Göğüs duvarı ve mediasten invazyonu kuşkusu taşıyan akciğer tümörlerinde manyetik rezonans görüntülemenin evrelemeye katkıları
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 88867
- Danışmanlar: PROF. DR. HÜDAVER ALPER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Akciğer neoplazmları, Manyetik rezonans görüntüleme, Mediastinum, Lung neoplasms, Magnetic resonance imaging, Mediastinum
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET VE SONUÇ Bilgisayarlı tomografide mediasten ya da göğüs duvarı invazyon kuşkusu taşıyan 24 olgu MRG ve MRA ile değerlendirilmiş ve literatür bilgileri de gözden geçirilerek evrelemede MR tetkiklerinin yeri irdelenmiştir. Kitle ile göğüs duvarı temas yüzeyinin 3 cm' den geniş olması ve göğüs duvarı ile kitle birleşim açısının geniş olması, göğüs duvar invazyonu yönünden kuşku çekici kriterler olarak bildirilmiştir. Tek tek incelendiğinde bu bulgular göğüs duvarı invazyonu için kesin kriter olmadığından, bu olgularda plevral kalınlaşma, ekstraplevral yağın silinmesi gibi yardımcı bulguların veya kemik ve ekstratorasik doku invazyonu gibi kesin invazyon kriterlerinin aranması gerekliliği düşünülmüştür. Göğüs duvarı invazyonunun kesin MRG bulgusu Tl ağırlıklı imajlarda ekstraplevral yağ dokusuna ait yüksek sinyal intensitesinin tümöre ait orta şiddettteki sinyal intensitesi ya da T2 ağırlıklı imajlarda yüksek sinyal intensitesi ile silinmesidir. Sadece MRG'ye özgü bu sinyal özellikleri ile ekstraplevral yağ dokusu invazy onları söylenebilmektedir. Ancak tümör çevresinde tümöre eşlik eden inflamatuar değişiklikler, ekstraplevral yağ dokusunun değerlendirilmesinde sinyal kaybı oluşturmaları nedeniyle yanılgı oluşturabilmektedir. Özellikle kontast madde sonrası Tl ağırlıklı 51kesitlerde hem tümör hem de inflamasyonda sinyal artışı oluşmakta bu da yanılgı olasılığını arttırmaktadır. MRG apikal yerleşimli tümörlerde koronal ve sagital düzlemde görüntülerle göğüs duvarı, plevra ve ekstraplevral yağın değerlendirilmesinde üstünlük sağlamaktadır. Bu bölge oluşumlarından brakial pleksus yapıları ve damarlar MRG ile daha üstün olarak değerlendirilebilir. MRG'nin bu bölgelerdeki invazyonu göstermede, aksiyel BT görüntülere kıyasla daha sensitif ve spesifik olduğu bildirilmektedir. Mediastinal plevra ve yağ dokusu mvazyonunun değerlendirilmesinde elde olunan MRG sonuçları, kullanılan kriterlerin sadece operasyon sonuçlan ile karşılaştırılmasında yeterince spesifik olmadığını göstermektedir. Ayrıca her ne kadar cerrahi korelasyon oranı düşük olsa da sonuçlarımız literatür verilerine paralel düşük ve yüksek evrelemenin mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır. Mediastinal büyük damarların invazyonu, MRG ve MRA ile tümörün damarla komşuluğu, aradaki yağ dokusunun değerlendirilmesi ve damardaki morfolojik düzensizlikleri değerlendirilerek belirlenebilir. Çalışmamızda mediastinal büyük damar invazyon kuşkusu nedeniyle MRG ve MRA istenilen 19 olgunun 7 tanesinde MRG damarın, plevranm ve mediastinal yağ dokusunun normal olduğunu ortaya koymuştur. 52Çalışmamızda 4 olguda standart spin eko ve 20 olguda standart spin eko ve hızlı çekim protokolleri kullanılmıştır. Olguların 19'unda mediasten invazyon kuşkusu olması nedeniyle hızlı çekim protokolleri ile elde olunmuş FLASH ve FISP anjio sekansları yardımıyla tumoral kitlenin vasküler yapılar ile ilişkisi araştırılmıştır. Bu teknikle gerçekleştirilen MRA çekiminin kısa ve kolay oluşunun yanısıra, kontrollü vakaların sayısının sınırlılığına rağmen diagnostik olduğu sonucuna varılmıştır. Multiplanar spin eko ve hızlı çekim protokolleri ile elde olmuş görüntülerle kombine edilen bu MRA sekansları, akciğer kanseri vakalarında, tümörün diğer özellikleriyle birlikte vasküler yapılar ile ilişkisinin aydınlatılmasında ve evrelendirilmesinde yararlı bilgiler sağlamaktadır. MRG ve MRA'nın sınırlı olgu sayımıza rağmen literatürde belirtildiği kadar sensitif ve spesifik bir görüntüleme yöntemi olmadığı, bu konuda operasyon bulguları ile korele daha geniş bir serinin oluşturularak değerlendirmeye gidilmesinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 53 u «O»T mml\ DOKÜIRANTASYM MEBKEZİ
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Meme kanserinde radyoterapiye bağlı pulmoner fibrozis açısından Co-60 ve lineer akseleratör cihazlarının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
SEMA BAKARİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
OnkolojiAkdeniz ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. CANDAŞ TUNALI
- Meme yanıklarının rekonstrüksiyonunda zamanlama ve hasta seçiminin değerlendirilmesi
Assessment of timing and patient selection in breast deformity reconstruction due to burn injury
AHMET ARİF EROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSağlık BakanlığıPlastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. SELİM ÇELEBİOĞLU
DR. NEBİL BOZDOĞAN
- Toraks travmalarına bağlı gelişen hemotoraksta tedavi yöntemleri
Treatment methods in hemothorax due to thoracic trauma
NACİYE SİMSEN AVVURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSelçuk ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SAMİ CERAN
- Göğüs duvarı defektlerinin rekonstrüksiyonunda kontrlateral serbest kosta grefti kullanımı
Başlık çevirisi yok
BÜLENT TUNÇÖZGÜR