Nefrotik sendrom hastalarının geriye dönük değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of primary nephrotic syndrome patients
- Tez No: 882822
- Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL DURSUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Çocuk, Primer nefrotik sendrom, Konjenital nefrotik sendrom, Çocukluk çağı nefrotik sendromu, Child, Primary nephrotic syndrome, Congenital nephrotic syndrome, Childhood nephrotic syndrome
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, kliniğimizde primer nefrotik sendrom tanısı ile takip edilen hastaların sosyodemografik özelliklerini, tanı anı klinik, laboratuvar bulguları ile relaps ve steroid cevabını etkileyen durumlarını, uygulanan tedavi yöntemlerinin etkilerini ve konjenital/infantil nefrotik sendrom ile çocukluk çağı nefrotik sendrom olguları arasındaki farkları değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler: 2011-2023 yıllarını kapsayan 12 yıllık sürede Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı'nda izlenen 0-18 yaş arası primer idiyopatik nefrotik sendrom tanısı alan 152 hastanın dosyası geriye dönük olarak incelendi. 6 aydan daha uzun izlem gerçekleştirilen 130 hasta çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Hastalarımızın 12'si (%10,1) konjenital veya infantil nefrotik sendrom, 118 (%89.9) ise çocukluk çağı nefrotik sendromu idi. 53'ü kız (%40,8), 77'si (%59) erkekti. Başvuru esnasında %27,6 vakada yüksek kan basıncı mevcuttu. Çocukluk çağı nefrotik sendrom olgularında tanı yaşı 67,81±43,17 ay olarak saptanmıştır. Tanı anı boy SDS değerlerinde ise konjenital olan grupta -1,79±1,63 iken çocuk çağı vakalarında -0,06±1,04. Her iki grup arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. (p<0,001) Serum protein değeri ise konjenital ve infantil grupta 3,51±0,72 gr/dL, çocuk çağı grubunda 4,16±0,59 g/dL idi. Albumin değerleri ise gruplarda sırasıyla 1,75±0,9 ve 1,9±0,57 idi. Toplam takip süresi median değeri ise 46 ay olarak saptandı. 11 hastada kronik böbrek hasarı, 7'sinde son dönem böbrek hastalığı geliştiği, 8 hastaya ise böbrek yerine koyma tedavisi uygulandığı, 2 hastaya ise böbrek nakli yapıldığı görüldü. 12 yıllık takip süresince 4 hastanın ise öldüğü saptandı. Hastaların kronik böbrek hasarına gidiş median değeri 18 ay olarak saptanırken, diyalize yapılana kadar geçen sürelerin median değeri ise 12 olarak saptandı. Toplam 130 hastanın 36'sına böbrek biyopsi yapılmış olduğu görüldü. Biyopsi sonuçlarından en sık ilk üç şu şekildeydi:14 (%38,9) normal, 8'i (%22,2) FSGS, 5'i (%13,9) mezengial proliferasyon. 15 hastadan genetik analiz gönderilmiş olup; 9 hastadan NPHS1 veya NPHS2'de mutasyon tespit edilmiştir. Çocuk çağı nefrotik sendrom olgularının 98'si (83,1'i) steroid tedavisine cevap verdiği, 20'si (16,9) steroid dirençli olarak saptandı. Steroide cevap veren 98 vakanın ise 31'inde (%31,6) steroid tedavisi sonrası relaps olmadığı, 29 (%29,6) vakada ise sık olmayan relaps, 22'sinde (%22,4) sık relaps, 16'sında (%16,3) steroid bağımlı olduğu görüldü. Glukokortikoid koruyucu ajan kullanılan hastaların siklosporin alan hasta sayısı 47 (%83,9), takrolimus kullanan hasta sayısı 19 (%33,9), MMF kullanan hasta sayısı ise 20 (%35,7) olarak bulundu. Glukokortikoid koruyucu birçok ajana dirençli 9 olguda ise ritüksimab verildiği görüldü. Son vizit verisine ulaşılan116 hastanın 107'si (%92.2) remisyonda, 9'unun (%7,8) steroid tedavisi aldığı, 20'sinin (%17,2) sadece glukokortikoid koruyucu ajan aldığı, 8'inin (%6,9) ise steroidle beraber glukokortikoid koruyucu ajan tedavisi altında remisyonda olduğu, 9 hasta ise (%7,8) steroidle beraber glukokortikoid koruyucu ajan kullanmasına rağmen remisyonda olmadığı saptandı. Sonuç: Bu çalışma ile bölgemizdeki primer nefrotik sendrom vakalarını değerlendirdik. Verileri büyük oranda literatür ile uyumlu bulunmuştur. Literatür ile uyumlu olmayan durumlar çoğunlukla takip süresinden, hasta verisine ulaşılamaması sebebiyle küçük örneklemlerde karşılaştırma yapmamızdan kaynaklı olduğu düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, we aimed to evaluate the sociodemographic characteristics of patients followed up in our clinic with a diagnosis of primary nephrotic syndrome, as well as their clinical and laboratory findings at diagnosis, the factors affecting relapse and steroid response, the effectiveness of the treatment methods applied, and the differences between congenital/infantile nephrotic syndrome and childhood nephrotic syndrome cases. Materials and Methods: The medical records of 152 patients aged 0-18 years, who were diagnosed with primary idiopathic nephrotic syndrome and followed up at the Department of Pediatric Nephrology, Erciyes University Faculty of Medicine, were retrospectively reviewed over a 12-year period between 2011-2023. A total of 130 patients, who were followed up for more than 6 months, were included in the study. Results: Twelve patients (10.1%) had congenital or infantile nephrotic syndrome, while 118 (89.9%) had childhood nephrotic syndrome. 53 (40.8%) were female, and 77 (59%) were male. At admission, 27.6% of cases had elevated blood pressure. The mean age at diagnosis for childhood nephrotic syndrome cases was 67.81±43.17 months. The height SDS values at the time of diagnosis were -1.79±1.63 in the congenital group and -0.06±1.04 in the childhood group, with a statistically significant difference between the two groups (p<0.001). The serum protein level was 3.51±0.72 g/dL in the congenital and infantile group, and 4.16±0.59 g/dL in the childhood group. The albumin levels were 1.75±0.9 g/dL in the congenital group and 1.9±0.57 g/dL in the childhood group. The median follow-up duration was 46 months. Eleven patients developed chronic kidney disease, seven developed end-stage renal disease, eight received renal replacement therapy, and two underwent kidney transplantation. Over the 12-year follow-up period, four patients were reported to have died. The median time to the development of chronic kidney disease was 18 months, and the median time to the initiation of dialysis was 12 months. A total of 36 out of 130 patients underwent kidney biopsy. The three most common biopsy results were: 14 (38.9%) normal, 8 (22.2%) focal segmental glomerulosclerosis (FSGS), and 5 (13.9%) mesangial proliferation. Genetic analysis was performed in 15 patients, and mutations in NPHS1 or NPHS2 were detected in 9 patients. Of the childhood nephrotic syndrome cases, 98 (83.1%) responded to steroid treatment, while 20 (16.9%) were steroid-resistant. Among the 98 patients who responded to steroids, 31 (31.6%) had no relapses, 29 (29.6%) had infrequent relapses, 22 (22.4%) had frequent relapses, and 16 (16.3%) were steroid-dependent. Among the patients who using glucocorticoid-sparing agents, 47 (83.9%) were on cyclosporine, 19 (33.9%) were on tacrolimus, and 20 (35.7%) were on mycophenolate mofetil (MMF). Rituximab was given to 9 patients who were resistant to multiple glucocorticoid-sparing agents. Of the 116 patients with data available from their last visit, 107 (92.2%) were in remission, 9 (7.8%) were on steroid therapy, 20 (17.2%) were on glucocorticoid-sparing agents only, 8 (6.9%) were in remission with both steroids and glucocorticoid-sparing agents, and 9 patients (7.8%) were not in remission despite using both steroids and glucocorticoid-sparing agents. Conclusion: In this study, we evaluated primary nephrotic syndrome cases in our region. The data were largely consistent with the literature. The discrepancies with the literature are thought to be due to the follow-up period and the small sample size resulting from incomplete patient data.
Benzer Tezler
- Primer fokal segmental glomerüloskleroz ve minimal değişiklik hastalığı tanısı olan erişkin hastaların klinik verilerinin ve tedavi sonuçlarının geriye dönük değerlendirilmesi
Retrospectively evaluation of clinical data and results of the treatment of primary focal segmantal glomerulosclerosis and minimal change disease diagnosed in adult patients
İSMAİL BULGUR
- Venöz tromboembolizm tanılı hastaların demografik özelliklerinin ve risk faktörlerinin geriye dönük değerlendirilmesi
Review of the demographic characteristics and risk factors of pantients diagnosed with venous thromboembolism
GÜRAY AYGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıTrakya Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET MUZAFFER DEMİR
- Proteinüri ön tanısı ile çocuk nefroloji polikliniği'ne yönlendirilen hastaların etiyoloji ve sonuçları açısından değerlendirilmesi
Evaluation of patients referred to pediatric nephrology outpatient clinics with a prediagnosis of proteinuria in terms of etiology and outcomes
İREM KUTER EMEKLİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN DURSUN
- Sistemik lupus eritematozus tanılı hastalarda osteonekroz sıklığının değerlendirilmesi
Prevalence and predictors of osteonecrosis in patients with systemic lupus erythematosus
BUĞU BULAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
RomatolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AŞKIN ATEŞ
- İdyopatik nefrotik sendrom tanılı çocuklarda siklosporin a tedavisinin uzun dönem sonuçlarının değerlendirilmesi
Long-term follow-up of children with idiopathic nephrotic syndrome treated by cyclosporine a
SEMRA ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER YAVAŞCAN