Geri Dön

Serum kalsiyum, fosfor, alkali fosfataz, parathormon düzeyleri ile idrar deoksipiridinolin ve kalsiyum/kreatinin oranlarını ölçerek tiroid hormonlarının kemik metabolizması

Evaluation of the effects of tyhroid hormones on bone metabolism by measuring serum levels of calcium, phosphorus, alkaline phosphatase, parathormone and urinary levels of deoxypyridinole and

  1. Tez No: 88532
  2. Yazar: TEVFİK SABUNCU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSREV HATEMİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Fosfor, Kalsiyum, Kemik rezorpsiyonu, Osteoporoz, Tiroid hormonları, Phosphorus, Calcium, Bone resorption, Osteoporosis, Thyroid hormones
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Kalsitropik hormonlar olarak genellikle PTH, kalsitonin ve 1.25D3 vitamini bilinirler. Ancak tiroid hormonlarının da iskelet büyümesi, gelişmesi ve turnoveri üzerine etkilerinin olduğu anlaşılmıştır. Erişkin tiroid hastalarında hastalığa ait diğer semptom ve bulgular klinik tabloya hakim olduğundan, bu etkileri sıklıkla gözden kaçırılmakta veya yanlış yorumlanmaktadır, özellikle postmenopozal dönemde, ileri yaşlarda kemik yıkımının arttığı gözönüne alınırsa, tiroid hastaları ndaki kemik metabolizmasına ait değişikliklerin erken bir şekilde tanınması ve tedavi edilmesi önem arzetmektedir. Bu çalışmada tiroid hastalı klan ndaki kemik metabolizmasına ait değişiklikleri saptamak amacıyla I.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrinoloji polikliniği ve servisinde takip edilen 92 kadın hasta ve yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ) ve menopoza! durum açısından eşlendirilmiş 47 kontrol vakası alındı. Vakalar 5 gruba ayrıldı: 1. Grupta yeni tanı konmuş, henüz tedavi başlamamış hipertiroidili hastalar (n= 35), 2. Grupta en az 1 aylık tedavi gördüğü halde halen hipertiroidili olan hastalar (n=17), 3. Grupta yeni tanı konmuş, henüz tedavi başlamamış hipotiroidili hastalar (n= 23), 4. Grupta en az 1 aylık tedavi gördüğü halde halen hipotiroidili olan hastalar (n= 17), 5. Grupta kontrol vakaları (n= 47) bulundu. Tiroid hastalarının tanıları serum T3, T4, TSH, antiTPO ve TRAb düzeyleri ilçülerek, tiroid ultrasonografisi ve sintigrafısi yaptırılarak ve anamnezde tiroidektomi ta da radyoaktif iyot tedavisi görüp görmedikleri sorgulanarak konuldu, idrarda D- >yr düzeyi 1. grupta 13 bireyde, 2. grupta 11 bireyde, 3. grupta 10 bireyde, 4. grupta 1 1 bireyde, 5. grupta 21 bireyde bakılabildi. 31Yapılan değerlendirme sonucu tedavisiz hipertiroidili grupta serum Ca++ düzeyi, diğer bütün gruplara göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu ( P < 0.005). Bu grupta 6 hastada (%17) serum Ca++ düzeyi hiperkalsemi (Ca++ > 10.5mg/dl) şeklinde idi. Serum fosfor düzeyi tedavisiz hipertiroidili grupta tedavi başlamış hipertiroidili gruba ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (P < 0.001). Tedavisiz hipertiroidili grubun serum ALP düzeyi, tedavisiz hipotiroidili grubun, tedavi başlamış hipotiroidili grubun ve kontrol grubunun serum ALP düzeylerinden anlamlı olarak daha yüksekti ( sırasıyla P < 0.001, P < 0.005 ve P < 0.001). Tedavi başlamış hipertiroidili grubun serum ALP düzeyi de kontrol grubunun serum ALP düzeyinden anlamlı olarak daha yüksekti ( P < 0.001). Tedavisiz hipertiroidili grubun serum PTH düzeyi tedavi başlamış hipertiroidili grubun ve tedavisiz hipotiroidili grubun serum PTH düzeylerinden anlamlı olarak daha düşüktü (sırasıyla P < 0.001 ve P < 0.005). Tedavisiz hipertiroidili grubun idrarla Ca++ atılım düzeyi, tedavisiz hipotiroidili grubun, tedavi başlamış hipotiroidili grubun ve kontrol grubunun idrarla Ca++ atılım düzeyinden anlamlı olarak daha yüksek bulundu ( P < 0.001). Diğer grupların idrarla Ca++ atılım düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmadı. İdrarla deoksipiridinolin atılım düzeyi, tedavisiz hipertiroidili grupta tedavisiz hipotiroidili gruba ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla P < 0.005 ve P < 0.001). Tedavi başlamış hipertiroidili grupta da kontrol grubuna göre idrarla D-Pyr atılımı anlamlı olarak daha yüksek bulundu ( P< 0.005). Tek değişkenli Spearman korrelasyon analizi ile değerlendirme yapıldığında; Serum Ca++ düzeyinin serum T4 ve T3 düzeyleri ile anlamlı pozitif korrelasyon, >erum TSH düzeyi ile ise anlamlı negatif korrelasyon gösterdiği saptandı (sırasıyla P : 0.001, P < 0.01 ve P < 0.05). Serum fosfor düzeyinin ise yalnızca serum T4 düzeyi le anlamlı pozitif korrelasyon gösterdiği saptandı (P < 0.01). Serum ALP düzeyinin 32serum T4 ve T3 düzeyleri ile anlamlı pozitif korrelasyon, serum TSH düzeyi ile anlamlı negatif korrelasyon gösterdiği saptandı (P < 0.001). Serum PTH düzeyinin serum T3 ve T4 düzeyleri ile anlamlı olarak negatif bir korrelasyon gösterdiği, serum TSH düzeyi ile de anlamlı pozitif bir korrelasyon gösterdiği saptandı (P < 0.01). idrarla Ca++ atılım düzeyinin serum T4 ve T3 düzeyleri ile anlamlı pozitif bir korrelasyon gösterdiği, serum TSH düzeyi ile de anlamlı negatif bir korrelasyon gösterdiği saptandı (sırasıyla P < 0.001, P < 0.01 ve P < 0.001). İdrarla deoksipiridinolin atılım düzeyinin serum T3 ve T4 düzeyleri ile anlamlı pozitif bir korrelasyon gösterdiği, serum TSH düzeyi ile de anlamlı negatif bir korrelasyon gösterdiği saptandı (sırasıyla P<0.01, P < 0.05 ve P< 0.01). idrarla deoksipiridinolin atılımını etkileyebileceği düşünülen yaş, vücut kitle indeksi, menopoz durumu ve sigara tüketimi gibi faktörlerin etkisini de değerlendiren multipl regresyon analizi yapıldığında; yalnız serum T3 düzeyinin ve yaşın, bağımsız olarak idrar deoksipiridinolin atılımı ile pozitif ilişkili oldukları saptandı (sırasıyla P = 0.000 ve P = 0.01). Bu bulgular hipertiroidili bireylerde kemik rezorpsiyonu ve formasyonuna ait göstergelerin arttığını, tedavinin başlaması ile bunların normal düzeylere döndüğünü, ancak formasyonu gösteren ALP aktivitesinin bir süre daha devam ettiğini ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek seyrettiğini göstermiştir. Ayrıca kemik brmasyonu ve rezorpsiyonuna ait bu göstergelerin tiroid hormon düzeyleri ile correlasyon gösterdiğini, serum T3 düzeyinin yaş, menopozal durum, vücut kitle ndeksi ve sigara tüketiminden bağımsız olarak kollajen yıkım ürünü olan ieoksipiridinolinin atılımını arttırdığını ortaya koymuştur. 33

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Kalsiyum-fosfor metabolizmasında yaşa bağlı değişiklikler-senilite osteoporozu

    Başlık çevirisi yok

    GÜLBÜZ GÜLER SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ

  2. Tedavi altındaki konjenital hipotiroidi olgularında kemik mineral dansitesi

    Başlık çevirisi yok

    ERDEM UZUNOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZER HATEMİ

  3. Alendronatın diş çekimi sonrası processus alveolariste oluşan rezorpsiyona etkisi

    The Effect of alendronate on the alveolar bone resorption after tooth extraction

    HATİCE ALTUNDAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Diş HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖVÜN GÜVENER

  4. Juvenil romatoid artritli hastalarda osteopeninin araştırılması

    Investigation of osteopenia in patients with juvenile rheumatoid arthritis

    GÜLÇİN AKGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİL ARISOY