Kliniğimizde takip edilen premenapozal hastalarda anormal uterin kanamalarda levonorgestrel kullanımının etkinliğinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the effectiveness of levonorgestrel use on abnormal uterine bleeding in premenapusal patients followed in our clinic
- Tez No: 873043
- Danışmanlar: PROF. DR. NİYAZİ TUĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: LNG RİA, anormal uterin kanama, anemi, LNG RİA, abnormal uterine bleeding, anemia
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: menstrual kanama 4 ila 6 gün sürer ve ortalama 20-60 mL kan kaybı gerçekleşir. Perimenapozal dönemdeki kadınların %50'sinde reproduktif dönemdeki kadınların ise %9-30'u anormal uterin kanama ile karşılaşmaktadır. Anormal uterin kanama tedavisinde öncelikle altta yatan patoloji araştırılarak nedene yönelik tedavi planlanmalıdır. Kanama miktari hayati risk teşkil edecek boyutlara ulaşabilir. Uzun süren aşırı kanamalar sonucunda anemi sıklığı artmaktadır. Günümüzde halen histerektomilerin en sık nedenlerinden biri anormal uterin kanamadır. Yaşla birlikte artan malignite ihtimali mutlaka ekarte edilmelidir. Organik patolojilerin yol açmadığı anormal uterin kanamalarda medikal tedavi denenebilmektedir. Çalışmanın amacı anormal uterin kanamada medikal tedavi yöntemi olarak tercih edilen LNG RIA (MIRENA®)'nın etkinliğini araştırmaktır. GEREÇ YÖNTEM: Retrospektif Araştırmada 01 Ocak 2018 ile 01 Ocak 2023 tarihleri arasında hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde anormal uterus kanaması tanısı alarak pipelle pc yapılan hastalarda uygun endikasyonlarla LNG RIA (MIRENA®) takılması ve LNG RİA sonrası 6 aylık ve 1 yıllık dönemde hastanın LNG RİAya tolerasyonu , kanama miktarında azalma , histeretomiye gitme durumu , LNG RİA uyum sorunu olan hastaların dosyalarında ayaktan ve yatarak takiplerine ait izlem kayıtları ve hastaların 6. ay ve 1. yıl vizitlerine ait izlem bilgileri retrospektif olarak incelenecektir. BULGULAR: Katılımcıların yaş ortalaması 41,25±4,57 olup, yaş aralığı 35,00-55,00 arasında değişmektedir. Gravida ortalaması 2,55±1,29, parite ortalaması 2,20±1,20 olarak kaydedilmiştir. PC sonuçlarına göre, %3,67'sinde atipili hiperplazi, %7,67'sinde atipisiz hiperplazi, %61,00'inde normal, %23,67'sinde polip ve %4,00'ünde herhangi bir bulgu bulunmamıştır. ECC sonuçlarına göre, %6,33'ünde intraepitelyal neoplazi, %69,67'sinde normal, %8,00'inde polip ve %16,00'ında herhangi bir bulgu bulunmamıştır. Katılımcıların %20,00'sinde kanama şikayeti değişmemiş, %70,71'inde gerilemiş ve %9,29'unda şiddetlenmiştir. LNG RİA öncesi hemoglobin değeri ortalaması 9,57±1,77 iken, LNG RİA sonrası hemoglobin değeri ortalaması 10,91±1,76 olarak kaydedilmiştir (p<0,001). LNG RİA öncesi hematokrit değeri ortalaması 28,85±5,28 iken, LNG RİA sonrası hematokrit değeri ortalaması 32,75±5,26 olarak bulunmuştur (p<0,001). TVUSG alt başlıklarının LNG RİA sonrası hemoglobin değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,011). Post hoc analize göre, endometrial kalınlık >10 mm olan grup ve uterus adenomyotik grubun değerleri, kavite ile ilişkili myom ve kavite ile ilişkisiz myom gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Pc sonucu normal ve polip gruplarındaki bireyler, LNG RİA kullanımından sonra daha geç cerrahi işlem gereksinimi duymaktadır. SONUÇ: Bu çalışmada premenapozal hastalarda anormal uterin kanama nedenli LNG RİA kullanımı sonrası hemoglobin ve hematokrit değerlerinde anlamlı artış olduğu tespit edilmiştir (p<0,001). LNG RİA sonrası hemoglobin değerleri ECC ve PC sonuçlarına göre değerlendirildiğinde ise anlamlı farklılık bulunamamıştır (p=0,072; p=0,172). İntraepitelyal neoplazi grubundaki bireylerin daha çok malignite şüphesi nedeniyle LNG RİAnın çıkartıldığı, normal ve polip gruplarındaki bireylerin ise daha çok hasta talebi nedeniyle LNG RİAnın çıkartıldığı gözlemlenmiştir. . LNG RİA öncesi hemoglobin değerleri ile transvajinal ultrasonografi bulguları kıyaslandığında anlamlı farklılık saptanmamıştır (p=0,108). Post hoc analize göre, endometrial kalınlık >10 mm olan grup ve uterus adenomyotik grubun değerleri, kavite ile ilişkili myom ve kavite ile ilişkisiz myom gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bulgular LNG RİAnın endometrium kalınlığının >10 olduğu hastalarda ve adenomyotik hastalarda LNG RİAnın anemiyi önlemede daha etkin olduğunu göstermektedir. Anormal uterin kanama tedavisinde cerrahi yöntemler yerine medikal tedavilerin tercih edilmesinin yaygınlaşması gerektiği ve bu konuda daha çok çalışma yapılması gerektiği kanaatindeyiz.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT RETROSPECTIVE EVALUATION OF THE EFFECTIVENESS OF LEVONORGESTREL USE IN PREMENOPAUSAL PATIENTS WITH ABNORMAL UTERINE BLEEDING FOLLOWED İN OUR CLINIC OBJECTIVE: Menstrual bleeding typically lasts 4 to 6 days with an average blood loss of 20-60 mL. Among perimenopausal women, 50% experience abnormal uterine bleeding (AUB), compared to 9-30% of women in their reproductive years. In treating AUB, underlying pathologies should first be investigated, and treatment should be directed at the cause. The amount of bleeding can reach life-threatening levels. Prolonged excessive bleeding increases the frequency of anemia. To date, one of the most common reasons for hysterectomies remains AUB. The increasing risk of malignancy with age must be ruled out. In cases of AUB not caused by organic pathologies, medical treatment can be attempted. This study aims to investigate the effectiveness of LNG IUS (MIRENA®) as a medical treatment method for AUB. MATERIALS AND METHODS: In this retrospective study, the cases of patients diagnosed with AUB and treated with pipelle biopsy at our hospital's Obstetrics and Gynecology clinic between January 1, 2018, and January 1, 2023, will be examined. LNG IUS (MIRENA®) insertion under appropriate indications and the patients' tolerance to LNG RİA, reduction in bleeding amount, need for hysterectomy, and compliance issues within the 6-month and 1-year periods post-LNG RİA insertion will be retrospectively reviewed through outpatient and inpatient follow-up records and the monitoring information from their 6-month and 1-year visits. RESULTS: The mean age of participants was 41.25±4.57 years, ranging from 35 to 55 years. The average gravida was 2.55±1.29, and the average parity was 2.20±1.20. Pipelle biopsy results showed 3.67% had atypical hyperplasia, 7.67% had non-atypical hyperplasia, 61.00% were normal, 23.67% had polyps, and 4.00% had no findings. ECC results indicated 6.33% had intraepithelial neoplasia, 69.67% were normal, 8.00% had polyps, and 16.00% had no findings. Bleeding complaints remained unchanged in 20.00% of participants, regressed in 70.71%, and worsened in 9.29%. The mean hemoglobin value before LNG RİA was 9.57±1.77, which increased to 10.91±1.76 after LNG RİA insertion (p<0.001). The mean hematocrit value before LNG RİA was 28.85±5.28, which increased to 32.75±5.26 after LNG RİA insertion (p<0.001). The differences in hemoglobin values post-LNG RİA among the TVUSG subcategories were statistically significant (p=0.011). Post hoc analysis revealed that the values in the endometrial thickness >10 mm group and the uterus adenomyotic group were significantly higher than those in the cavity-associated myoma and non- cavity-associated myoma groups. Individuals with normal and polyp groups in the pipelle biopsy results required surgical intervention later after using LNG RİA. CONCLUSION: This study found a significant increase in hemoglobin and hematocrit values following the use of LNG RİA for AUB in premenopausal patients (p<0.001). However, when hemoglobin values post-LNG RİA were evaluated based on ECC and pipelle biopsy results, no significant differences were found (p=0.072; p=0.172). Individuals in the intraepithelial neoplasia group had LNG RİA removed more frequently due to suspicion of malignancy, while those in the normal and polyp groups had it removed more often at the patient's request. No significant differences were found when comparing pre-LNG RİA hemoglobin values with transvaginal ultrasonography findings (p=0.108). Post hoc analysis indicated that the values in the endometrial thickness >10 mm group and the uterus adenomyotic group were significantly higher than those in the cavity-associated myoma and non-cavity- associated myoma groups. These findings suggest that LNG RİA is more effective in preventing anemia in patients with endometrial thickness >10 mm and adenomyosis. We believe that medical treatments should be preferred over surgical methods in the treatment of AUB, and more studies should be conducted in this area.
Benzer Tezler
- Meme kanseri tanısı alan olgular ve barsak mikrobiyotası ile ilişkisinin prospektif değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MEHMET FATİH ÖZSARAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Genel CerrahiKocaeli ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUH ZAFER CANTÜRK
- Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tıkayıcı olmayan koroner arter hastalığı ile birlikte miyokard enfarktüsü olan hastaların klinik özellikleri ve prognozunun araştırılması
Myocardial infarction with non-obstructive coronary arteries (minoca) in Dokuz Eylül University : Clinical features , prognosis
REŞİT YİĞİT YILANCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAHRİ AKDENİZ
- Tek merkezde izlenen meme kanseri hastalarının adjuvan sistemik tedavi sonuçlarının retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective analysis of adjuvant systemic therapy results in breast cancer patients, single center study
EDA OTMAN AKAT
- Uterin sarkomlarda klinikopatolojik özellikler ve prognostik faktörler
Clinicopathological features and prognostic factors of the uterine sarcomas
GHANİM KHATIB
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Kadın Hastalıkları ve DoğumÇukurova ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET BARIŞ GÜZEL
- Kliniğimizde takip edilen 327 meme kanserli hastanın retrospektif irdelenmesi
Başlık çevirisi yok
DİDEM KORKMAZ KARAÇETİN