Geri Dön

Metabolik işlev bozukluklarıyla ilişkili yağlı karaciğer hastalığında ursodeoksikolik asit kullanımının biyokimyasal parametreler ve prognoz ile ilişkisi

Association of ursodeoxycholic acid with biochemical parameters and prognosis in fatty liver disease associated with metabolic dysfunction

  1. Tez No: 882124
  2. Yazar: ÖZGE UCUZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ULUS SALİH AKARCA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Metabolik işlev bozukluklarıyla ilişkili yağlı karaciğer hastalığının sıklığı yıllar içinde sürekli artmaktadır. Henüz etkili bir tedavi bulunamamıştır. Karaciğerde metabolik disfonksiyon ve steatoz ile karakterize edilen MASLD fizyopatolojisinde dolaşımdaki safra asidi değişikliklerinin de rolü olduğu gösterilmiş, bu mekanizma olası tedavi hedeflerinden biri haline gelmiştir. Bir safra asidi olan ursodeoksikolik asit (UDKA) endoplazmik retikulum (ER) stresini azaltma, insülin duyarlılığını artırma, apoptozu durdurma ve safra asidi metabolizmasını modüle etme gibi etkileri nedeniyle birçok karaciğer hastalığında kullanılmaktadır. Bu çalışma ile UDKA'nın MASLD tanılı hastalarda biyokimyasal faydalarını, Fib-4 skoru ile fibrozise faydasını ve sağ kalıma olası faydasını incelemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF), İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hepatoloji Polikliniği hasta veri tabanında kayıtlı, 1995-2022 arasında takip edilen, 2418 MASLD hastası değerlendirilmiş ve içlerinden en az bir yıl süreyle UDKA kullanan 216 MASLD hastası ve MASLD hastaları içinde UDKA kullananlarla aynı yaş ve cinsiyet bakımından denk olacak şekilde 213 UDKA kullanmayan hasta seçilmiştir. Elektronik hasta dosyası (EHD) kullanılarak hastaların kan değerleri (AST, ALT, ALP, GGT, INR, elastografi ölçümleri kaydedilmiş ve hastaların ilk geliş, birinci yıl, üçüncü yıl ve son vizitteki kan değerleri kaydedilmiştir. Dışlama kriterleri uygulandıktan sonra 325 hasta ile çalışmaya devam edilmiştir. UDKA kullanan ve kullanmayan hastaların başlangıç ve birinci yıl değerleri arasında farklılıklar olup olmadığı analiz edilmiştir. UDKA kullanan ve kullanmayan hastaların yaşam süreleri arasında fark olup olmadığı Kaplan Meier analizi ile araştırılmıştır. BULGULAR: Çalışmamızda hastaların bazal değerlerine bakıldığında UDKA kullanmayan grupta ortalama Fib-4 skoru 0.67, UDKA kullanan grupta 1.22 olarak bulunmuş (aradaki fark p:<0.0001), UDKA kullanmayanların başlangıç değerlerinde AST ortalaması 36, UDKA kullananlarda 41 (p:0.0016), UDKA kullanmayanlarda GGT ortalaması 42, UDKA kullananlarda GGT ortalaması 68 (p:0.0006) bulunmuştur. UDKA kullananlarda yaşam süresinin (19.6±0.9 yıl), UDKA kullanmayanlara (26.3±0.7 yıl) göre daha kısa olduğu gibi beklenmedik bir sonuca ulaştık (p:0.0002) ancak Fib-4 skorlarını ve hipertansiyon varlığını eşleyerek yaptığımız analizde sağ kalım sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi (p:0.26). Bu durum bize kliniğimizde hekimlerin prognozunu daha kötü gördükleri hastalara UDKA verme eğiliminde olduklarını düşündürmektedir. Birinci yıl sonunda Fib-4 skorları arasında her iki grupta hala istatistiksel olarak anlamlı fark devam etmektedir (p:0.0014) ve UDKA kullanan grupta anlamlı düşüş gözlenmemiştir (p:0.1013). Birinci yıl takiplerinde UDKA kullanan grupta AST'de 10.5 U/L azalma, UDKA kullanmayan grupta 4 U/L azalma görülmüş (p: 0.0138), bu gruplarda sırasıyla GGT'de ortalama 29 U/L ve 6 U/L (p: 0.0001) ALP'de ortalama 9 U/I ve 3 U/L düşüş görülmüştür (p:0.0110). ALT'de sırasıyla 14 U/L ve 8 U/L düşüş görülmüş ancak fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p: 0.0748). TARTIŞMA: Çalışmamızda UDKA'nın kısa vadede biyokimyasal iyileşme sağladığı ancak prognoza katkısı olmadığı görülmüştür. Fib-4 skoruna bakılarak fibroziste de fayda sağlamadığı görüşüne ulaşılabilir. UDKA grubunun hem bazal biyokimyasal değerlerinin daha kötü olması hem de sağ kalımının daha kötü olması bize kliniğimizdeki hekimlerin UDKA'yı prognozu kötü gördükleri hastalara başlama eğiliminde olduğunu göstermiştir. UDKA ile ilgili önceki yapılan çalışmaların çoğunluğuyla sonuç verilerimiz tutarlıdır ancak sağ kalım ile ilgili çok az çalışma vardır ve çoğu çalışma daha az sayıda hasta popülasyonuyla gerçekleşmiştir. Çalışmamız hasta sayımızın çok olması ve sağ kalımı değerlendirmiş olmamız açısından değerlidir. Çalışmamızın retrospektif olması, UDKA dozunu bilmememiz, bazı takip verilerinin eksik olması çalışmamızın kısıtlıklarındandır. Sağ kalımı değerlendiren daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır. SONUÇ VE ÖNERİLER: UDKA'nın kısa vadede biyokimyasal iyileşme gösterdiği ancak fibrozis ve sağ kalıma etkisi olmadığı sonucuna ulaştık. UDKA ile ilgili daha geniş popülasyonu içeren çok merkezli, uzun süreli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

BACKGROUND and AIM: The prevalence of fatty liver disease associated with metabolic dysfunction has been continuously increasing over the years, yet an effective treatment has not yet been found. It has been shown that changes in circulating bile acids play a role in the pathophysiology of metabolic dysfunction-associated fatty liver disease (MASLD), which is characterized by metabolic dysfunction and steatosis, making this mechanism one of the possible treatment targets. Ursodeoxycholic acid (UDCA), a bile acid, is used in many liver diseases due to its effects such as reducing endoplasmic reticulum (ER) stress, increasing insulin sensitivity, halting apoptosis, and modulating bile acid metabolism. With this study, we aimed to examine the biochemical benefits of UDCA in patients diagnosed with MASLD, its effects on fibrosis using the Fib-4 score, and its potential benefit on survival. MATERIALS and METHODS: A total of 2418 MASLD patients followed between 1995 and 2022, registered in the patient database of the Department of Internal Medicine, Hepatology Outpatient Clinic, Ege University Faculty of Medicine (EUSM), were evaluated. Among them, 216 MAFLD patients using UDCA and 213 MASLD patients not using UDCA, matched for age and gender, were selected. Patients' blood values (AST, ALT, ALP, GGT, Albumin, Globulin, Leukocyte, Hemoglobin, Platelet, Prothrombin time, INR, Fasting blood sugar, Basal insulin, HDL, LDL, Total cholesterol), elastography measurements were recorded using the Electronic Health Record (EHR), and the blood values at the initial visit, first year, third year, and final visit of the patients were included in the study. After applying exclusion criteria, the study continued with 325 patients. DISCUSSION: Our study revealed that UDCA provides short-term biochemical improvement but does not contribute to prognosis. It can be concluded that it does not provide benefit in fibrosis when looking at the Fib-4 score. The worse baseline biochemical values and worse survival of the UDCA group indicate a tendency of physicians in our clinic to initiate UDCA therapy for patients with perceived poorer prognosis. Our result data are consistent with most previous studies on UDCA, but there are very few studies on survival, and most of them have been conducted with smaller patient populations. Our study is valuable in terms of having a large number of patients and evaluating survival. The retrospective nature of our study is one of its limitations due to not knowing the UDCA dose and some missing follow-up data. Longerterm studies evaluating survival are needed. CONCLUSION AND RECOMMENDATIONS: In conclusion, UDCA demonstrates shortterm biochemical improvements in patients with MASLD but does not significantly impact fibrosis or overall survival. To better understand the long-term effects and potential benefits of UDCA, multi-center, long-term prospective studies with larger and more diverse populations are necessary.

Benzer Tezler

  1. Diyet yağ asitlerinin metabolik etkilerinin metabolomiks yöntemiyle çalışılması

    Investigation of the metabolic effects of dietary fatty acids using a metabolomics approach

    ECE KILIÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Biyokimyaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PERVİN BAŞARAN

    PROF. DR. KIVANÇ BİRSOY

  2. Obez ve Tip 2 diyabetli çocuklarda inflamatuar belirteçlerin araştırılması

    Investigation of inflammatory markers in children with obesity and Type 2 diabetes

    BEYZA AKALIN ERTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Pediatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞENAY SAVAŞ ERDEVE

  3. Investigation of brain CD47 expression and its relation with cognitive functions in diabetic mice models

    Diyabetik fare modellerinde beyindeki CD47 ekspresyonunun ve CD47'nin bilişsel fonksiyonlarla ilişkisinin araştırılması

    NİL KİRİŞÇİOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKoç Üniversitesi

    Sağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILDIZ TÜTÜNCÜ

  4. Metabolik sendromlu hastalarda nörolojik tutulum (laküner infarkt, nöropati, kognitif bozukluk) araştırılması

    Neurological involvement ( lacunar infarction, neuropathy, cognitive decline) in patients with metabolic syndrome

    GÜLMİNE DÜNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    NörolojiKocaeli Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAİK BUDAK

  5. Obez ve non-obez polikistik over sendromlu hastalarda glomeruler filtrasyon hızı ve metabolik ve inflamatuar parametrelerle ilişkisi

    Relationship between glomeruler filtration speed and metabolic and inflammatory parameters in obese and non obes polycytic over syndrome

    MUSTAFA CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM GÜNEY