Böbrek nakli alıcılarında birinci yılda hiperparatiroidizm ile ilişkili faktörler ve hiperparatiroidi varlığının klinik sonlanımlara etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 881369
- Danışmanlar: PROF. DR. GÜLAY AŞÇI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nefroloji, İç Hastalıkları, Nephrology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Hyperparathyroidism, Renal Transplantation, Parathyroidectomy, Graft loss, Mortality, Osteoporosis
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada; böbrek nakli sonrası 1. yılda persistan hiperparatiroidisi olan hastaların klinik ve laboratuvar parametrelerinin retrospektif olarak incelenerek hiperparatirodiyi etkileyen faktörlerin, klinik sonlanımların ve tedavi yöntemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 2014 ve 2021 yılları arasında böbrek nakli olup Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Renal Transplantasyon polikliniğinde takip edilen hastalar çalışmaya alınmış ve verileri geriye dönük olarak incelenmiştir. Nakil öncesi ve nakil sonrası 1. yıl paratiroit hormon (PTH) düzeyleri olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Çalışmamıza 119 hasta dahil edildi ve nakil öncesi ve sonrası laboratuvar sonuçları, radyolojik görüntülemeleri, ilaç kullanım öyküleri ve klinik sonlanımları incelendi. Bulgular: Hastaların nakil anındaki ortalama yaşı 42.5 ± 11.7 yıl idi. Hastaların cinsiyetine bakıldığında 69'u (%58) erkek iken 50'si (%42) kadın idi. Nakil öncesi 101 kişi (%84.9) hemodiyaliz (HD), 4 kişi (%3.4) periton diyalizi (PD) tedavisi almıştı. 14 kişiye (%11.8) preemptif transplantasyon yapılmıştı. Diyaliz tedavisi alan hastaların ortalama diyaliz süresi 88.9 ± 62.2 ay idi. Hastaların %47.9'unda canlı vericili, %52.1'inde kadaverik transplantasyon uygulanmıştı. Donörlerin ortalama yaşı 48.2 ± 14.1 yıl idi ve %47.9'unu canlı, %52.1'ini kadaverik vericiler oluşturmaktaydı. Hastaların nakil öncesi PTH ortalaması 675 589 pg/ml idi (minimum 38 pg/mL, maksimum 3482 pg/mL). Hastaların nakil öncesi %72.3'ünde serum PTH değeri >300 pg/mL idi. Nakil öncesi dönemde sinakalset kullanımı %10.1 idi. Böbrek nakli sonrası 1. yılda PTH düzeyi <70 pg/mL olan hasta oranı sadece %5.9 (n: 7) idi. Hastaların %21'inde PTH 70-100 pg/mL arasında idi. Birinci yıl ortanca PTH değeri 168 pg/mL idi. Birinci yıl PTH medyan değerine (168 pg/mL) göre hastalar iki gruba ayrıldı. Hastaların 1. yıldaki kalsiyum değerlerine bakıldığında; kalsiyum <10.5 mg/dL olan 101 kişi (%84.9), kalsiyum >10.5 mg/dL olan 18 kişi (%15.1) var idi. PTH >168 pg/mL değerine sahip hastalarda nakil anında hasta yaşı daha ileri, nakil öncesi diyaliz süresi daha uzun, donör yaşı daha genç, nakil öncesi PTH değeri daha yüksek, nakil öncesi sinakalset tedavisi alma oranı daha yüksek, nakil öncesi kardiyovasküler hastalık (KVH) öyküsü olması daha az saptandı ve aralarında anlamlı bir ilişki vardı (p <0.05). Hasta ve donör cinsiyeti, donörün tipi, nakil öncesi paratiroidektomi yapılmış olması ve alıcıda Diabetes Mellitus (DM) varlığı ile anlamlı bir ilişki saptanmadı. PTH >168 pg/mL olan grupta 1. yıldaki kreatinin seviyesi, kalsiyum düzeyi, akut rejeksiyon gelişimi, son izlem kreatinin seviyesi, nakil sonrası ilk yılda ve sonrasındaki izlemde sinakalset kullanım oranı, tüm izlem süresi boyunca paratiroid adenomu saptanma oranı ve paratiroidektomi yapılma oranı daha yüksek ve anlamlı saptandı (p <0.05). PTH medyan düzeyine göre ayrılan 2 grup arasında greft kaybı, 1. yılda ve sonrasındaki izlem süresi boyunca KVH gelişme oranı, 1. yıldan sonraki izlemde osteporoz gelişimi, hasta kaybı arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. PTH <168 pg/mL olan grupta nakil öncesi paratiroidektomi yapılma oranı daha yüksek bulundu ancak anlamlı bir ilişki bulunmadı (p = 0.13). PTH <168 pg/mL olan grupta ilk yıldaki osteoporoz oranı daha yüksek ve negatif korelasyon saptandı (p = 0.01). Sonuç: Nakil sonrası 1. yılda hiperparatirodinin nakil öncesi PTH yüksekliğinin; transplantasyon yaşının ileri olması, diyaliz süresinin uzun olması, donör yaşının genç olması, nakil öncesi sinakalset kullanımı ile ilişkili olduğu ve persistan hiperparatiroidili hastalarda da izlem süresi boyunca kreatinin düzeyi daha yüksek, akut rejeksiyon gelişiminin daha fazla, 1. yıldan sonraki izlemde osteoporoz gelişiminin daha yüksek olduğu saptandı. Persistan hiperparatiroidi ile greft kaybı, 1. yılda ve sonrasındaki izlem süresi boyunca KVH gelişme oranı ve hasta kaybı ile arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, the aim was to retrospectively examine the clinical and laboratory parameters of patients with persistent hyperparathyroidism in the first year after kidney transplantation and compare the factors influencing hyperparathyroidism, clinical outcomes, and treatment methods. Materials and Methods: Patients who underwent kidney transplantation between 2014 and 2021 and were followed at the Renal Transplantation outpatient clinic of Ege University Faculty of Medicine Hospital were included in the study. Patients with pre-transplant and post-transplant 1st-year parathyroid hormone (PTH) levels were included in the study. A total of 119 patients were included, and pre-transplant and post-transplant laboratory results, radiological imaging, medication histories, and clinical outcomes were examined. Results: The average age of patients at the time of transplantation was 42.5 ± 11.7 years. When looking at the gender distribution, 69 (58%) were male, and 50 (42%) were female. Before transplantation, 101 individuals (84.9%) received hemodialysis (HD), 4 individuals (3.4%) received peritoneal dialysis (PD), and preemptive transplantation was performed in 14 individuals (11.8%). The average duration of dialysis for patients receiving dialysis treatment was 88.9 ± 62.2 months. Living donor transplantation was performed in 47.9% of patients, and cadaveric transplantation was performed in 52.1%. The average age of donors was 48.2 ± 14.1 years, with 47.9% being living donors and 52.1% cadaveric donors. The pre-transplant parathyroid hormone (PTH) average for patients was 675 ± 589 pg/ml (minimum 38 pg/mL, maximum 3482 pg/mL). In 72.3% of patients, serum PTH levels were >300 pg/mL before transplantation. The use of cinacalcet in the pre-transplant period was 10.1%. In the first year after kidney transplantation, the rate of patients with PTH levels <70 pg/mL was only 5.9% (n: 7). 21% of patients had PTH levels between 70-100 pg/mL. The median PTH value in the first year was 168 pg/mL. Patients were divided into two groups based on the median PTH value (168 pg/mL). When looking at the calcium values in the first year, 101 individuals (84.9%) had calcium <10.5 mg/dL, and 18 individuals (15.1%) had calcium >10.5 mg/dL. In patients with PTH >168 pg/mL, the age of the patients at the time of transplantation was higher, the pre-transplant dialysis duration was longer, the donor age was younger, the pre-transplant PTH value was higher, the rate of pre-transplant cinacalcet treatment was higher, and the history of cardiovascular disease (CVD) before transplantation was less, and there was a significant relationship among them (p <0.05). There was no significant relationship found between patient and donor gender, donor type, pre-transplant parathyroidectomy, and the presence of Diabetes Mellitus (DM). In the group with PTH >168 pg/mL, the creatinine level in the first year, calcium level, development of acute rejection, the last follow-up creatinine level, the rate of cinacalcet use in the first year and subsequent follow-ups, the rate of detection of parathyroid adenoma throughout the follow-up period, and the rate of parathyroidectomy were higher and statistically significant (p <0.05). Between the two groups divided by the median PTH level, there was no significant relationship found in graft loss, the rate of developing CVD during the first year and subsequent follow-ups, development of osteoporosis after the first year, and patient loss. In the group with PTH <168 pg/mL, the rate of pre-transplant parathyroidectomy was higher, but no significant relationship was found (p = 0.13). In the group with PTH <168 pg/mL, a higher rate of osteoporosis in the first year was found, and a negative correlation was detected (p = 0.01). Conclusion: In the first year after kidney transplantation, the elevation of pre-transplant PTH in hyperparathyroidism is associated with older age at transplantation, longer duration of dialysis, younger donor age, and pre-transplant cinacalcet use. It was found that in patients with persistent hyperparathyroidism, creatinine levels were higher, the development of acute rejection was higher, and the risk of osteoporosis after the first year of follow-up was higher. There was no significant relationship between persistent hyperparathyroidism and graft loss, the rate of developing CVD in the first year and subsequent follow-ups, and patient loss.
Benzer Tezler
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SENA ERDAL
- Kan basıncı değişiminin böbrek dokusunda gösterdiği histolojik farklılaşmalar
Renal tissue alternations caused by a change in the blood pressure
BİLGE ONARLIOĞLU(TÖREL)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
MorfolojiCumhuriyet ÜniversitesiMorfoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY
- Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri
Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs
NAZAN GÖBÜŞ
- Renogramın normallerde ve çeşitli böbrek hastalarında semikantitatif olarak değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
İLHAMİ USLU