Geri Dön

Sanayi toplumuna dönüşüm sürecinde sosyalizasyon ve eğitim. Türkiye Cumhuriyeti`nin kuruluş yılları üzerine bir inceleme (1923-1946)

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 87895
  2. Yazar: NAİLE BELGİN ERDEM
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA PİRİLİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Ekonomi, Economics
  6. Anahtar Kelimeler: Endüstri toplumu, Endüstrileşme, Eğitim, Sosyalleşme, Industry society, Industrialization, Education, Socialization
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kalkınma İktisadı ve İktisadi Büyüme Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET VE SONUÇ Çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında, çağdaş bir sanayi toplumuna dönüşüm süreci içinde, sosyalizasyon ve eğitim yapılanmaları incelenmiştir. Sorunun Türkiye'ye yönelik somut gelişmelerini kuramsal bir çerçeveye yerleştirmek amacıyla, önce sosyalizasyon ve eğitim terimlerinin yüklendiği anlamlar belirtilmiş, ardından sosyalizasyon, yeni doğan bir çocuğun verili toplumsal yapıya uyum süreci olarak kavramsallaştınlmıştır. Böylelikle tarihsel gelişim içinde ortaya çıkan çeşitli toplumsal yapılardaki uyum süreçleri çözümlenmeye çalışılmıştır. Aynı yaklaşım eğitim süreçleri için de kullanılmış ve gerçekte eğitim ile sosyalizasyonun aynı toplumsal yapının kurumlan olduğu, aralarındaki etkileşimin karmaşık bir görüntü ortaya koyduğu belirtilmiştir. Ancak, birincil ve ikincil sosyalizasyon ayırımının, özellikle hızlı dönüşümler yaşayan toplumları değerlendirmede yararlı olacağı düşünülmüştür. Rönesans ve Aydınlanma ortaçağdan yeni insana, yeni bilim anlayışına ve yeni bir toplum yapısına doğru bir geçişi simgelediğinden, Cumhuriyet'in de referans aldığı bu dönemlerdeki sosyalizasyon ve eğitim süreçlerindeki köklü değişiklikler üzerinde durulmuştur. Rönesans ve Aydınlanmanın ideolojik ve bilimsel temelleri üzerinde tarih sahnesine çıkan sanayi-kapitalist toplumunda yeniden biçimlenen eğitim temel çizgileriyle incelenmiştir. Pozitivist yaklaşımın ağır bastığı bu yeni eğitim felsefesinde, ortaçağ bilim anlayışının tersine, bilimsel yasalar ancak insanlarca görülen, farkedilen fenomenlerden hareketle ortaya konabilir. Pozitivist yaklaşım Cumhuriyet eğitiminin biçimlenmesinde de belirleyici olacaktır. Cumhuriyet, Osmanlı toplum yapısı ve onun kurumlan olan sosyalizasyon ve eğitim süreçlerini devraldığından, Osmanlı'nın özellikle 19.yy'ın sonlanndaki toplumsal 68yapısı ve eğitimi incelenmiştir. Buradan, Cumhuriyet'in devraldığı sosyalizasyon ve eğitim süreçlerinin bütünsel bir sistem olma özelliğini yitirmiş, çeşitli kimliklerde insan yetiştiren kozmopolit bir görünüm içinde olduğu belirtilmiştir. Osmanlı“ben kimim”sorusuna cevap verememektedir. Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan sonra halk egemenliğine dayalı bir ulus devlet değerlerini yerleştirmeyi amaçlayan, bağımsız, özgür ve laik insan yetiştirmeye yönelik bir sosyalizasyon ve eğitim süreci başlatılmıştır. Böylesine çok yönlü bir dönüşüm, devralınan toplumsal ilişkilerin hemen hepsinde köklü değişiklikleri gerektirmektedir. Bu amaçla siyasal ve hukuksal devrimler ile homojen bir ulus devlet dili oluşturulması çabalan, eğitim reformu ile birlikte yürütülmüştür. Sosyalizasyonun kıra yönelik sürecinde ise Köy Enstitüleri'nin ağırlıklı bir rol oynayacağı düşünülmüştür. Sonuç olarak, Cumhuriyet'in kuruluş döneminde yürürlüğe sokulan sosyalizasyon ve eğitim süreçleri, çağdaş-sanayileşmiş bir ulus devletin oluşturulmasını amaçlamıştır.Bu amaca büyük ölçüde ulaşıldığı söylenebilir. Ancak, kuruluş yıllan, gerek 1929 Dünya bunalımının, gerekse HDünya Savaşının ortamına, yani merkez kapitalist ülkelerin çevre ülkelere etkilerinin azaldığı bir ortama denk düşmektedir. Bu açıdan devrimleri gerçekleştirmek dış baskılardan daha bağımsız bir ortamda görece kolay olmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi Almanyası'nin, İtalyan Faşizmi'nin, Militarist Japonya'nın yenilgileriyle yeni bir dünya dengesi oluşumuna gidilmiştir. Yeni denge oluşumu karşısında Türkiye de Batı dünyası içinde bir yer hedefleyecek, ekonomide dışa açılma, siyasette de çok partili düzene doğru yol alacaktır. Cumhuriyet'in ilk ideolojisi sıradanlaşmaya başlayacak, laiklik ilkesinden sapmanın ilk örnekleri de belirecektir. Artık, yeni seçimler nedeniyle yeni sosyalizasyon ve eğitim süreçleri ortaya çıkacak ve çabalar bu yeni süreçleri belirleyecek ideoloji ve kurumlann yerleştirilmesi doğrultusunda sarfedilecektir. 69

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Türk Cumhuriyetleri`nin ekonomik dönüşüm süreci ve bu süreçte uygulanan iktisat politikaları

    The Process of economic transformation in Turkish republics and the economic policies

    MEHMET DİKKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. YUSUF TUNA

  2. Tanzimattan Cumhuriyet'e Türkiye'de aydınlar ve aydın sosyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    İHSAN KESER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL ÇİVİ

  3. Sanayileşme sürecinde enerjinin yeri ve önemi

    The Role of energy in the industrialization process

    CENK PALA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    EkonomiHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. İBRAHİM TANYERİ

  4. İktisadi büyüme ve yapısal değişme paternleri ve Türkiye örneği

    Başlık çevirisi yok

    SELAHATTİN DİBOOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    EkonomiAnkara Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAHYA S. TEZEL

  5. Kamu kullanımı kentsel açık alanların tarihsel süreç içerisinde gösterdikleri yapısal değişimlerin irdelenmesi-İstanbul örneği

    The Discussion of public places structural changes in historical process-Istanbul case study

    SADULLAH ERYILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAN ZEREN GÜLERSOY