Hastaneye yatış gerektiren toplum kökenli pnömoni olgularında toraks ultrasonografisinin tanı ve takipteki yeri
Diagnosis and follow-up value of ultrasonography for community-accured pneumoni̇a cases requesting hospital
- Tez No: 873261
- Danışmanlar: PROF. DR. SEVDA ŞENER CÖMERT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Pnömoni, Ultrasonografi, PA grafi, LUS, Akciğer hastalıkları, Teşhis, Teşhis teknikleri ve prosedürleri, Pneumonia, Ultrasonography, Chest X-Ray, LUS, Lung diseases, Diagnosis, Diagnostic techniques and procedures
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Pnömoni, akciğer parankiminin enflamasyonu olarak tanımlanır ve günümüzde yaygın antibiyotik kullanımı ve etkin bağışıklama programlarına rağmen tüm dünyada enfeksiyon kaynaklı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle erken ve doğru tanı koyularak tedavisinin başlanması, mortalite ve morbiditenin azaltılması açısından oldukça önemlidir. Uygun klinik bulguların varlığında çekilen PA (postero-anterior) grafide infiltrasyonun görülmesi tanı için yeterli olmakla birlikte PA grafi'nin tek boyutlu olması, yorumcular arasında değişkenlik göstermesi ve kör noktalarda lezyonun gözden kaçabilmesi nedeni ile pnömoni tanısında güçlük yaşanabilmektedir. Ayrıca yatan hastaların tanı ve takibinde birden fazla grafi çekilmesi, hastaları radyasyon maruziyeti altında bırakmaktadır. Çalışmanın amacı ise son yıllarda akciğer görüntülemede kullanım sıklığı oldukça artan, uygulama sırasında radyasyon maruziyeti olmayan, daha düşük maliyetli, portable olarak kullanılabilen, daha kolay ulaşılabilir ve tekrarlanabilir bir yöntem olan ultrasonografinin, toplum kökenli pnömoni tanısında ve takibinde güncel rehberlerde belirtilen metodolojiler ışığında PA grafiye alternatif olarak kullanılabileceğini göstermektir. Materyal ve Metod: Çalışmaya Şubat 2021 - Haziran 2022 tarihleri arasında Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne toplum kökenli pnömoni tanısı ile internasyonu yapılan 28 hasta dahil edildi. Lokal etik kurul onayı alınan çalışma, tek merkezli ve prospektif bir çalışma olarak planlandı. Çalışma kriterlerine uygun 28 hastaya; yatışında, yatışının 3-4. günlerinde ve yatışının 7-10. günlerinde olmak üzere toplam 3 kez ultrasonda deneyimli tek hekim tarafından ultrason uygulandı. Ultrasonografik muayene, hekimin yatış ve takip süresince hastaların radyolojik bulguları hakkında bilgisi olmadan yapıldı ve bulgular kayıt altına alındı. Aynı zamanda hastaların yatışında klinik, laboratuar ve PA grafi bulguları kayıt altına alındı. Hastaların yatış ultrason bulguları ile yatış PA grafi bulguları karşılaştırıldı. Ayrıca ultrason bulgularının takipteki değişimi ile klinik, laboratuar ve PA grafi bulgularının takipteki değişimi karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamız %64,3'ü (n=18) erkek, %35,7'si (n=10) kadın toplam 28 toplum kökenli pnömoni hastası ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan hastaların yaşları 28 ile 91 arasında değişmekte olup, ortalama 62,89±15,67 yaş olarak saptanmıştır. Ultrasonografinin toplum kökenli pnömoni'yi saptamadaki duyarlılığı %100, PA grafinin ise %89,2 olarak bulunmuştur. Ultrasonografi ve PA grafi arasında pnömonik infiltrasyon alanının lokalizasyonunu saptama açısından anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Ultrasonografi ve PA grafi ile hastaların yatış anında bakılan lezyon boyutları arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmamıştır (p<0.01). Ayrıca hastaların yatışında ultrason ile hesaplanan toplam LUS skoru ile lezyonun PA grafide ölçülen boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p=0,019). PA grafide lezyonun yatış ve 7-10. gün kontrolleri arasındaki boyut farkı ile ultrasonda lezyonun yatış ve 7-10. gün kontrolleri arasındaki boyut farkı arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, aralarında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (r=0,731; p<0,01). Hastaların ultrasonografik takiplerindeki LUS skoru değişiminin CRP değerlerindeki değişim ile anlamlı şekilde korelasyon gösterdiği saptanmıştır (p=0,041). Hastaların ultrasonografik takiplerindeki LUS skoru değişiminin plevral efüzyonun seyri ile olan ilişkisine bakıldığında da en fazla LUS skoru farkının plevral efüzyonun regrese olduğu grupta olması dikkat çekici olmakla birlikte anlamlı bulunmamıştır (p= 0,369). Ayrıca hastaların ultrasonografik takiplerindeki lezyon boyutu değişiminin hem CRP hem prokalsitonin değerlerindeki değişim ile anlamlı şekilde korelasyon gösterdiği bulunmuştur (sırası ile p=0,043, p=0,007). Ultrasonografinin plevral efüzyonu saptamadaki sensitivitesi %100, negatif prediktif değeri %100 iken PA grafinin sensitivitesi %50, negatif prediktif değeri ise %60 bulunmuştur. 7-10. gün ultrasonda hesaplanan toplam LUS skoru ise PA grafide tam regresyon olan ve olmayan hasta gruplarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p=0,015) Sonuç: Ultrasonografi; toplum kökenli pnömoninin tanısında PA grafiye göre daha duyarlı, takipte ve komplikasyonların saptanmasında ise en az PA grafi kadar başarılı bir tanı aracıdır. Ayrıca yatak başı ve hızlı uygulanabilen, radyasyon maruziyeti olmadan sık aralıklar ile takibe izin veren, düşük maliyetli bir yöntem olması nedeni ile PA grafiye güçlü bir alternatif olanağı sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Pneumonia is defined as the inflammation of the lung parenchyma and is ranked as the first cause of death resulting from infection worldwide despite the widespread use of antibiotics and effective immunization programs. Therefore, initiation of treatment by diagnosing it early and accurately is vital in terms of reducing mortality and morbidity. Although the presence of infiltration in the chest X-Ray taken in the presence of relevant clinical findings is sufficient for the diagnosis, the pneumonia diagnosis may be challenging due to the one-dimensionality of the chest X-Ray, variability among the interpreters, and the lesion can be overlooked in blind spots. In addition, taking chest X-Ray multiple times during the diagnosis and follow-up of patients exposes them to radiation. The aim of the study is to show that ultrasonography, which has increased frequency in lung imaging in recent years, has no radiation exposure during the application, has a low cost, can be used as a portable, and is a more accessible and reproducible method, can be utilized as an alternative to chest X-Ray in the diagnosis and follow-up of community-acquired pneumonia (CAP) in light of the methodologies specified in current guidelines. Material and Method: 28 patients diagnosed with CAP admitted to the SBU Kartal Dr. Lutfi Kirdar City Hospital, Chest Diseases Clinic, between February 2021 and June 2022, were included in the study. The study approved by the local ethics committee was planned as a single-center and prospective study. Ultrasound was applied to 28 patients who met the study criteria by a senior physician 3 times: at hospitalization, 3-4 days of hospitalization, and 7-10 days of hospitalization. Ultrasonographic examination was performed without the physician's knowledge on the patients' radiological findings during hospitalization and follow-up, and the findings were recorded. Also, clinical, laboratory, and chest X-Ray findings of the patients were recorded. Hospitalization ultrasound findings and hospitalization chest X-Ray findings were compared. Besides, the changes in ultrasound findings were compared with the changes in clinical, laboratory, and chest X-Ray findings at follow- up. Results: Our study was conducted with 28 CAP patients whose 64,3% (n=18) male and 35,7% (n=10) female. The ages of the patients participating in the study ranged from 28 to 91, with a mean of 62,89±15,67 years. The sensitivity of ultrasonography (US) and chest X-Ray in detecting CAP was found as 100% and 89,2%, respectively. No statistically significant difference was found between US and chest X-Ray in terms of detecting the localization of the pneumonic infiltration area (p>0,05). There was no significant difference between US and chest X-Ray in the lesion sizes of the patients at the time of hospitalization (p<0,01). Also, there was no statistically significant difference between the total LUS score calculated by US and the size of the lesion measured on the chest X-Ray of the patients at the hospitalization (p=0,019). When the relationship between the size difference of the lesion between hospitalization and 7–10-day controls was evaluated in both chest X-Ray and US, a statistically significant positive correlation was found between them (r=0,731; p<0,01). It was determined that the change in LUS score showed a significant correlation with the difference in the CRP values in the ultrasonographic follow-up of the patients (p=0,041). When the relationship between the LUS score change in the ultrasonographic follow-up of the patients and the course of the pleural effusion was examined, it was remarkable that the LUS score difference was the highest in the group where the pleural effusion regressed; however, it was not significant (p= 0,369). Besides, it was found that the lesion size change in the ultrasonographic follow-up of the patients was significantly correlated with the change in both CRP and procalcitonin levels (p=0,043 and p=0,007, respectively). While the sensitivity of US in detecting pleural effusion was 100%, and its negative predictive value (NPV) was 100%; the sensitivity of chest X-Ray was 50%, and its NPV was 60%. The total LUS score calculated on US at 7-10 days shows a statistically significant difference between patient groups with and without complete regression on chest X-Ray (p=0,015). Conclusion: Ultrasonography is a more sensitive diagnostic tool than chest X- Ray in the diagnosis of CAP and is at least as successful as chest X-Ray in the follow- up and detection of complications. Additionally, it offers a solid alternative for chest X-Ray since it is a low-cost method that can be applied at the bedside and quickly, allowing frequent follow-up without radiation exposure.
Benzer Tezler
- Toplum kökenli pnömoni tanısıyla yatırılmış hastaların balgam kültür sonuçlarının değerlendirilmesi ve üreyen etkenlerin yatış süresi ile ilişkisi
Evaluation of sputum culture results of patients hospitalized with the diagnosis of community-acquired pneumonia and the relationship between the growth factors and length of hospitalization
MUHAMMET MUSA BEKİR ALTUNDAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs HastalıklarıDüzce ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EGE GÜLEÇ BALBAY
- Çocukluk çağı toplum kökenli pnömonilerinde toll-like reseptör 2 ve toll-like reseptör 4'ün bir biyobelirteç olarak tanıda ve prognozdaki yerinin belirlenmesi
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM NECİPOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YASEMİN ÖZSÜREKCİ
- Çocuk yanık yoğun bakım ünitesinde izlenen hastalarda akut böbrek hasarı
Başlık çevirisi yok
DEMET KAHRAMANLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiNefroloji Ana Bilim Dalı
PROF. UMUT SELDA BAYRAKCI
- Yanık hastalarında clostiridial collagenase'ın antimikrobiyal ajanlarla birlikte kulanımının eskar lizisine etkisi
Başlık çevirisi yok
GÖRKEM BULUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk CerrahisiEge ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET GEYLANİ ÖZOK
- Doğum şeklinin postpartum depresyon üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of delivery method on postpartum depression
İLENAY AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÜMMÜGÜLSÜM ESENKAYA