Geri Dön

Tip 2 diyabet hastalarının ayak bakımı hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Evaluation of knowledge, attitudes and behaviors of type 2 diabetes patients about foot care

  1. Tez No: 870495
  2. Yazar: HÜLYA SOYTÜRK KESKİN
  3. Danışmanlar: DR. ZEYNEP AŞIK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bilgi düzeyi, Diabetes mellitus, Diabetik ayak, Tutumlar, Level of knowledge, Diabetes mellitus, Diabetic foot, Attitudes
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Diyabetes mellitus, pankreasın insülin salınımındaki eksikliği, yokluğu ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasındaki bozukluklarla seyreden, devamlı tıbbi bakım gerektiren, hayat kalitesini olumsuz etkileyen, erken ölüm riski yüksek olan kronik bir metabolizma bozukluğudur. Diyabetin akut komplikasyonları hiperglisemi, hipoglisemi, ketoasidoz iken kronik komplikasyonlarından, makrovasküler komplikasyonlar; koroner arter hastalığı, hipertansiyon, periferik vasküler hastalık, serebrovasküler hastalık, diyabetik ayak ülseri ve mikrovasküler komplikasyonlar; diyabetik nefropati, retinopati ve nöropatidir. Diyabetli bireylerde periferik arter hastalığı, periferik nöropati ve enfeksiyonlara meyil nedeniyle diyabetik ayak ülserleri sık görülür. En önemli neden ise diyabetik nöropati sebebiyle oluşan hissizlik sonucu tekrar eden travmaların fark edilmemesidir. Diyabetik ayak ülseri, diyabet görülme sıklığına paralel olarak artan, iyileşme süreci uzun ve zorlu olan önemli bir sağlık sorunudur. Geliştirilen tedavi yöntemlerine ve eğitim programlarına karşın, tüm diyabetli bireylerin yaklaşık %15'inin hayatlarının bir döneminde diyabetik ayak ülseri ile karşılaştığı, diyabetik ayak ülseri olan bireylerin ise %60-70'inin alt ekstremite ampütasyonuna maruz kaldığı görülmektedir. Diyabetik ayak yaraları ve yaşanan alt ekstremite ampütasyonlarına bağlı tedavi güçleşmekte, hastanede yatış süresi uzamakta ve tedavi maliyetleri yükselmektedir. Bu durum ise diyabetli bireyin yaşam kalitesini düşürmekte, ailesini ve toplumu olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Diyabetik ayak ülserlerini önlemenin en iyi yolu iyi bir ayak bakımı sağlamaktır. Diyabetes mellitus hastalarının düzenli ayak bakımı yapma, ayaklarında yara oluştuğunda sağlık merkezine başvurma davranışları diyabetik ayak ülserlerini önlemede en önemli yaklaşımdır. Diyabetik ayak ülserleri oluşmadan önce diyabetli hastaların bilinçlendirilmesi ve tutumlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Böylece hastaların yaşam kalitesi artırılmış ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlanmış olacaktır. Bu çalışmada Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Aile Hekimliği Kliniği ve İç Hastalıkları Kliniği birimlerine başvurmuş olan hastalara diyabetik ayak ülserleri ve ayak bakımı ile ilgili verileri içeren, literatür taraması yapılarak oluşturulmuş olan araştırma soruları sorup diyabetik ayak ülserleri hakkında bilgi düzeylerini belirlemeyi, bu verilerle sosyodemografik verileri karşılaştırmayı planladık. Araştırma sürecinde Antalya EAH Aile Hekimliği Kliniği ve İç Hastalıkları Kliniği birimlerine başvurmuş olan hastalarımıza araştırma hakkında bilgi verilerek, araştırmaya katılmayı kabul edenlerden yazılı onam alınmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşerek veya online sosyodemografik verileri ve diyabetik ayak ülserleri ile ilgili verileri içeren araştırma soruları sorulmuştur. Ayrıca araştırmaya katılmayı kabul edenlere diyabetik ayak bakımı hakkında bilgilendirme broşürü verilmiştir. Araştırmanın veri toplama aşamasının iki ay sürmesi öngörülmüştür, hesaplanan örneklem sayısına ulaşılıncaya kadar veri toplama işlemi sürdürülmüştür. Araştırmanın verileri 01 Şubat-31 Mart 2023 tarihleri arasında Antalya EAH Aile Hekimliği ve İç Hastalıkları Kliniği birimlerine başvuran hastalardan toplanmıştır. Veriler SPSS ile istatistiksel açıdan değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Yöntem: 1 Şubat-31 Mart 2023 tarihleri arasında Antalya EAH, İç Hastalıkları ve Aile Hekimliği polikliniklerine herhangi bir sebeple başvurmuş, 40 yaş üstü, en az beş yıldır tip 2 diyabet hastası olan ve gönüllü olmayı kabul eden 204 hasta araştırmaya dahil edilmiştir. İç Hastalıkları ve Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran, çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan hastalara araştırma hakkında kapsamlı bilgi verilmiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden hastalardan Bilgilendirilmiş Gönüllü Onam Formu imzalatılarak yazılı ve sözlü onam alınmıştır. Katılımcılara yüz yüze görüşme yöntemiyle anket soruları sorulmuştur. Bulgular: Çalışmamıza yaş ortalaması 64,5 yıl, %60,3'ü kadın ve %77,5'i evli olan toplam 204 Tip 2 diyabet hastası katıldı. Katılımcıların eğitim düzeyleri incelendiğinde %56,9'unun ilkokul mezunu olduğu belirlendi. Çalışmaya katılan 140 hastada (%68,6) diyabete ek olarak en az bir kronik hastalık daha mevcut olup, en sık hipertansiyon (%60,3) olduğu gözlendi. Hastaların %65,2'si sadece oral antidiyabetik ajan, %14,7'si sadece insülin kullanmaktaydı. Katılımcıların %56,4'ünün tedaviyi düzensiz uyguladığı veya hiç uygulamadığı, %45,6'sının ise doktor kontrolüne düzensiz gittiği belirlendi. Çalışmamıza katılan 204 hastadan sadece yedi hasta (%2,9) diyabetik hastalarda ayak bakımı ile ilgili eğitim almış olup, iki kişi doktordan, üç kişi hemşireden ve iki kişi ise broşür, dergi vb. araçlardan eğitim aldığını belirtti. Çalışmaya katılan hastaların %33,3'ü sigara kullanmaktaydı. Sigara kullananların %89,7'si, sigara içen diyabet hastalarının ayaklarında içmeyen hastalara nazaran daha sık ayak yarası oluştuğunu bilmiyordu. Son HbA1c düzeyini bilen hastaların yaş ortalaması bilmeyenlere göre anlamlı düzeyde daha düşük tespit edildi (p<0,001). Çalışmamıza katılan 204 hastanın %96,6'sının bugüne kadar hiç çorapları çıkarılıp ayak muayenesi yapılmadığı belirlendi. Çalışmamızda diyabet hastalarında ayak bakımının önemli olduğunu düşünenler (p=0,007), diyabet hastalarının ayak travmaları konusunda diğer hastalardan daha dikkatli olması gerektiğini düşünenler (p=0,004) ve her gün ayak bakımı yapması gerektiğini (p=0,013) bilenlerin yaş ortalaması bilmeyenlere göre daha düşük izlendi. Araştırmamızda eğitim düzeyi azaldıkça insülin kullanım oranının arttığı belirlendi (p=0,028). Lise-üniversite mezunlarında tedaviyi büyük ölçüde uygulama oranı ilkokul mezunlarına göre daha yüksekti (p=0,028). Çalışmamızda hastalık süresi ile ayak bakımı ile ilgili doğru çorap seçimi (p=0,012) ve ayaklarını yıkadıkları suyun sıcaklığını kontrol etme (p=0,014) anlamlı olması dışında diğer tutum ve davranış sorularına verilen cevaplar arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmadı (p>0,05). HbA1c düzeyi <7,5 olanların doğru cevap sayılarının >9 olanlara göre daha yüksek olduğu tespit edildi (p=0,005). Üç ayda bir doktor kontrolüne giden hastaların doğru cevap sayıları düzensiz kontrole gidenlere göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0,001). Ayrıca, ayak bakımı ile ilgili eğitim alan hastaların doğru cevap sayılarının istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptandı (p=0,001). Çalışmamızda hastalarda artan eğitim düzeyi, tedaviyi düzenli uygulama, artan doktor kontrolüne gitme sıklığı ve diyabetli hastalarda ayak bakımı ile ilgili eğitim alma ile hastaların ayak bakımı ile ilgili tutum ve davranış sorularına verdikleri doğru cevap sayısı arasında pozitif yönde ilişkili bulundu. Sonuç: Diyabetik ayak ülseri, diyabetin eğitimle önlenebilen ciddi bir komplikasyonudur. Aile hekimlikleri kronik hastalıklarda hastaların sık başvurabildikleri, kolay ulaşabileceği, hasta eğitiminin düzenli yapılabileceği yerlerdir. Bu eğitimler ile sağlık yöneticileri tarafından eğitim programları düzenlenerek ya da hizmet içi eğitimlerle sağlık profesyonelleri tarafından diyabet ve ciddi komplikasyonlarından biri olan diyabetik ayağın önlenmesi için ayak bakımının önemli olduğu farkındalığı geliştirilmelidir. Ülkemizde diyabetlilerin çoğunda ayak bakımı yapılmadığı ve uygunsuz alışkanlıkların olması göz önüne alındığında, bu konuda yapılacak daha geniş çaplı ve karşılaştırmalı araştırmalara ihtiyaç vardır, içerdiği veriler sebebiyle araştırmamız ileride yapılacak olan çalışmalara ışık tutacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Diabetes mellitus is a chronic metabolic disorder characterized by disorders in carbohydrate, lipid and protein metabolism due to deficiency or absence of insulin secretion by the pancreas or defects in insulin action, requiring continuous medical care, negatively affecting quality of life and having a high risk of early death. Acute complications of diabetes include hyperglycemia, hypoglycemia and ketoacidosis, while chronic complications include macrovascular coronary artery disease, hypertension, peripheral vascular disease, cerebrovascular disease, diabetic foot ulcers and microvascular diabetic nephropathy, retinopathy and neuropathy. Diabetic foot ulcers are common in individuals with diabetes due to peripheral arterial disease, peripheral neuropathy and a tendency to infections. The most important reason is that repeated traumas are not recognized as a result of numbness caused by diabetic neuropathy. Diabetic foot ulcers are an important health problem that increases in parallel with the incidence of diabetes, and the healing process is long and difficult. Despite improved treatment methods and educational programs, it is seen that approximately 15% of all diabetic individuals encounter diabetic foot ulcers at some point in their lives, and 60-70% of individuals with diabetic foot ulcers are exposed to lower extremity amputation. Diabetic foot wounds and lower extremity amputations make treatment more difficult, prolong hospitalization and increase treatment costs. This situation decreases the quality of life of the individual with diabetes and may negatively affect the family and society. The best way to prevent diabetic foot ulcers is to provide good foot care. The most important approach to prevent diabetic foot ulcers is the behavior of patients with diabetes mellitus to take regular foot care and to apply to the health center when a wound occurs on their feet. Before diabetic foot ulcers occur, patients with diabetes should be made aware and their attitudes should be changed. Thus, the quality of life of patients will be improved and a great contribution would be made to the national economy. In this study, we planned to determine the level of knowledge about diabetic foot ulcers and to compare these data with sociodemographic data by asking research questions about diabetic foot ulcers and foot care to patients who applied to Antalya Training and Research Hospital Family Medicine Clinic and Internal Medicine Clinic units. During the research process, patients who applied to Antalya Training and Research Hospital Family Medicine Clinic and Internal Medicine Clinic units informed about the research and written consent obtained from those who agreed to participate in the research. Participants will be interviewed face-to-face or online and asked research questions including sociodemographic data and data on diabetic foot ulcers. In addition, those who agreed to participate in the study have given an information brochure about diabetic foot care. The data collection phase of the study is expected to take two months. The data collected from patients who applied to the Family Medicine Clinic and Internal Medicine Clinic units of Antalya Training and Research Hospital between February 1 and March 31, 2023. It is calculated to reach 202 volunteers in the study. The data statistically evaluated and interpreted with SPSS. Methods: Between February 1 and March 31, 2023, 204 of patients who applied to the Internal Medicine and Family Medicine outpatient clinics of Antalya Training and Research Hospital for any reason, were over 40 years of age, had type 2 diabetes for at least five years and agreed to be volunteer were included in the study. Patients who applied to the Internal Medicine and Family Medicine outpatient clinics and met the inclusion criteria were given comprehensive information about the study. Written and verbal consent was obtained from the patients who agreed to participate in the study by signing the Informed Voluntary Consent Form. Participants were asked to answer survey questions by face-to-face interview method. Results: A total of 204 type 2 diabetes patients with a mean age of 64.5 years, 60.3% female and 77.5% married participated in our study. When the education levels of the participants were analyzed, it was determined that 56.9% were primary school graduates. At least one chronic disease additionally diabetes was present in 140 patients (68.6%) and hypertension was the most common disease (60.3%). 65.2% of the patients used only oral medical drug and 14.7% used only insulin. It was determined that 56.4% of the participants applied the treatment irregularly or not at all, and 45.6% visited the doctor irregularly. Among the 204 patients who participated in our study, only seven patients (2.9%) received training on foot care in diabetic patients, two patients received training from the doctor, three patients received training from the nurse and two patients received training from brochures, magazines, etc. Among the patients who participated in the study, 33.3% were smokers. Among smokers, 89.7% did not know that diabetic patients who smoked had foot ulcers more frequently than non-smokers. The mean age of patients who knew their last HbA1c level was significantly lower than those who did not (p<0.001). It was determined that 96.6% of the 204 patients who participated in our study had never had their socks removed and their feet examined. In our study, the mean age of those who thought that foot care was important in diabetic patients (p=0.007), those who thought that diabetic patients should be more careful about foot traumas than other patients (p=0.004) and those who knew that they should perform foot care every day (p=0.013) were lower than those who did not know. In our study, the rate of insulin use increased with decreasing educational level (p=0.028). The rate of treatment utilization was higher in high school-university graduates compared to primary school graduates (p=0.028). In our study, no significant correlation was found between the duration of the disease and the answers given to other attitude and behavior questions related to foot care (p>0.05), except for choosing the right socks (p=0.012) and controlling the temperature of the water they wash their feet (p=0.014). It was found that the number of correct answers of those with HbA1c level <7.5 was higher than those with >9 (p=0.005). The number of correct answers was found to be significantly higher in patients who went for quarterly check-ups compared to those who went for irregular check-ups (p<0.001). In addition, the number of correct answers was statistically higher in diabetic patients who received education about foot care (p=0.001). In our study, increasing education level, regular application of treatment, increasing frequency of going to the doctor's control and receiving education about foot care in diabetic patients were found to be independently positively correlated with the number of correct answers given by the patients to the attitude and behavior questions related to foot care. Conclusion: Diabetic foot ulcer is a serious complication of diabetes that can be prevented with education. Family physicians are places where patients can apply frequently in chronic diseases and where patient education can be done regularly because they do not have appointment and travel problems. With these trainings, health professionals should be encouraged to develop awareness of the importance of foot care for the prevention of diabetes and diabetic foot, one of its serious complications, by organizing training programs by health managers or in-service trainings. Considering that most of the diabetics in our country do not perform foot care and have inappropriate habits, there is a need for more large-scale and comparative studies to be conducted on this subject, and our study will shed light on future studies due to the data it contains.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik hastaların diyabet ve diyabetik ayak yarası hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının incelenmesi

    The knowledge of diabetes and the attitude or behaviour towards diabetic foot ulcers in patients with diabetes

    ESRA DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Aile Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE PALANDUZ

  2. DERMATOLOJİ POLİKLİNİĞİNE TIRNAK BATMASI ŞİKAYETİYLE BAŞVURAN HASTALARIN, AYAK BAKIMI HAKKINDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN VE KOMORBİDİTELERİNİN ARAŞTIRILMASI

    INVESTIGATION OF THE LEVEL OF KNOWLEDGE ABOUT FOOT CARE AND COMORBIDITIES OF PATIENTS PRESENTING TO DERMATOLOGY OUTPATIENT CLINIC WITH INGROWN NAIL COMPLAINT

    MERVE AKMAN GEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Aile HekimliğiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELMA EMRE

    DOÇ. DR. BASRİ FURKAN DAĞCIOĞLU

  3. Birinci basamağa başvuran tip 2 diyabet tanısı almış hastaların ayak bakımı hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of foot care knowledge, attitudes and behaviors of patients diagnosised with Type 2 diabetes applying to primary care

    HASAN GÜRSEL ULUSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ZEYNEP AŞIK

  4. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM