Geri Dön

Kardiak kontüzyondaki etyolojik faktörlerin belirlenmesinde cTnI'nin yeri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 88706
  2. Yazar: A. SADIK GİRİŞKİN
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA U. KALAYCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Göğüs yaralanmaları, Kalp yaralanmaları, Troponin, Thoracic injuries, Heart injuries, Troponin
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Selçuk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İlk ve Acil Yardım Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Kardiak kontüzyon yıllarca tanısı ihmal edilen ve güç belirlenebilen bir klinik durumdur. Tanısında kullanılan CPK, CKMB ve EKG'nin doğru tanıyı koymada yetersiz oldukları bilinmektedir. Bunu rağmen bu parametreler kardiak kontüzyon tanısında yıllarca kuUamlrnışlardır. cTnl'mn kalp kasma spesifik bir proteindir. Bu özelliği ile cTnl'nın kardiak kontüzyonda kullanışlı olabileceğini düşünülmüştür. Bu konuda yapılan çalışmalar olumlu sonuçlanmıştır ancak yeni çalışmalarada ihtiyaç vardır. Yapılan çalışmada kunt travmalı 88 olgu prospektif olarak değerlendirildi. Toraks travması olan 61 olgu ve kontrol grubundaki toraks travması olmayan 27 olgu çalışmaya alındı. cTnl sadece toraks travması olan 61 olgunun 12' sinde yükseldi. CKMB ise toraks travması olan yada olmayan olgularda yüksek bulundu. CKMB'ye EKG'nin eklenmesi seçilen olgu sayısında rölatif bir düşüş yaparken kardiak kontüzyonu olan olguların yakalanmasını engellemekteydi. CKMB'nin iki katından daha yüksek olan CKMB değerlerinin CPK'nın 5%'den daha yüksek olan CKMB değerlerine göre daha hassas olduğu görüldü. cTnl yüksek olan 12 olgunun 11 'i trafik kazası sonucu yaralanmaydı. Bu sonuç kardiak kontüzyon etyolojisinde deselerasyon yaralanmalarının asıl neden olduğunu düşündürmektedir. Sternum kırığı olan 6 olguda da cTnl değeri hiç yükselmemiştir. Bu sonuçta sternum kırığı ile sonuçlanan travmanın kardiak kontüzyon yapma etkisinin zayıf olduğunu düşündürmektedir. Kardiak kontüzyonda toraks travmasının olması şart iken kot kırığının bulunması şart değildir. Kardiak kontüzyon tüm vücuda ve toraksa olan travma şiddeti ile ilgili değildir. Daha çok kalbe olan travmanın şiddeti ile ilişkilidir. Kardiak kontüzyon düşünülen her olgudan, travmadan 4-6 saat sonra cTnl istenmelidir. Bunun sonucu açıklanana kadar bu olguların kardiak kontüzyon mevcutmuş gibi takip ve tedavi edilmeleri gerekir. Bunun yapılması kardiak kontüzyona bağlı komplikasyon ve ölümleri en aza indirecektir. cTnl değerleri normal olan olguların kontrol değerininde normal gelmesinden sonra diğer organ travmalanda izin verirse taburcularında mahsur yoktur. 49

Özet (Çeviri)

SUMMARY Cardiac contusion is a clinical entity which the diagnosis is difficult and neglected for very long time. It is known that, CPK, CKMB, and ECG are insufficient for diagnosis. However these parameters were used for a very long time in diagnosis of cardiac contusion. Because cTnl is spesific to cardiac muscle, it may be usefull in cardiac contusion diagnosis. Studies on this subject are promising, but new studies are needed. In this study, 88 cases with blunt traumas were evaluated prospectively. 61 cases with thoracic trauma and 27 cases without thoracic trauma as the control group were studied. In 12 of 61 cases with thoracic trauma cTnl was elevated. cTnl showed no increase in cases without thoracic trauma. CKMB was high in bom thoracic trauma and control group. The addition of ECG to CKMB for diagnosis, relatively decreses the number of cases so prevents diagnosis. We found that when CKMB is higher then two fold of normal CKMB level, it is more sensitive than a CKMB level of higher than %5 of CPK. 1 1 of 12 cases with elevated cTnl were traffic accidents. We consider decceleration vounds are the main cause of cardiac contusions. Because cTnl did not increase in 6 cases with sternum fractures. We assume that trauma resulting in sternum fracture has less potential to result in cardiac contusion. In cardiac contusion, thoracic trauma is necessary but rib fracture isn't. Cardiac contusion is not related directly with degrees of body and thoracic trauma. It is more related with the degree of cardiac trauma. In probable cardiac contusion cases cTnl should be requested in 4-6 hours after trauma. Untill the results are obtained the cases should be regarded and treated as cardiac contusion. This will decrease the complications and mortality. If cTnl levels are normal these cases can discharged after the control cTnl level is normal. Other organ traumas must be eliminated before discharge. 50

Benzer Tezler

  1. Adenosinin kardiak etkileri ve lokal anestetiklerle etkileşimi

    Başlık çevirisi yok

    ENDER TERZİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    KardiyolojiEge Üniversitesi
  2. Postoperatif kardiak rehabilitasyonun değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ESRA ATEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bakanlığı

    PROF.DR. SÜLEYMAN AKTAŞ

  3. Kardiyak output ölçümünde termodilüsyon yöntemi ile transözafagial ekokardiografi yöntemlerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER YANARATEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Anestezi ve ReanimasyonGata

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. A. HİKMET SÜER

  4. Alloksan-diabetik sıçanlardaki kardiak değişimlerin oluşumunda alfa-adrenerjik reseptörlerin rolü

    Başlık çevirisi yok

    DİLEK LAFÇI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİH ALTAN

  5. Serebrovasküler hastalıklarda risk faktörleri

    Risk factors in cerebrovascular diseases

    SERPİL DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    NörolojiAnkara Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NERMİN MUTLUER