Geri Dön

Juguler venin korunduğu boyun disseksiyonlarında postoperatif kan akımının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 88604
  2. Yazar: AHMET CAYMAZ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Kulak Burun ve Boğaz, Oncology, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Boyun, Jugular venler, Kafa ve boyun neoplazmları, Lenf nodları, Tromboz, Neck, Jugular veins, Head and neck neoplasms, Lymph nodes, Thrombosis
  7. Yıl: 1998
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI. ÖZET Yassı epitel hücreli karsinoma, baş-boyun bölgesinin en sık görülen tümörüdür. Servikal metastaz oranlan, primer tümörün yerleşim bölgesine bağlı olarak değişse de, yüksektir. Günümüz baş-boyun cerrahisinde, bu tümörlerin sadece primerlerinin değil, servikal metastaz tedavüerinin de aynı ciddiyet ile yapılması gerekliliği yönünde düşünceler yoğunluktadır. Primer tümörün yerleşimi, bazen erken dönemde de olsa, tümörün boynun her iki tarafında servikal metastaz yapabilmesine olanak sağlar. Bu yüzden tümörün cerrahi tedavisinde bilateral, simültane boyun disseksiyonu yapmak gerekebilir. Bilateral, simültane, radikal boyun disseksiyonlannm postoperatif komplikasyonlannm sık ve ciddi olduğu bilinmektedir. Tek taraflı vena jugularis internanın korunarak yapılan boyun disseksiyonlan ile rekürrens oranlarını değiştirmeden, yaşam sürelerini uzatmak mümkündür. Eğer operasyon sonrasında vena jugularis interna da trombus oluşmadan akım devam ediyorsa; rekkürrens ve yaşam oranlan değişmeden bu oran yüksek ise operasyon amacına ulaşmış sayılır. Çalışmamızda, juguler venin korunduğu boyun disseksiyonu yapılan hastalarda, geç dönemde, akım oranını ve trombüs oluşumunu etkileyen faktörleri araştırdık. Temmuz 1995 ve Şubat 1998 arasında, baş-boyun bölgesinde yerleşimli, yassı epitel hücreli karsinomu olan, 28 hastada 32 boyun disseksiyonu yapıldı. Takiplerde juguler vende geç dönem akım oram % 93.3 olarak saptandı. Trombüs oluşumuna etkili olduğu düşünülerek incelenen simültane boyun disseksiyonu, faringokütan fîstül, kan transfüzyonu, boyun lenf nodu durumu ve ven zedelenmelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Trombüs oluşumuna, operasyon sırasında cerrahın manüplasyonu ve vena jugularis internanın mobilizasyonuna bağh endotel hasarının etkili olduğu düşünüldü. 38

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Fonksiyonel boyun diseksiyonu yapılan hastalarda internal juguler ven açıklığının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    MAHMUT ŞİMŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kulak Burun ve BoğazOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  2. Holstein düvelerde gebeliğin 22-54'inci günlerinde embriyonik ölüm rastlantılarının periferik kan progesteron hormonu düzeylerinin ölçümü ile araştırılması

    Determination of the embrionic loss between 22 and 45th days of the gestation by monitoring peripheral serum progesteron levels in Holstein Heifers

    CAN BAKLACI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. RIFAT VURAL

  3. Kafa travmasının akut fazında nimodipinin laktik asidoz ve lipid peroksidasyonu üzerine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    AHMET AK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    İlk ve Acil YardımSelçuk Üniversitesi

    İlk ve Acil Yardım Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. M. ERTUĞRUL KAFALI

  4. Glukagon benzeri peptid-2 (GLP-2)'nin ince barsak kan akımı ve iskemi-reperfüzyon hasarı üzerindeki etkisi

    Role of glucagon like peptide-2 (GLP-2) on intestinal blood flow and ischemia reperfusion injury

    MUSTAFA DENİZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    GastroenterolojiMarmara Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HIZIR KURTEL