Anti-enstrümantalizm bağlamında öncü bireysel üretimlerin ve kolektif yapılanmaların müzikal, sosyolojik ve politik etkenleri ve izdüşümleri
Musical, sociological and political factors and projections of pioneering individual productions and collective structures in the context of anti-instrumentalism
- Tez No: 876519
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CEMAL BARKIN ENGİN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Müzik, Music
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bahçeşehir Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Müzik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Müzik Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu yüksek lisans tezi, anti-enstrümantalist faaliyet ve anlam alanının müzikal, sosyolojik ve politik boyutlarının etkenlerini ve izdüşümlerini araştırmayı amaçlamaktadır. 1960'lardan 1970'lere kadar süren ve Fluxus olarak bilinen akımda, anti-enstrümantalizm olarak bilinen yeni bir sanatsal kavram ortaya çıkar. Bu kavram, sanat ediminde geleneksel teknik beceri fikirlerini reddetmeyi, bunun yerine spontanlığa ve süreç odaklı bir etkinlik olarak sanat fikrine odaklanmayı içermektedir. Bu akımın amacı, sanat dünyasındaki yerleşik hiyerarşilere meydan okumak ve farklı sanat formları arasındaki bariyerleri yıkmaktır. Fluxus sanatçıları, sanatsal ifadenin herkes için erişilebilir ve açık olması gerektiğine inanır ve amatörlerin, müzisyen olmayanların ve/veya dinleyici kitlesinin katılımını teşvik eder. Anti-enstrümantalist yaklaşımı benimseyen sanat eserleri ve doğaçlamalar genellikle gündelik nesneler ve eylemler etrafında şekillenir, dinleyicileri sıradan olanı yeniden düşünmeye ve sıradan olanın içindeki güzelliği keşfetmeye sevk eden bir bakış açısını yaygınlaştırmayı hedeflemektedir. Anti-estrümantalizm, sanatın ticarileşmesine ve sanatçının tek başına bir dâhi olduğu fikri yerine, öncü bireysel üretim ve kolektif yapılanmalar işbirliği ve karşılıklı etkileşimi teşvik etmiş ve sanat ile yaşam arasındaki sınırları bulanıklaştırmıştır. Anti-enstrümantalist öncü müzisyenler, sanatsal ifadenin gündelik deneyimlerdeki değerini kabul etmiş ve izleyicilerine yeni fikirler ve perspektifler aşılamaya çalışmışlardır. Son olarak, yaklaşık 20 yıldır Türkiye'de deneysel müzik sahnesinin oluşumunda katkıda bulunan bir müzisyen ve küratör olarak, anti-enstrümantalizm bağlamında bireysel üretim ve kolektif yapılanmaların özellikle İstanbul sahnesindeki müzikal, sosyolojik ve politik izdüşümlerine yer vereceğim.
Özet (Çeviri)
This master thesis aims to investigate the factors and projections of the musical, sociological and political dimensions of the anti-instrumentalist field of activity and meaning. In the movement known as Fluxus, which lasted from the 1960s to the 1970s, a new artistic concept known as anti-instrumentalism emerged. This concept involves a rejection of traditional ideas of technical skill in the artistic act, focusing instead on spontaneity, and the idea of art as a process-orientated activity. The aim of this movement is to challenge established hierarchies in the art World, and break down barriers between different art forms. Fluxus artists believe that artistic expression should be accessible, and open to all, and encourage the participation of amateurs, non-musicians and/or audiences. Artworks and improvisations that adopt an anti-instrumentalist approach are often centred around everyday objects, and actions, aiming to disseminate a point of view that encourages listeners to rethink the ordinary, and discover the beauty in the ordinary. Anti-instrumentalism aims to challenge the commercialisation of art and the idea that the artist alone is a genius. Instead, pioneering individual production and collective organisations in anti-instrumentalism encouraged collaboration, and interaction, and blurred the boundaries between art and life. They recognised the value of artistic expression in everyday experience, and sought to instil new ideas and perspectives in their audiences. Anti-instrumentalism fits into this set of values. Finally, as someone who has been contributing to the formation of the experimental music scene in Turkey for nearly 20 years, I will include the musical, sociological and political projections of individual production, and collective organisations in the context of anti-instrumentalism, especially in the Istanbul scene.
Benzer Tezler
- Anti HCV'si pozitif 111 kronik karaciğer parankim olgusunun klinik ve laboratuar özelliklerinin irdelenmesi
Analysis of clinic and laboratory characteristic in the anti HCV seropositive chronic liver disease
ÖMER DÖNDERİCİ
- Anti-sperm antikoru pozitif infertil çiftlerde HLA antijenleri ile supresör T lenfosit ve natural killer hücre oranlarının araştırılması
Başlık çevirisi yok
NURAN EKERBİÇER
- The Concept of anti-establishment in the leftist and Islamic ideologies
Radikal sol ve radikal İslamcı ideolojilerde düzen karşıtı söylem
ERGÜL ERGÜN