Geri Dön

Retinal ven dal tıkanmalarında bir analiz

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 88638
  2. Yazar: YURDACAN DEMİR
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Retinal ven oklüzyonu, Retinal vein occlusion
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

54 ÖZET 1982 -1998 yılları arasında izlediğimiz 146 erkek,188 kadın 334 olgunun ven dal tıkanması (dal ya da dalcık) tanısı almış 368 gözünün verileri incelendi. Kliniğimize üç ay içinde başvuran hastalar tüm hastaların %62.2 sini oluşturmaktaydı. Ortalama yaş 58.62 olarak bulundu. Hipertansiyon öyküsü %71.63, hipermetropi %82,diabet öyküsü %6.58,, glokom %3.59 olarak bulundu. 368 gözde en sık etkilenen kadran %60.59 oranı ile üst temporal major vasküler arkta olduğu saptandı. Ven dal tıkanmalı (VDT) 90 gözün sayısal floressein anjiografi ve kırmızıdan yoksun fotoğrafları değerlendirildi. 90 gözün hepsinde tıkanma yerinin optik diske yaklaşık 3 optik disk çapı mesafede olduğu saptandı. Dal tıkanmalarında en sık etkilenen çaprazlaşmanın ikinci çaprazlaşma ve dalcık tıkanmalarında en sık etkilenen dalcığın ikinci dalcık olduğu bulundu. Görme keskinliği düzeylerini ve komplikasyonları değerlendirmek için altı ay ve üzerinde izlenmiş olgular değerlendirildi. Bu olgularda ortalama izleme süresi 30.57 ay (6ay-12 yıl)olarak hesaplandı. Bu gözlerin ek oküler patolojisi olmayan ve tek damar tutulumlu 235 gözün ilk muayenede ve son muayenede görme keskinliği düzeyleri değerlendirildi. 0.5 ve daha çok görme keskinliği ilk muayenede %34.5,son muayenede %44.2 olarak saptandı. Yerleşim yeri ve laser FK tedavisi dikkate alınarak ilk muayenedeki ve son muayenedeki görme keskinliği farkları karşılaştırıldı. Üst temporal ve alt temporal ven dal tıkanıklıklarında ilk ve son muayenedeki görme keskinlikleri farkı bakımından55 anlamlı fark bulunmazken,dal ile dalcık tıkanmalarındaki farklılık anlamlı bulundu (p<0.05) Grid ya da fokal tedavi almış 107 gözden grid/fokal laser fotokoagülasyon (LFK) tedavisi sonrası 6 ay ve daha çok izlenmiş 70 gözde grid/fokal LFK tedavisi öncesi ve tedaviden sonraki 6-12 ay lık süredeki görme keskinlikleri karşılaştırıldı. Görme keskinliği artışı % 34.28 olarak bulundu. Bu oran Jalkh ve ark.38 Gitter ve ark.37, BRVO Study Group 52 un bildirdiği % 57 ile %63 arasında değişen oranlarına göre daha az bir oran olmasın rağmen,biz bu azlığı olgularımızın kliniğimize geç başvurmaları ve bu süre içinde oluşmuş daha uzun süreli maküla ödemine bağladık. Altı aydan daha çok izlenen 261 gözde retinal ve/veya disk neovaskülarizasyon sıklığı %27.5 bulunurken, neovaskülarizasyonların %76.7 sinin ilk muayenede, %23.3 ün ise izlemde saptandığı görüldü. İzlemede 17 gözde saptanan neovaskülarizasyonların 13 ünün neovaskülarizasyon gelişmeden önce segmenter LFK tedavisi aldığı,4 ünde ise neovaskülarizasyon geliştikten sonra segmenter LFK yapıldığı saptandı. Sonuçta segmenter LFK tedavisi yapılan,ilk muayenede neovaskülarizasyon saptanmamış 147 gözün 13 ünde (%8.8) segmenter laser tedavisine rağmen retinal ve/veya disk neovaskülarizasyon gelişmiştir. Hayreh ve ark* 6 ve BRVO Study Group^l çalışmalarında segmenter laser tedavisi alanlarda retinal ve/veya disk neovaskülarizasyon sıklığı sırasıyla %14.3 ve %12 olarak saptanmıştır. Bu açıdan kliniğimizde segmenter laser tedavisi etkinliğini yeterli bulmaktayız. Segmenter LFK almış, retinal ve/veya disk neovaskülarizasyonlu 35 gözün %20 sinde vitre hemorajisi gelişmiştir. Bu oranda BRVO Study Group41' nin bildirdiği %12 ve Hayreh ve ark.42' nın bildirdiği %30.3 oranı arasındadır. Bu açıdan da segmenter laser fotokoagülasyon etkinliğini yeterli bulmaktayız.56 21 vitre hemorajili göze ortalama 3.25 ay izlemeden sonra vitrektomi ameliyatı yapılmıştır. Bu gözlerde vitre hemorajisi tanısı konulduğunda 0.5 ve üzerinde görme keskinliğine sahip göz yokken vitrektomi sonrası izlemde gözlerin %28.57'sinde (6/21) 0.5 ve daha çok görme keskinliği düzeyi saptanmıştır. Sadece izlediğimiz 24 vitre hemorajili olguda ise vitre hemorajisi tanısı konulduğunda 0.5 ve üzerindeki görme keskinliği sıklığı % 20.83 (5/24) iken son muayenede aynı oran %45.83 (11/24) olarak saptanmıştır. İzlenen yada vitrektomi yapılan vitre hemorajili gözlerde belirgin bir görme keskinliği artışı olduğu görülmüştür. Vitre hemorajili ven dal tıkanıklıklarında son görme keskinliğini belirleyen başlıca faktörün makülanın durumu olduğunu düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Santral retina ven dal tıkanıklığında fotokoagulasyon tedavisi öncesi ve sonrası retina hassasiyetinin incelenmesi

    Investigation of retinal sensitivity in central retinal vein occlusion before and after photocoagulation therapy

    HOSSEİN HADJİPOUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLİPEK MÜFTÜOĞLU

  2. Retina ven dal tıkanıklığında risk faktörleri

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA GÜVENİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Göz HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. HALUK ERKER

  3. Retinal ve oklüzyonlarında oküler komplikasyonlar

    Başlık çevirisi yok

    TİTAP YAZICIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Göz HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. M. LEVENT ALİMGİL