCI 6 ve üstü olan katılımcıların daha çok intensif olmayan protokoller ile tedavi edildiği belirlendi (p=<0,001). Tanı anında kemik iliği blast sayısı yüksek olan grupta ise intensif kemoterapi protokollerinin daha çok tercih edildiği tespit edildi. TY ve TYi elde edilen hasta sayısı 20 (%47,6), PY elde edilen hasta sayısı ise 13 (%31) idi. Ortalama 11,44±13,16 ay takip süresinde hastaların %63,6'sında progresyon izlendi. Ortanca genel sağkalım 7,8 ay ve progresyonsuz sağkalım 6,7 aydı. Hastaların bir yıllık sağ kalımı %29 iki yıllık sağ kalımının ise %9,2 olduğu görüldü. Çalışmamızda genel sağ kalımı etkileyen bağımsız risk faktörü hastaların başlangıçtaki ECOG performans skoruydu. Tanı anında ECOG değeri 2 ve üzeri olan hastaların ortanca sağ kalım süresi 4,85 ay iken ECOG değeri 2'nin altında olan hastaların ise ortanca sağ kalım süresi 8,60 ay idi (p=0,009). İntensif tedavi alanların ve almayanların ortanca sağkalım süresinin sırasıyla 10 ay ve 8,5 ay olduğu görüldü (p=0,150). İki grup arasındaki fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış olsa da intensif tedavi alan grupta sağ kalım almayan gruba göre daha yüksek idi. Tartışma ve Sonuç: İleri yaş akut miyeloid lösemi hastalarında, yoğun tedavi protokolleri istatistiksel olarak anlamlı sonuca ulaşmamış olsa da sağ kalımı arttırmaktadır. Bu nedenle, 65 yaş üstü uygun hastalarda intensif tedaviler düşünülmelidir. Fit olmayan çoklu komorbiditelere sahip hastalar düşük yoğunluklu rejimler tercih edilmelidir. Ancak yaşlı AML hastalarında halen etkinlik ve güvenirlilik açısından yeni tedavi ajanlarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Acute myeloid leukemia is a hematologic malignancy characterized by clonal proliferation of hematopoietic precursor cells in peripheral blood, bone marrow and/or other tissues. Allogeneic stem cell transplantation followed by intensive treatment protocols is the cornerstone of treatment for young leukemia patients. Older patients are often not candidates for these treatment modalities due to their comorbidity burden and low performance scores. In these patients, it is aimed to improve their quality of life with low-intensity treatment protocols. In this study, we aimed to investigate the effect of demographic data, laboratory values, cytogenetic profile and treatment modalities on prognosis and survival in acute myeloid leukemia patients over 65 years of age who were diagnosed and followed up in the Hematology Outpatient Clinic of Marmara University Pendik Training and Research Hospital. Method: We retrospectively analyzed the files of patients aged 65 years and older (100 patients) who were diagnosed with acute myeloid leukemia in our outpatient clinic between 2012 and 2022. Age, gender, comorbidities, performance scores, laboratory values at the time of diagnosis, bone marrow biopsy findings and cytogenetic profile, treatments and side effects, response to treatments and factors affecting survival were investigated. Results: Of the patients, 31 (44.9%) were female and 38 (55.1%) were male, and the mean age at diagnosis was 72.21±5.44 years. According to the ELN 2022 Risk Classification, 73.1% of the patients were in the intermediate risk profile. 21.8% of patients received intensive treatment and 68.1% received low-intensity treatment. When the intensive and non-intensive treatment groups were analyzed, it was observed that non-intensive treatments were preferred more in patients older than 70 years (p=0.005). Similarly, it was determined that participants with a CCI of 6 and above were mostly treated with non-intensive protocols (p=<0.001). In the group with high bone marrow blast count at the time of diagnosis, intensive chemotherapy protocols were more preferred. The number of patients who achieved TY and TYi was 20 (47.6%) and the number of patients who achieved PY was 13 (31%). Progression was observed in 63.6% of patients during a mean follow-up period of 11.44±13.16 months. The median overall survival was 7.8 months and progression-free survival was 6.7 months. One-year survival was 29% and two-year survival was 9.2%. The independent risk factor affecting overall survival in our study was the ECOG performance score at baseline. The median survival time of patients with an ECOG value of 2 and above at the time of diagnosis was 4.85 months, while the median survival time of patients with an ECOG value below 2 was 8.60 months (p=0.009). The median survival time of those who received intensive treatment and those who did not was 10 months and 8.5 months, respectively (p=0.150). Although the difference between the two groups did not reach statistical significance, survival was higher in the group receiving intensive treatment compared to the group not receiving intensive treatment. Discussion and Conclusion: In elderly patients with acute myeloid leukemia, intensive treatment protocols improve survival, although statistically significant results have not been achieved. Therefore, intensive therapies should be considered in eligible patients over 65 years of age. In unfit patients with multiple comorbidities, low-intensity regimens should be preferred. However, new therapeutic agents are still needed in terms of efficacy and safety in elderly AML patients.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağındaki akut lösemi tanısı ile takipli hastaların tedavi öncesi ve sonrası viral seroloji ve bağışıklık durumlarının değerlendirilmesi
Evaluation of viral serology and immunity status before and after treatment of patients followed with a diagnosis of childhood acute leukemia
TUĞÇE ARMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYLİN CANBOLAT AYHAN
- Yeni tanı akut lösemilerde hastalık ve indüksiyon tedavisi ilişkili komplikasyonların değerlendirilmesi
Evaluation of disease and induction therapy-related complications in newly diagnosed acute leukemias
GÖZDE MİSKUTULAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ FETTAH
- Yaşlı akut miyeloid lösemili (AMl-M3 dışı) olgularda tanı anındaki serum albümin ve ferritin değerlerinin sağkalım üzerine olan prognostik etkisi
Prognostic effect of serum albumin and ferritin values on survival in patients with elderly acute myeloid leukemia (except AMl-M3)
ERDEM SÜNGER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ
- Modifiye ST. jude total XIII ve total XV protokolü ile tedavi edilen akut lenfoblastik lösemili çocuklarda tedavi sonrası sekonder kanserler ve infertilite durumunun değerlendirilmesi
Evaluation of post-treatment secondary cancers and infertility status in children with acute lymphoblastic leukemia treated with the modified ST.jude total XIII and total XV protocol
HİLAL EDA KORKMAZ ÜNLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞEVKİYE SELİN AYTAÇ EYÜPOĞLU
- Pediatrik akut lenfoblastik lösemili hastalarda prognostik moleküler belirteçlerin analizi
Analysi̇s of prognosti̇c moleculer markers i̇n pedi̇atri̇c acute lymphoblasti̇c leukemi̇a pati̇ents
ELİF KIRAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Hematolojiİstanbul ÜniversitesiGenetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MÜGE SAYİTOĞLU